Rekabet Hukukunda Tarafsızlık İlkesi

Eylül 2010

Rekabet Kurulu, 2000’li yıllardan itibaren yaptığı uygulamalarda Kurul üyelerinden birinin başkanlığında yapılan soruşturma sonucunda, soruşturma konusu taraflar hakkında 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunu (“Rekabet Kanunu”)’nun ihlal edilip edilmediğine dair raporlar hazırlamakta ve soruşturmacı kurul üyesi de bu raporu “Soruşturma Heyeti Başkanı” sıfatıyla imzalamakta idi.

Kurul kararlarına karşı Danıştay 10 ve 13.Daireleri’nde açılan pek çok davada ilgili kişileri önemli ölçüde etkileyecek idari yaptırımlar uygulayan Rekabet Kurulu’nun “bağımsızlık ve tarafsızlık” ilkelerine uygun hareket etmediği taraflarca iddia edilmiştir[i]. Buna ilaveten dava konusu edilen Rekabet Kurulu kararlarında soruşturmayı yürüten üyenin imzasının yer almasının “tarafsızlık” ilkesinin ihlaline yol açtığı ileri sürülerek ilgili kararın iptali talep edilmiştir.

Gerek Danıştay 13.Dairesi, gerekse Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, yukarıda anılan iddiaları inceleyerek 2005 yılından günümüze kadar verdiği kararlarla yerleşik bir içtihat oluşturmuştur.

Buna göre Danıştay öncelikle Rekabet Kurumu’nun Rekabet Kanunu m.20 uyarınca mal ve hizmet piyasalarının serbest ve sağlıklı bir rekabet ortamı içinde oluşmasının ve gelişmesinin sağlanması ile yine kanunun kendisine verdiği görevleri yerine getirmek üzere kurulmuş kamu tüzel kişiliğini haiz idari ve mali özerkliğe sahip bir kurum olduğunu belirtmiştir. Buna göre Kurum’un görevini yaparken bağımsız olduğu ve hiçbir organ, makam ve kişinin Kurum’un nihai kararını etkilemek amacıyla emir ve talimat veremeyeceği ifade edilmiştir.

Danıştay Rekabet Kanunu’nun ilgili hükümlerini değerlendirerek Rekabet Kurulu’nun ilgili mal ve hizmet piyasasında Rekabet Kanunu’nda öngörülen kurallara göre hem rekabetin ihlal edilip edilmediğini belirleyen hem de bu belirlemeye göre kişiler üzerinde önemli sonuçlara yol açan idari yaptırımlar uygulayan bir kurul olduğunu tespit etmiştir. Dolayısıyla Rekabet Kurulu’nun yerine getirdiği görev ve kullandığı yetkilerle orantılı olarak “bağımsızlık ve tarafsızlık” ilkelerine uygun faaliyette bulunmasının gerek Rekabet Kanunu’nun gerekse hukukun genel ilkelerinin gereği olduğu vurgulanmıştır.

Bilindiği üzere Rekabet Kurulu’nun 2005 yılından önceki uygulamalarında soruşturma aşamasında görevlendirilen Kurul üyesi ve raportörlerden oluşan heyet tarafından Rekabet Kanunu ihlali iddiasıyla ilgili her türlü bilgi ve belge toplanıp değerlendirilerek soruşturma raporu hazırlanmakta idi. Ayrıca tarafların bu rapora karşı gönderecekleri savunma üzerine ek yazılı görüş hazırlanarak Kurul üyelerine ve ilgili taraflara bildirilmekte idi.

Danıştay bu uygulamayı inceleyerek, soruşturmayı yürüten Kurul üyesinin davacıya verilmesi gereken cezayı içeren raporu imzalamak suretiyle görüşünü önceden oluşturduğu ve açıkladığını dikkate almış ve aynı üyenin raporun objektif bir şekilde tartışılıp değerlendirilmesinin gerekli olduğu nihai kararın verileceği toplantıya katılıp oy kullanmasının “tarafsızlık” ilkesine aykırı olduğu sonucuna varmıştır. Dolayısıyla Danıştay bu şekilde verilen Rekabet Kurulu kararlarında hukuka uyarlık bulunmadığını belirtmiş olup bu gerekçeyle pek çok Rekabet Kurulu kararının iptaline hükmetmiştir[ii]. Ayrıca Danıştay bu durumu hukuka açıkça bir aykırılık olarak görmüş ve pek çok durumda bu nedenle yapılan “Yürütmenin Durdurulması” taleplerini kabul etmiştir[iii].

13 Temmuz 2005 tarih ve 25874 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair 5388 No’lu Kanun uyarınca Rekabet Kanunu’nun 43.maddesi değiştirilmiş olup, buna göre 2005’den bu yana verilen kararlarda Rekabet Kurulu kararlarının uygulaması da Danıştay’ın bu konudaki yerleşik içtihadı ile uyumlu hale getirilmiştir.

 


[i] Danıştay 13.Dairesi’nin 2005/1703E.-2005/3396K.; 2005/5534E.-2005/3339K.; 2005/5535E-2005/3340K. sayılı kararları, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 2008/275E.-2010/590K.; 2007/724E.-2010/591K.; 2008/329E.-2010/593K. sayılı kararları, Danıştay 13.Dairesi’nin 2009/4592E.-2010/5125K.; 2009/4593E.-2010/5126K.;2010/310E.-2010/5128K. sayılı kararları.
[ii] Danıştay 13.Dairesi’nin 2005/1703E.-2005/3396K.; 2005/5534E.-2005/3339K.; 2005/5535E-2005/3340K. sayılı kararları, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 2008/275E.-2010/590K.; 2007/724E.-2010/591K.; 2008/329E.-2010/593K. sayılı kararları, Danıştay 13.Dairesi’nin 2009/4592E.-2010/5125K.; 2009/4593E.-2010/5126K.;2010/310E.-2010/5128K. sayılı kararları.
[iii] Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun YD itiraz no 2005/65, 2005/75, 2005/130, 2005/131, 2005/163, 2005/165, 2005/166, 2005/167, 2005/170, 2005/271, 2005/272, 2005/278, 2005/281, 2005/305,2005/307, 2005/324 sayılı yürütmenin durdurulması talebinin kabulüne ilişkin kararlar.