Anonim Şirketlerde Ortaklıktan Çıkarılma, Çıkma Ve Ayrılma

Av. Layla Orak Çelikboya, Şubat 2013

Giriş

Bir anonim şirket ile pay sahibi arasındaki ortaklık ilişkisi, kural olarak pay sahibinin payını devretmesi ile sona erer. Bir anonim şirketin payını elinde bulunduran kişi iradi olarak payını üçüncü bir kişiye devrederek ortaklık ilişkisini sonlandırabilir.
Bununla beraber iradi pay devri her zaman istenen sonucu vermemektedir. Şirketin, şirkette huzursuzluğa yol açan pay sahibi ile ortaklık ilişkisini, pay sahibinin iradesi olmasa dahi, başka yöntemlere başvurarak sona erdirmesi gerekebilir. Bu nedenle, şirketlerin pay sahiplerini şirketten çıkarma hakkı önemli bir çözüm sağlayabilir. Keza, bir şirkette kontrol yetkisi bulunmayan pay sahibi, etki edemediği kararların sonuçlarına katlanmak istemeyebilir ve payı için müstakbel bir alıcı olmasa dahi ortaklık ilişkisinin devam etmemesini isteyebilir. Pay sahibinin paylarını başka bir pay sahibine satarak şirketten çıkma veya paylarını bizzat şirkete satarak ayrılma hakkı bu nedenle önem arz eder.
Bu makalemizde anonim şirketlerde ortaklık ilişkisini sona erdiren çıkma, çıkarma ve ayrılma haklarına ilişkin kanuni düzenlemeler ele alınacaktır.
TTK Hükümleri
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu[1] (“TTK”) ile pay sahibinin anonim şirketten çıkarılması (squeeze-out) ilk defa düzenlenir. TTK ayrıca şirketler topluluğu hükümlerinde, belirli hallerin varlığında kontrolü elinde bulundurmayan pay sahibine tanınan çıkma haklarını da düzenler.
Şirketin Çıkarma Hakkı (Squeeze-out)
Mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda pay sahibinin pay bedelini ödeme borcunu yerine getirmemesi halinde söz konusu payın ıskatı düzenlenmişti. TTK, ıskata ilişkin bu düzenlemeyi muhafaza eder. Ancak bu durumda dahi, pay sahibinin yalnızca pay bedelini tamamen ödemediği paylardan ıskatı söz konusu olur. Örneğin, sermaye artırımı öncesi mevcut paylarının bedelini ödeyen, ancak artırım sonrası yeni taahhüt ettiği payları ödemede temerrüde düşen pay sahibi, yalnızca sermaye artırımı ile elde ettiği paylardan mahrum bırakılabilir. Iskat her durumda ortaklık ilişkisinin sona ermesine yol açmaz.
Anonim şirketlerde pay sahibinin çıkarılması TTK ile getirilen önemli bir yeniliktir. Squeeze-out, TTK kapsamında üç hale özgü olarak düzenlenmiştir.
Birleşme işleminin tarafı olan şirketler, birleşme sözleşmesinde ortaklara pay iktisap etmek veya ayrılma akçesi almak arasında seçim hakkı tanıyabilir. TTK, birleşme sözleşmesinde ortaklara sadece ayrılma akçesi verilmesinin öngörülebileceğini de düzenler. Böylelikle, birleşen şirketler, birleşme sözleşmesinde ortaklara pay vermek yerine sadece ayrılma akçesi verileceğini düzenleyerek, bu kişilerin birleşen şirkette ortak olmamasını sağlayabilir. Ancak TTK m. 141 uyarınca, birleşme sözleşmesinde ortaklara sadece ayrılma akçesi verilmesi imkânı tanınıyorsa, bu sözleşme devreden şirket tarafından ancak o şirkette mevcut oyların yüzde doksanının olumlu oylarıyla onaylanabilir.
TTK’da m. 208’de düzenlenen ikinci çıkarma hali şirketler topluluğuna özgüdür. Bir şirketler topluluğundaki hâkim şirket, bağlı şirket paylarının en az yüzde doksanına sahip ise, kalan azınlığın dürüstlüğe aykırı davranması, sıkıntı yaratması veya pervasızca hareket etmesi halinde, azınlığın paylarını satın alarak azınlık pay sahibini şirketten çıkarabilir. Burada öngörülen çıkarma hakkı ancak haklı sebebin bulunması halinde kullanılabilir. Gerekçede maddenin getiriliş amacı, şirkette alınacak kararlara çeşitli sebeplerle karşı çıkan pay sahiplerinin şirketi bunaltan hareketlerine son vermek ve şirket içi barışı sağlamak olarak belirtilmiştir.
