Ercüment Erdem Av. Özgür Kocabaşoğlu

Önemli Miktarda Şirket Varlığının Toptan Satışı

Ekim 2019

Giriş

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) 408’nci maddesi 2’nci fıkrası (f) bendi ile “önemli miktarda şirket varlığının toptan satışı” genel kurulun münhasır ve devredilemez görev ve yetkisi olarak düzenlenir. Bahsi geçen hüküm hem doktrinde hem de uygulamada birçok tartışmayı da beraberinde getirmiştir. Aşağıda hükme ilişkin doktrinde tartışılan konuları beş ana başlık altında özetlemek amaçlanmıştır.

Önemli Miktar, Şirket Varlığı ve Toptan Satış Kavramlarından Ne Anlaşılması Gerektiği

Önemli Miktar

Önemli miktarın ne olduğuna veya nasıl belirlenmesi gerektiğine ilişkin TTK’da bir düzenleme yer almaz. Yargıtay, 6762 sayılı eski Türk Ticaret Kanunu (“eTTK”) döneminde şirketin sahip olduğu tek malvarlığı bulunması halinde veya malvarlığının şirketin devamı için hayati önemde bulunması halinde temsile yetkili müdür yerine ortaklar kurulunun kararının alınması gerektiğini içtihat etmiştir[1]. Doktrinde önemli miktara ilişkin özel bir ölçüt önerilmemekle birlikte ortaklığın malvarlığına dâhil menkul ve gayrimenkul malların, marka ve patent gibi sınai mülkiyet haklarının devrinin ortaklığın devamını imkansız hale getirebilecek nitelikte olduğu[2] belirtilir. Halka açık anonim ortaklıklarda önemli işlemleri düzenleyen Sermaye Piyasası Kanunu madde 23’ün ve özellikle bu kapsamda Sermaye Piyasası Kurulu tarafından çıkarılan “Önemli Nitelikteki İşlemlere İlişkin Ortak Esaslar ve Ayrılma Hakkı Tebliği (II-23.1)” kriterlerin esas alınıp alınamayacağı tartışmalıdır[3]. Önemli miktar tespitinin Türk Medeni Kanunu madde 4 çerçevesinde hakim tarafından halin özelliklerine göre takdir edileceği söylenebilir[4].

Şirket Varlığı

Şirketin tasfiyesine ilişkin TTK m. 538/2 “önemli miktardaki aktiflerin toptan satılabilmesi için genel kurul kararı” gerektiğini düzenlerken TTK m. 408/2(f)’de “şirket varlığından bahseder. Eski ticaret kanunu döneminde özellikle eTTK madde 443/II kapsamında “aktif” kavramının nasıl yorumlanması gerektiği doktrinde tartışmalıydı. Aktif kavramını dar yorumlamaktan yana olan görüş[5] aktif olarak hemen tahsili mümkün olmayan hak ve alacaklarla, menkul ve gayrimenkulleri veya duran varlıkları sayarken geniş yorumlayan görüş[6] aktif kavramının şirketin sahip olduğu aktif ve pasiflerle tüm malvarlığı olarak anlaşılması gerektiği kanaatindedir. Bahsi geçen tartışma yeni TTK altında da devam edecek niteliktedir[7].

Toptan Satış

Kanun koyucunun toptan satış ifadesini hangi anlamda kullandığı tartışmalıdır. Özellikle burada şirket mal varlığının teker teker satılmasına karşıt bir şekilde topluca ve indirimli bir fiyattan satışı anlamında mı yoksa önemli bir mal varlığının tek seferde satılması anlamında mı kullandığı tartışılabilir. Yargıtay[8] eTTK altında ağırlaştırılmış nisap öngörülen gayrimenkulün toptan satışı yerine parsel parsel bölünerek satılması halini adi nisapla kararlaştırılabilecek bir husus olarak nitelemiştir. Doktrinde görüş birliği olan husus, yönetim kurulunun kanunu dolanmak ve genel kurul onayından kaçınmak amacıyla teker teker (toptan olmayan şekilde) ancak aynı kişiye satış yapması halinin geçersiz olacağı yönündedir.

Madde metninin sadece toptan satıştan bahsetmesine karşın önemli miktarda şirket varlığının el değiştirmesi sonucunu doğurabilecek rehin, kefalet, garanti, bağış, takas trampa, ödünç gibi diğer işlemlerin de madde kapsamında sayılıp sayılmayacağı tartışmalıdır. Doktrindeki bir kısım görüş TTK 408 hükmünün istisnai olduğu ve sadece satış işlemini kapsayacak şekilde dar yorumlanması gerektiği yönündedir[9]. Doktrindeki bir diğer görüş ise hükmün konuluş amacı düşünüldüğünde maddenin kıyasen önemli miktardaki mal varlığının şirketin elinden çıkması sonucu doğurabilecek diğer hukuki işlemleri de kapsayacak şekilde uygulanması gerektiğini ileri sürmektedir[10].

