Ercüment Erdem Av. Melisa Sevinç Atılganer

Finansal Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması

Eylül 2019

Giriş

2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu (“İİK”) ile konkordato kurumu kapsamında getirilen düzenlemelerden sonra, gerek finansal kurumların alacaklarını tahsiline ilişkin zorluklar gerekse ekonomik şartların gerekleri nedeniyle pek çok kredinin yeniden yapılandırması gündeme geldi. Özellikle yüksek tutarlı kredilerin yapılandırılması sırasında finansal sektörde oluşan çeşitli endişelerin giderilmesini teminen, daha önce 2002 ve 2007 yıllarında getirilen finansal sektöre olan borçların yapılandırmasına ilişkin düzenlemelere benzer mahiyette Finansal Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması Hakkında Yönetmelik (“Yeniden Yapılandırma Yönetmeliği” veya “Yönetmelik”), İİK’da öngörülen düzenlemelerin yürürlüğe girmesinden yaklaşık altı ay sonra,  15.08.2018 tarih ve 30510 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

Söz konusu Yeniden Yapılandırma Yönetmeliği’nin yürürlüğe girmesinden altı ay sonra ise, Yönetmelik, 21.11.2018 tarihli ve 30602 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Finansal Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması Hakkında Yönetmelik’te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile tadil edildi. Yönetmelik, daha sonra 12.09.2019 tarih ve 30886 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Finansal Sektöre Olan Borçların Yeniden Yapılandırılması Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik ile yeniden tadil edilerek hükümlerin büyük çoğunluğu tadil edilmiştir. Bununla birlikte, finansal kuruluşların, alacaklarının bir kısmından vazgeçmelerini de içeren yeniden yapılandırma anlaşmalarının özellikle yüksek hacimli kredilere ilişkin endişeleri varlığını sürdürüyordu. Zira, söz konusu yeniden yapılandırma işlemlerinin 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nda (“Bankacılık Kanunu”) açık kanuni bir düzenlemesi bulunmuyordu. Son olarak 19.07.2019 tarihli ve 30836 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7186 Sayılı Kanun’un 17. maddesi ile 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’na eklenen Geçici Madde 32 ile söz konusu yeniden yapılandırma düzenlemelerine açık kanuni altyapı getirilmiş oldu.

Bu çalışma kapsamında, Yönetmelik ve Bankacılık Kanunu ile öngörülen yeniden yapılandırmaya ilişkin düzenlemelerden başlıcaları incelenecektir.

Yeniden Yapılandırma Düzenlemelerinin Kapsam

Yönetmelik kapsamında değerlendirilen yeniden yapılandırma işlemlerinin kapsamının belirlenmesi özellikle aşağıda açıklanacak zimmet suçuna ilişkin düzenleme gerekse vergi istisnaları ve teşviklerden faydalanılması bakımından önem arz eder.  Bu bağlamda Bankacılık Kanunu’nun geçici 32. Maddesi uyarınca, Bankacılık Kanunu,  5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu, 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun ile yatırım ortaklıkları hariç 6362 sayılı Serrmaye Piyasası Kanunu’nun 35. maddesine tabi kuruluşlar dışında kalan Türkiye’de kurulu şirketler yeniden yapılandırmadan faydalanabilecektir.

Yeniden Yapılandırma Yönetmeliği’nde finansal yeniden yapılandırmanın, Bankacılık Kanunu ve Yönetmelik hükümleri ile belirlenen kapsam, usul ve esaslar dâhilinde borçlunun makul bir süre içinde borçlarını geri ödeme kabiliyeti kazanabilmesi amacıyla yapılacağı öngörülür. Bu amaç dışında temdit, taksitlendirme, teminata bağlama, ilave kredi kullandırma ve sair yöntemlerle gerçekleştirilen diğer refinansman işlemlerinin Bankacılık Kanunu’nun geçici 32. maddesi uyarınca Yönetmeliğe göre yapılan çerçeve anlaşmaları ve bunlar uyarınca düzenlenen sözleşmeler kapsamında değerlendirilmeyeceği de düzenlenmiştir.

