Ercüment Erdem Prof. Dr. H. Ercüment Erdem

ICC Tahkiminde Davaların Birleştirilmesi

Ekim 2014

Milletlerarası Ticaret Odası (“ICC”) tahkiminde davaların birleştirilmesi, iki veya daha fazla derdest tahkim davasının tek bir dava altında birleştirilmesine verilen addır. Uluslararası nitelikli işlemlerin teknik, ticari ve finansal uzmanlık gerektirmesi sonucu, çok taraflı uyuşmazlıkların sayısında önemli bir artış eğilimi görülür. Davaların birleştirilmesi, usuli açıdan daha etkin bir yargılamanın yapılması konusundaki olumlu etkisinin yanı sıra, usul ekonomisi ve tahkimin uygun maliyetli olması konularına da katkılar sağlayacaktır. Ayrıca, birbiriyle tutarsız kararların verilmesi de bu yolla engellenmiş olur. Öte yandan, delil toplama aşaması kolaylaştırılmakta ve tarafların hukuki ve fiili konumlarının daha kapsamlı olarak sunulabilmesi ile birlikte, tahkim davaları daha etkin bir şekilde sonuçlandırılabilmektedir.

Genel

Tahkim davalarının birleştirilmesi, ICC Tahkim Kuralları’nın (“Kurallar”) 10. maddesinde düzenlenir. Bu madde uyarınca, Milletlerarası Ticaret Odası Tahkim Divanı (“Divan”), bir tarafın isteği üzerine, devam eden iki veya daha fazla tahkim davasını birleştirebilir. Divan, makalemize daha detaylı olarak incelenecek olan aşağıdaki durumlarda tahkim davalarının birleştirilmesine karar verebilir:

- Tarafların birleştirmeyi kabul etmesi; veya

- Tahkim davalarındaki taleplerin hepsinin aynı tahkim sözleşmesi uyarınca yapılması; veya

- Tahkim davalarında yapılan taleplerin birden fazla tahkim sözleşmesine dayanması durumunda, aynı taraflar arasındaki tahkim davalarında, tahkim davalarına konu olan uyuşmazlıkların aynı hukuki ilişkiden doğması ve Divan’ın tahkim sözleşmelerini birleştirmeye uyumlu bulması.

Birleştirme Şartları

Tahkim davalarının birleştirilebileceği durumlardan ilki, tarafların anlaşmasıdır. Birleştirilecek tüm tahkim davalarının tarafları arasında tahkim davalarının birleştirilmesi konusunda açık bir anlaşma varsa, Divan’ın davaların birleştirilmesine hükmetmesi mümkündür.

Davaların birleştirilmesinin mümkün olduğu ikinci durum, tüm taleplerin aynı tahkim sözleşmesi uyarınca yapılması durumudur. Bu durumlarda tahkim davaları, taraflar aynı olmasa dahi birleştirilebilir[1]. 2012 Kuralları ile benimsenen daha geniş kapsamın, tarafların her birinin derdest olan tahkim davalarına taraf olmasalar bile, aynı tahkim sözleşmesine taraf olmaları durumunda, davaların birleştirilmesinin baştan itibaren devre dışı bırakılması için geçerli bir sebep bulunmaması nedeniyle, daha elverişli ve uygun bir tercih olduğu belirtilir[2]. Öte yandan, söz konusu tahkim davaları altında ileri sürülen taleplerin birbiriyle tamamen bağlantısız olmaları söz konusu olabilir. Bu gibi durumlarda Divan, somut olayın özelliklerine göre bir inceleme yaparak, aynı tahkim anlaşması altında başlatılan tahkim davalarının birleştirilmesi konusundaki kararını verir. Talepler arasında herhangi bir bağlantı bulunmaması durumunda Divan’ın birleştirme talebini reddetmesi mümkün olur[3].

Üçüncü ve son durum ise, tahkim davalarında yapılan taleplerin birden fazla tahkim sözleşmesine dayanması durumunda, aynı taraflar arasındaki tahkim davalarında, tahkim davalarına konu olan uyuşmazlıkların aynı hukuki ilişkiden doğması ve Divan’ın tahkim sözleşmelerini birleştirmeye uyumlu bulmasıdır. Tahkim yeri, tahkim dili, hakemlerin seçilmesinde izlenecek olan yol veya hakem sayısı gibi unsurların farklı olması durumunda, tahkim sözleşmelerinin birleştirmeye uyumlu olmadığı sonucuna varılabilir.

