Ercüment Erdem Prof. Dr. H. Ercüment Erdem

Milletlerarası Mal Satımı Sözleşmeleri Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması (CISG) Eser Sözleşmelerini de Kapsar Mı?

Aralık 2018

Giriş

5870 sayılı uygun bulma kanunu[1] ile kabul edilen ve 7 Temmuz 2010 tarihi ile taraf olunan Milletlerarası Mal Satımı Sözleşmeleri Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın (“CISG” veya “Antlaşma”), nitelik itibariyle hangi sözleşmelere uygulanacağı CISG’nin 3. maddesi kapsamında ele alınır. Bu makalemizde eser sözleşmelerinin karakteristik edimlerini taşıyan sözleşmelere CISG hükümlerinin uygulanabilirliği incelenir.

Genel Olarak

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (“TBK”) 207. maddesi kapsamında satış sözleşmeleri satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmeler olarak tanımlanır. TBK’nın 470. maddesinde tanımlanan eser sözleşmeleri ise, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin ise bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmelerdir. Öte yandan bir sözleşme ilişkisi altında taraflardan birinin farklı sözleşme tiplerinin karakteristik edimlerini yerine getirmeyi, karşı tarafın ise bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmeler öğreti[2] ve Yargıtay kararlarında karma sözleşmeler olarak tanımlanır[3].

Bu kapsamda CISG’nin 3. maddesi satıcının satılan malın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya geçirme borcunun yanı sıra satıma konu edilen malın üretilmesi, teslimi, kurulması veya farklı hizmetlerin teminini de üstlendiği durumlarda sözleşmenin CISG kapsamında satım sözleşmesi olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceğine ilişkin değerlendirme unsurlarını belirler. CISG çerçevesinde Antlaşmaya tabi olacak satış sözleşmeleri Türk hukukunda tanımlanan satış sözleşmelerine göre geniş yorumlanır.

CISG Madde 3 (1)

Antlaşmanın 3. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, satıcının satıma konu malların üretimini üstlendiği sözleşmeler de, CISG’nin uygulanması bakımından kural olarak satım sözleşmesi sayılır. Ancak malların üretimi için gerekli malzemenin önemli bir bölümünün alıcı tarafından sağlanması halinde ilgili sözleşmeler CISG’ye tabi olmaz. Zira satıma konu edilecek malın üretimi için gerekli malzemelerin önemli bir bölümünün alıcı tarafından tedarik edilmesi halinde, mal tedarik eden tarafın yüklendiği asıl edim malzemenin şekillendirilmesi veya karşı tarafa iş gücü sağlanması olarak yorumlanır ve ilgili sözleşme satımdan ziyade işçilik, hizmet temini veya eser sözleşmesi olarak kabul edilir[4]. CISG Danışma Konseyi bu madde kapsamında malzemenin önemli bölümünün kimin tarafından sağlandığının saptanmasında esas alınacak en önemli unsurun, her iki tarafça sağlanan malzemelerin ekonomik değeri[5] olduğunu vurgular. Ancak alıcının sağladığı malzemelerin, malların üretimi için değil ambalajlanmaları veya taşınmaları gibi hizmetler için kullanılması halinde bu durum ilgili sözleşmeye CISG’nin uygulanabilirliğini etkilemez[6].

Bu konu Antlaşmanın ilgili 3. maddesinin 1. fıkrasına ilişkin yerel mahkemeler tarafından yapılan incelemeler kapsamında da ele alınır, satım unsurunun malzeme tedariki unsuruna göre ön planda olup olmadığı değerlendirilirken sözleşmenin esası[7] ve malın üretimi için alıcı tarafından sağlanan parçaların üretim için esaslı olup olmadığı[8] değerlendirilir.

CISG Madde 3 (2)

CISG’nin 3. maddesinin 2. fıkrası ise Antlaşmanın karma sözleşmeler bakımından uygulanabilirliğini düzenler[9]. Bu madde uyarınca mal temin eden tarafın sözleşme altındaki ediminin ağırlıklı olarak işgücü veya diğer bir hizmetin sağlanmasından oluştuğu durumlarda ilgili sözleşmeye CISG uygulanmaz[10].

Ağırlıklı Bölüm

Tarafların tek bir sözleşme altında malların satımını ve satıma ek olarak satılan malların satıcı tarafından alıcıya teslimini, kurulumunu veya satılan mala ilişkin farklı hizmetlerin sağlanmasını kararlaştırdıkları durumlarla sıklıkla karşılaşılır. Bu durumda söz konusu karma sözleşmelerin Antlaşmanın uygulama alanına girip girmediğinin saptanması için mal tedariki borcu altına giren tarafın hangi ediminin ilgili sözleşme altındaki borçlarının ağırlıklı bölümünü oluşturduğu değerlendirilir[11].

