Ercüment Erdem Av. Mert Karamustafaoğlu

Elektrik Dağıtım Sektöründe Güncel Sorunlar: ELDER Kararı

Eylül 2016

Giriş

“Büyük elektrik enerjisi sistemleri, en karmaşık insan yapımı makineler” olarak kabul edilmektedir[1]. Milyonlarca insanın yaşadığı modern şehirlerde hemen hemen her alanda yoğun bir şekilde elektrik enerjisi kullanılmaktadır. Bu anlamda “en karmaşık insan yapımı makinelerin” kullanımı, şehirlere ve sanayiye sürekli ve kaliteli elektrik akışının sağlanması elektrik dağıtım şebekelerine sahip olan teşebbüslere ağır bir sorumluluk yüklemektedir.

Türkiye’de son dönemde elektrik dağıtım sektörü büyük bir değişim içerisindedir. 2013 yılında Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş.’nin özelleştirilmesiyle birlikte tamamlanan süreç sonunda elektrik dağıtımı özel hukuk kişilerince gerçekleştirilmeye başlanmıştır. Ancak özellikle özelleştirmelerin tamamlanmasının ardından dağıtım şirketlerinin faaliyetleri elektrik sektöründeki en yoğun tartışmaların yaşandığı alan olmuştur.

Rekabet Kurulu’nun dağıtım özelleştirmeleri sırasında verdiği kararların gelecekteki piyasa yapısını hedeflediği görülmektedir. Özelleştirmelerin neticesinde oluşacak rekabetçi ve serbest piyasa düzenini hedefleyen Rekabet Kurulu’nun sık sık, özellikle dağıtım şirketlerinin bölgelerinde sahip olacakları hakim durumun tehlikelerini işaret ettiği görülmektedir.

2014 yılında Rekabet Kurulu’nun elektrik dağıtım sektörüyle ilgili incelemeler yaptığı ve dağıtım şirketlerinin çeşitli eylemleri konusunda rekabetçi endişelerini dile getirdiği ancak ihlal tespiti yapmadığı kararları bulunmaktadır[2]. Bu kararlarda dağıtım şirketlerinin bölgelerindeki gündelik faaliyetlerini yönetirken zaman zaman rekabet hukuku problemleri ile karşı karşıya kaldıkları anlaşılmaktadır. Rekabet Kurulu’nun ihlal anlamına gelecek bazı hususları tespit etmesi ama ancak soruşturma açıp, ihlal tespiti yapmaması bu dönemde yoğun olarak eleştirilmiştir.

ELDER Kararının Dinamikleri

ELDER kararı[3]. 2015 yılında alınmış ve elektrik dağıtım sektöründeki tüm sorunları açıkça ortaya koyan bir karardır. Bu karardan da anlaşılabileceği gibi, elektrik tedarikçileri, dağıtım şirketlerinin bölgelerinde sahip oldukları pazar gücüne karşı yeni yöntemler geliştirmeye başlamışlardır. Tüketicilerin bilgileri, kullanım alışkanlıkları elinde olan ve ayrıca tüketiciler nezdinde bir bilinirliğe sahip olan dağıtım şirketlerine bağlı tedarik şirketleri, bu avantajları nedeniyle bölgelerindeki en güçlü elektrik satıcısı konumundadırlar. Bağımsız elektrik tedarikçileri ise buna karşı çeşitli işbirlikleri arayışına girmektedirler.

Bir bağımsız elektrik tedarik şirketi olan Yaren Elektrik ile posta hizmetleri sağlayıcısı PTT elektrik satışına dair işbirliği yapmaya karar vermişlerdir. Böylelikle perakende satış pazarında özelikle küçük tüketicilere ulaşılması hedeflenmiş ve tüketicilerin PTT şubelerinden elektrik sözleşmeleri yapabilmeleri sağlanmaya çalışılmıştır. Bu yolla her gün milyonlarca insanın ziyaret ettiği PTT şubelerinde tüketicilere indirimli elektrik teklifi sunulması ve sağlayıcılarını değiştirebilmelerine olanak sağlanması hedeflenmiştir.

Bu girişimin önemi bölgelerindeki dağıtım grubuna bağlı elektrik tedarikçisinden alım yapan tüketicilerin PTT şubelerinden kolaylıkla alternatif bir teklif alabilmeleri ve indirimli fiyatlar üzerinden yeni sağlayıcılarına geçebilmeleridir. Bu yerleşik sağlayıcı olan dağıtım gruplarının pazar gücünü azaltabilecek ve ciddi rekabetçi baskı yaratabilecek bir girişimdir.

Rekabet Kurumu tarafından yapılan önaraştırmada bu işbirliğine karşı elektrik dağıtıcılarının ortak olarak harekete geçtiği anlaşılmaktadır. Elektrik dağıtıcılarının sektörel birliği olan ELDER üzerinden koordine oldukları ve PTT’ye bu işbirliğine son vermesi için baskı uyguladıkları anlaşılmaktadır. Rekabet Kurumu tarafından tespit edilen çok sayıda elektronik postada dağıtım şirketlerinin bu işbirliği konusundaki rahatsızlıklarını dile getirdiği ve ELDER tarafından koordine edilen çeşitli girişimler yapıldığı görülmektedir.

Türkiye’de milyonlarca insana elektrik sağlayan dağıtım gruplarını temsil eden ELDER’in sahip olduğu bu gücün etkisiyle PTT-Yaren Elektrik işbirliği başlamadan sona ermiştir. ELDER’in harekete geçmesinden yaklaşık 1 gün sonra PTT işbirliğine son vermiştir. PTT’nin ELDER üyelerinin milyonlarca müşterisinin faturalarının tahsilini yaptığı ve bu anlamda ELDER üyelerinden önemli bir gelir elde ettiği gözönüne alınmalıdır. ELDER bu anlamda aktif rol üstlenmiş ve PTT’nin işbirliğini gerçekten sona erdirip erdirmediğini, dağıtım şirketlerine kontrol ettirmiştir.