Divan’ın Davaların Birleştirilmesi Konusundaki Takdir Yetkisi

Kurallar’ın 10. maddesi uyarınca, madde metninde “birleştirebilir” ifadesinin yer alması göz önüne alındığında, Divan’ın davaların birleştirilmesi konusunda takdir yetkisi olduğu sonucuna varılır. Divan, somut olayın özelliklerini dikkate alarak, davaların birleştirilmesine karar verebilir veya 10. maddede sayılan şartlar gerçekleşmiş olsa bile, birleştirme talebini reddedebilir.

Kurallar’ın 10/2. maddesi uyarınca, takdir yetkisinin kullanılması çerçevesinde Divan; bir veya daha fazla hakemin birden fazla tahkim davası için atanmış veya onaylanmış olmasını, eğer atama veya onaylanma işlemi yapıldıysa aynı kişi için yapılıp yapılmadığı da dâhil olmak üzere, ilgili bulduğu her türlü durumu dikkate alabilir. Hakemlerin birden fazla tahkim davası için onaylanmış olması durumunda, hakemlerin farklı kişiler olmaları söz konusu olduğunda Divan, tek bir hakem heyeti oluşturamayacaktır. Tahkim davalarının birleştirme sonrası tek bir hakem heyeti tarafından karara bağlanması gereken tek bir dava olacağı dikkate alındığında, tek bir hakem heyetinin oluşturulması gerekli olur. Dolayısıyla, farklılık teşkil eden hakem ya da hakemlerin istifa etmesi veya tarafların talebi üzerine Divan tarafından görevden alınması durumları hariç olmak üzere, tek bir hakem heyetinin oluşturulması mümkün olmaz[4].

Divan’ın söz konusu maddede sayılan örneklerle sınırlı olmadığı ve davaların bulunduğu usuli aşama ve görev belgesinin düzenlenip düzenlenmediği gibi, uygun gördüğü her türlü durumu dikkate alabileceği belirtilir[5].

Davaların birleştirilmesi talebinde bulunan tarafın ICC Sekretaryası’na yazılı bir talepte bulunması gerekir. Talepte bulunan tarafın; uyuşmazlıklar arasındaki ilişki ve Kurallar çerçevesinde birleştirilmeye karar verilmesini destekleyen sebepler gibi Divan’ın davaların birleştirilmesine karar verebilmesi için gerekli bilgileri ve açıklamaları da sunması tercih edilir.

2012 Kuralları ile Yapılan Değişiklikler

Tahkim davalarının birleştirilmesi, 1998 Kuralları’nın 4/6. maddesinde düzenlenmekteydi. Söz konusu madde, tarafların davaların birleştirilmesine muvafakat etmesi durumu dışında, yalnızca tarafların aynı olması durumunda davaların birleştirilmesinin mümkün olacağını düzenlenmekteydi. 2012 Kuralları ise, davaların birleştirilmesi konusunda 1998 Kuralları’ndan daha geniş bir yaklaşım benimser. 10. maddenin (b) bendi, tarafların aynı olmadığı davalar da dâhil olmak üzere, tahkim davalarındaki taleplerin aynı tahkim anlaşması altında yapıldığı durumlarda da, davaların birleştirilmesinin mümkün olduğunu düzenler.

Öte yandan 1998 Kuralları, birden çok sözleşmenin mevcut olması durumunda davaların birleştirilmesi için dikkate alınacak şartlar bakımından herhangi bir düzenleme içermezken, 2012 Kuralları’nda bu durum açık olarak düzenlenmektedir. 1998 Kuralları’nın bu konuyu düzenlememesine rağmen, Divan tarafından geliştirilen uygulamanın Kurallar’da yer alan yeni düzenleme ile paralellik gösterdiği görülür[6].

Davaların Birleştirilmesinde Usuli Konular

Kurallar’ın 10/3. maddesi uyarınca, tahkim davalarının birleştirilmesi durumunda davalar, tarafların aksini kararlaştırmış olması durumu hariç olmak üzere, ilk başlamış olan tahkim davası altında birleştirilir. Böylece birleştirilmiş dava, birleştirilen davaların numaralarına da atıf yaparak, ilk başlamış olan tahkim davasının dosya numarasını taşır[7].

