Şirket Topluluklarında Ortaklıktan Çıkarma

Kasım 2013 Leyla Orak Çelikboya

Giriş

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu[1] (“TTK”) belirli hallerde pay sahiplerinin anonim şirketlerden çıkma ve çıkarılmasına imkân tanır.

Bu haklar, şirket içi menfaat dengesini sağlamak açısından önem taşır. Zira kanun politikası bir yandan rekabetin ve şirketlerin hâkimiyetinin denetlenmesini amaçlarken, diğer bir yandan güçlü, uluslararası arenada varlık gösterebilen şirketleri teşvik eder (buna örnek olarak birleşme ve devralma işlemlerinin kolaylaştırılması ve vergi teşvikleri gösterilebilir)[2]. Görüş ayrılığı yaşanan azlığı çıkarma hakkı da şirket içi huzurun sağlanmasına ve güçlü, yoğunlaşan şirketlerin oluşmasına hizmet eder.

TTK, şirket birleşmelerinde ve şirketler topluluğunda çıkarma hakkını düzenler. Ayrıca, azlığın haklı sebeple şirketin feshini talep etmesi halinde de mahkemenin çıkarmaya karar vermesine imkân tanır. TTK’nın çıkarma hakkını tanıdığı hallerden biri şirketler topluluğuna ilişkindir. Bu ayki hukuk postası yazısı m. 208’de hâkim şirkete tanınan çıkarma hakkına ilişkindir.

Genel Olarak

TTK, mülga kanunda da yer alan pay bedelinin ödenmemesi halinde ıskat haricinde, pay sahibinin anonim şirketten çıkarılmasını (squeeze-out) ilk defa düzenler.

TTK m. 208 şirketler topluluğuna özgü bir çıkarma hakkı tanır. Bir şirketler topluluğundaki hâkim şirket, doğrudan veya dolaylı olarak bağlı şirketteki pay ve oy haklarının en az yüzde doksanına sahip ise, kalan azlığın dürüstlüğe aykırı davranması, sıkıntı yaratması veya pervasızca hareket etmesi halinde, azlığın paylarını satın alarak azlık pay sahibini şirketten çıkarabilir.

Burada öngörülen çıkarma hakkı ancak haklı sebebin bulunması halinde kullanılabilir. Gerekçede maddenin getiriliş amacı, şirkette alınacak kararlara çeşitli sebeplerle karşı çıkan pay sahiplerinin şirketi bunaltan hareketlerine son vermek ve şirket içi barışı sağlamak olarak belirtilmiştir.

Tam Hâkimiyet ile İlişkisi

Hâkim şirkete tanınan çıkma hakkı, TTK’da şirketler topluluğu hükümleri arasında tam hakimiyete ilişkin maddelerden hemen sonra düzenlenir.

Tam hâkimiyet, doğrudan veya dolaylı olarak bir şirketin başka bir şirketin pay veya oylarının tamamına sahip olmasıdır. Şirketler topluluğunda kural olarak hâkimiyetin, bağlı şirketi kayba uğratacak şekilde kullanılmaması veya kaybın denkleştirilmesi gerekir. Ancak tam hâkimiyet halinde hâkim şirket, bağlı şirketin kaybına sebebiyet verecek sonuçlar doğurabilecek nitelik taşısa dahi bağlı şirkete talimat verebilir[3]. TTK m. 203’ün gerekçesi, hükmün uygulanmasının şartının pay ve oy haklarının yüzde yüzüne sahip olmak olduğunu vurgular ve m. 208’de tanınan çıkarma hakkının bu hükmü tamamladığını belirtir.

Gerçekten de, m. 208, doğrudan veya dolaylı olarak bağlı şirketin pay ve oy haklarının yüzde doksanına sahip hâkim şirkete azlık paylarını satın alma ve böylelikle tam hâkim konuma gelme imkânını tanır. Kanun, şirketlere m. 203’te tanınan yönetim serbestisini elde etmelerini sağlayacak bir yol açar[4].

Şartları

TTK m. 208’de tanınan çıkarma hakkının kullanılabilmesi için kanun bir takım şartların yerine getirilmesini arar.

  • Satma hakkını sadece bir ticaret şirketi kullanabilir.

Maddede hakim şirket veya teşebbüs denmemiştir. Doğrudan bir hâkim şirketin, oy ve pay haklarının yüzde doksanına sahip olduğu bağlı şirkette azlığı çıkarma hakkı düzenlenir.

  • Hâkim şirket, doğrudan veya dolaylı olarak bağlı şirketin pay ve oy haklarının en az yüzde doksanını haiz olmalıdır.

Dolaylı olarak sahip olunan oy ve paylar, bağlı şirketler aracılığıyla sahip olunan oy ve paylar olarak anlaşılmalıdır.

  • Azlığın çıkarılması için haklı bir sebep bulunmalıdır.