Bu kapsamda, Yönetmelik'e paralel olarak Bankacılık Kanunu’nun Geçici 32. Maddesinde de finansal yeniden yapılandırma kapsamına alınacak borçluların mali durumlarının tespit edilmesi ve bu kapsamda borçlarının yeniden yapılandırılması sonucunda borçlarını geri ödeme kabiliyeti kazanacağına kanaat getirilmesi şartı aranır. Bu minvalde, borçlarını geri ödeme kabiliyeti kazanamayacağına kanaat getirilen borçluların finansal yeniden yapılandırma kapsamına alınamayacağı düzenlenir.

Önlemler

Bankacılık Kanunu’nun geçici 32. Maddesi kapsamında finansal yeniden yapılandırmalarda;

  • kredilerin vadelerini uzatmak,
  • kredileri yenilemek,
  • ilave kredi vermek,
  • anapara, faiz, temerrüt faizi, gecikme cezaları ve kâr payları ile kredi ilişkisinden doğan diğer her türlü alacağı indirmek veya bunlardan kısmen veya tamamen vazgeçmek,
  • teminat azaltmak,
  • anapara, faiz veya kâr payı alacaklarını; kısmen veya tamamen iştirake çevirmek,
  • özel amaçlı şirketler ile yatırım fonlarına aynî, nakdî  ya da tahsil şartına bağlı bir bedel karşılığı devir veya temlik etmek,
  • borçlu ya da üçüncü kişilere ait aynî değerler karşılığında kısmen veya tamamen tasfiye etmek, satmak,
  • bilanço dışına çıkarmak, veya
  • protokoller yapmak

gibi gerekli görülen tedbirler alınabilir. Bu kapsamda, uygulamada yeniden yapılandırmalar kapsamında müzakere edilen pek çok yöntem maddede sayılmıştır. Bunlara ek olarak, söz konusu tedbirler sınırlı sayıda olmayıp başkaca yöntemler izlenmesi de yasaklanmamıştır.

Yeniden Yapılandırmanı Nitelendirmesi

Geçici Madde 32’ye yapılan düzenleme ile ayrıca madde kapsamında gerçekleştirilen yeniden yapılandırma işlemlerinin Bankacılık Kanunu madde 160’da düzenlenen zimmet suçunu oluşturmayacağı öngörülmüştür. Bankacılık Kanunu Geçici Madde 32 kapsamında, Yönetmelik hükümlerine ek olarak taraflardan birinin talep etmesi durumunda, kredi teminatlarının ya da alacaklı kuruluşlar tarafından iştirak olarak edinilecek borçluların varlık ve yükümlülüklerinin gerçeğe uygun değerine ilişkin değerlemenin Sermaye Piyasası Kurulunca değerleme yapmaya yetkilendirilmiş kuruluşlar tarafından yapılacağı düzenlenmiştir. Böylelikle, değerlemenin kimin tarafından gerçekleştirileceğine ilişkin olarak gündeme gelen belirsizlik ortadan kaldırıldı.

Sonuç

Ekonomik gerekliliklerin sonuçlarına ek olarak İİK ile konkordato kurumu kapsamında getirilen düzenlemeler ile finansal kurumların alacaklarını tahsil imkanlarının ciddi ölçüde kısıtlanmasının sonucu olarak, finansal sektöre olan borçların yeniden yapılandırmasına ilişkin hukuki altyapı oluşturuldu. Bankacılık Kanunu’na eklenen Geçici Madde 32 hükümlerinin maddenin yayımı tarihinden itibaren iki yıl süreyle uygulanacağı öngörülür ve bu sürenin uzatılmasına ilişkin yetki de Cumhurbaşkanına hüküm ile tanınır. Söz konusu düzenlemelerin yürürlüğe girmesi finansal kuruluşların uygulamada karşılaştıkları endişelere çözüm getirmiştir.