Anonim Şirketlerin Genel Kurulunda Yenilikler

Nisan 2011

Anonim şirketlerde Genel Kurul (“GK”) toplantıları, pay sahiplerinin ortaksal haklarını kullanabilecekleri toplantılar olmaları bakımından büyük önem taşır. Pay sahipleri, bilgi alma ve inceleme hakkı başta olmak üzere, birçok temel hakkı GK toplantıları aracılığıyla kullanır.

Bu kapsamda, Yeni Türk Ticaret Kanunu ile (“Yeni TTK”), GK’nın işleyişini kolaylaştıracak ve pay sahiplerinin haklarını daha aktif olarak kullanmalarını sağlayacak yenilikler getirildi. Yeni düzenlemeler ile uygulamada ortaya çıkan sorunları çözme amacının yanı sıra, sistemin daha etkin işlemesini sağlayacak yeni kurumlar öne çıktı.

GK’nın devredilemeyen yetkileri ve tek pay sahipli anonim şirketlerde GK

GK’nın devredilemeyen yetkileri, Yeni TTK m. 408 aracılığıyla, toplu olarak sayıldı. GK, esas sözleşmenin değiştirilmesi, Yönetim Kurulu (“YK”) üyelerinin seçilmesi ve ibrası, şirketin feshi gibi önem taşıyan konuların görüşülmesine ilişkin görev ve yetkilerini devredemez.

Yeni TTK düzenlemeleri çerçevesinde Türk Şirketler Hukuku’na yeni giren kavramlardan biri olan tek pay sahipli anonim şirketlerde, bu pay sahibi GK’nın tüm yetkilerine sahiptir. Ancak, Yeni TTK m. 408/3 uyarınca, tek pay sahibinin GK sıfatıyla alacağı kararların geçerlilik kazanabilmeleri için yazılı olmaları şarttır.

GK’yı toplantıya davet

Yeni TTK ile, GK’yı toplantıya çağırmak konusunda yetkili olanlar, yeniden düzenlendi. Denetçi, Yeni TTK’nın getirdiği denetçilere ilişkin yeni sistemin gereği olarak, GK’yı toplantıya çağırmak konusunda yetkili olanların arasından çıkarıldı. Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) döneminde tartışmalı olan süresi dolmuş YK’nın GK’yı toplantıya çağırıp çağıramayacağı sorunu, Yeni TTK ile çözümlendi. Buna göre, süresi dolmuş YK dahi, GK’yı toplantıya çağırabilir. Ayrıca, tasfiye memurları da, görevleri ile ilgili konularda GK’yı toplantıya çağırabilir.

Yeni TTK, uygulamada azlık tarafından yapılan GK çağrıları bakımından doğan sorunları ortadan kaldırmayı amaçlayan hükümler getirdi. Yeni TTK m. 413/3 uyarınca, azlık tarafından YK’ya yöneltilen çağrı ve gündeme madde konulması isteminin, noter tarafından yapılması öngörüldü. Böylece, çağrı için YK’ya başvurulup başvurulmadığı ve başvuru tarihi bakımından doğabilecek sorunlar önlenmiş oldu.

Yeni TTK tarafından çözüme kavuşturulan bir başka sorun da, YK’nın çağrıyı kabul etmesine rağmen, GK toplantısının yapılmakta gecikilmesi durumu oldu. Uygulamada, GK toplantısı aylar sonra yapıldığından, toplantıdan beklenen yarar elde edilemez hâle gelmekteydi. Bu sebeple, Yeni TTK ile, toplantının kabul tarihinden itibaren kırk beş günde yapılması zorunluluğu getirildi. GK toplantısı kırk beş gün içinde yapılmazsa, toplantıya ilişkin çağrı talep sahiplerince yapılır. Söz konusu hâlde azlığın mahkemeye başvurup karar almasına gerek olmayıp, GK talep sahiplerince toplantıya çağrılır.

