Halka Açık Anonim Şirketlerin Kaydileştirilmiş Hisselerinin Rehni

Aralık 2009

Türkiye’de yerli ve yabancı kredi ve finans kuruluşlarının sağladığı krediler karşılığında, halka açık anonim şirketlerin borsa kotuna alınmış, sermaye piyasası mevzuatı uyarınca kaydi değer haline getirilmiş hisse senetlerinin üzerinde rehin tesis edilerek teminat verilmesi uygulaması son zamanlarda yaygınlaşmaktadır.

Bu yazımızda, halka açık anonim şirketlerin borsa kotuna alınmış, kaydileştirilmiş hisse senetlerinin rehnine ilişkin prosedür, rehnin hukuki mahiyeti ve icra edilebilirliği hususları Türk Ticaret Kanunu hükümlerine tabi kapalı anonim şirketlerin ve hisseleri borsada işlem görmemesine rağmen 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca pay sahipleri sayısı 250’yi aştığı için halka açık sayılan anonim şirketlerin hisselerinin rehni ile karşılaştırmalı olarak ele alınacaktır.

Anonim şirketlerin hisseleri üzerinde rehin kurulması, 818 sayılı Borçlar Kanunu, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu, 1447 sayılı Ticari İşletme Rehni Kanunu da dahil olmak üzere çeşitli kanunlarda düzenlenmiş olmasına rağmen bu yazıda anonim şirket hisselerinin rehni hususu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (“MK”), 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (“Ser.PK) hükümleri ile hisse rehninin paraya çevrilmesine ilişkin başlıca düzenlemelerin yer aldığı 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (“İİK”) hükümleri çerçevesinde incelecektir.

Kaydileştirilmiş anonim şirket hisse senetleri üzerinde rehin tesisi

TTK hükümlerine tabi kapalı anonim şirket statüsünde olup, Ser.PK’nun 11. maddesi uyarınca pay sahipleri sayısı 250’yi aştığı için halka açık sayılan şirketlerin hisseleri üzerinde rehin kuruluşu, MK’nun 956. maddesindeki kıymetli evrakın rehnine ilişkin düzenlenmeye tabidir. Söz konusu düzenlemenin 1. fıkrası uyarınca, hamiline yazılı senetlerin rehni için senetlerin zilyetliğinin rehin alacaklısına devri yeterli sayılmışken; aynı hükmün 2. fıkrası uyarınca, nama yazılı senetlerin rehni için zilyetliğin devri yanında yazılı devir beyanı veya senetlerin ciro edilmesi şartı aranmaktadır.

Kaydileştirilmiş hisse senetlerinin hamiline veya nama yazılı pay niteliğine bakılmaksızın üzerlerinde rehin hakkı tesis edilebilmesi için Sermaye Piyasası Kurulu’nun “Kaydileştirilen Sermaye Piyasası Araçlarına İlişkin Kayıtların Tutulmasının Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ”in (Seri: IV No:28) 19. maddesi uyarınca ilgili aracı kurum veya kurumlar tarafından yetkili kayıt otoritesi olan Merkezi Kayıt Kuruluşu’na (“MKK”) bildirimde bulunularak MKK nezdinde kayda alınması zorunlu kılınmıştır.

MK madde 956 hükmü uyarınca, hamiline yazılı senetlerin rehni için zilyetliğin devri, nama yazılı senetlerin rehni için ciro veya yazılı rehin beyanı düzenlenmesi kurucu işlem niteliğindedir. Ser.PK’nun hükümleri uyarınca tedavül kabiliyetinin sağlanması amacıyla borsada işlem görecek hisse ilişkin senetlerin fiziksel olarak saklanmasının yerine elektronik ortamda kayda alınarak saklanıyor olmaları sebebiyle kaydileştirilmiş hisse senetlerinin zilyetliğinin fiziksel olarak devrinin mümkün olmadığı ve Ser.PK’nun 10/A maddesi hükmünün sermaye piyasası araçları üzerindeki hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülmesinde MKK’ya yapılacak bildirim tarihinin esas alınacağı dair düzenleme dikkate alındığında, kaydileştirilmiş hisselerin rehni için MKK kaydına alınmasının kurucu nitelikte bir işlem olduğunu söylemek mümkündür.
Kaydileştirilmiş hisse senetlerinin rehni için bir rehin sözleşmesinin varlığının zorunlu ve kurucu nitelikte olmadığı ancak bir ispat vasıtası olduğu kuşkusuzdur. Ancak sermaye piyasası mevzuatına tabi kaydileştirilmiş hisse senetlerinin rehni için yazılı bir rehin sözleşmesi yapılması ilgili mevzuatta zorunlu kılınmamış olmasına rağmen, rehnin kuruluşu işleminin hukuki sebebini teşkil eden yazılı bir rehin sözleşmesinin varlığının, rehin hakkının kayda alınmasında yaşanabilecek yanlışlıkların gideriminde ve ileride taraflar arasında rehne ilişkin yaşanabilecek olası ihtilaflarda rehin alanın hak kaybına uğramaması için yararlı olacağı kanısındayız.

