Ercüment Erdem Av. Ecem Süsoy Uygun

AB Genel Veri Koruma Tüzüğü Uygulamaya Girdi

Mayıs 2018

Giriş

2016 yılında Avrupa Birliği (“AB”) Parlamentosu tarafından onaylanan ve yürürlüğe giren Genel Veri Koruma Tüzüğü (“Tüzük”)[1] 25 Mayıs 2018 tarihinden itibaren uygulamaya girdi. Tüzük; kişisel verileri işlenen gerçek kişilerin korunmasına ve kişisel verilerin serbest dolaşımına ilişkin kurallar öngörmektedir. Tüzük ile kişisel verileri işlenen kişilerin (“ilgili kişiler”) mahremiyetinin mutlak bir şekilde korunması ve Avrupa genelinde verilerin korunmasına ilişkin kanunların yeniden düzenlenmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca, faaliyetleri Tüzük’ün kapsamına giren uluslararası şirketler ile Türk şirketlerinin de Tüzük’e uyum sağlamakla yükümlü oldukları önemle vurgulanmalıdır.

Tüzük’ün Kapsamı

Maddi Kapsam

Tüzük’ün 2. maddesi uyarınca, Tüzük; kişisel verilerin; (i) AB hukukunun kapsamı dışında kalan bir faaliyet halinde, (ii) AB’ye üye devletlerin (“Üye Devletler”), AB Anlaşması’nın V. Başlığı’nın 2. Bölümü kapsamına giren faaliyetleri gerçekleştirmesi halinde, (iii) bir gerçek kişi tarafından salt kişisel veya ailevi faaliyetler sırasında, (iv) yetkili makamlar tarafından kamu güvenliğine yönelik tehditlerin önlenmesi ve bunların önlenmesi de dahil olmak üzere cezai suçların önlenmesi, soruşturulması, tespit edilmesi veya kovuşturulması ya da cezaların uygulanması amacıyla işlenmesi hallerinde uygulama alanı bulmaz.

Bölgesel Kapsam

Tüzük’ün bölgesel kapsamı oldukça geniştir. Tüzük; işlemenin AB dahilinde gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılmaksızın, kişisel verilerin bir veri sorumlusunun veya veri işleyenin AB dahilindeki işletmesinin faaliyetleri çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanır. Ayrıca, Tüzük, AB dahilinde bulunan ilgili kişilerin kişisel verilerinin AB dahilinde işletmesi bulunmayan veri sorumlusu veya veri işleyen tarafından işlenmesi halinde, işleme faaliyetlerinin; ücret karşılığında gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılmaksızın ilgili kişilere mal veya hizmet sunulmasına veya AB dahilindeki ilgili kişilerin davranışlarının izlenmesine ilişkin olması halinde uygulanır. Böylece, faaliyetleri Tüzük’ün kapsamına giren uluslararası şirketler ile Türk şirketleri Tüzük hükümlerine uyum sağlamakla yükümlüdürler.

Kişisel Verilerin İşlenmesine İlişkin İlkeler

Tüzük, kişisel verilerin nasıl işleneceğine dair ilkeleri ortaya koymaktadır. Tüzük’ün 5. maddesi uyarınca kişisel veriler: (i) hukuka ve hakkaniyete uygun, şeffaf bir şekilde işlenmeli; (ii) belirli, açık ve meşru amaçlarla toplanmalı ve bu amaçlarla bağdaşmayan bir şekilde işlenmemeli; Tüzük’ün 89(1). maddesi uyarınca, kamu yararı amacıyla arşivleme, bilimsel veya tarihsel araştırma amacıyla veya daha fazla istatistiksel amaçla işleme, ilk amaçlarla uyumsuz surette işleme olarak kabul edilmeyecektir; (iii) ilgili olarak yeterli, ilişkili ve işlendiği amaçlarla bağlantılı olarak gerekli olduğu ölçüde işlenmeli; (iv) doğru ve gerektiğinde güncel tutulmalı; hatalı olan kişisel verilerin, işlenecekleri amaçlar dikkate alınarak, gecikmeksizin silinmesini veya düzeltilmesini sağlamak için her türlü makul adım atılmalıdır. Veri sorumlusu, yukarıda belirtilen ilkelere uymakla yükümlü kılınmıştır.

