Ercüment Erdem Av. Özgür Kocabaşoğlu

Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik

Ekim 2015

Giriş

Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik (“Yönetmelik”), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (“BDDK”) tarafından 04.02.2015 tarihli ve 29257 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandı ve 01.01.2015 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlüğe girdi. Yönetmelik, faktoring şirketleri ve bankalarca yapılacak faktoring işlemlerine ilişkin usul ve esasları belirler ve aşağıda Yönetmeliğin getirmiş olduğu yenilikler incelenir.

Mükerrer Fatura Kullanımının Önlenmesi ve Fatura İptali

Yönetmeliğin “Mükerrer Fatura Kullanımının Önlenmesi ve Fatura İptali” başlıklı ikinci bölümü, Türkiye’de kurulmuş ve faaliyette olan faktoring şirketleri ve bankalar için çeşitli yükümlülükler ve birtakım esaslar öngörür. Öncelikle, Yönetmeliğin 4. maddesi, bir faturaya dayanmayan işlemleri engellemeye yönelik bir düzenleme getirir. Bu bağlamda, söz konusu düzenlemede, finansmanın yalnızca müşterilere, onların mal veya hizmet satışları karşılığında sağlanacağı belirtilir. Bunun yanı sıra, söz konusu finansman ile bu finansmandan elde edilen (komisyon, faiz gibi) gelirlerin toplamı, faturada belirtilen meblağı geçemez. Ödeme oranının fatura tutarının %100’ü olduğu hallerde faiz ve komisyon gibi elde edilen gelirler müşterilerden ayrıca tahsil edilebilir. Müşteriler, faturada belirtilen meblağ ile kambiyo senedi veya benzeri araçlarda belirtilen meblağ arasında kalan ve rakamların yukarı yuvarlanmasıyla ortaya çıkan ufak farklardan mesul tutulamazlar. Buna ek olarak, Türkiye’de kurulmuş olan faktoring şirketleri ve bankalar, müşterilerine yabancı para cinsinden ödeme araçlarının ödeme gününde oluşan kur farkları için ilave fatura düzenleyemezler.

Yönetmeliğin 5. maddesi faktoring şirketleri ve bankalar tarafından bir istihbarat sistemi kurulmasını öngörür. Buna göre, Türkiye’de kurulmuş olan faktoring şirketleri ve bankalar hem müşterileri hem de onların faturaları için düzenlenen maddede istihbarat çalışmasını gerçekleştirmekle yükümlüdürler. İlgili hüküm uyarınca, faktoring şirketleri ve bankalar, müşterilerinin yapmış oldukları sözlü beyanla bağlı olmayacaklar, aksine, müşterilerinin verdikleri bilgiler hususunda istihbarat yürütmekle yükümlü olacaklardır. Söz konusu istihbarat asgari surette aşağıdaki hususlardan oluşur:

i) İlgili mevzuatta yer alan, faturanın şekli ve düzenine ilişkin hükümler de dikkate alınarak faturadaki bilgilerin kontrol edilmesi,

ii) Faturalara ilişkin gerekli istihbarat ve araştırma yapılmasını sağlayacak bir iç kontrol sisteminin ve bu faturaların mükerrer olup olmadığının kontrolünü gerçekleştiren bir Merkezi Fatura Kaydı Sistemi kurulması,

iii) Müşterilerin mali durumları değerlendirilerek, bunların işlem geçmişleri de dikkate alınmak suretiyle, gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedi keşidecisine başvurularak, borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi.

Her ne kadar bu hususlar Yönetmelikte sıralanan ve sağlanması gereken asgari unsurlar olsa da, faktoring şirketleri ve bankalar istihbarat konusunda bu unsurlarla sınırlı değildirler. Söz konusu kuruluşlar, yukarıda sayılanların yetersiz kalması durumunda istihbarat amacıyla başka yöntemlere de başvurabilirler.

Mükerrer faturaların kullanımının engellenmesi amacıyla, Yönetmeliğin 6. maddesi özel bir hüküm öngörür. Hükme göre, Türkiye’de kurulmuş ve faaliyet gösteren faktoring şirketleri ve bankalar, müşteri tarafından (veya müşteri yetkililerince) imzalanmış alacak bildirim formunu ve fatura bilgilerini temin ederek Merkezi Fatura Kaydı Sistemi’nde bu faturaların mükerrer olup olmadığının kontrolünü gerçekleştireceklerdir. Bunun yanı sıra, faktoring şirketleri ve bankalar, fatura aslı imajlarını yapılacak denetimlerde tevsik etmek üzere muhafaza etmekle yükümlüdürler. Düzenlemede yer alan “fatura aslı imajları” ibaresi Türk hukuk sistemine yeni bir kavram getirmektedir. İmaj ibaresinin fatura aslının herhangi bir yolla elde edilmiş görüntüsü olarak yorumlanması mümkündür. Bu yoruma göre Yönetmelik, faktoring şirketleri ve bankalara, faturaların görüntülerini (scan copy veya dijital fotoğraf) elektronik ortamda saklama imkanı getirmektedir. Ancak fotokopi de esasen asıl nüshadan alınmış bir imaj olduğundan aynı hükmün fatura asıllarının fotokopi (kağıda basılı) suretleri olarak da yorumlanması mümkündür. Hükmün uygulamasının zamanla netlik kazanacağı kanaatindeyiz.

