Rekabet Hukukunda Dosyaya Giriş Hakkı Ve Ticarî Sırların Korunması

Nisan 2010

Rekabet Kurumu Başkanlığı, Komisyon’un Dosyasına Giriş Hakkını Düzenleyen 22 Aralık 2005 tarihli ve 2005/C 325/7 sayılı (AB) Konsey Tüzüğü’nü(“Tüzük”) dikkate alarak, 2010/3 sayılı Dosyaya Giriş Hakkının Düzenlenmesi ve Ticarî Sırların Korunmasına İlişkin Tebliğ’i (“Tebliğ”) yayımladı. Tebliğ, 18 Nisan 2010 tarihli ve 27556 sayılı Resmî Gazetede yayımlanmak suretiyle yürürlüğe girdi. Yeni düzenleme sadece bu tarihten sonra açılacak soruşturmaları kapsıyor.

Tebliğ, bir yandan, tarafların dosyaya giriş haklarını kullanmalarına dair usul ve esasları, diğer yandan ise, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (“Kanun”) uygulanması sırasında elde edilen bilgilerin ticarî sır niteliklerinin tespiti ve ticarî sır olarak tasnif edilen bilgi ve belgelerin korunmasına yönelik usul ve esasları belirler.

Dosyaya Giriş Hakkı

Hakkın amaç ve tanımı.Tebliğ’in Genel Gerekçesi’nde, dosyaya giriş hakkının, savunma hakkının etkin şekilde kullanılabilmesini sağlamak amacıyla düzenlendiği ifade edilir (“silahların eşitliği”). Bununla beraber, bu hakkın tanımı, ne Tebliğ ne de Tebliğ’in Genel Gerekçesi’nde yer alır. Bu sebeple, bu hak, Tüzük’te açıkça ifade edildiği üzere, kimlerin dosyaya giriş hakkı olduğu şeklinde anlaşılmalıdır (Tüzük §3).

Hakkın kullanılması.Soruşturmanın tarafları veya haklarında idarî para cezası istenen teşebbüs veya teşebbüs birliği yöneticileri ya da çalışanları, haklarında soruşturma başlatıldığını öğrendikleri andan son yazılı savunma süresinin dolmasına kadar, yazılı talepte bulunmak suretiyle, dosyaya giriş haklarını kullanabilir. Taraflar bu haklarını, soruşturma kapsamında yeni deliller elde edilmediği müddetçe, bir kez kullanır. Tarafların bu talebi, soruşturma heyeti tarafından değerlendirilecek olup, soruşturmanın sağlıklı ve güvenli bir şekilde yürütülmesini sağlamak için ertelenebilir veya uygun bulunmazsa reddedilebilir. Talebin kabul edilmesi halinde, ilgililere dosya mevcudunda bulunan evrak fotokopi yolu ile çoğaltılarak veya elektronik ortama aktarılarak verilir ya da gönderilir.

Bu düzenleme Tüzük ile iki noktada farklılık gösterir. Gerçekten, Tüzük’te öncelikle, dosyaya giriş hakkının, anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birliklerinin her türlü karar ve eylemleri için, kural olarak bir kere (Tüzük §27), birleşme ve devralma işlemleri için ise, prosedürün her aşamasında kullanılabileceği yer alır (Tüzük §28). Buna karşın, Tebliğ’de, her ne kadar anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birliklerinin her türlü karar ve eylemleri için öngörülmüş olan kuralların, uygun düştüğü ölçüde, kıyasen birleşme ve devralma işlemleri için de uygulanacağı yazılmış olsa da, kullanım sıklığı açısından böyle bir fark görülmez. Bunun yanında, Tüzük’te şikâyette bulunan ile diğer ilgili taraflar arasında da bir ayrım yapılmış olup, şikâyette bulunana, kural olarak, dosyaya giriş hakkı tanınmaz (Tüzük §30 vd). Ancak Tebliğ’de böyle bir ayrım da yoktur.