Bu konu yerel mahkemeler ve tahkim heyetleri önünde görülen davalarda da değerlendirilir[12]. Değerlendirme sonucunda sözleşme tahtında ağırlıklı edimin malların tedariki olduğu diğer edimlerin ise satıma bağlı yan edimler olarak nitelendirilebildikleri durumlarda CISG uygulanır[13].

CISG Danışma Konseyi tarafından belirtildiği üzere karma sözleşmelerde “ağırlıklı bölümün” yorumlanmasında incelenen sözleşme bir bütün olarak değerlendirilmeli, sözleşmenin yapılış amacı, sözleşmenin esası, taraflarca farklı edimlere atfedilen önem ve farklı edimlere biçilen değer dikkate alınmalıdır[14].

Ekonomik Değer Kriteri

Danışma Konseyi tarafından kabul gördüğü üzere karma sözleşmelerin ağırlıklı bölümünün saptanmasında göz önünde tutulacak en önemli konu edimlerin sözleşmede belirtilen ekonomik değeridir[15].

Bu bakımdan sözleşme kapsamında kararlaştırılan farklı edimlerin sözleşme bedeline etkisi karşılaştırılır. Yerel mahkemeler edimlerin sözleşme bedeline etkisini değerlendirirken genellikle her edim için belirlenen ücretin sözleşme bedelinin yüzdesel olarak ne kadarını oluşturduğunu hesaplar. Sözleşme altında mal tedarik edilmesi için öngörülen ücretin toplam sözleşme bedelinin yüzde ellisini geçmediği hallerde sözleşmenin ağırlıklı bölümünün satım olmadığı kabul edilir[16].

Ancak mal tedariki unsuru için belirlenen bedelin diğer edimler için belirlenen bedellerden daha yüksek olması halinde ilgili sözleşme CISG kapsamında satış sözleşmesi olarak nitelendirilir. Bilgisayar uygulamalarının alıcıya satılması, alıcının bilgisayarına yüklenmesi ve programın kullanımı hakkında alıcıya eğitim verilmesi unsurlarını içeren bir satım sözleşmesinin değerlendirilmesinde Zürih Ticaret Mahkemesi sözleşme kapsamında mal teslimimin % 45, eğitimin % 20 ve uyarlanmanın da %35 ’lik bir ağırlık içerdiğini değerlendirerek mal satımının hâkim edim olduğuna hükmetmiştir.[17].

Ayrıca, karma sözleşmelere CISG hükümlerinin uygulanabilirliği değerlendirilirken yerel mahkemeler taşıma, teslim, kurulum gibi hizmetlerin alıcıya ayrıca faturalandırılmayıp bunlara ilişkin servis bedelinin satım bedeline dâhil edilmesi durumunda tarafların iradesinin ağırlıklı unsurun satım olduğu yönünde olduğu sonucuna varmıştır[18].

Karma Sözleşme Durumunda Uygulanacak Hükümler

1980 Taslak Antlaşmaya İlişkin Açıklamalar’da[19] belirtildiği üzere, CISG’nin karma sözleşmelere uygulanması durumunda, sözleşmenin satıma ilişkin hükümleri ve bunlardan doğan talep ve uyuşmazlıklara CISG hükümleri, mal tedarik eden tarafın aynı sözleşme altında yüklendiği eser meydana getirme borcuna ilişkin uygulama, talep ve uyuşmazlıklara ise sözleşmenin esasına uygulanacak hukukun kuralları uygulanır.

Sonuç

CISG madde 3(1) ve 3(2) çerçevesinde yapılacak değerlendirme sonucunda taraflardan birinin bir eser meydana getirmeyi taahhüt ettikleri sözleşmeler kural olarak CISG’nün uygulama alanı dışındadır. Ancak satım ve eser sözleşmelerine ilişkin edimlerin birlikte öngörüldüğü karma sözleşmeler mal tedariki borcu altına giren tarafın borçlarının ağırlık bölümünün eser meydana getirmek olarak yorumlanamayacağı hallerde ilgili sözleşmeye CISG uygulanır.

[1] RG. 14.04.2009, S. 27200.

[2] Tandoğan, Haluk: Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, Cilt 1, İstanbul 2008, s. 69; Eren, Fikret: Borçlar Hukuku Özel Hükümler, Ankara 2017, s. 871; Yavuz, Cevdet: Borçlar Hukuku Dersleri, Özel Hükümler, İstanbul 2014, s. 25; Serozan, Rona: Borçlar Hukuku Özel Bölüm, İstanbul 2002, s. 64-65; Kuntalp, Erden: Karışık Muhtevalı Akit, Ankara 2013, s. 288.

[3] Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 09.06.1982 T., 79-15-1613 E., 82-565 K.; Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 22.01.1976 T., 1975/4935 E., 1976/1294 K.. (legalbank.net).

[4] UN Doc. A/CONF. 97/5, Documents Officiels, s. 18; Schlechtriem, Peter/ Butler, Petra: UN Law on International Sale of Goods, Fribourg 2009, s. 23 – 24.

