2012 Rekabet Raporu I

Nisan 2012

Rekabet Kurumu (“Kurum”), bazı piyasa ve endüstrilerin içinde bulundukları rekabet koşullarını tespit etmek, özellikle bu piyasalarda rekabetin gelişmesini engelleyen davranışsal, yapısal ve hukuki nedenleri belirlemek ve bu engellerin ortadan kaldırılmasına yönelik karar vericilere öneriler sunmak amacıyla hazırladığı Rekabet Raporunu (“Rapor”) yayınladı.

Raporda her bir piyasa üç ana başlık altında değerlendirildi:

  • Piyasanın yapısından kaynaklanan rekabet kısıtları
  • Düzenlemelerden kaynaklanan rekabet kısıtları
  • Piyasa aktörlerinin davranışlarından kaynaklanan rekabet kısıtları

Kurum Raporda şu piyasa ve endüstrilerini inceledi: elektrik, doğalgaz, hava, demir, kara ve denizyolu taşımacılığı, bankacılık, genişbant internet erişimi, dijital platform işletmeciliği, beşeri ilaç ve hızlı tüketim malları perakendeciliği
Burada, Kurum’un enerji ve taşımacılık sektörlerine ilişkin değerlendirmelerine özetle yer verilecek olup, diğer piyasa ve endüstriler önümüzdeki ay işlenecektir.

Elektrik Piyasası

Yakın tarihe kadar üretim faaliyetinden satış faaliyetine, tümüyle kamunun kontrolünde olan Türkiye elektrik piyasası, rekabetçi bir yapıya geçilmesi yönünde bir politika tercihi sayesinde dünyadaki değişimlere paralel şekilde önemli bir reform sürecinden geçmektedir.

Kurum, Türkiye elektrik piyasasının serbestleşme sürecinin 2001 yılından beri 4628 sayılı Kanun ile birlikte hızla ilerlediğini ve ön plana çıkan unsurun özelleştirmeler olduğunu belirtti. Ayrıca, elektrik piyasalarının serbestleşmesi sürecinde önem arz eden diğer hususların iletim ve dağıtım faaliyetlerinin ayrıştırılması, tüketicilerin sağlayıcısını seçme serbestisine kavuşması ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (“EPDK”) ile Kurum arasındaki koordinasyon ve işbirliği olduğu belirtildi.

Kurum yaptığı değerlendirmeler sonucunda aşağıdaki önerileri sunmuştur:

  • Elektrik özelleştirmeleri sürecinde, rekabetçi bir piyasa tasarımının sağlanmasının ana hedef olarak kabul edilmesi
  • İletim ve dağıtım faaliyetlerinin, rekabete açık piyasa faaliyetlerinden ayrıştırılmasına yönelik etkili düzenlemelerin yapılması
  • Geçiş maliyetlerini azaltmaya yönelik önlemlerin alınması
  • Tüketicilerin rekabet kültürü ve bilincini artırmaya yönelik çalışmalara önem verilmesi
  • Kurum ile EPDK arasındaki işbirliği ve koordinasyonun geliştirilmesi

Doğalgaz Piyasası

Dünyadaki enerji kaynaklarının tüketimi açısından bakıldığında doğal gaz, petrol ve kömürden sonra üçüncü sırada yer almaktadır. Türkiye bu alanda tüketimine göre oldukça düşük bir üretime sahiptir. Türkiye’de doğal gaz ihtiyacı boru hatlarıyla ya da sıvılaştırılmış doğal gazın gemilerle taşınmasıyla yapılan ithalat yoluyla karşılanmaktadır. Bu kapsamda başta Rusya ve İran olmak üzere üretici ülkelerle uzun dönemli alım sözleşmeleri imzalanmıştır.

Türkiye’de doğal gaz piyasasının rekabete açılmasının genel çerçevesi 18.04.2001 tarih ve 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu ile çizilmektedir. Aynı Kanunda doğal gaz piyasasında bağımsız düzenleme ve denetim faaliyetlerinin EPDK tarafından yürütülmesi düzenlenmiştir.

Kurum, doğal gaz piyasasını rekabet politikası çerçevesinde incelediğinde; doğal gazın ithalat ve tedarikinden başlamak üzere son kullanıcıya ulaşmasına kadar piyasada yer alan tüm değer zincirini dikkate alan bir değerlendirme yapılması gerekliliğini vurgulamıştır. Bu noktada doğal gaz piyasasına ilişkin tutarlı bir rekabet politikası geliştirmenin zor olduğu belirtilmiştir.