TTK’da öngörülen üçüncü çıkarma hali, pay sahibinin, şirketin haklı nedenle feshini talep hakkı ile birlikte TTK m. 531’de düzenlenir. Azınlık pay sahibi, haklı sebeplerin olması halinde (azlık hakkı, bilgi alma hakkı gibi hakların sürekli olarak ihlal edilmesi gibi) şirketin feshini talep ederek dava açabilir. Bu davaya bakan asliye ticaret mahkemesi hâkimi, şirketin feshi yerine davacı pay sahibine pay bedeli ödenerek pay sahibinin şirketten çıkarılmasına karar verebilir. Bu son hal, şirketlere tanınan bir çıkarma hakkı değildir. Pay sahibinin çıkartılması ancak haklı sebeple fesih davasının açılması halinde ve hâkim kararı ile söz konusudur.
Şirketler Topluluğunda Pay Sahibinin Çıkma Hakkı
TTK, şirketler topluluğu hükümleri arasında, hâkimiyetin hukuka aykırı olarak kullanılmasına bir takım sonuçlar bağlar. Bu sonuçları düzenleyen hükümlerinde, bağlı şirketin pay sahiplerine belli durumlarda ortaklıktan çıkma hakkı da tanınır.
TTK uyarınca hâkim şirket, bağlı şirket üzerindeki hâkimiyetini, kaybı ilgili faaliyet yılı içerisinde denkleştirmeden veya ne zaman denkleştireceğini belirtmeden, bağlı şirketi kayba uğratacak şekilde kullanamaz. TTK m. 202/1/b uyarınca, denkleştirmenin faaliyet yılı içerisinde yerine getirilmemesi halinde, bağlı şirket pay sahipleri hâkim şirketin bağlı şirketin zararı tazmin etmesini talep edebilir. Hâkim bu durumda tazminata, talepte bulunan pay sahibinin paylarının hâkim şirket tarafından satın alınmasına veya duruma uygun düşen başka bir çözüme karar verebilir. Ancak söz konusu düzenleme uyarınca bağlı şirket pay sahibi de hâkim şirketten paylarını satın almasını talep edebilir. Dolayısıyla pay sahibine çıkmayı talep etme hakkı tanınmıştır.
Hâkimiyetin uygulanması sonucunda, bağlı şirket bakımından açıkça anlaşılır haklı bir sebep olmaksızın, bağlı şirketin birleşme, bölünme, tür değiştirme, menkul kıymet çıkarma ve esas sözleşme değişikliği gibi işlemleri gerçekleştirmesi halinde de çıkma hakkı düzenlenmiştir. TTK m. 202/2 uyarınca, bu işlemlere ilişkin genel kurul kararına ret oyu veren ve muhalefetini tutanağa geçirten, yönetim kurulunun kararlarına yazılı olarak itiraz eden pay sahibi, söz konusu karardan itibaren iki yıl içerisinde, şirketteki hâkim teşebbüsten paylarının en az borsa değeri, gerçek değer veya genel kabul gören bir yönteme göre belirlenecek değer ile satın alınmasını mahkemeden isteyebilir.
SerPK Hükümleri
6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu[2] (“SerPK”), 2499 sayılı mülga Sermaye Piyasası Kanununda (“Mülga SerPK”) yer alan genel bir yetki maddesine göre Sermaye Piyasası Kurulu (“Kurul”) tebliğlerinde düzenlenen zorunlu pay alım teklifi (zorunlu çağrı) kurumunu yeniden ele alır. Ancak bu düzenlemeye ek olarak SerPK ayrıca halka açık anonim şirketlerde çıkarma, çıkma ve ayrılma haklarını da düzenler. Dolayısıyla SerPK, halka açık anonim şirketlere ve pay sahiplerine, TTK’da düzenlenen ve yukarıda kısaca incelenen imkânlara ek olarak bir takım yeni imkânlar tanır. Aşağıda, SerPK ile yeni düzenlenen çıkarma, çıkma ve ayrılma hakları kısaca ele alınacaktır.
Çıkarma ve Satma Hakkı
SerPK m. 27 uyarınca, gerek pay alım teklifi sonucunda, gerekse birlikte hareket etmek de dâhil olmak üzere başka şekilde, sahip olunan payların, Kurul’un belirleyeceği bir orana veya daha fazlasına ulaşması halinde, bu oranda paya sahip olan kiş
ilerin, azınlıkta kalan pay sahiplerini çıkarma hakkı doğar. Maddenin ifadesinden, TTK’da tanımlanan azınlığın değil, Kurul’un belirlediği oranda veya daha fazla payı haiz pay sahipleri bakımından azınlıkta kalan pay sahiplerini çıkarma hakkı düzenleneceği anlaşılmaktadır. Henüz bu orana ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır.
Çıkarma hakkını haiz olan pay sahipleri, Kurul’un belirlediği sürede, halka açık ortaklığın genel kurulundan, azınlıkta kalan pay sahiplerinin paylarının iptal edilmesini ve bu payları temsil eden yeni payların çıkarılarak kendilerine satılmasını talep edebilir. Payın bedeli hakkında SerPK m. 24’e atıf yapılmıştır. Aşağıda incelenen ve ayrılma hakkını düzenleyen bu madde uyarınca, pay bedeli, ilgili genel kurul kararının alınacağı toplantı gündeminde belirtilir. Payları borsada işlem görmeyen ortaklıkların satım fiyatının hesaplanmasına ilişkin usul ve esasları Kurul belirler.
