Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yeniliklerinden Ön İnceleme

Kasım 2011

01.10.2011 tarihinde yürürlüğe girerek, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nu (“HUMK”) yürürlükten kaldıran 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (“HMK”), usul hukukumuza birçok yenilik getirmiştir. Bu yeniliklerin en önemlileri arasında “ön inceleme” kurumu bulunmaktadır.

Yargılamanın bir aşaması olarak düzenlenen ve HMK’dan önce mevzuatımızda yer almayan ön inceleme, HMK’nın 137. ila 142. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kanunda ön inceleme kurumunun kabulünün gerekçesi olarak, uygulamada en çok şikayet edilen ve yargılamanın gecikmesi sebebi olarak gösterilen mahkemelerin tam olarak hazırlık yapmadan, yani deliller tam olarak toplanmadan, uyuşmazlığın çözümü için gerekli alt yapı oluşturulmadan tahkikata başlanması ve usule ilişkin dava şartları ile ilk itirazlara dair kararlar için davanın sonunun beklenmesinin iş yoğunluğunu çok artırması ve yargılama sürecini uzatması gösterilmiştir. Bilindiği gibi günümüze kadarki olan uygulamada HUMK’ta öngörülen düzenlemeye ve yargılama aşamalarına dikkat edilmeyerek, daha dilekçeler teatisi aşaması dahi tamamlanmadan duruşma günü verilerek gereksiz duruşmalar yapılmakta, mahkemeler ve taraflar için oldukça büyük iş yükü doğuran ve hiçbir usuli işlem yapılmayan duruşmalar ortaya çıkmakta, yargılama süreci uzamaktaydı.

HMK ile birlikte çerçevesi açıkça ortaya konan “ön inceleme” kurumu ile bu olumsuzlukların önüne geçilmek, yargılama için gerekli hazırlığı yapmak ve uyuşmazlığın çözümüne doğru seri adımlarla ulaşmak amaçlanmıştır.

Ön İncelemenin Kapsamı

Ön inceleme aşaması, davanın açılması ve karşılıklı olarak dilekçelerin verilmesi aşamasının ardından mahkeme tarafından bu dilekçeler üzerinde ön inceleme yapılması ile başlamaktadır. Ön inceleme tamamlanmadan, tahkikat aşamasına geçilemeyecek ve gerekmediği takdirde duruşma günü verilemeyecektir. Kanun, gereksiz duruşma yükü oluşmaması adına bu hususu emredici nitelikte bir düzenleme ile ifade etmiştir.

Mahkeme bu aşamada; dava şartlarını, ilk itirazları inceleyecek; uyuşmazlık noktalarını (tarafların hangi noktalarda anlaştıklarını ve anlaşamadıklarını) tam olarak tespit edecek, hazırlık işlemlerini yaparak, tarafların delillerini sunmaları ve delillerin toplanması için gerekli işlemleri yapacak, tarafları sulhe teşvik edecek ve tüm bu hususları tutanağa geçirecektir.

Ön İnceleme Duruşması

Mahkeme yapmakta olduğu ön incelemede, dava şartları ve ilk itirazlar yönünden dosya üzerinden bir red kararı vermediği takdirde, bir duruşma günü tespit ederek tarafları duruşmaya davet eder. Bu duruşma mutlaka dilekçeler teatisi aşamasının ardından yapılacaktır. Tarafları sulhe davet, uyuşmazlık noktalarının tam olarak tespiti, ön inceleme duruşması ile gerçekleşecektir. Mahkeme ayrıca usule ilişkin hususlarla ilgili bir karara varamıyorsa, karar verebilmek için bu duruşmada tarafların beyanlarına başvuracaktır. Bu duruşmada tahkikat işlemleri yapılmaz. Bir başka ifade ile mahkeme bu aşamada tanık dinleme, keşif yapma, bilirkişi görüşü alma, yemin teklif etme gibi işlemleri yapamaz.
Yargılamanın hızlı ve sağlıklı yürütülerek tahkikata geçilmesi amaçlandığından ön inceleme kural olarak tek duruşmada tamamlanır. Ancak tarafların sulh olma ihtimalinin bulunması gibi durumlarda veya zorunlu hallerde bir defaya mahsus olmak üzere yeni bir duruşma günü tayin edilebilir. Ön inceleme duruşmasında taraflara, dilekçelerinde gösterdikleri ancak henüz sunmadıkları belgeleri sunmaları veya başka yerden getirtilebilmesi için gerekli açıklamayı yapmaları için iki haftalık kesin süre verilir. Taraflar verilen süre içerisinde bu hususları yerine getirmezse, o delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaktır. Bu da yargılamanın belirsiz noktalara takılmasını ve tarafların kötü niyetli davranmasını engelleyici bir düzenleme olmuştur.

Bu duruşma sonucunda, taraflar eğer sulh olmazlarsa, uyuşmazlık noktaları tek tek tutanağa kaydedilir. Hakim, tahkikata başlamadan önce hak düşürücü süreler ve zamanaşımı hakkındaki hak düşürücü süreler ve zamanaşımı hakkındaki itiraz ve def’ileri inceleyerek karara bağlar.

Sonuç

HMK ile birlikte yürürlüğe giren ön inceleme kurumu; Kanun’un öngördüğü şekilde hakimler tarafından tam anlamıyla uygulama imkanı bulur ise, günümüze kadar olan süreçte mahkemelerin, avukatların ve vatandaşların yargı sistemimize dair en çok şikayete konu olan yargılama sürecinin uzunluğunu ortadan kaldırabilecek bir düzenleme öngörmektedir. Ön incelemenin amacına uygun yapılması ile taraflar arasındaki sulh imkanı ortaya çıkaracak, tahkikat için gerekli hazırlık yapılmış olacak yargılamayı hızlandıracak ve böylece uyuşmazlıkların kısa vadede doğru çözümü konusunda yararlı olacaktır.