Doğal gaz piyasasının serbestleşmesi sürecinin başarılı bir şekilde yürütülmesindeki kilit noktanın, doğal tekel konumundaki faaliyetleri arz zincirinden tamamen ayrıştırmak ve bir anlamda doğal gaz ticaretiyle ilgili tamamen genel rekabet hukuku uygulamalarına tabi kılmak olduğu belirtilmiştir.

Kurum, Türkiye doğal gaz piyasasında etkin bir rekabet politikası oluşturulması için aşağıdaki hususları önermektedir:

  • Doğal tekel niteliği taşıyan iletim ve dağıtım faaliyetlerinin etkin bir şekilde düzenlenmesi
  • Rekabetçi bir fiyatlandırma mekanizmasının hayata geçirilmesi
  • Kamu tekeli geçmişine sahip olan piyasanın yoğunlaşma seviyesinin azaltılması
  • BOTAŞ’ın yeniden işlevsel açıdan yapılandırılması

Havayolu Taşımacılığı Endüstrisi

2003 yılında sivil havacılıkta serbestleşme yönünde atılan adımlar ve özel sektörün tarifeli sefer düzenlemeye başlaması ile birlikte Türk sivil havacılığı çok hızlı bir şekilde büyümüştür.

Kurum, Rapor’da piyasada yaşanan olumlu gelişmelere rağmen Türk sivil havayolu taşımacılığında sağlıklı ve etkin rekabetin gelişmesi ve devamı bakımından hâlâ bazı sıkıntılar bulunduğunu belirtmiştir. Türk sivil havayolu taşımacılığı endüstrisinde rekabetin temel olarak kamusal düzenlemeler aracılığıyla sınırlandırıldığı vurgulanmış ve bu bağlamda özellikle slot tahsis sistemi ve devletlerarası ikili hava ulaştırma anlaşmaları hususlarındaki düzenlemelerin rekabeti sınırlandırıcı nitelikte oldukları Kurum tarafından belirtilmiştir.

Kurum, yaptığı değerlendirme ışığında, daha rekabetçi bir havayolu taşımacılığı endüstrisinin tesisi bakımından aşağıdaki önerileri getirmiştir:

  • Slot tahsisinin işleyişi ve denetiminin operasyonel açıdan bağımsız, yeterli idari ve teknik kapasitesi olan bir sivil havacılık mekanizması tarafından gerçekleştirilmesi
  • Devletlerarası ikili hava ulaştırma anlaşmalarının mümkün olduğu ölçüde çoklu tayin içerir hale getirilmesi

Demiryolu Taşımacılığı Endüstrisi

Demiryolu endüstrisinde altyapı hizmetleri üst piyasa, demiryolu ile yolcu ve yük taşımacılığı faaliyetleri ise alt piyasa olarak ele alınabilir. Türkiye’de şehirlerarası demiryolu ulaşımı konusundaki görev, yetki ve sorumluluklar Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı bünyesindeki Demiryolu Düzenleme Genel Müdürlüğü (“DDGM”), Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü (“AYGM”) ile işletmecilik faaliyeti yürüten Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (“TCDD”) tarafından üstlenilmektedir.

Yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde TCDD’ye yurt içi demiryolu taşımacılığı işletmeciliği faaliyetlerinde yasal tekel hakkı tanınmıştır. Söz konusu tekel hakkı demiryolu taşımacılığı endüstrisinde hukuki bir giriş engeli anlamına gelmektedir. Ayrıca altyapı ve taşımacılık hizmetleri dikey bütünleşik şekilde TCDD tarafından verilmektedir.

Kurum’un demiryolu taşımacılığı endüstrisinin serbestleşme sonrasında hedeflenen rekabetçi yapıya kavuşmasına yönelik önerileri şöyledir:

  • Demiryolu Rekabetini Düzenleme Makamı’nın operasyonel bağımsızlığa sahip bir yapıya kavuşturulması
  • Serbestleşme sürecinin başında pazara girecek teşebbüsler bakımından rekabeti bozucu etkilerin ortadan kaldırılması için gerekli önlemlerin alınması
  • Taşımacılık faaliyetlerine ilişkin taban ücretlerin belirlenmesine yönelik düzenlemenin kaldırılması,
  • Serbestleşme sonrasında özellikle altyapı erişimi hakkında hazırlanacak ikincil düzenlemelerin piyasanın rekabetçi bir yapı kazanmasını destekleyici nitelikte oluşturulması

