Ercüment Erdem Av. Ali Sami Er

Aile Şirketlerinde (Tarafı Olmadığınız) Sorunları, (Önceden) Çözmek İçin

Ağustos 2015

Çare aile anayasası mıdır? Aile anayasası karşılaşılabilecek tüm sorunların çözümünü içeren bir çözüm rehberi mi olmalı, yoksa sorunları çözmeye dönük yaklaşımları mı içermelidir? Bir başka ifadeyle, aile anayasası temel değerleri mi ortaya koymalı, yoksa ayrıntılı kurallara mı yer vermelidir?

Aile anayasasının niteliği üzerinde karar vermeden önce, genel geçer bir cevabı olmayan bu sorulardansa, cevaplanması somut ihtiyaçları karşılayacak bir takım duruma özgü sorulara yoğunlaşmak yararlı olabilir.

Mesela, şirkette çalışmak veya terfi etmek kan bağı esasına mı dayanmalıdır yoksa liyakat mı esas alınmalıdır? Peki, kazanç nasıl paylaşılmalıdır? Kar payı mı yoksa maaşla mı geçinebilirsiniz? Şirketin paraya ihtiyacı olduğunda, aile büyükleri mi kefil olur? Hayatını şirkette geçiren kuzene fazla mesai ücreti ödenmeli midir? Şirkette aradığını bulamayan ve şirketle aynı konuda faaliyet gösteren aile bireyi aforoz mu edilmeli yoksa kendi şirketini serbestçe kurabilmeli midir? “Sus küçüğün, söz büyüğün” olduğuna göre, küçüklerin hiç söz hakkı yok mudur? 1 hissesi olan bir küçükseniz, şirket genel kurulunda söz hakkınız olur mu? Peki, hiç hisseniz yoksa, aile konseyinde söz alabilir misiniz? Şirkete evlendikten sonra ortak olmuş yeni nesil boşandığında, şirket hisseleri gelin ya da damat tarafından edinilebilir mi? Ya sonra, bu hisseler rakibinize satılabilir mi? Peki, dede vefat ettiğinde amca mı yoksa hala mı başa geçmelidir? Lider sizsiniz: Sizden sonra kim lider olmalı? Hissedar olarak paraya ihtiyaç duyduğunuzda, iş avansı mı, kar avansı mı dağıtmalısınız? Eskiden çok sevdiğiniz ailenizden, işlerin aile olgusunu ele geçirmesi nedeniyle her geçen gün uzaklaşıyorsunuz, sorunu çözmek için şirketin feshini isteyebilir misiniz? Şirkette hiçbir göreviniz yok, şirket aracı tahsis edilmesini isteyebilir misiniz? Şirkette hiçbir göreviniz yok; sadece ortak olarak gelip gitmek istiyorsunuz; şirkete girişinizi engelleyebilir mi? İş karakolda mı biter? Şirketteki hisselerinizi tek başınıza halka arz edebilir misiniz? Okuldan mezun olur olmaz, sizin finans müdürü yaptığınız yeğeniniz, sözünüzü kesti; işten çıkarabilir misiniz ya da ortaklıktan atabilir misiniz? Şirketin gidişatından memnun olmayan biri olarak, yönetim kurulu başkanı amcanızı azledebilir misiniz ya da şirketin denetlenmesini sağlayabilir misiniz? Genel kurul kaç senedir toplanmadığı için şirketten kar alamıyorsunuz, avanslar da çok az; genel kurulu toplantıya çağırabilir misiniz? Fabrika arsası çok değerlendi ya da kimisine göre henüz değerini bulmadı. Arsayı sattırıp sattırmamak kimin elinde? Şirket merkezini İstanbul’a taşımanın şart olduğunu düşünüyorsunuz. Ayak direten bireyler var; ama ne olursa olsun siz artık taşınmak istiyorsunuz. Orada, aynı işi yapan yeni bir şirket kurabilir misiniz? Aile şirketini birkaç aile ferdi yürütüyor; diğerleri kendi işini yapmak istedi. Ücret veya kar politikası nasıl olacak? Kendi işini yapmak isteyenler çok yoğun; bir türlü şirkete gelemiyor. Elektronik ortamda bir araya gelip genel kurul yapabilir misiniz? Aileye yeni girecek bir gelinsiniz; fakat aşkınızı öldüren bir evlilik sözleşmesi ilk günden önünüze kondu. İmzalamalı mısınız? Peki bu bir boşanma sözleşmesi olsaydı? Aile şirketinden çok çektiniz; ailecek miras kalan malları da paylaşamıyorsunuz. İzale-i şuyu, yani mirasa konu malların satılması tek çözüm müdür? İzale-i şuyu maliyetleri ile uzlaşma yoluyla elde edebileceğiniz kazanımı karşılaştırdınız mı? Ailenin, hayır işlerinde tek sesli olmasını mı istiyorsunuz yoksa bu işlerin her bireyin arzusuna göre şekillenmesini mi? Şirkette çalışıp çalışmamasının önemi olmadan, aile bireylerinin, eğitim hedefi ne olmalıdır? Masrafları şirketten mi karşılanmalıdır? Aile şirketi mi yoksa dedenin şirketi midir aslında çalıştığınız? Bu şirket ilelebet sizin mi olmalıdır yoksa ailenin bir kanadı bu şirketi sürdürebilir mi? Peki ya siz tek başına kalsanız, şirketi sürdürme niyetiniz var mıdır? Ya da şirketten çıkıp, aldığınız devir bedeliyle, siz de, misal olarak bir havayolu şirketi kurmak ister misiniz? Aile şirketi, ailenizle uyku dışında tüm vaktinizi geçirmek demek midir? Babanız patronunuz idi. Ağabeyiniz de mi patronunuz olacaktır? Şirkette işleri sorgulamaya başladığınızda, ailenizin bu duruma yaklaşımı nasıl? Bir çocuk gibi mi yoksa, şirketin üyesi olarak mı muamele görüyorsunuz? Yeni bir yatırım için arzulusunuz; fakat ailenin tümü bu yatırıma yanaşmıyor ve ayrı hareket etmeniz de istenmiyor. Bu yatırımı yalnız yapmanızı engelleyen bir kural var mıdır? Şirkette, aile kadrolaşması sizi rahatsız ediyor mu? Hangi görevler aile temsilcilerine, hangi görevler profesyonellere verilebilir? Çocukluğunuzdan beri, birlikte top oynamak, sinemaya gitmek dışında geleceğe dair hiçbir ortak arzunuz olmayan kardeşinizle veya kuzeninizle, size ait olmayan bir hayale “ortak” olabilir misiniz? Ortaklık kültürünüzü nasıl geliştirebilirsiniz?