Veri Sorumlusu ve Veri İşleyenler

Veri Sorumlusu

Veri sorumlusu, kişisel verilerin işlenmesinin amaçlarını ve araçlarını tek başına veya başkaları ile birlikte belirleyen gerçek veya tüzel kişi, kamu otoritesi veya başkaca bir kamu kuruluşudur. Başka bir deyişle, kişisel verilerin ‘neden’ ve ‘nasıl’ işlendiğini belirleyen kuruluş veri sorumlusu olarak adlandırılır. Veri sorumlusu, işlemenin Tüzük’e uygun şekilde gerçekleştirilmesini sağlamak ve bunu ortaya koyabilmek amacıyla uygun teknik ve organizasyonel önlemleri almakla yükümlüdür.

Veri İşleyen

Veri işleyen, veri sorumlusu adına kişisel verileri işleyen gerçek veya tüzel kişi, kamu otoritesi, veya başkaca bir kamu kuruluşudur. Veri işleyenler, kişisel verileri yalnızca veri sorumlusunun talimatı üzerine işleyebilirler. Veri işleyen, veri sorumlusunun önceden yazılı izni olmadan başka bir veri işleyen ile etkileşimde bulunup başka bir veri işleyen kullanamaz. Veri işleyenin gerçekleştireceği işlemeler, AB veya Üye Devlet kanunları kapsamında bir sözleşme veya başkaca bir hukuki işleme tabi olmalıdır. Ayrıca, veri işleyen, veri sorumlusu ile birlikte, riskle orantılı bir güvenlik düzeyi sağlamak için uygun teknik ve organizasyonel önlemleri uygulamakla yükümlüdür. Kişisel veri güvenliğinin ihlali halinde, veri işleyen, ihlalden haberdar olur olmaz gecikmeksizin gerçekleşen ihlali veri sorumlusuna bildirmekle görevlidir.

AB’de Kurulu İşletmesi Olmayan Veri Sorumlularının veya Veri İşleyenlerin Temsilcileri

Tüzük’ün 3(2) maddesinin[2] uygulandığı hallerde, AB'de yerleşik olmayan veri sorumlusu veya veri işleyen, AB'de bir temsilci atamakla yükümlüdür. Atanan temsilcinin işletmesi, kişisel verileri işlenen ilgili kişilerin bulunduğu Üye Devletlerden birinde bulunmalıdır. Örneğin, bir şirket AB'de yer alan ilgili kişilere mal veya hizmetler sunuyorsa veya AB içindeki davranışlarını izliyorsa, Tüzük uyarınca ilgili şirketin AB'de bir temsilci tayin etmesi gerekir.

Uygunluk Kararına Dayanan Aktarımlar

AB dışındaki bir ülkenin veya uluslararası bir kuruluşun, kişisel verilerin aktarımı için yeterli seviyede koruma sağlayıp sağlamadığına ilişkin kararı Avrupa Komisyonu (“Komisyon”) verir. Tüzük’ün 45(3). maddesi uyarınca, Komisyon, koruma seviyesinin yeterliliğini değerlendirdikten sonra, bir uygulama tasarrufu yoluyla, üçüncü bir ülkenin, üçüncü ülkede yer alan bir bölgenin veya ilgili üçüncü ülke içinde bir veya daha fazla belirli sektörün ya da ilgili uluslararası kuruluşun Tüzük’ün 45(2). maddesinin anlamında yeterli seviyede koruma sağladığına karar verir. Yeterli koruma seviyesine sahip olan veya artık yeterli korumayı sağlayamayan üçüncü ülkelerin, üçüncü ülkelerdeki bölgelerin veya sektörlerin ya da uluslararası kuruluşların bir listesi AB Resmi Gazetesi’nde ve aynı zamanda resmi web sitesinde yayınlanır. Komisyon, şimdiye kadar Andorra, Arjantin, Kanada (ticari kuruluşlar), Faroe Adaları, Guernsey, İsrail, Man Adası, Jersey, Yeni Zelanda, İsviçre, Uruguay ve ABD’yi (Gizlilik Kalkanı çerçevesiyle sınırlı) yeterli koruma sağlayan ülkeler olarak belirlemiştir.[3]

Tüzük’ün 45(3). maddesi çerçevesinde bir kararın bulunmaması halinde ve ancak veri sorumlusu veya veri işleyen uygun önlemler aldıysa ve ilgili kişilerin haklarının icra edilebilir olması ve ilgili kişiler için etkin yasal çarelerin bulunması şartıyla veri sorumlusu veya veri işleyen kişisel verileri üçüncü bir ülkeye veya uluslararası bir kuruluşa aktarabilir.