Ayrıca, ilgili aracı kurumun rehnin kayda alınması için, MKK’ya gerekli bildirimde bulunmak üzere, öncelikle tarafların veya rehin alanın, aracı kurum hesaplarında tutulan hisse senetleri üzerinde rehin kurulması hususunda aracı kurumu bilgilendirmesi gerekmektedir. Uygulamada, ilgili aracı kuruma rehnin bildirilmesinde, aracı kurumlar ileride sorumluluklarının doğmaması için saklamak üzere hisse senetleri üzerinde rehin tesis edilmesine ilişkin rehin sözleşmesi başta olmak üzere her türlü yazılı belgenin kendilerine ibrazını aramaktadırlar.

Yukarıda sözü edilen Tebliğ’in 19. maddesinin 4. fıkrası hükmü uyarınca, ilgili aracı kurum tarafından yapılacak rehne ilişkin bildirim üzerine hisse rehni MKK tarafından kayda alınarak, rehne konu hisse senetleri rehin alanın hesabı altında açılacak bir alt hesaba kaydedilerek bu hesapta tutulması gerekmektedir. Ancak uygulamada rehin ilişkisinin taraflarının iradesi yönünde, rehinli kaydileştirilmiş hisse senetlerinin, rehin verenin hesabı veya rehin alanın hesabı altında açılacak bir alt hesaba kaydedilerek bu hesapta tutulduğu da görülmektedir. Bu işlemler sırasında rehinli hisse senetleri eğer rehin verenin alt hesabında tutulacaksa rehin alanın, şayet rehin alanın alt hesabında tutulacaksa rehin verenin kimlik bilgileri de ilgili alt hesaba kaydedilecektir.

Rehnin kayda alınması işlemleri neticesinde rehinli hisse senetlerinin rehin verenin alt hesabında tutulması halinde dahi rehin verenin söz konusu rehinli senetler üzerinde tasarrufta bulunması mümkün olmadığından bu durum rehnin kurulmasına etki etmemektedir.

MKK kaydına alınan rehinli hisse senetlerinin rehin alana ait alt hesapta saklanacak olması halinde;

  1. rehinli senetlerin saklanmasına ilişkin olarak MKK tarafından tahsil edilecek olan rehinli senetlerin nominal değerinin % 0,075 (on binde yedi buçuk)’u tutarındaki senelik saklama ücretlerinin aylık ödemeleri ile
  2. Rehin ilişkisinde rehin süresince, rehin alan bankanın rehinli senetlerden elde edilecek kar paylarını almaya da yetkili olduğu ayrıca rehin taraflarca kararlaştırılmış ise ihraççı halka açık anonim şirketin her kar payı dağıtımında kar payının rehinli hisselere tekabül eden kısmının %0,05 (on binde beş)’i tutarındaki kaydi hisse senedi dağıtma ücretlerinin

hesap sahibi olan rehin alan tarafından ödenecektir.

Kaydileştirilmiş hisse senetlerinin rehninin, rehnin paraya çevrilmesi aşamasında, diğer hisse senetlerinin rehnine göre sağladığı avantajlar

Halka açık anonim şirketlerin kaydileştirilmiş hisse senetlerinin üzerindeki rehnin paraya çevrilmesi, diğer kıymetli evrakın rehninin paraya çevrilmesinde olduğu gibi İİK’nun menkul rehninin paraya çevrilmesine ilişkin hükümlerine tabi olup İİK’nun rehinle teminat altına alınmış alacaklara ilişkin emredici 45. maddesi hükmü uyarınca, rehin alan alacaklarının tahsili için öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip prosedürüne başvurmak zorundadır.