Çıkarma hakkını düzenleyen madde, Kurul’un belirleyeceği orana göre çıkarma hakkının doğduğu hallerde, azınlıkta kalan pay sahibinin de çıkma hakkını haiz olacağını düzenler. Söz konusu hükme göre azınlıkta kalan pay sahipleri, Kurul’un belirlediği süre içerisinde, Kurul’un belirleyeceği oranda veya daha fazla payı haiz pay sahiplerinden paylarını adil bir bedel karşılığında almasını talep edebilir. Dolayısıyla, belirli oranda payı elinde bulunduran pay sahibinin çıkarma hakkı ile azınlıkta kalan pay sahibinin satma hakkı birlikte düzenlenmiştir.
Madde, TTK’nın şirketler topluluğu hükümleri arasında yer alan m. 208’in halka açık ortaklıklara uygulanmayacağını düzenler. Söz konusu madde, yukarıda incelenmiş olup, hâkim şirketin bağlı şirkette sıkıntı yaratan azlığı çıkarma hakkına ilişkindir. SerPK’nın gerekçesinde, bu düzenlemelerin benzer olduğu, SerPK’da özel düzenleme yapıldığı için TTK’nın m. 208 hükmüne istisna getirildiği belirtilmiştir.
Ayrılma Hakkı
TTK’da şirketler topluluğu hükümlerinde düzenlenen çıkma hakkında pay sahibi ortaklık ilişkisini, payını hâkim şirket veya hâkim teşebbüse satarak kullanır. Yukarıda incelenen satma hakkında da pay sahibi paylarını halka açık ortaklıkta payları belirli bir oranı aşan pay sahibine satar. Bu haklar pay sahibinin “çıkma hakkı” veya “satma hakkı” olarak adlandırılır. Ancak SerPK, pay sahibinin belirli durumlarda paylarını doğrudan pay sahibi olduğu halka açık anonim şirkete satma hakkını da düzenler. SerPK’da öngörülen bu hak ise “ayrılma hakkı” olarak adlandırılır.
Pay sahibine ayrılma hakkı, halka açık anonim şirketin önemli nitelikli işlemlerinde tanınır. SerPK m. 23’e göre halka açık ortaklıkların birleşme, bölünme işlemlerine taraf olması, tür değiştirme veya sona erme kararı, malvarlığının tümünü veya önemli bir bölümünü devretmesi veya üzerinde bir ayni hak tesis etmesi veya kiralaması, faaliyet konusunu tümüyle veya önemli ölçüde değiştirmesi, imtiyaz öngörmesi veya mevcut imtiyazların kapsam veya konusunu değiştirmesi ile borsa kotundan çıkması, önemli kararlardır. Ayrılma hakkı, pay sahibi sayısı sebebiyle halka açık sayılan ortaklıkların SerPK kapsamından çıkma kararında da söz konusu olabilir. Zira SerPK m. 33 uyarınca, pay sahibi sayısı beş yüzü aştığı için halka açık sayılan ortaklıklar, paylarının borsada işlem görmesini istememeleri halinde, pay sahibi sayısının en az üçte ikisi ve toplam oyların en az dörtte üçü ile alınacak bir genel kurul kararı ile SerPK kapsamı dışına çıkabilir.
Yukarıda belirtilen işlemlere ilişkin genel kurul toplantısına katılan, olumsuz oy kullanan ve muhalefet şerhini tutanağa işleten pay sahipleri, paylarını halka açık ortaklığa satarak ayrılabilir. Pay sahibinin genel kurul toplantısına katılımına haksız şekilde engel olunması, davet veya gündemin ilanının usulüne uygun olarak yapılmaması hallerinde ise olumsuz oy ve muhalefet şerhi aranmaksızın ayrılma hakkı tanınır.
Ayrılma hakkında, TTK’da düzenlenen şirketin kendi paylarını iktisabına ilişkin azami sınırın uygulanıp uygulanmayacağı tartışma konusudur. Ayrılma hakkına ilişkin usul ve esaslar Kurul tarafından belirlenecektir.
Sonuç
Şirketin pay sahibini çıkarma hakkı TTK ile getirilen ve SerPK’da da özel düzenlemeye tabi tutulan önemli bir yeniliktir. Buna ek olarak yeni yürürlüğe giren bu kanunlarla pay sahibine ortaklık ilişkisini sona erdirmesine ilişkin çıkma ve ayrılma hakları da tanınmaktadır. Bu haklar, uygulamada ortaya çıkan önemli ihtiyaçlara hizmet etmektedir.
SerPK’da düzenlenen çıkarma, çıkma ve ayrılma haklarına ilişkin usul ve esaslar, Kurul’un çıkaracağı düzenlemeler ile netleşecektir.



[1] RG, 14 Şubat 2011, S. 27846. TTK 1 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girdi.
[2] RG, 30 Aralık 2012, S. 28513. SerPK yayımı tarihinde yürürlüğe girdi.