Yeni TTK m. 414 uyarınca GK’nın toplantıya çağrılmasına ilişkin ilan, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nin yanı sıra, şirketin internet sitesinde de yayımlanır.

Çağrısız GK

Yeni TTK, çağrısız GK bakımından, TTK döneminde tartışmalı olan bir hususu çözüme kavuşturdu. TTK, GK’nın çağrısız olarak toplanması durumunda, geçerli karar alınabilme şartının yüzde yüz katılımın devamına bağlı olup olmadığı konusunda herhangi bir hüküm içermemekteydi. Uygulamada tartışmalı olan bu nokta, Yeni TTK ile çözüme kavuşturuldu. Yeni TTK m. 416 uyarınca, çağrısız GK’nın karar alabilme ehliyeti, sadece toplantının açılışında değil, toplantı süresince de aranır. Dolayısıyla, herhangi bir pay sahibinin toplantıyı terk etmesi, çağrısız GK’nın karar alabilme yeteneğini ortadan kaldırır.

Yeni TTK m. 416/2, gündeme bağlılık ilkesine ilişkin olarak uygulamada tartışmalı olan bir konuyu açıkça düzenledi. İlgili madde uyarınca, çağrısız toplanan GK’da, gündeme oybirliği ile madde eklenebilir. Bu düzenlemenin aksine esas sözleşme hükmü geçersizdir. Aksine esas sözleşme hükmünün geçersiz olmasının sebebi, tüm pay sahiplerinin oy birliği ile almak istedikleri bir kararın esas sözleşme ile önlenmesinin haklı bir sebebinin bulunmamasıdır.

GK toplantıları

GK toplantılarına, pay sahipleri veya temsilcilerinin yanı sıra, Yeni TTK m. 407/2 uyarınca, murahhas azalarla en az bir YK üyesi, denetçi ve işlem denetçisi katılır. Yeni TTK ile, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın (“Bakanlık”) temsilcisi bakımından ikili bir ayrım benimsendi. Yeni TTK m. 333’te belirlenen şirketler bakımından, Bakanlık temsilcisinin GK’ya katılımı zorunludur. Diğer şirketlerde, hangi durumlarda Bakanlık temsilcisinin GK’da bulunacağı ve GK toplantıları için temsilcilerin görevlendirilmelerine ilişkin usul ve esaslar, temsilcilerin nitelik, görev ve yetkileri ayrıca ücret tarifeleri Bakanlık tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.

Yeni TTK’da, toplantı ve karar yeter sayıları bakımından, alelade kararlara ilişkin herhangi bir değişiklik yer almadı. Ancak, esas sözleşme değişiklikleri bakımından, farklı yeter sayılar benimsendi.

Yeni TTK uyarınca, GK toplantısında hazır bulunanların listesi, YK tarafından hazırlanır. YK tarafından düzenlenecek GK’ya katılabilecekler listesi, YK başkanı tarafından imzalanır ve toplantıdan önce GK’nın yapılacağı yerde bulundurulur. GK’ya katılanların imzaladığı liste, “hazır bulunanlar listesi” adını alır.

TTK’da, GK toplantılarının yönetimi konusunda herhangi bir düzenleme yoktur. Yeni TTK ise, m. 419/2 aracılığıyla, bu boşluğu doldurdu. Yeni TTK uyarınca, GK’nın çalışma usullerine ilişkin iç yönetmelik, YK tarafından hazırlanır ve GK’nın onayından sonra yürürlüğe konur. İç yönetmeliğin asgari unsurları, Bakanlık tarafından belirlenir. Toplantı, bu iç tüzüğe göre yönetilir.

Pay sahibinin GK’da temsili

Yeni TTK’da, GK bünyesinde oluşabilecek güç boşluğunun önlenmesi amacıyla, temsil konusunda yeni bir sistem benimsendi. Temsile ilişkin olarak, Borçlar Hukuku’na ait temsil kurallarının çizdiği çerçeve aşılarak, temsil yetkisinin kitlesel örgütlenmesine yönelik düzenlemeler kanun kapsamına alındı. Bu hususta, Amerika Birleşik Devletleri’nde uygulanmakta olan “proxy” sistemi, kısmen de olsa, Türk Şirketler Hukuku’nda yerini aldı. Yeni sistem, bireysel temsil ve kitlesel temsil açısından farklı hükümler getirdi.