Genel Kurul Kararının Tabi Olacağı Yetersayı

TTK m.408/2(f) önemli miktarda varlığın toptan satışını genel kurulun devredilemez kararına bağlamakla birlikte bahsi geçen karar için özel bir yetersayı düzenlemesinde bulunmamıştır. Buna karşın yukarıda bahsi geçen tasfiye döneminde yapılacak önemli aktif satışına ilişkin TTK m.538/2 ‘de TTK m. 421/3 ve 4 atfı yoluyla ağırlaştırılmış (%75) yetersayılar ile karar alınmasını öngörür. TTK’da bu konuya ilişkin açık hüküm bulunmamasına karşın Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Hazır Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmelik m. 22/12 uyarınca önemli miktarda şirket aktiflerinin toptan satışı kararının ilk ve ikinci toplantıda en az %75 pay sahibinin olumlu oyuyla alınabileceğini düzenler. Bir kısım doktrin tasfiye halindeki şirket için öngörülen genel kurul nisaplarının TTK 408’e örneksenemeyeceği ve anılan yönetmelik hükmünün normlar hiyerarşisine aykırı olması nedeniyle eleştirmektedir. Bir kısım doktrin ise aynı konuda (önemli miktarda şirket aktifi/varlığının toptan satışı) alınacak genel kurul kararının tasfiyede olup olmamaya göre farklı nisaplara tabi olmasını tutarsız bularak TTK m. 538/2 ve m. 421/3 ve 4 ün kıyasen uygulanması gerektiğini savunmaktadır[11].

Genel Kurul Kararının Kapsam ve İçeriği

TTK 408/2(f) uyarınca genel kurulun alması gereken kararın kapsam ve içeriği konusunda uygulamada tereddütler oluşmaktadır. Özellikle genel kurul alacağı kararda sadece somut bir satışı mı onaylamalıdır yoksa genel kurul satış şartlarını genel olarak belirleyerek yönetim kurulunu yetkilendirebilecek midir? Böyle bir yetkilendirme veya ön izin halinde satıma ilişkin alıcı, bedel, ödeme şartları, teminat veya satışın zamanlaması gibi konuları yönetim kuruluna bırakabilir mi? Doktrinde[12] satışa ilişkin takdir yetkisinin yönetim kuruluna bırakacak şekilde karar alınabileceği yönünde görüşler bulunmaktadır.

TTK 408/2(f)’ye Aykırı Sözleşmelerin Akıbeti

Önemli miktarda şirket varlığının satışında genel kurul kararının mevcut olmaması halinde Yargıtay’ın eTTK döneminden bu yana görüşü satış sözleşmesinin batıl (geçersiz) olduğu şeklindendir.[13] Doktrinde ise genel kurulun sonradan işleme icazet vermesinin mümkün olduğu aksi halde sözleşmenin baştan itibaren batıl olduğu[14], genel kurulun toptan satış yönündeki kararına aykırı gerçekleşen satış işlemi açısından ise iyiniyetli üçüncü kişiyi koruyan TTK m. 371/4’ün uygulanacağı ve satış işleminin geçerli kabul edilebileceği[15], genel kurul kararı bulunmaksızın imzalanan satış sözleşmesinin şirketi bağlamayacağı ve askıda hükümsüz olduğu sonradan işleme genel kurul tarafından icazet verilmesi halinde baştan itibaren hüküm ve sonuçlarını doğuracağı[16] yönünde görüşler bulunmaktadır. Yargıtay’ın butlan görüşü doktrin tarafından özellikle satım sözleşmesinin tarafı iyiniyetli üçüncü kişinin korunması ve ticari hayatın ihtiyaç duyduğu hukuki güvenliğin tesisi ve şirketin iç işleyişine yönelik organlar arası bir yetki paylaşımı düzenlemesinin iyiniyetli üçüncü kişilerin menfaatlerini etkileyecek şekilde yorumlanması nedeniyle eleştirilmektedir[17].

