Ercüment Erdem Av. Özge Kısacık

Güncel Değişiklikler Işığında Vergiye Uyumlu Mükellef İndirimi

Şubat 2020

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de zamanında tahakkuk eden ve ödenen vergi miktarını artırma yollarının geliştirilmesine ilişkin çalışmalar yapılır.  Bu kapsamda, çözüm olarak vergisini zamanında beyan ederek tahakkuk ettiren ve zamanında ödeyen mükelleflere ilişkin bir çözüm düşünülmüş olup, 23.02.2017 tarih ve 6824 sayılı "Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” (“6824 Sayılı Kanun”)’un 4. maddesiyle Gelir Vergisi Kanunu (“GVK”)’nun yeniden düzenlenen mükerrer 121. maddesinde yer alan "Vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimi" uygulaması getirilmiştir. Bu düzenleme ile birlikte yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin %5’i, ödenmesi gereken gelir veya kurumlar vergisinden düşülebilir. Vergiye uyumlu mükelleflere getirilen bu teşvik, 01.01.2018 tarihinden itibaren verilmesi gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde uygulanmaya başlanılmıştır.

Ancak ilgili düzenlemenin uygulamaya başlanılması ile birlikte pek çok dava ve uyuşmazlık konusu gündeme gelmiş ve bu sebeple düzenlemenin asıl amacına ulaşması adına pek çok yenilik getirilmiştir. Bunların en yenisi ise 7194 Sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (“7194 Sayılı Kanun”) ile yapılan değişikliklerdir. Bu makalemizde ise söz konusu değişiklikler göz önüne alınarak vergiye uyumlu mükellef indirimi uygulaması değerlendirmeye alınır.

Vergiye Uyumlu Mükellef İndiriminin Kapsamı

Vergiye uyumlu mükelleflere getirilen vergi indirimi 01.01.2018 tarihinden itibaren verilmesi gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde uygulanmaya başlanmıştır. Ancak, indirim kapsamına, vergisini tam ve zamanında ödeyen mükelleflerin hepsi girmemekte olup; GVK’nın mükerrer 121.maddesi uyarınca vergi indiriminden yararlanacak mükellefler aşağıdaki gibidir;

  • Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle gelir vergisi mükellefi olanlar,
  • Finans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri, emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları hariç olmak üzere kurumlar vergisi mükellefleri.

Söz konusu Kanun ile birlikte yukarıda belirtilmiş olan kapsam dahilindeki mükelleflerin beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin %5’i kadar bir tutarın, her hal ve takdirde bir 1.400.000,00 TL[1] (2020 yılı için)’yi geçmemek üzere indirimi öngörülür. Hesaplanan %5’lik indirim tutarının ödenmesi gereken vergiden fazla olması halinde ise aradaki fark tutar, yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi izleyen bir tam yıl içinde mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer vergilerden mahsup edilir. Belirtilen bu süre içinde mahsup edilemeyen indirim tutarı ise, red ve iade edilmez[2].

Vergi İndiriminin Koşulları

Vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimi uygulamasını öngören GVK’nın mükerrer 121 maddenin düzenlemesi sonrasında, bu konuya ilişkin özelgeler ve mahkeme kararlarının da artmasıyla birlikte indirim koşullarında bir takım değişiklikler yapılmış ve buna göre Kanun’da gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin indirim uygulamasından yararlanma koşulları aşağıdaki gibi belirtilmiştir.

a) Vergi indiriminin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş olması gerekir.

Ancak, kanuni süresinde verilmiş bir beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannameler bu şartın ihlali sayılmaz. Bunun yanında; 7194 sayılı Kanun ile birlikte bu maddede geçen vergi beyannameleri ibaresinin, yıllık gelir vergisi ve kurumlar vergisi beyannameleri, geçici vergi beyannameleri, muhtasar, muhtasar ve prim hizmet beyannameleri ile Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi dairelerine verilmesi gereken katma değer vergisi ve özel tüketim vergisi beyannamelerini; vergi ibaresi, anılan Bakanlığa bağlı vergi dairelerine verilmesi gereken beyannameler üzerine tahakkuk eden vergileri ifade edeceği belirtilir.

İlaveten; işbu düzenlemenin ilk halinde her bir beyanname itibarıyla 10 Türk lirasına kadar yapılan eksik ödemelerin bu şartın ihlali sayılmayacağı belirtilmişti. Ancak beyannamelerin verilmesi üzerine doğan maktu damga vergisinin mükellefler tarafından geç ödenmesi gibi sebeplerle birçok dava açılmış olup; bu tartışmalardan sonra ilgili kısım 250 Türk lirası olarak değiştirilmişti. En son olarak ise, bu ibare 7194 Sayılı Kanun ile birlikte tamamen kaldırılmış olup anılan düzenleme kapsamında herhangi bir para sınırlaması öngörülmez. 7194 Sayılı Kanun ile getirilen bu iki yenilik tamamen mükelleflerin damga vergisi beyannamesi dışında vermiş oldukları beyannameye ilişkin olarak tahakkuk eden damga vergisinin geç ödenmesi nedeniyle vergiye uyumlu mükelleflere sağlanan vergi indirimi uygulamasından faydalanılamaması sonucu doğan uyuşmazlıklara dayanır. Bu konu hakkında verilen mahkeme kararlarında beyanname verilmesi üzerine doğan damga vergisinin bu kapsamda değerlendirilemeyeceği ve küçük tutarların işbu düzenlemeden yararlanılmasını önlemesinin ise düzenlemenin amacına aykırı düşeceği belirtilir. Bu düzenlemeler ile birlikte mahkeme kararlarına yansıyan kanun maddesindeki açıklıklar çözüme kavuşturulmuştur.

b) İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu yıldan önceki son iki yıla ait süre içerisinde haklarında beyana tabi vergi türleri itibarıyla ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunmaması gerekir.