Davaların birleştirilmesinin ardından Sekretarya, tarafları yeni dava numarası konusunda bilgilendirerek, taraflara eğer var ise itirazlarını sunmaları için kısa bir süre verir.

Olası Tenfiz Sorunları

Tahkim davalarının birleştirildiği hallerde, tenfiz sorunlarının ortaya çıkabileceği belirtilmelidir. New York Sözleşmesi uyarınca tenfiz esasları; tarafların aralarındaki uyuşmazlığı tahkim yoluyla çözmek konusundaki iradeleri, hakemlerin yetkilerinin kapsamı dâhilinde kararlar vermeleri ve tahkim sürecinin tarafsız olarak yürütülmesidir. Doktrinde, bir başka davanın ilk tahkim davası ile birleştirilmesi durumunda, bunun tarafların kendi aralarındaki uyuşmazlıkları tahkime taşıma konusundaki temel iradelerine aykırılık teşkil edebileceği ifade edilir[8]. Dolayısıyla, taraflar arasında tahkim anlaşmasının mevcut olmaması iddiası, New York Sözleşmesi uyarınca tenfiz engeli olarak ortaya çıkabilir.

Bu sorunun ortaya çıkmasının engellenmesi amacıyla, tahkim heyetleri ve kurumların tarafları davaların birleşmesi konusundaki iradelerini görev belgesi veya usuli talimatları içeren herhangi bir belgeye kayıt etmeleri konusunda teşvik etmesi tercih edilebilir[9].

Sonuç

ICC tahkiminde davaların %30’unun çok taraflı tahkimlerden oluştuğu göz önüne alındığında, davaların birleştirilmesinin oldukça büyük bir öneme sahip olduğu görülür[10]. Uluslararası nitelikli işlemlerin oldukça karmaşık nitelikli olmasının bu yüksek orandaki en büyük faktör olduğu kuşkusuzdur. Kurallar, Divan’ın davaların birleştirilmesi uygulaması konusunda, Divan’ın önceki uygulamaları ve tahkim uygulamasında ortaya çıkan ihtiyaçları dikkate alarak, sağlam temeller oluşturur. Tahkim davalarının birleştirilmesinin tenfiz davaları bakımından engel oluşturmaması ve ulusal mahkemelerin bu konudaki uygulamalarının tahkim dostu bir yönde ilerlemesini umuyoruz.



[1] Bu düzenlemenin, tarafların aynı olmasını emreden 1998 Kuralları’na değişiklik olarak getirildiğinin altı çizilmelidir. Bu konu, makalemizin “2012 Kuralları ile Yapılan Değişiklikler” başlığı altında daha detaylı olarak incelenecektir.

[2] Jason Fry, Simon Greenberg, Francesca Mazza, The Secretariat’s Guide to ICC Arbitration, ICC Publication 729 (Paris 2012), s. 113 (“Secretariat’s Guide”).

[3] Secretariat’s Guide, s. 113.

[4] Secretariat’s Guide, s. 113.

[5] Marily Paralika, Alexander G. Fessas, Joinder, Multiple Parties, Multiple Contracts and Consolidation under the ICC Rules, Lefkoşa’da 29 Nisan 2014 tarihinde düzenlenen “New Trends in ICC Arbitration and Mediation” başlıklı konferansta yapılan sunum. Kaynak: http://www.ccci.org.cy/wp-content/uploads/2014/05/Multi-Joinder-Consolidation.pdf (“Paralika-Fessas”).

[6] Simon Greenberg, A Closer Look at Consent: Consolidation, Multi-Contract, Joinder, Cross-Claim, and Applicable Rules Versions, ICC Dispute Resolution Services. Kaynak: https://www.international-arbitration-attorney.com/wp-content/uploads/1icc-dispute-resolution-servicesa-closer-look-at-consentconsolidation-multi-contract-joinde.pdf.

[7] Secretariat’s Guide, s. 113. Secretariat’s Guide kaynağında verilen örnek şu şekildedir: 12345/XY ve 12356/XY davalarının birleştirilmesi halinde, birleştirilmiş dava 12345/XY(c 12356/XY) referans numarasına sahip olacaktır.

[8] Julian D M Lew, Loukas A Mistelis, Stefan M Kröll, Comparative International Commercial Arbitration, Kluwer Law International, 2003, s. 408 (“Lew-Mistelis-Kröll”).

[9] Lew-Mistelis-Kröll, s. 409.

[10] Paralika-Fessas.