Uygulanacak İdari Cezalar

Tüzük’ün ihlal edilmesi halinde ödenmesi gerekecek idari para cezaları hayli yüksek belirlenmiştir. Her bir denetim makamı, Tüzük’ün 83. maddesi kapsamındaki kademeli sistemi dikkate alındığında madde 83’ün 4, 5 ve 6. fıkralarında belirtilen Tüzük’ün ihlali halinde hükmedilecek idari para cezalarının etkin, orantılı ve caydırıcı olmasını gözetmekle yükümlüdür.

 

Tüzük’ün 83. maddesinin 5. fıkrasında belirtilen belirli ihlaller, 20 milyon Euro'ya kadar çıkabilen ya da bir teşebbüsün varlığı halinde, teşebbüsün bir önceki mali yılda dünya çapındaki toplam yıllık cirosunun % 4'üne kadar idari cezaya tabidir. Böylece, Tüzük’ün 83. maddesinin 5. fıkrasında belirtilen hallerin ihlal edilmesi durumunda en yüksek idari para cezasına hükmedildiğini söylemek mümkündür. Söz konusu haller şunlardır; (i) kişisel verilerin işlenmesine ilişkin prensipler, işlemenin hukuka uygunluğu, rızanın şartları, özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesi; (ii) Tüzük’ün 12 ila 22. maddeleri uyarınca kişisel verileri işlenen ilgili kişilerin hakları; (iii) Tüzük’ün 44 ila 49. maddeleri uyarınca kişisel verilerin üçüncü ülkede bulunan bir alıcıya veya uluslararası kuruluşa aktarımları; (iv) Tüzük’ün IX. Bölümü uyarınca Üye Devlet hukukunda öngörülen yükümlülükler; (v) Tüzük’ün 58(2). maddesi uyarınca denetim makamı tarafından işleme faaliyetine geçici veya kesin sınırlama getirilmesi ya da veri akışının askıya alınması kararına aykırı davranılması veya bir emre uyulmaması veya 58(1). maddeye aykırı olarak erişim sağlanmaması hali. Bunun yanı sıra, Tüzük’ün 83. maddesinin 4. fıkrasında düzenlenen diğer ihlal hallerine bağlanan idari para cezası ise 10 milyon Euro’ya kadar çıkabilen ya da bir teşebbüsün varlığı halinde, teşebbüsün bir önceki mali yılda dünya çapındaki toplam yıllık cirosunun % 2’sine kadar varan miktar olarak düzenlemiştir.

Sonuç

Kişisel verileri koruma konusunda önemli değişiklikler getiren ve uzun süredir beklenen Tüzük artık uygulamadadır. Tüzük ile kişisel verileri işlenen ilgili kişilerin mahremiyetinin mutlak bir şekilde korunması ve Avrupa genelinde verilerin korunmasına ilişkin kanunların yeniden düzenlenmesi amaçlanmaktadır. Ayrıca, Tüzük’ün ihlal edilmesi halinde uygulanacak idari para cezalarının son derece yüksek olması veri sorumluları ve veri işleyenlerin Tüzük hükümlerine uyum sağlamalarının önemini gözler önüne serer. Son olarak, önemle belirtmek gerekir ki artık; faaliyetleri Tüzük’ün kapsamına giren uluslararası şirketler ile Türk şirketler Tüzük’e uyum sağlamakla yükümlüdürler.

[1] Tüzük için bkz. http://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/PDF/?uri=CELEX:32016R0679 (Erişim tarihi: 28.05.2018).

[2] Bkz. Tüzük’ün 3(2). maddesi.

[3] Bkz. https://ec.europa.eu/info/law/law-topic/data-protection/data-transfers-outside-eu/adequacy-protection-personal-data-non-eu-countries_en (Erişim tarihi: 01.06.2018).