Bir teşebbüs birliği olan ELDER’in bu faaliyetleri bağımsız bir tedarikçi olan Yaren Elektrik’in faaliyetlerini zorlaştırıcı hatta engelleyici niteliktedir. Anılan teşebbüs dağıtım gruplarının elektrik satışı alanındaki rakibi konumundadır. Ayrıca elektrik sektöründeki serbestleşmenin temel hedeflerinden biri tüketicilerin sağlayıcılarını serbestçe seçebilmeleridir. Bu amaçla tüketicilerin alternatif teklif sunacak sağlayıcılarının sayısının artırılması ve sağlayıcılar arasındaki rekabetin sağlanması hedeflenmektedir. Serbest tüketici limitinin düşürülmesi, dağıtım ve perakende faaliyetlerin ayrıştırılması gibi bütün düzenlemeler de bu amaçla yapılmaktadır.

Bugün itibariyle dağıtım şirketlerine bağlı tedarik şirketleri, bölgelerinde en büyük sağlayıcı konumundadırlar ve hakim durumdadırlar. Ayrıca tüketicilere çok kolay ulaşabilen, etkin bir pazarlama yapabilen, tüketicilerin her türlü bilgisine sahip olan bu tedarik şirketleri bu avantajlar nedeniyle önemli bir pazar gücünü elinde bulundurmaktadırlar. Bir dağıtım şirketiyle aynı grupta yer almayan bağımsız tedarik şirketleri açısından bu tarz bilgileri edinmek çok zor ve masraflıdır. Bu nedenle bağımsız tedarikçiler açısından doğalgaz dağıtım, posta, kargo ve telekomünikasyon şirketleri ile yapacakları işbirlikleri bu şirketlerin elinde tüketicilerin güncel bilgileri olduğu için çok önemli bir avantaj sağlamaktadır. Böylelikle bağımsız tedarikçiler özellikle küçük tüketicilere ulaşarak, pazardaki rekabeti sağlamaktadırlar.

ELDER kararında ayrıca dağıtım şirketlerini birbirlerinin bölgelerine girmemek konusunda anlaştıklarına ve dağıtım şirketlerinin mevzuata aykırı şekilde birbirlerinden teminat almadıklarına dair tespitler de yer almaktadır. Bölge paylaşımı ve ayrımcılık olarak nitelendirilebilecek bu hususlar, dağıtım şirketlerinin hakim durumda oldukları düşünüldüğünde ciddi rekabet ihlalleridir.

Rekabet Kurulu bütün bu hususları serbestleşmenin önündeki engeller olarak nitelendirilmiş ve bunlara son verilmesi için teşebbüslere görüş göndermiştir. Ayrıca EPDK’nın regülasyon yetkisini hatırlatarak, elde ettiği delilleri EPDK’ya iletmiştir. Bu anlamda Rekabet Kurulu’nun soruşturma yapmaya gerek görmediği, ihlal tespiti yapmadığı ve idari para cezası vermediği görülmektedir.

Sonuç

“Örümcek Adam” filminde sık sık tekrarlanan bir söz vardır; “Büyük güç büyük sorumluluk getirir (With great power comes great responsibility)”. Modern hayatımızın vazgeçilmez unsuru elektrik enerjisini bize sunan şebekeleri elinde bulunduran teşebbüslerin sorumluluğu da çok ağırdır. Çok karmaşık bir işleyişe sahip bu şebekelerin yönetiminden sorumlu elektrik dağıtım şirketleri ve dahil oldukları gruplar daima gözönünde olan ve en ufak hatalarında milyonlarca tüketicinin şikayetiyle karşılaşabilen teşebbüslerdir. Bu nedenle bu teşebbüsler tüm faaliyetlerinde rekabet kurallarına maksimum özeni göstermelidirler.

2014 yılından beri Rekabet Kurulu’nun “izleyen ve bekleyen” rolünü bir kenara bıraktığı ve elektrik dağıtım sektörünü incelemeye başladığı görülmektedir. Dağıtım şirketleri hakkındaki önaraştırmaları, ELDER hakkındaki ayrıntılı önaraştırma kararı takip etmiştir. Rekabet Kurulu ihlal tespiti yapmamış ve idari para cezası uygulamamış olsa da, çok açık şekilde nelerin ihlal olabileceğini göstermiştir. Bu nedenle dağıtım şirketlerinin hakim durumları nedeniyle ağır bir sorumluluk altında olduklarını unutmamalıdırlar. Zira bir sonraki seferde Rekabet Kurulu’nun görüş göndermekle yetinmeyeceği anlaşılmaktadır. Nitekim elektrik sektöründe yapılan Çalıştay’dan[4] ve Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş. hakkında yürütülen soruşturmadan[5] gelecekte daha yoğun şekilde Rekabet Kurumu’nun bu alanla ilgileneceği anlaşılmaktadır.

[1] Ayrıntılı bilgi için bkz: http://www.teias.gov.tr/DUYURULAR/20150810_Black_Out_Report_v10_Turkce.PDF (Erişim Tarihi: 09.10.2016), s. 45.
[2]  Rekabet Kurulu’nun 22.10.2014 tarihli ve 14-42/761-337 sayılı AESAŞ, 22.10.2014 tarih, 14-42/762-338 sayılı Boğaziçi Elektrik, 03.12.2014 tarih ve 14-47/860-390 sayılı Gediz-Aydem kararları.
[3]  Rekabet Kurulu’nun 15.01.2015 tarihli ve 15-03/33-18 sayılı kararı.