Ercüment Erdem Av. Ezgi Babur

ICC Tahkiminde Tarafların Sulh Olması Ve Rızai Kararlar

Mart 2014

Milletlerarası Ticaret Odası (“ICC”) verilerine göre, ICC tahkim davalarının yaklaşık olarak yüzde kırk yedisi, nihai bir karar verilmeden geri çekilmektedir[1]. Tarafların sulh olması durumunda taraflar, ek masrafların ortaya çıkmasını önlemek amacıyla, ICC Sekretaryası ve hakem mahkemesini derhal sulh olunduğu konusunda bilgilendirmelidir. Sulh olmaları durumunda taraflar, tahkimin geri çekilmesini talep edebilirler. Bu durumda bir diğer seçenek de, hakemlerden “rizai karar”[2] talep edilmesidir. Rizai kararlar bu makalemizde ele alınacaktır.

Genel Olarak

Rizai kararlar ICC Tahkim Kuralları’nın 32. maddesinde[3] düzenlenir (“Kurallar”). Söz konusu madde uyarınca, dosyanın Kurallar’ın 16. maddesi uyarınca hakem mahkemesine iletilmesinden sonra tarafların sulh olması durumunda sulh olunduğu, tarafların talep etmesi ve hakem mahkemesinin de bu talebi kabul etmesi durumunda, rızai bir karar haline getirilebilir.

Bilindiği üzere taraflar sulh olduktan sonra, tahkimin geri çekilmesini talep edebilir. Bu durumda da taraflar hakem mahkemesine bildirimde bulunmalı ve hakem mahkemesi de resmi olarak tahkimin sona erdiğine hükmetmelidir. Bu yönde bir bildirim alan ICC Tahkim Divanı, tahkim giderleri konusundaki kararını vererek davayı sonlandıracaktır[4].

Ancak taraflar, tenfiz konusunda daha elverişli sonuçlar doğurması imkânından dolayı, sulh durumunun rızai karar haline getirilmesini talep edebilirler. Ayrıca rızai kararlara uyulmaması da, hakem mahkemesi ve ICC Tahkim Divanı tarafından yaptırıma tabi olarak değerlendirilebilir[5].

Rızai Kararlara İlişkin Usuli Konular

Sulhun zamanlamasına ilişkin olarak, dosyanın hakem mahkemesine tevdi edilmesinden sonra gerçekleşmesi gerekmektedir. Bunun sebebi, ancak gerçek anlamda uyuşmazlıklar hakkında hakem kararı verilebilmesidir.

Rizai kararlar da hakem kararı niteliğinde olduklarından, diğer ICC kararları için aranan şartlara sahip olmaları gerekir. Özellikle; uyuşmazlığın nasıl çıktığı konusunda temel bilgiler, tahkim anlaşması, hakem mahkemesinin oluşumu, genel usuli bilgiler ve sulhun altyapısı da, konu ile ilgili ve bağlantılı olduğu ölçüde kararda yer almalıdır[6]. Eğer tahkim yeri hukukunun öngördüğü belli kurallar var ise, bu kurallara da uyulması gerekecektir.

Rızai kararlar; belli bir ödemenin yapılması, para birimi ve faiz oranı gibi, tarafların karşılıklı yükümlülüklerini hüküm altına alır. Bilindiği üzere, Kurallar’ın 32/2. maddesi uyarınca tüm hakem kararlarının gerekçeli olması zorunludur. Ancak bu kural, rızai kararlara farklı bir şekilde uygulanacaktır. Hakem mahkemesinin kararında yer vermesi gereken gerekçeler, tarafların sulh olduğu ve rızai kararda yer alan hususlar hakkında anlaşmaya vardıklarıdır. Hakem mahkemesinin bunlardan başka herhangi bir gerekçe göstermesi zorunlu değildir[7].

Rızai kararlar hakkında bir başka husus da, tahkim masraflarının taraflar arasında paylaştırılmasıdır. Hakem kararı, Kurallar’ın 37/4. maddesi uyarınca, tarafların masrafların paylaşımı konusundaki kararlarını da hüküm altına alır. Hakem mahkemesi, tarafları masrafların paylaşımı konusunda anlaşmaya davet edecektir. Bu masraflar, ICC Tahkim Divanı tarafından hükmedilen masrafları da kapsar.