TTK m. 208, azlığın şirketin çalışmasını engellemesi, dürüstlük kuralına aykırı davranması, fark edilebilir sıkıntı yaratması ve pervasızca davranmasını haklı sebep olarak öngörür. Pay sahipliği ve azlık haklarını kötüye kullanmak, yöneticileri taciz etmek gibi örnekler verilebilir. Ancak organ kararlarına karşı iptal davası açmak, oy birliği gereken kararlara karşı olumsuz oy kullanmak, bilanço görüşmelerini erteletmek gibi hakların hangi hallerde dürüstlük kuralına aykırı olarak kullanılmış sayılacağının tespiti çok zordur[5].

Hakkın Niteliği ve Kullanımı

TTK, çıkarma hakkını yenilik doğurucu bir hak olarak düzenler. Bu hakkı kullanarak hâkim şirket, azlığın kabulüne gerek olmaksızın paylarını satın alabilir.

Bu hakkın tek taraflı bildirim ile mi yoksa mahkeme kararı ile mi kullanılacağı madde metninden açıkça anlaşılmamaktadır. Maddenin gerekçesi, kötüye kullanmayı önlemek adına kararın mahkemeye bırakıldığını belirtir; bununla beraber madde metni, gerekçenin yazıldığı 2005 yılı kanun tasarısı metninden farklıdır. M. 208’in payların satın alma bedelinin belirlenmesi ile ilgili TTK m. 202/2’ye atıf yapar ve m. 202/2’de düzenlenen satma hakkı mahkeme kanalıyla kullanılır. Dolayısıyla m. 208’de düzenlenen çıkarma hakkı da yenilik doğurucu dava niteliğindedir. Mahkeme özellikle haklı sebebin gerçekleşip gerçekleşmediğini takdir etmeli ve pay bedelini belirlemelidir[6].

Payların satın alma bedeli, varsa payların borsa değeri, yoksa m. 202/2’de öngörülen şekilde belirlenen değerdir. TTK m. 202/2, borsa değeri yoksa veya borsa değerinin hakkaniyete uygun düşmemesi halinde payların gerçek değer veya genel kabul gören bir yönteme göre belirlenecek değerle satın alınacağını düzenler.

Sonuç

TTK m. 208, şirket içi barışın sağlanabilmesi için, şirketler topluluğunda hâkim şirketin, bağlı şirket azlık paylarını satın alma ve azlığı çıkarma hakkını düzenler. Madde gerekçesinde de ifade edildiği üzere, bu hüküm ile şirket içi barışın sağlanması amaçlanır ve sorun çıkaran azlığın şirketten çıkartılması imkânı tanınır. Aynı zamanda hâkim şirketin bağlı şirkette tam hâkimiyeti elde etmesinin yolu açılmıştır.

[1] RG, 14 Şubat 2011, S. 27846. TTK 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girdi.

[2] Yard. Doç. Dr. İrfan Akın, TTK m. 208 Kapsamında Anonim Şirketlerde Azlığın Ortaklıktan Çıkarılması, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi C. XVII, Y. 2013, Sa. 1-2, s. 2.

[3] TTK m. 203 ve m. 204 uyarınca verilen talimat topluluğun belirlenmiş ve somut politikalarının gereği olmalı ve bağlı şirketin ödeme gücünü açıkça aşan, varlığını tehlikeye düşürebilecek veya önemli varlıklarını kaybetmesine yol açabilecek niteliği haiz olmamalıdır.

[4] (Yard.) Doç. Dr. Gül Okutan Nilsson, Türk Ticaret Kanunu Tasarısın Göre Şirketler Topluluğu Hukuku, Levha Yayınları, İstanbul 2009, s. 437.

[5] Akın, a.g.e, s. 14.

[6] Okutan Nilsson, a.g.e, s. 442-444.

Bu makalenin tüm hakları saklıdır. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın bu makale kullanılamaz, çoğaltılamaz, kopyalanamaz, yayımlanamaz, dağıtılamaz veya başka bir suretle yayılamaz. Kaynak gösterilmeksizin veya Erdem & Erdem’in yazılı izni alınmaksızın oluşturulan içerikler takip edilmekte olup, hak ihlalinin tespiti halinde yasal yollara başvurulacaktır.

