Rekabet Kurulu, Air France Klm S.A. ve Alitalia-Compagnia Aera Italiana S.P.A Arasında İmzalanan ”Ortaklık Sözleşmesi”, “Kargo Sözleşmesi” ve “Transatlantik Ortak Girişim Sözleşmesi”ne Bireysel Muafiyet Tanıdı

Eylül 2011

Alitalia-Compagnia Aera Italiana S.p.A (“AZ”), Rekabet Kuruluna (“Kurul”) yaptığı bildirim ile Air France KLM S.A. (“AFKL”), Societe Air France S.A. (“AF”), KLM Airline Dutch B.V. (“KLM”) ve Delta Air Lines Inc. (“Delta”) ile yapmayı öngördüğü işbirliği çerçevesinde imzalanan sözleşmelere muafiyet tanınmasını talep etmiştir.

Bildirime Konu Sözleşmeler

Bildirime konu üç sözleşme bulunmaktadır:

  1. AZ ve AFKL arasında 12.01.2009 tarihinde imzalanan ve kademeli olarak ülke bazında uygulamaya konulmakta olan Ortaklık Sözleşmesi,
  2. AZ ile AFKL tarafından kontrol edilen şirketler AF ve KLM arasında 22.06.2010 tarihinde imzalanan ve Ortaklık Sözleşmesi’nin 16. maddesine dayanan Kargo Sözleşmesi
  3. AZ’nin Transatlantik Ortak Girişim Sözleşmesi’ne katılmasını düzenlemek üzere 05.07.2010 tarihinde AZ, AFKL ve Delta arasında imzalanan Transatlantik Ortak Girişim Sözleşmesi

Ortaklık Sözleşmesi m. 8. uyarınca AF-KLM transatlantik ortak girişiminin Avrupa ayağına AZ’nin de dâhil edileceği belirtilmiştir. Orijinal Transatlantik Ortak Girişim Sözleşmesi ile AFKL ve Delta, bağlantılı trafik dâhil Avrupa’dan (Türkiye dâhil) Kuzey Amerika’ya (ve tersi) transatlantik rotalarda kendi hizmetleri bakımından kendi aralarında kod paylaşımı, tarifeler ve kapasite, slot tahsisi, yolcu satışları, pazarlama, fiyatlandırma ve gelir yönetimi ile sık uçan yolcu programları konusunda bir ortak girişim kurmuştur. AZ’nin bu ortak girişime katılımı ortak girişimin sağladığı avantajlardan İtalya’dan ve İtalya üzerinden Kuzey Amerika’ya/Kuzey Amerika’dan düzenli olarak seyahat eden müşterilerin de yararlanmasını mümkün kılmaktadır. Kurul, bu açıdan ortak girişimin asıl içeriğinin AZ’nin katılması sonucunda değiştirilmediği görüşündedir.

Buna ilaveten, Ortaklık Sözleşmesi m. 16’ya göre AFKL ve AZ’nin kargo operasyonları konusunda karşılıklı işbirliğini düzenleyen bir sözleşme akdedecekleri öngörülmüştür. Kargo Sözleşmesi uyarınca AFKL, AZ’nin tüm uluslararası rotalarda ve kıtalararası rotalarda uçan ve AZ tarafından hizmet verilen AZ yolcu uçaklarının kargo kapasitesinin pazarlamasından, satış ve fiyatlandırılmasından sorumlu olacaktır. Türkiye’ye AZ yolcu uçakları hizmet verdiğinden Türkiye, AFKL’nin AZ adına ticari temsil hizmetleri gerçekleştireceği ülkeler arasında yer almaktadır.

İlgili Pazar

Kurul, ilgili ürün pazarlarını “havayolu ile tarifeli yolcu taşımacılığı pazarı” ve “havayolu ile kargo taşımacılığı pazarı” olarak tanımlamıştır.

İlgili coğrafi pazar ise, tarifeli yolcu taşımacılığı pazarı için “İstanbul-Amsterdam”, “İstanbul-Paris”, “İstanbul-Roma”, “İstanbul-Miami”, “İstanbul-Atlanta”, “İstanbul-New York”, “Türkiye-Güney Amerika”, “Türkiye-Afrika” ve “Türkiye-Asya” hatları; kargo taşımacılığı pazarı için “Türkiye-Kuzey Amerika” hattı olarak tespit edilmiştir.

Bireysel Muafiyet Değerlendirmesi

4054 sayılı Kanun (“RKHK”) m.4 uyarınca “Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran veya doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar… hukuka aykırı ve yasaktır.” Kurul, RKHK’nın uygulaması bakımından teşebbüs niteliğini haiz AFKL-Delta ile AZ’nin, havacılık hizmetleri ve inceleme konusu bakımından ilgili ürün pazarları olarak belirlenen havayolu ile tarifeli yolcu taşımacılığı ve havayolu ile kargo taşımacılığı pazarlarında birbirlerine rakip durumda olduğunu tespit etmiştir.