Hakem Mahkemesinin Rolü

Hakem mahkemesi, ulaşılan sulh anlaşmasının usulüne uygun olarak hakem kararı haline getirilmesi konusunda taraflara destek olmalıdır. Ancak, taraflara sulh anlaşması konusunda danışmanlık yapmak hakemlerin görevi olmadığından, bu desteğin oldukça dikkatli ve hassas bir şekilde verilmesi gerekir. Bazı durumlarda sulh anlaşmaları, tahkimde ele alınan hususların ötesine geçebilir. Böyle bir sulh anlaşması da tarafların anlaşma sağlaması kaydıyla rızai karar kapsamında yer alabilir. Ancak, tahkim kapsamında yer almayan ek hususların da taraflarca uyuşmazlık kapsamına değerlendirilmiş olduğunun kararda açıkça belirtmesi gerekir[8].

Hakem mahkemesi, sulh anlaşmasının eksik olması, anlamının açık olmaması veya ileride uyuşmazlık konusu olabilecek hususları içermesi durumunda tarafları uyarmalıdır[9]. Öte yandan, rizai kararların hakem mahkemesi tarafından verilen herhangi bir karara yer vermemesi gerektiğinin de altı çizilmelidir. Hakem mahkemesi, kararı tamamlamak amacıyla tarafların üzerinde karara varmadığı hususlar hakkında karar veremez[10].

Hakem Mahkemesinin Rızai Karar Düzenlemeyi Reddetmesi

Kurallar’ın 32. maddesi hakem mahkemesine, rızai karar düzenlemek konusunda zorunluluk yüklememektedir. Hakem mahkemesinin rızai karar düzenlemeyi reddetmesi mümkündür; ancak bu durumun pratikte nadiren görüldüğünün de ifade edilmesi gerekir. Hakem mahkemesinin, tarafların her birinin kararın verilmesini talep ettiği konusunda şüphesinin bulunmaması gerekir. Bu noktada tarafların susması veya zımni kabul yeterli olmayacaktır[11].

Sulh anlaşmasının emredici kurallara veya kamu düzenine aykırı olması, veya tenfizinin mümkün olmaması ihtimalinin yanı sıra, tarafların her birinin kararı talep edip etmediklerinin denetlenmesi gibi hususlar hakem mahkemesi tarafından rızai karar düzenlenmesi konusunda dikkate alınabilecektir[12].

Sonuç

Tahkim dosyasının hakem mahkemesine iletilmesinden sonra tarafların rızai karar verilmesini talep etmeleri mümkündür. Rızai kararların ICC kararları bakımından zorunlu olan şekil şartlarına uyması gerekir. Rızai kararların da teknik anlamda hakem kararı olmalarından dolayı, tenfiz bakımından elverişli olabilmektedirler. Rızai kararlar tahkim uygulamasında hiç tartışmasız önemli bir yere sahiptir.

[1] Jason Fry, Simon Greenberg, Francesca Mazza, The Secretariat’s Guide to ICC Arbitration, ICC Publication 729 (Paris, 2012), s. 323 (“Secretariat’s Guide”).

[2] “Rızai karar” ifadesi, İngilizce’deki “awards by consent” ifadesinin Türkçe tercümesi olarak kullanılmıştır. Söz konusu ifade, İstanbul Ticaret Odası’nın Uluslararası Ticari Uyuşmazlıklarda Kurumsal Tahkimin Güncel Sorunları yayınında da bu şekilde tercüme edilmiştir. Kaynak: Uluslararası Ticari Uyuşmazlıklarda Kurumsal Tahkimin Güncel Sorunları, İstanbul Ticaret Odası Yayın No: 2004-16, İstanbul 2004.

[3] Kurallar’a 2012 yılında yapılan değişiklikler kapsamında, söz konusu maddeye herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.

[4] H. Lloyd, M. Darmon, J. P. Ancel, L. Dervaird, C. Liebscher, H. Verbist, Drafting Awards in ICC Arbitrations, ICC International Court of Arbitration Bulletin Vol.16/No.2 – Fall 2005, s. 38 (“Drafting Awards in ICC Arbitrations”).

[5] Secretariat’s Guide, s. 324.

[6] Drafting Awards in ICC Arbitrations, s. 38.

[7] Secretariat’s Guide, s. 327.

[8] Drafting Awards in ICC Arbitrations, s. 39.

[9] Secretariat’s Guide, s. 326.

[10] Secretariat’s Guide, s. 326.

[11] Drafting Awards in ICC Arbitrations, s. 38.

[12] Secretariat’s Guide, s. 326.