Yapılan tarhiyatların kesinleşmiş yargı kararıyla veya uzlaşma ya da düzeltme hükümlerine göre tamamen ortadan kaldırılmış olması durumunda bu şart ihlal edilmiş sayılmaz.

c) İndirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibariyle yukarıda belirtilen vergi beyannameleri üzerine tahakkuk eden vergilerin ödenmiş olması gerekir.

Ancak maddenin 7194 sayılı Kanun ile değiştirilen yeni halinde ödemenin, ilgili mevzuatı gereği istenilen bilgi ve belgelerin tam ve eksiksiz olarak ibraz edilmiş olması koşuluyla, iade alacaklarından mahsuben yapılmış olması ve indirimden yararlanıldıktan sonra söz konusu iade alacağı tutarının mahsuben ödemesi talep edilen vergi borcu tutarının altına düşmesi hâlinde, eksik ödenmiş duruma gelen vergilerin mahsuben ödenmek istenilen tutarın %10’unu aşmaması kaydıyla bu şartın ihlal edilmeyeceği belirtilmiştir. Ancak bunun için eksik ödenmiş vergiler dolayısıyla veya vergi kanunları gereğince, tecil edilerek belirlenen şartların gerçekleşmesine bağlı olarak terkin edilecek vergilerin, şartların sağlanamaması hâlinde kanunlarında belirlenen tecil süresinin sonunu takip eden onbeşinci günün bitimine kadar ödenmesi gerekir.

7194 sayılı Kanun ile yapılan bu değişiklik mükelleflerin özellikle Katma Değer Vergisi İade sistemine ilişkin taleplerini tam ve zamanında yapmış olmalarına rağmen İdare’nin sisteminde yaşanan sıkıntı veya mahsup taleplerinin geç yerine getirilmesi sebebiyle mükelleflerin vergiye uyumlu mükellef indiriminden yararlanamayacağının iddia edilmesi üzerine doğan adaletsizliklerin giderilmesi amacıyla yapılmıştır.

d) İndirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla vergi aslı (vergi cezaları ile feri alacaklar dâhil) 1.000 Türk lirasının üzerinde vadesi geçmiş borcunun bulunmaması gerekir.

e) Vergi indiriminin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bundan önceki dört takvim yılında, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359’uncu maddesinde sayılan kaçakçılık suçu teşkil eden fiillerin işlenmemiş olması gerekir.

Tüm bu şartların mükellefler tarafından sağlanıp sağlanmadığı ise ilgili vergi beyannamesinin verilmesinden önce İnteraktif Vergi Dairesi’nden yapılacak sorgulama ile kontrol edilebilir. Ancak önemle belirtmek isteriz ki; idare nezdinde yaşanan sistemsel sıkıntılar veya gecikmeler nedeniyle yukarıda yer alan şartlardan bir veya birkaçının sağlanmadığına ilişkin veriler olabileceği göz önünde bulundurularak ihtirazi kayıt ile beyan verilmesi ve ardından dava yoluna gidilmesi yerinde olacaktır.

Haksız Vergi İndirimi ve Yaptırımı

Yukarıdaki yer alan şartların sağlanmadığının sonradan tespiti halinde ise yararlanılan uyumlu mükellef indirimi tutarı, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın tahsil edilir. Fakat bununla birlikte ödenmeyen vergi ile ilgili olarak gecikme faizi uygulanacaktır.

İndirim müessesesi dolayısıyla ödenmeyen vergiler açısından zamanaşımı, yapılan tarhiyatın kesinleştiği tarihi takip eden takvim yılının başından itibaren başlayacak olup; vergi indirimi teşvikindeki kesinleşmeden maksat ise tarh edilen vergi ile kesilen cezaların idari yargı mercileri nezdinde dava konusu yapılmaması veya dava konusu edilmesi neticesinde tüm olağan kanun yollarının tüketilmesi halinde kesinleşmedir.

Sonuç

Vergiye gönüllü uyumun sağlanması amacıyla getirilen vergiye uyumlu mükellef indirimi, ülkemizde sık sık söz konusu olan vergi aflarının yaratmış olduğu adaletsizlik ve eşitliğin önlenmesi noktasında önemli bir düzenlemedir. Ülkemizde mevcut olan vergi sistemi ve uygulamalarının vergiye uyumlu mükellefleri ödüllendirmek bir diğer deyişle af kanunlarıyla eleştiri konusu edilen adaletsiz uygulamaların önüne geçilmek amacıyla vergiye uyumlu olarak tanımlanan mükelleflere, beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin %5’i kadar bir tutarın, her hal ve takdirde 1.400.000,00-TL’yi aşmamak üzere, ödenecek vergiden indirimi olanağı sağlanmış bulunur. Uygulama sırasında, makalemiz kapsamında yer verilen konulara dikkat edilmesinin olası bir eleştiri riskini en aza indireceği düşünülür.

[1] https://www.gib.gov.tr/310-seri-nolu-gelir-vergisi-genel-tebligi, Gelir İdaresi Başkanlığı, Erişim Tarihi: 20.02.2020

[2] Apak, Doç. Dr. Sedat: “Vergiye Uyumlu Mükelleflere Vergi İndirimi Uygulaması, Değerlendirilmesi İle Ortaya Çıkan Sorunlar ve Çözüm Önerileri”, Vergi Sorunları Dergisi, S.375, Aralık 2019.