Anonim şirketlerinin kaydileştirilmiş hisse senetlerinin rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibi prosedürü, hisse senedine bağlanmış veya çıplak pay halindeki anonim şirket hisselerinin hisse senetlerinin takibinden takibin rehin veren ve borçlu aleyhine kesinleşip rehin alanın satış isteyeceği ana kadar bir farklılık arz etmemektedir.

Ancak takibin kesinleşmesi üzerine rehin alacaklısının satış talebinde bulunması halinde, rehinli senetlerin borsada işlem görmeleri sebebiyle gerçek değerlerinin tespiti için, uygulamada rehnin paraya çevrilmesini sürecinin 1 aydan uzun bir süre gecikmesine sebebiyet verebilen kıymet takdiri işlemlerine gerek olmaksızın, rehinli kaydileştirilmiş hisse senetleri icra dairesince satışa çıkarılacaktır.

Rehinli kaydileştirilmiş hisse senetlerinin satışı aşamasında rehin alanın lehine olarak uygulanabilecek başka bir düzenleme de İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Hisse Senetleri Piyasası Yönetmeliği’nin 29. maddesi hükmüdür. Söz konusu hüküm uyarınca, rehinli senetlerin İİK hükümleri uyarınca açık arttırma ve pazarlık usulü ile satışa çıkarılmasının yanında hisse senetlerinin borsada işlem görmeleri sebebiyle ilgili borsada seans dışı açık arttırma veya seans sırasında satılması mümkündür.

Türk Hukuku’nda rehinli hisse senetlerinin cebri icra yoluyla satışa çıkarılması kural olmakla beraber, kaydileştirilmiş hisselerin rehnine ilişkin sözleşmede rehin alacaklısına rehinli hisse senetlerini özel açık arttırma veya pazarlık yoluyla satma yetkisi de tanınmış ise rehin alacaklısının cebri icra yoluna başvurmaksızın rehinli senetleri satışa çıkarmasına cevaz verildiğinden rehinli kaydileştirilmiş hisse senetlerinin hiçbir kıymet takdiri yapılmaksızın rehin alan tarafından borsa rayiçleri üzerinden satılması kolaylığı da rehinli hisse senetlerinin paraya çevrilmesi prosedürünü hızlandırmaktadır.

MK hükümleri uyarınca, hisse rehninde rehin alanın onayı alınarak rehinli hisseler üzerinde ardıl rehin kurulmasının mümkün olduğu kabul edilmekteyken, sermaye piyasası uygulamasında kaydileştirilmiş hisse senetlerinin rehnedilmesi halinde rehinli hisse senetleri üzerinde ardıl rehin kurulması MKK tarafından kabul edilmediğinden rehinli hisseler üzerinde üçüncü kişiler lehine, rehin alacaklısının sahip olduğu teminatla yarışan veya bu teminatı kısıtlayıcı başkaca bir hak veya teminat tesis edilmesi mümkün değildir.

Yukarıda verilen bilgilere ek olarak, sermaye piyasası mevzuatında, halka anonim şirketlerin esas sözleşmelerinde hisse senetleri üzerinde rehin kurulmasını yasaklayıcı veya ortaklığın onayına tabi tutulmasını öngören hükümlere yer verilip verilemeyeceğine dair açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Rehin sözleşmesinde taraflarca rehin alanın cebri icra yoluna başvurmaksızın özel arttırma veya pazarlık usulüyle rehni paraya çevirebileceği veya rehin süresince rehinli hisse senetlerine ilişkin pay sahipliği haklarını da kullanmaya yetkili olduğu kararlaştırılmışsa, Sermaye Piyasası Kurulu’nun halka açık anonim şirketler için getirdiği kurumsal yönetim ilkeleri çerçevesinde şirketlerin ana sözleşmelerinde şirketin hisselerinin tedavülünü engelleyici hüküm bulunmaması kuralı uyarınca, rehnin paraya çevrilmesini zorlaştırıcı ve rehin alan bankaya devredilen pay sahipliği haklarının kullanmasını engelleyici nitelikteki esas sözleşme kayıtlarının uygulanmaması ve rehin alana tanınmış yetkilerinin kısıtlanmaması gerektiği kanaatindeyiz.