TTK 408/2(f)’nin Limited Şirketler Açısından Uygulanıp Uygulanmayacağı

Limited şirketlerde ortaklar genel kurulunun devredilemez yetkilerinin düzenlendiği TTK m. 616’da önemli miktarda varlık satışına ilişkin karar alınması yönünde açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Anonim şirketlerin limited şirketlere uygulanacak hükümlerini düzenleyen TTK m. 644’de de TTK m. 408/2(f)’ye bir atıf bulunmamaktadır. Bu konuda bir kısım doktrin TTK’daki susmanın bilinçli olduğunu ve kıyasen bir uygulama yapılamayacağını savunurken bir kısım doktrin de anonim şirketlere gelen genel kurulun devredilemez yetkisinin eTTK zamanındaki limited şirketlere ilişkin Yargıtay içtihadından kaynaklandığını, buradaki susmanın bilinçli olmadığını ve boşluğun TTK 408/2(f)’nin kıyasen limited şirketlere uygulanmasıyla doldurulmasını engelleyen haklı bir neden bulunmadığını ileri sürmektedir[18].

Sonuç

TTK’da, m. 408/2 (f)’de ve m. 538/2’de “önemli miktarda şirket varlığının (aktifinin) toptan satışı” düzenlenir. TTK’da önemli miktarın ne olduğu ve nasıl belirlenmesi gerektiği, şirket varlığının kapsamı ve toptan satışın niteliği konusunda açık bir düzeleme bulunmamaktadır. Bahsi geçen kararın hangi nisapla alınacağı, devir sonucu doğuran işlemlere ve limited şirketler yönünden uygulanıp uygulanmayacağı da tartışmalı hususlardandır. Önemli miktarda şirket varlığının genel kurul kararı bulunmaksızın yönetim kurulu kararıyla devri halinde Yargıtay içtihadı uyarınca işlem geçersizdir. Ancak bu içtihat doktrin tarafından eleştirilmekte, burada genel kurulun sonradan işleme onay vermesinin mümkün olduğu bir askıda hükümsüzlük bulunduğu savunulmaktadır.

[1] Yargıtay 11. HD, E. 2005/1362 K. 2006/1253, 13.02.2006.

[2] Özdamar, Mehmet: “Anonim Ortaklığın Sahip Olduğu Malvarlığının Yönetim Kurulu Tarafından Topluca Devredilmesi”, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 14, S. 2, 2006, s. 104, https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/262671 (Erişim tarihi: Ekim 2019).

[3] Biçer, Levent; Hamamcıoğlu, Esra: “Anonim Ortaklıklarda Genel Kurulun Devredilemez Yetkileri Kapsamında Önemli Miktarda Şirket Varlığının Toptan Satışı ve Uygulama Alanı (TTK m. 408/2-f)” Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 1, S. 1, 2013, s. 44.

[4] Ayoğlu, Tolga: “Önemli Miktarda Şirket Varlığının Satışında Genel Kurul Kararının Hukuki Niteliği” Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 1, S. 1, 2013, s. 93-104.

[5] Domaniç, Hayri: Anonim Şirketler Hukuku ve Uygulaması, TTK Şerhi-II, İstanbul 1988 s. 1480; Tekinalp (Poroy / Çamoğlu): Ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku, İstanbul 1997 N. 1595.

[6] Karahan, Sami: Anonim Şirketlerde Tasfiye, Konya 1998 s. 200. Eriş Gönen: Ticari İşletme ve Şirketler 2, Ankara, 2004, s. 2804.

[7] Biçer / Hamamcıoğlu s. 40.

[8] Yargıtay 11 HD, E. 6072 K. 270, 30.01.1985.

[9] Ayoğlu, dn. 26; Demir, Aybüke; Eroğlu, Muzaffer: “Anonim Şirkette Organlar Arası İşbölümü ve Genel Kurulun Devredilemez Yetkileri”, Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C: 2, S. 2, 2014 s. 96.

[10] Biçer / Hamamcıoğlu, s. 48.

[11] Ayoğlu, s. 95; karş. Kendigelen, Abuzer: Türk Ticaret Kanunu, Değişiklikler, Yenilikler ve İlk Tespitler, 3. Bası, İstanbul, 2016, s. 309.

[12] Dural, s. 234-237; Ayoğlu, s. 96.

[13] Ayoğlu, s. 99; Yargıtay 11. HD, E. 2016/3810 K. 2017/3294, 01.06.2017.

[14] Biçer / Hamamcıoğlu, s. 47; Ayoğlu, s. 99; Yargıtay 11. HD, E. 2012/6771 K. 2013/6820, 04.04.2013.

[15] Dural, s. 237; Ayoğlu, s. 99.

[16] Kırca (Şehirali Çelik / Manavgat), Anonim Şirketler Hukuku I, Ankara, 2013, s. 644-645; Biçer/ Hamamcıoğlu, s. 47; Ayoğlu, s. 100.

[17] Ayoğlu s. 100-102.

[18] Biçer / Hamamcıoğlu, s. 49; Dural, s. 227.