Diyelim, bu olayların hepsini kurala bağladınız veya bu olaylara değinmeden aile şirketini veya malvarlığını etkileyen uyuşmazlıklarda sergilenmesi gereken tutuma ilişkin genel ilkeleri benimsediniz. Adını da danışmanınız aile anayasası koydu. Ancak bu kurallar uygulanmadı ve aile ihtiyar heyeti veya akil kişiler aile anayasası doğrultusunda bu sorunları çözemedi. Bu durumda sorunlar, yazdığınız kurallar doğrultusunda mahkemede çözülebilir mi? Acaba, yazılan kurallar kanunun emredici hükümlerine aykırı olduğu için geçersiz olabilir mi? Veya gelenekler hakim geldi ve anayasa delindi. Bu işin takipçisi olacak mısınız? Aykırılıklara bir yaptırım getirme veya uygulama kararlılığınız var mı? Aykırı davranan aile bireylerine son şans verecek misiniz? Yoksa, ağır yaptırımları ilk günden mi uygulayacaksınız? Bu yaptırımlar kanunen uygulanabilir mi? 25 yıl önce yazılan bir anayasanız var; ama yazıldığından bu yana dede öldü; şirket ciddi bir darboğaza girdi; krizden büyüyerek çıktı; aile 10 kişi daha genişledi. Aynı ilkelere mi bağlı kalacaksınız? Yoksa yenilenmeye hazır mısınız?

Tarafı olmadığınız bir sorunu önceden çözmek daha kolaydır. Tabi ki bu sorunun henüz öngöremediğiniz yönleri olabilir. Ama şüphesiz bunun için, bu sorunları yaşayan kişilere başvurabilirsiniz. Ya da bu sorunları yaşayanlara yardım eden danışmanlardan fikir alabilirsiniz. Sorun sıcakken, menfaat çatışmaları o sorunun çözümünden sizi uzaklaştırabilir. Bazen bir sorun hakkında hiç diyalog kurmamak, o sorunu daha da büyütebilir. En iyisi, o sorun henüz yokken tüm diyalog kanalları açıkken, tüm açıklığıyla, şeytanın avukatlığını da yaparak o soruna çeşitli çözümler aramaktır.

Şirket de, aile de aslında, ortaklık kültürü temeline dayanır. Şirket para kazanma karşılığında varlığını sürdürür. Aile ise çoğu zaman karşılık beklenmeden yaşayan bir olgudur. Dolayısıyla, aile ve şirketin farklı kimyası çatışabilir. Bu çatışmaların önüne geçmek mümkün değildir. Sadece, çatışmalar olduğunda gösterilecek reflekslerle belirli, şeffaf sonuçlar öngörülebilir.

Sorunlar henüz ortaya çıkmadan ve beklentiler farklılaşıp ayrı meşruluk temelleri bulmadan, sorunları benzer tecrübelerden hareketle çözmek için bir araya gelip değerlendirmenin ailenin ortaklık kültürünü geliştirmesinde büyük yararı vardır. Peki, anayasa çalışmalarına ne zaman başlamak gerekir? Kanımca, ekonomik krizler, şirketin özellikle sürekliliği için ailenin endişe duygularının yoğunlaştığı ve empatik yaklaşımların en olgun olduğu bir dönem olması nedeniyle, çalışmaya başlamak için doğru bir zaman olabilir. Zamanlamanın bir başka gerekçesi de, gerekli önlemler alınmazsa kriz sonrası, ailenin anayasaya ihtiyaç duyacağı ölçekte bir şirkete sahip olamayacağı ihtimalidir.

Sözün özü, yazının başındaki sorunun cevabı parantez içinde gizlidir: Aileye ilham veren bir araç olarak aile anayasası, tarafı olmadığınız sorunları çözmek için bugünden temel ilkeleri ortaya koyarak sadece bu sorunları çözmeyecek, şirketinizi ileriye götürecek ve verimliliğini artıracaktır.