6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Uyarınca Limited Şirketlerde Müdür

Ocak 2013

Genel

Limited şirketlerde müdür, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (“TTK”) 623 ila 630. maddelerinde şirketin yönetim ve temsili kapsamında düzenlenmiştir.

TTK ile şirket ortaklarının doğrudan müdür olmasını öngören özden organ ilkesi terkedilerek seçilmiş yönetim organı ilkesi benimsenir. Müdürlük sıfatı şirket kurulurken esas sözleşme ile veya daha sonra ortaklar genel kurulu kararı ile kazanılabilir.

Böylece şirketin yönetim ve temsili seçilmiş ortak veya ortak olmayan kişilere bırakılır. Bununla birlikte, şirketin yönetimi ve temsili tamamen üçüncü kişilere bırakılamaz, en azından bir ortağın şirketi yönetim ve temsil hakkının bulunması gerekir.

Müdürler Kurulu

TTK ile birden fazla müdür bulunması halinde bunların bir kurul oluşturacağı belirlenerek anonim şirketlerdeki gibi bir işleyiş anlayışı getirilir.

TTK m. 624 uyarınca şirketin bu şekilde birden fazla müdürü bulunduğu takdirde bunlardan biri, genel kurul tarafından müdürler kurulu başkanı olarak atanır. Müdürler kurulu çoğunluk ile karar alır ve eşitlik olması halinde başkanın oyuna üstünlük tanınır.Başkan olan müdürün bunun yanında genel kurulun toplantıya çağrılması ve genel kurul toplantılarının yürütülmesi, aksi öngörülmediği sürece açıklamaların ve ilanların yapılması gibi işlevleri bulunur.

Yeni düzenleme ile tüzel kişilerin de müdür olarak atanması mümkün hale gelmiştir. Böylece şirkete bir dernek, bir anonim veya limited veya kolektif şirket müdür olarak atanabilir.

TTK m. 623/2 uyarınca “şirketin müdürlerinden biri bir tüzel kişi olduğu takdirde, bu kişi bu görevi tüzel kişi adına yerine getirecek bir gerçek kişiyi belirler”.
Böylece müdürlük sıfatı tüzel kişide olmakla birlikte, müdürlük görevi, tüzel kişi tarafından seçilen bir gerçek kişi temsilci tarafından yerine getirilir.

Müdürlerin Görev ve Yetkileri

Müdürler kanunların ve şirket sözleşmesinin genel kurula görev ve yetki vermediği bütün konularda görevli ve yetkilidir. TTK ile müdürlerin bağlılık ve özen yükümleri 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre daha detaylı olarak düzenlenmiştir.

Müdürler ve yönetimle görevli kişiler, görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüstlük kuralları çerçevesinde gözetmekle yükümlüdürler.

Müdürler için ortaklara eşit işlem yapma yükümü öngörülmüştür. Bu çerçevede, müdürler, eşit koşullarda ortaklara eşit işlem yapmalıdır. Örnek olarak, ortakların bir kısmına rüçhan hakkında imtiyaz tanınmışsa artık eşit koşullar söz konusu olmadığından eşit işlem yapılması da söz konusu olmaz.

Müdürlerin rekabet yasağı TTK m. 626/2’de düzenlenmiştir. Bu çerçevede müdürler ve yönetimle görevli diğer kişiler şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamazlar. Bu hüküm emredici değildir ve aksi esas sözleşme ile düzenlenebileceği gibi, ortakların yazılı onayı ile de mümkün olabilir.

Müdürlere şirketin sermaye kaybı veya borca batık olması halinde anonim şirketlerdeki gibi ihbar yükümü ve iflasın bildirilmesi görevleri yüklenmiştir.

TTK m. 625 ile, işlevler ayrımı ilkesine uygun olarak, müdürün veya müdürler kurulunun devredilemez görev ve yetkileri sayılır. Devredilemez ve vazgeçilemez görev ve yetkilerin hepsi yürütme ile, yönetim birimlerinin, genel anlamda şirket örgütünün oluşturulması ile ilgilidir.

Kanunda yönetim ve temsil yetkisinin devri açıkça düzenlenmemekle beraber, TTK m. 577/1/i uyarınca şirket yönetiminin üçüncü bir kişiye bırakılmasına ilişkin yetki hükümleri, esas sözleşmede öngörülmeleri halinde bağlayıcıdır. TTK m. 625 kapsamında “şirket yönetiminin bazı bölümleri kendilerine devredilmiş bulunan kişilerin, kanunlara, şirket sözleşmesine, iç tüzüklere ve talimatlara uygun hareket edip etmediklerinin gözetimi” müdürlerin devredilmez ve vazgeçilmez görev ve yetkilerindendir. Anlaşıldığı üzere, limited şirkette yönetim ve temsil yetkileri devredilebilir.

Müdürlerin Sorumluluğu

Limited şirketlerde müdürlerin sorumluluğuna, TTK m. 644 yollaması ile anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunu düzenleyen belgelerin ve beyanların kanuna aykırılığına ilişkin m. 549; sermaye hakkında yanlış beyanlar ve ödeme yetersizliğinin bilinmesi hakkında m. 550, değer biçilmesinde yolsuzluğa dair m. 551 ve kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğunu düzenleyen m. 553 uygulanır.
Buna paralel olarak, 549 ilâ 551 inci maddelerine aykırı hareket edenler, 562 inci maddenin sekizinci ilâ onuncu fıkralarında öngörülen cezalarla cezalandırılırlar. Bunların yanında, kamu borçlarından dolayı şirket tüzel kişiliği ile birlikte, ortakların yanında müdürler de şahsen sorumludur. Bu sorumluluk, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası, Vergi Usul Kanunu (“VUK”) ile Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanun (“AATUHK”) uyarınca uygulanır.

VUK m. 10’a göre, limited şirkete ait vergi ve borçların müdürlerin malvarlığından alınabilmesi için vergi alacağının müdürlerin vergi ile ilgili ödevlerini yerine getirmemiş olması nedeniyle vergi idaresi tarafından tahsil edilememesi gerekir. Kanuni temsilcilerin limited şirket vergi borcundan dolayı kişisel sorumluluğuna ilişkin diğer düzenleme olan AATHUK mükerrer 35. maddesi uyarınca tüzel kişilerin malvarlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacakları kanuni temsilcilerin şahsi malvarlıklarından tahsil edilir. Mükerrer 35. madde kanuni temsilcilerin malvarlıklarına başvurma hususunda ödevlerini yerine getirip getirmeme konusunda bir şart aramaz.

Sonuç

Görüldüğü üzere, TTK ile limited şirkete müdürler kurulu, tüzel kişi müdür gibi bir takım yeni kavramlar getirilerek anonim şirket yapısına benzer bir işleyiş anlayışı benimsenir. Bununla beraber, müdürlerin şirketin kamu alacaklarından kişisel malvarlıkları ile sorumlu olduğu unutulmamalıdır.