Bu çerçevede, Ortaklık Sözleşmesi m. 2 tahtında “Ortaklığın Yönetimi” başlığı ve “İşbirliği Alanları” başlığı altında düzenlenen hususların rekabeti sınırlayıcı nitelikte olduğu Kurulca belirtilmiştir. Zira, söz konusu maddelerde rakip konumundaki havayolları tarafından dağıtım, sadakat programları, ürün, fiyatlandırma, gelir planlama, satış ve pazarlama faaliyetlerinin koordine edileceği ve aynı hususların kargo hizmetleri bakımından da geçerli olacağı düzenlenmektedir.

Ortaklık Sözleşmesi, ayrıca AZ’nin transatlantik ortak girişime katılımını ve kargo operasyonlarında işbirliğini öngörmektedir.

Ortaklık Sözleşmesi m.14 uyarınca ise, AFKL ve AZ’nin satış organizasyonu ve politikası konusunda işbirliği yapmasına ilişkin kurallar getirilmektedir.

Kurul, teşebbüsler arası rekabeti sınırlayıcı anlaşma niteliğinde olan ilgili sözleşmelere bireysel muafiyet tanınabilmesi için RKHK m. 5’de öngörülen iki olumlu iki olumsuz koşulun birlikte sağlanması gerektiğini belirtmiş ve bu koşulları tek tek değerlendirmiştir.

  • Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması

Kurul, ittifak üyesi havayollarına trafik, coğrafi dağılım ve pazar payı bakımından birçok fayda sağlamak amacıyla şebekelerin birleştirilmesini öngören sistemin, aynı şebeke içerisindeki trafik hacminin birleştirilmesi yoluyla yoğunluğu artırdığını belirtmiştir. Buradaki temel mekanizmanın merkez ve uç sistemine uygun bir şebeke yapılanması olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda, besleyici uçlara ilişkin yapılan iyileştirmelerin uçuşların gecikmesiz yapılabilmesi ve besleyici uçuşların daha büyük kapasiteli uçaklarla yapılarak uçuşlardaki ortalama yolcu sayısının artırılması ve böylece yolcu başına maliyetin azaltılmasına imkan sağladığı tespit edilmiştir.

Diğer bir faydanın ise, yeni pazarlara giriş aşamasında görüldüğü belirtilmiştir. Buna göre, ittifaklar sayesinde havayolları, fiilen hizmet verdikleri nokta sayısında herhangi bir artış olmaksızın şebekelerini genişletme imkânına sahip olmaktadır. Bu durum ise, çoğunlukla kod paylaşım anlaşmaları sayesinde gerçekleşmektedir.

Belirtilmesi gereken bir diğer önemli hususun tarife ve frekanslara ilişkin olduğu vurgulanmıştır. Tarife ve frekanslar, bir havayolu şirketinin temel ürünleri olup yolcuların belirli bir şirketi tercih etmelerindeki en etkili faktörlerdir. İttifaklar ise frekans artışı sağlamanın en uygun araçlarından biridir. Bir hattaki sık frekanslı hizmet, havayolu şirketini tüm yolcular nezdinde tercih edilir kılmaktadır.

Kurul, havayollarının bildirim konusu işbirliği sayesinde daha geniş hizmet ağına sahip olunması, tüketicilere sunulacak uçuş seçeneklerinde önemli derecede artış sağlanması, ittifak uygulamaları aracılığıyla ulaşılması mümkün olan yoğunluk ve kapsam ekonomilerinin önemli maliyet etkinliklerini beraberinde getirmesi nedenleriyle muafiyetin ilk olumlu koşulunun sağlandığı sonucuna ulaşmıştır.

  • Tüketicinin yarar sağlaması

RKHK m.4 uyarınca rekabeti sınırlayıcı etkileri olan bir anlaşmanın muafiyet alabilmesi için, yukarıda değinilen ve anlaşmanın tarafları açısından elde edilen iyileşmenin tüketiciye yansıtılması gerekmektedir. Kurul bu aşamada, tüketicinin yarar sağlaması açısından beklenenin genellikle fiyatlar seviyesindeki düşüş olduğunu ancak, satış sonrası etkin hizmetler, ürün çeşitliliğinin artması, tüketicinin ürüne daha kolay ulaşabilmesi, malın arzında devamlılığın sağlanması gibi koşulların da tüketicinin elde edeceği menfaat kapsamında değerlendirilebileceğini belirtmiştir.
Tüketiciler açısından ittifakların en önemli faydalarından biri hizmet miktarı ve kalitesinde ortaya çıkmaktadır. İttifak üyesi olmayanlara kıyasla üye havayolu şirketleri, kesintisiz bir şekilde ve daha konforlu hizmetler sunmakta ve hizmet verilen hat sayısında da çok ciddi artışlar gerçekleşmektedir.