Yönetmelik ile getirilen bir diğer yenilik ise fatura iptallerine ilişkindir. Yönetmeliğin 7. maddesi uyarınca, faktoring işlemleri gerçekleştiren bankalar ve fakoring şirketleri, fatura iptallerinin bildirilmesi ve iptal edilen faturaların yerine yenilerinin düzenlenmesi durumlarında yeni faturaların kendilerine ibraz edilmesi hususunda müşterilerden taahhüt almakla yükümlüdürler. Aynı hükmün ikinci fıkrasına göre ise, faktoring şirketleri veya bankalar, müşterilerini bu hususta bilgilendirecek ve söz konusu taahhütnameyi BDDK tarafından hazırlanacak standart “bildirim formu” şeklinde alacaklardır.

Alınan Kambiyo Senedi veya Diğer Senetler

Yönetmeliğin, “Alınan Kambiyo Senetleri ve Diğer Senetler” başlıklı üçüncü bölümünde faktoring şirketleri ve bankaların faturalı alacaklara istinaden kambiyo senedi veya diğer senetlerden almaları halinde gözetmeleri gereken usul ve esaslara yer verilir. Bu hallerde, faktoring şirketleri ve bankalar, alınan kambiyo senedi veya diğer senetteki ciro silsilesinde, kambiyo senedi veya diğer senedi ciro edip veren kişinin, devralınan faturada alacaklı olarak gözüken kişi olduğunu teyit etmekle yükümlüdürler. Aynı zamanda, bu kişiden bir önceki cirantanın veya keşidecinin de faturadaki borçlu ile aynı kişi olması gerekir.

Bunun yanı sıra, Yönetmeliğin 8. maddesi faktoring şirketleri ve bankaların müşterilerinden ek teminat olarak devralınan ve fatura veya fatura yerine geçen belgeler ile ilişkili olmayan kambiyo senedi veya diğer senetlerin tahsil edilebilmesi için uyulması gereken birtakım şartlar öngörür.

Doğacak Alacakların Devri

Yönetmeliğin 9. maddesi uyarınca, doğacak alacaklar ile ilgili olarak faktoring işlemlerinin gerçekleştirilebilmesi için, (i) devralınan alacakların fatura veya fatura yerine geçen belgeler ile tevsik edilebilir bir alacak olması ve (ii) alacağın doğduğu anda bu durumun fatura veya fatura yerine geçen belgeler ile tevsik edildiğinin faktoring şirketi veya banka tarafından takip edilmesi gerekir.

Aynı hükmün ikinci fıkrası, mal veya hizmet satışına bağlı olarak doğacak alacağın devredilebilmesi için gerekli birtakım şartlar öngörür. Bu şartlar aşağıdaki gibidir.

i) Faktoring şirketleri ve bankaların, müşterileri ile aralarında doğacak alacağın devrine yönelik bir sözleşme yapmaları ve bu sözleşmede işin tanımının, alacağın niteliğinin, azami faktoring limiti ile ödeme şartlarının açıkça belirtilmiş olması gerekir.

ii) Sözleşmedeki doğacak alacağa ilişkin belirtilen hususların, müşteri ile borçlu arasında imzalanan sözleşme, sipariş formu, proforma fatura veya akreditif belgeleri ile varsa bunlara ilave olarak doğacak bir alacak olacağını gösteren diğer belgelerle tevsik edilmesi gerekir.

iii) Borçlu ve müşteri arasında mal veya hizmet satışından kaynaklanan bir ticari ilişki bulunduğunu ve devre konu alacakların da bu ticari ilişki çerçevesinde doğacağını ispat eden tüm belgelerin doğruluğunun ve tutarlılığının değerlendirilmesi ve belgelendirilmesi gerekir.

iv) Alacağın doğmasını müteakip düzenlenecek fatura veya fatura yerine geçen belgelerin kuruluş tarafından müşteriden temin edilerek işlem dosyasına eklenmesi gerekir.

Belgelerin Saklanması

Yönetmeliğin 10. maddesi uyarınca, Türkiye’de kurulu faktoring şirketleri ve bankalar, gerçekleştirdikleri faktoring işlemleri ile ilgili ve yürüttükleri istihbarat çalışmaları ve incelemeler sonucu elde edilen bilgi ve belgeleri ilgili kurumun tabi olduğu mevzuatta öngörülen sürelerden az olmamak kaydıyla en az beş yıl süreyle saklamakla yükümlüdürler. Bu hükümde öngörülen beş yıllık saklama yükümlülüğü, faktoring işlemi yapan bankalar için bir yenilik değildir. Zira 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 42. maddesi uyarınca, Türkiye’de faaliyet gösteren bankalar, yaptıkları işlemler ile ilgili belgeleri on yıl süreyle saklamakla yükümlüdür. Dolayısıyla, Yönetmelik’te belirtilen beş yıllık minimum saklama yükümlülüğü yalnızca faktoring şirketleri için bir yenilik teşkil etmektedir.

Sonuç

Sonuç olarak, Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik, Türkiye’de kurulu olan faktoring şirketleri ve bankalar için, istihbarat yükümlülüğü, en az beş senelik saklama yükümlülüğü ve mal veya hizmet satışına bağlı olarak doğacak alacakların devralınması gibi hususlarla ilgili yeni usul ve esaslar içermektedir. Söz konusu Yönetmelik, faktoring hizmeti sunan faktoring şirketleri ve bankalar için önem taşımaktadır ve dikkate alınmalıdır.