[5] Erdem, Ercüment H.: Milletlerarası Ticaret Hukuku, İstanbul 2017, s. 199; Schlechtriem, Peter/ Witz, Claude: Convention de Vienne sur les contrats de vente internationale de marchandises, Paris 2008, s. 39-40.

[6] Erdem, s. 200; Schroeter, Ulrich G.: Vienna Sales Convention: “Applicability to “Mixed Contracts” and Interaction with 1968 Brussels Convention”, 5 Vindobona Journal of International Commercial Law and Arbitration (2001) 74-86, http://www.cisg.law.pace.edu/cisg/biblio/schroeter1.html, (Erişim Tarihi: 28.12.2018).

[7] U.S. District Court, E.D. (New York New York Eyalet Mahkemesi), 19.03.2005, 03-CV-2835 (ADS) (JO), http://www.unilex.info/case.cfm?pid=1&do=case&id=1310&step=FullText, (Erişim Tarihi: 28.12.2018); Oberlandesgericht Karlsruhe (Almanya–Karlsruhe Mahkemesi), 12.06.2008, 19 U 5/08,  http://www.unilex.info/case.cfm?pid=1&do=case&id=1348&step=Abstract, (Erişim Tarihi: 28.12.2018).

[8] Cour d'appel de Colmar (Colmar İstinaf Mahkemesi), 26.02.2008,1A 07/03426,  http://www.unilex.info/case.cfm?pid=1&do=case&id=1305&step=FullText, (Erişim Tarihi: 28.12.2018).; District Court München (Münih Bölge Mahkemesi), 16.11.2000, 12 HKO 3804/00, http://cisgw3.law.pace.edu/cases/001116g1.html, (Erişim Tarihi: 19.12.2018).

[9] Erdem, s. 200; Heiderhoff, Bettina: “CISG’in Uygulama Alanı (Konu Bakımından)”, Milletlerarası Satım Hukuku, Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Antlaşması, Haziran 2008, s. 27; Toker, Ali Gümrah: Uluslararası Taşınır Mal Satımına İlişkin Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin (Viyana Sözleşmesi) Uygulama Alanı, Ankara 2005, s. 105.

[10] Erdem, Ercüment H.: “Viyana Satım Antlaşması’na Genel Bakış ve Maddi Uygulama Alanı”, Milletlerarası Ticaret Hukuku ile İlgili Makaleler (2007-2016), İstanbul 2017, s. 141.

[11] Schlech­triem/Witz, s. 30 – 31; Heuze, Vincent: La vente international de marc-handises –Droit uniforme, Paris 2000, s. 77.

[12] Arbitration Russian Federation (Rusya Federasyonu Yüksek Tahkim Heyeti), 16.12.2009, VAS-13520/09, http://cisgw3.law.pace.edu/cases/091216r1.html, (Erişim Tarihi: 28.12.2018); Handelsgericht Zürich (Zürih Ticaret Mahkemesi), 26.04.1995, HG920670, http:// cisgw3.law.pace.edu/cases/950426s1.html, (Erişim Tarihi: 28.12.2018) ve 17.02.2000, HG980472, http://cisgw3.law.pace.edu/cases/000217s1.html (Erişim Tarihi: 28.12.2018); Peter, Huber/Mullis, Alastair: The CISG, a new textbook for students and practitioners, 2007, s. 45.

[13] Arbitration Russian Federation (Rusya Federasyonu Yüksek Tahkim Heyeti), 16.12.2009, VAS- 13520/09, http://cisgw3.law.pace.edu/cases/091216r1.html, (Erişim Tarihi: 05.05.2017).

[14] CISG Advisory Council Opinion No.4: Contracts for the Sale of Goods to be Manufactured or Produced and Mixed Contracts (Article 3 CISG), 17 Pace Int’l L. Rev. 79 (2005), http: // digitalcommons.pace.edu/pilr/vol17/iss1/4, (Erişim Tarihi: 15.12.2018).

[15] Opinion 4

[16] 2012 UNCITRAL Digest of Case Law on the United Nations Convention on the International Sale of Goods, Digest of Article 3 Case Law, http://www.cisg.law.pace.edu/cisg/text/digest-2012-03.html, (erişim: 19.12.2018); Schroeter, http://www.cisg.law.pace.edu/cisg/biblio/schroeter1.html, (Erişim Tarihi: 19.12.2018).

[17] Handelsgericht Zürich (Zürih Ticaret Mahkemesi), 17.02.2000, HG980472, http://cisgw3.law.pace.edu/cases/000217s1.html, (Erişim Tarihi: 28.12.2018).

[18] Opinion No. 4; Loewe, Roland: “The Sphere of Application of the UN Sales Convention”, Pace International Law Review, Vol. X (1998), s. 79-88, http://www.cisg.law.pace.edu/cisg/biblio/Loewe.html, (Erişim Tarihi: 19.12.2018).

[19] Commentary on the Draft Convention on Contracts for the International Sale of Goods, http://www.cisg.law.pace.edu/cisg/biblio/windship2.html, (Erişim Tarihi: 28.12.2018).