Ayrıca, geniş ittifak ağı içerisindeki havayolu şirketlerinin herhangi birinden hizmet aldıkça edinilen puanların entegre programlar sayesinde bilete dönüştürülmesi yolcular açısından önemli bir fayda olarak değerlendirilmektedir.
Öte yandan, bağlantılı hizmet kapasitesindeki artış, kesintisiz hizmetleri de beraberinde getirmektedir. Kesintisiz yolculuklar; uçuş tarifelerinin koordinasyonunun ve bağlantıların gerçekleştirildiği havaalanlarındaki kapı yakınlığının sağlanmasının yanı sıra bu havaalanlarındaki bagaj ve yer hizmetlerinin de koordinasyonunun sağlanması ile mümkün olabilmektedir.

Kurul, ayrıca ittifakların beraberinde getirdiği yoğunluk ve ölçek ekonomileri ile güçlenen bu etkinlik mekanizmasının bilet ücretlerinde düşüş olarak tüketicilere yansıdığı görüşündedir.
Kurul’un bu çerçevedeki görüşüne göre, ittifak uygulamalarının beraberinde getireceği etkinlikler tüketicilere gereğince yansıtılacak ve aynı zamanda daha fazla tüketiciye ulaşılması sağlanacaktır.

  • İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması

Kurul, bu şartı her iki ilgili pazar için ayrı ayrı değerlendirmiştir.

Havayolu ile tarifeli yolcu taşıma pazarına ilişkin olarak, öncelikle hava taşımacılığı sektöründe belirli bir hattaki rekabetin ortadan kalktığının en temel göstergesinin; uçuşların sıklığında azalma meydana gelmesi, oluşacak piyasa gücü nedeniyle fiyatlarda artış olması ve pazardan çıkışların sayısının artması olduğu belirtilmiştir.

Bu aşamada Kurul, ilgili coğrafi pazarda tanımlanan hatlar bakımından tek tek incelemeler yapmış ve sonuç olarak, uçuşların sıklığında bir azalmanın meydana gelmeyeceği, bilet fiyatlarının artması halinde tüketicilerin rakip havayollarına yöneleceği ve pazardan çıkışların sayısında bir artış beklenmediğini tespit etmiştir. Bu değerlendirmeler ışığında piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmamasının söz konusu olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Kurul, havayolu ile kargo taşımacılığı pazarına ilişkin olarak ise AFKL-Delta ittifakına AZ’nın katılımının, havayolu ile kargo taşımacılığı pazarındaki toplam pazar payının rekabetçi yapıya etkisi bakımından önemli bir olumsuz etki doğurmayacağı görüşündedir.

  • Rekabetin yukarıda belirtilen amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla sınırlanmaması

RKHK m. 5’de öngörüldüğü üzere amacın elde edilmesi için rekabetin gereğinden fazla sınırlanmaması gereklidir.
Bildirim konusu ittifakın temel amaçları, (i) ittifak sayesinde ulaşılacak ölçek, kapsam ve yoğunluk ekonomileri aracılığıyla maliyet etkinlikleri sağlayarak hizmet ücretlerini düşürmek ve (ii) ittifakın getirdiği sinerji ve taraflar arası bilgi aktarımı sayesinde daha kaliteli hizmet sunabilmektir.

Bu iki temel amaca bakıldığında her ikisinin de havayollarının tüketiciler nezdinde tercih edilirliğini artırmaya yönelik olduğu görülmektedir. Bu noktada Kurul, bu amaçları elde etmenin inceleme konusu olay bakımından daha az rekabet karşıtı başka yollarının olup olmadığını incelemiştir.

Bildirim konusu olaya bakıldığında rekabeti kısıtlayıcı nitelikte olan temel hususlar; taraflar arasındaki tarife ve kapasite koordinasyonu, fiyat ve gelir yönetimi koordinasyonu ve sık uçan yolcu programları koordinasyonu olarak görülmektedir.

Kurul, bu hususlar tüketici yararına sonuçlar doğurduğu için rekabetin gereğinden fazla sınırlandırılmadığı kanaatine ulaşmıştır.

Sonuç ve Değerlendirme

Kurul, bildirim konusu sözleşmelere bireysel muafiyet tanınmasına karar vermiştir.

Son zamanlarda yürütülen soruşturmalar ve sektörel incelemeler göz önüne alındığında havacılık sektörünün Kurul’un rekabetin sağlanması ve korunması açısından odaklandığı sektörlerden biri olduğu görülecektir. Bildirim konusu ittifak, ilgili pazarda yer alan global ve büyük aktörler tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu açıdan ilgili ittifak, genel olarak havacılık pazarındaki rekabetin korunması ve hatta artırılması açısından önem taşımaktadır. Dolayısıyla, Kurul’un bu konudaki kararı da dikkate değer niteliktedir.