Pay sahibinin GK’da temsili, organın temsilcisi, bağımsız temsilci, kurumsal temsilci ve tevdi eden temsilcisi aracılığıyla sağlanır. Organın temsilcisi, şirketin kendisiyle herhangi bir şekilde ilişkisi bulunan bir kişiyi, pay sahiplerine önermesi durumunda söz konusu olan temsilcidir. Organın temsilcisi, GK toplantısında oy kullanıp ilgili diğer işlemleri yapması için pay sahiplerinin yetkili temsilcisi olarak atanır. Şirket, bu nitelikte bir temsilci tavsiye edecekse, şirketten tamamen bağımsız ve tarafsız bir diğer kişiyi de aynı görev için önerir ve bu iki kişiyi esas sözleşme hükmüne göre ilan edip şirketin internet sitesine koyar. Organın temsilcisi ve bağımsız temsilcinin pay sahibi olması zorunlu değildir.  

Yeni TTK tarafından benimsenen bir başka temsilci de, kurumsal temsilci oldu. Kurumsal temsilci, bir bildirge ile yapacaklarını, seçilmesi için oy kullanacağı YK üyelerini ve denetçiyi açıklayan, pay sahiplerini ilgilendiren konularda önerilerini ilân eden ve bildirgesi ile benzer görüşleri benimsemiş olan pay sahiplerinin kendisine vekâlet vermelerini isteyen kişidir. Bildirge, kurumsal temsilcinin uymak zorunda olduğu kuralları içerir. GK’da oy kullanılırken bildirgede yer alan hususların dışına çıkılamaz. Yeni TTK m. 428/2 uyarınca YK, pay sahiplerini, önerdikleri kurumsal temsilcilerin kimliklerini ve iletişim bilgilerini şirkete bildirmeye çağırır. Ayrıca, YK’nın yapacağı çağrıda, kurumsal temsilciliğe istekli olanların da şirkete başvurabilecekleri belirtilir.

Son olarak, tevdi eden temsilcisi, hisse senetlerinin saklanmak için tevdi edildiği durumlarda söz konusu olur. Tevdi olunan ile tevdi eden arasındaki tevdi ilişkisi dolayısıyla temsilci olan kişiye tevdi eden temsilcisi denir. Kural olarak, anılan kurumlar hiçbir şekilde zilyetliklerinde bulunan pay senetleri için oy kullanamazlar. Ancak, tevdi eden ile tevdi edilen arasındaki ilişkinin niteliği ve amacı gereği veya alınan özel veya genel bir yetkiye dayanılarak, hisse senetlerinden doğan katılma ve oy hakları tevdi olunan kişi tarafından kullanılabilir. Tevdi olunana verilecek bu yetki, genel bir yetki olabileceği gibi, her GK’dan önce de verilebilir.

Sonuç

GK da, diğer birçok kurum gibi, Yeni TTK kapsamında esaslı değişikliklere uğradı. Bu temel değişikliklerin nedeni, öncelikle doktrin ve içtihatlar tarafından eleştirilen ve eksikliği görülen düzenlemelerin kanun kapsamına alınması gereğidir. Ayrıca, pay sahiplerinin haklarını kullanabilecekleri en temel platform olan GK’nın etkinleştirilmesi çabası da önemli oldu. Bu doğrultuda, güç boşluğunun önlenmesine ve pay sahiplerinin GK’da temsiline ilişkin düzenlemelerin genişletilmesi dikkat çekicidir. Yeni TTK’nın GK’ya ilişkin hükümlerinin, Yeni TTK’daki pay sahipleri haklarının korunması ve geliştirilmesi yönündeki temel anlayışı yansıttığı kuşkusuzdur.