Hak kapsamındaki bilgi ve belgeler.Tebliğ’de, soruşturmanın taraflarının veya haklarında idarî para cezası istenen teşebbüs veya teşebbüs birliği yöneticileri ya da çalışanlarının Rekabet Kurumu (“Kurum”) bünyesinde kendileri ile ilgili düzenlenmiş her türlü evraka ve elde edilmiş her türlü delile erişebilecekleri öngörülür. Ancak bu kapsamdan Kurum içi yazışmalar ve başka teşebbüs, teşebbüs birliği ve kişilere ilişkin ticarî sır ve diğer gizli bilgiler içeren bilgi ve belgeler hariç tutulur. Tebliğ’de, “iç yazışma” ile “ticarî sır”ın tanımı verilmişse de, “diğer gizli bilgiler”in tanımı yoktur. Oysa Tüzük’te “diğer gizli bilgiler” de tanımlıdır (Tüzük §19 ve 20).

Ticarî Sırlar

Ticarî sırların tanımı.Tebliğ’de öncelikle ticarî sırrın genel bir tanımı verilir ve temel olarak, öğrenilmesi halinde teşebbüse zarar verebilecek bilgi ve belgelerin ticarî sır olduğu ifade edilir. Genel tanımdan sonra, örnekleme yoluyla, olayın ve teşebbüsün özelliklerine göre nelerin ticarî sır olduğu sayılır ve bu kapsamda teşebbüslerin iç kuruluş yapısı, organizasyonu, malî, iktisadî, kredi ve nakit durumu gibi kriterlere yer verilir. Bunu takiben, ticarî sır olarak kabul edilebilecek bilgi ve belgelerin neler olduğu açıklanır ve bilgi ve belgelerin bir şekilde kamuya duyurulmuş olması veya bilgi veya belgenin üzerinden çok fazla zaman geçmiş olması temel alınır. Son olarak, rekabet hukuku mevzuatı temel gösterilerek, bu mevzuatı ihlal eden anlaşma, uzlaşma ve eylemlere ilişkin bilgi ve belgelerin ticarî sır olmadığı belirtilir.

Gizlilik talebi.Tebliğ’de teşebbüslerin de ayrıca gizlilik talebinde bulunabilecekleri öngörülür. Teşebbüsler bu taleplerini gerekçeleriyle beraber yazılı olarak Kurum’a iletir. Kurum, teşebbüslerin taleplerini kabul ettiği takdirde, bilgileri açıklamaz. Bununla beraber, Kurum, rekabet ihlalinin ispat edilebilmesi için delil olarak kullanılması kaçınılmaz olan bilgi ve belgelere yönelik gizlilik taleplerini dikkate almayabilir.

Teşebbüsün herhangi bir gizlilik talebinde bulunmaması halinde, Kurum, ilgili bilgi ve belgeleri re’sen de değerlendirebilir veya ilgili teşebbüslerden değerlendirme talep edebilir.

Sonuç

Tebliğ, kimlerin ne şekilde dosyadan bilgi edinebileceklerini ve ticarî sırların neler olduğunu ve nasıl korunduğunu düzenler. Ancak Tebliğ, Tüzük’e göre “gizli bilgi”nin tanımı gibi bazı önemli noktaları ele almaz. Bu eksiklerin tamamlanması ve ayrıca, savunma hakkının en etkin şekilde kullanılabilmesini sağlamak için, dosyaya giriş hakkında anlaşma, uyumlu eylem veya teşebbüs birliklerinin karar ve eylemleriyle birleşme ve devralmalar arasında fark yaratılarak Avrupa Birliği düzenine daha yakın bir düzenlemeye gidilmesi gerekir.

………………………………………………………………………………………………………………

1- Konsey Tüzüğü’ne ulaşmak için bkz.
http://eur-lex.europa.eu/LexUriServ/LexUriServ.do?uri=OJ:C:2005:325:0007:0015:EN:PDF

2- Tebliğ’e ulaşmak için bkz.http://www.rekabet.gov.tr/dosyalar/belgeler/belge504/2010_3.pdf