Diğer İçerikler

Hukuk Postası
Türk ve Alman Hukukunda Elektronik İmza
Ticaret Hukuku Aralık 2021
Hukuk Postası
Bilgi Sistemleri Yönetimi
Ticaret Hukuku Mart 2018
Hukuk Postası
Genel Kurul Çağrı Davaları
Ticaret Hukuku Ağustos 2021
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Taşıyanın Hapis Hakkı
Ticaret Hukuku Haziran 2021
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Oy Hakkının Donması
Ticaret Hukuku Temmuz 2020
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Veto Hakkı
Ticaret Hukuku Ağustos 2020
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Gemi Rehni
Ticaret Hukuku Mayıs 2020
Hukuk Postası
Rehinli Anonim Şirket Payının Devri
Ticaret Hukuku Mart 2020
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hacizli Payların Devri
Ticaret Hukuku Temmuz 2019
Hukuk Postası
Yönetim Kurulunda Temsil Edilme İmtiyazı
Ticaret Hukuku Mayıs 2019
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Organların Eksikliği
Ticaret Hukuku Nisan 2019
Hukuk Postası
Futbol Kulüplerinin Şirketleşmesi
Ticaret Hukuku Nisan 2019
Hukuk Postası
Hukuk Postası
2016 York Anvers Kuralları
Ticaret Hukuku Mart 2019
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Teknik İflasta Yenilikler
Ticaret Hukuku Eylül 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Primli Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Ağustos 2018
Hukuk Postası
Taksitle Satış Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Temmuz 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Limited Şirketlerde Pay Rehni
Ticaret Hukuku Haziran 2018
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Gemilerin İhtiyati Haczi
Ticaret Hukuku Mayıs 2018
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Pay Rehni
Ticaret Hukuku Mayıs 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Güncellenmiş FIDIC Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Nisan 2018
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Türkiye’deki Hisse Opsiyon Planları
Ticaret Hukuku Haziran 2017
Hukuk Postası
Türk Hukukunda Oy Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Mayıs 2017
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Rüçhan Hakkı
Ticaret Hukuku Nisan 2017
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Sermayenin Kaybı
Ticaret Hukuku Eylül 2015
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Kefil Olma Ehliyeti
Ticaret Hukuku Şubat 2015
Hukuk Postası
Acentenin Rekabet Etmeme Yükümlülüğü
Ticaret Hukuku Aralık 2014
Hukuk Postası
Özel Denetim İsteme Hakkı
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
Pay Devri mi, Malvarlığı Devri mi?
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
İmtiyazlı Pay Sahipleri Özel Kurulu
Ticaret Hukuku Ekim 2014
Hukuk Postası
Limited Şirketlerde Haklı Sebeple Fesih
Ticaret Hukuku Eylül 2014
Hukuk Postası
Sermaye Taahhüdü Yoluyla Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Ağustos 2014
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Şarta Bağlı Sermaye Artırımı
Ticaret Hukuku Mart 2014
Hukuk Postası
Anonim Şirketin Haklı Sebeple Feshi
Ticaret Hukuku Şubat 2014
Hukuk Postası
Hâkimiyet Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Ocak 2014
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisi
Ticaret Hukuku Aralık 2013
Hukuk Postası
Paysahipleri Sözleşmeleri
Ticaret Hukuku Kasım 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Şubeler Ve İrtibat Büroları
Ticaret Hukuku Ağustos 2013
Hukuk Postası
TTK Hükümleri Uyarınca Ön Şirket
Ticaret Hukuku Temmuz 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Limited Şirkette Çıkma Ve Çıkarılma
Ticaret Hukuku Temmuz 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticari İşletmenin Tür Değiştirmesi
Ticaret Hukuku Nisan 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticaret Sicili Yönetmeliği
Ticaret Hukuku Ocak 2013
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Finansal Kiralama Sözleşmesi
Ticaret Hukuku Aralık 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Kar Payı Avansı
Ticaret Hukuku Eylül 2012
Hukuk Postası
Ticaret Şirketlerinin Bakanlıkça Denetimi
Ticaret Hukuku Ağustos 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Sona Erme Ve Tasfiye
Ticaret Hukuku Haziran 2012
Hukuk Postası
Yeni TTK’da Finansal Yardım Yasağı
Ticaret Hukuku Nisan 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Kurumsal Yönetim İlkeleri
Ticaret Hukuku Mart 2012
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerin Kuruluşunda Yenilikler
Ticaret Hukuku Şubat 2011
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde Temsil ve İlzam
Ticaret Hukuku Ocak 2011
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Ticari İşletme Rehninde Güncel Sorunlar
Ticaret Hukuku Kasım 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Faturaya Konan Vade Farkı Kaydı
Ticaret Hukuku Haziran 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Anonim Şirketlere Kayyum Atanması
Ticaret Hukuku Şubat 2010
Hukuk Postası
Hukuk Postası
Çeklerde Sil Baştan
Ticaret Hukuku Aralık 2009
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerde İmtiyazlı Paylar
Ticaret Hukuku Haziran 2009
Hukuk Postası
Türk Hukuku ve FIDIC Kapsamında Ek Ücret
Ticaret Hukuku Mayıs 2009
Hukuk Postası
Türk Hukuku ve FIDIC Kapsamında Ek Süre
Ticaret Hukuku Nisan 2009
Hukuk Postası
Çek Hukukunda İki Yenilik
Ticaret Hukuku Şubat 2009
Hukuk Postası
Anonim Şirketlerin Denetiminde Yeni Düzen
Ticaret Hukuku Şubat 2009

Yaratıcı hukuk çözümleri için iletişime geçin.