Denizyolu Taşımacılığı Endüstrisi

Denizyolu taşımacılığı endüstrisi, denizyolu yolcu taşımacılığı, denizyolu yük taşımacılığı ve liman işletmeciliği hizmetlerini kapsamaktadır. Bu hizmetler ise, çok sayıda alt piyasayı ve hizmet kolunu içinde barındırmaktadır.
Ülkemizde denizcilikle ilgili politikaların belirlenmesi ve uygulanmasından sorumlu kuruluş, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’dır. Söz konusu Bakanlık, sektör oyuncularının ruhsatlandırılmasında ve denetiminde de yetkilidir.
Kabotaj Kanunu uyarınca, ülkemiz kıyılarında yolcu ve yük taşımacılığı ile ülkemiz limanları içinde veya arasında römorkaj ve pilotaj (kılavuzluk) ile diğer bütün liman hizmetleri münhasıran Türk bayraklı gemiler tarafından sunulabilmektedir. Aynı kanuna göre, karasularımız dâhilinde kılavuzluk, limancılık ve liman işçiliği, gemilerde gemi adamı olarak görev alınması gibi faaliyetler de Türk vatandaşları ve Türk şirketleri tarafından yapılabilmektedir.
Kurum, denizcilik sektörünün rekabet sorunlarını, pazar yapısından kaynaklanan rekabet sorunları ile verimsizlik ve rekabet gücü eksikliğinden kaynaklanan rekabet sorunları olmak üzere iki başlık altında değerlendirmiştir. Bunun yanında, özellikle konteyner elleçlemesi ve ro-ro taşımacılığı alanlarında yüksek yoğunlaşma oranlarının bulunması da bir diğer sorun olarak ortaya konmuştur.

Kurum’un önerileri şöyledir:

  • Yurt içi taşımalarda denizyolunun payının artırılması için, modern yolcu ve yük gemilerinin faaliyete sokulmasını teşvik eden politikaların hayata geçirilmesi
  • Ülkemiz kıyılarında birbirine yakın mesafelerde konuşlanmış liman tesislerinin bir araya gelerek daha büyük ölçekli tesisler haline dönüşmesini teşvik edici politikaların geliştirilmesi
  • Konteyner elleçleme hizmetlerinde limanlar arası rekabetin tesisi bakımından, yeni kurulacak limanlarda konteyner elleçlemeye yönelik yatırımlara öncelik verilmesi
  • Özelleştirme süreci devam eden limanlardan elverişli olanlarında konteyner elleçlemesi için altyapı yatırımı yapma mecburiyetine ihale şartnamelerinde yer verilmesi
  • Gerek limancılık alanında gerekse uluslararası düzenli hat taşıyıcılığı alanında uzmanlaşmış olan teşebbüslerin ülkemizde yatırım yapmasını teşvik edici ve kolaylaştırıcı politikaların benimsenmesi
  • Ro-ro taşımacılığı alanında faaliyet gösteren teşebbüs sayısının artırılması için bu alanda pazara girişlerin teşvik edilmesi

Karayolu Taşımacılığı Piyasası

Karayolu taşımacılığı piyasası, yolcu taşımacılığı ve yük taşımacılığı hizmetlerini içermektedir.

Rapor’da karayolu ile yolcu taşımacılığı hizmetleri piyasasının giriş engellerinin düşük olduğu bir piyasa olduğu belirtilmiştir. Bu piyasada arz fazlalığı ile arz ve talep arasında mevsimsellikten kaynaklanan dengesizlik olduğu belirtilmiştir. Yolcu sayısının arttığı tatil dönemlerinde firmalar talebi karşılamakta güçlük çekerken, yılın büyük bir bölümünde ise talep edilenin çok üstünde koltuk arzı bulunmaktadır. Ayrıca, bu piyasada yüksek ölçüde kayıt dışılığın söz konusu olduğu da belirtilmiştir.

Kurum, tespitleri ışığında aşağıdaki önerileri sunmuştur:

  • Kayıt dışılığın önlenmesi
  • Piyasada atıl kapasitenin ortadan kaldırılması ve faaliyet gösteren teşebbüslerin yeterli ölçeğe ulaşmaları için teşvik edici düzenlemeler yapılması