Rekabet Kurulu (“RK”), Fer Mas Hakkındaki Bir Özel Servisin Yedek Parça Taleplerini Karşılamamak Suretiyle Hakim Durumunu Kötüye Kullandığı İddialarını Değerlendirdi

Ocak 2011

I. Taraflar ve iddialar

Şikayetçi, Ferrari, Maserati, Aston Martin ve Porsche markalarına yönelik hizmet sunan bir özel servistir. Diğer yandan, Fer Mas Ferrari marka araçların Türkiye’deki tek yetkili satıcısı, servisi ve yedek parça sağlayıcısıdır.

Şikayetçi, yukarıda bahsedilen markalara ait yedek parçaları Fer Mas’tan satın almak için talepte bulunduklarını, bu taleplerinin Fer Mas tarafından herhangi bir haklı gerekçeye dayanmaksızın reddedildiğini, bu durumun özel servis açısından telafisi mümkün olmayan zararlara neden olduğunu belirtilerek, söz konusu eylemin Rekabet Kanunu ve Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere İlişkin Grup Muafiyet Tebliği (“Tebliğ”)’ne aykırılık teşkil ettiğini iddia etmiştir.

II. İlgili pazar

İlgili ürün pazarı “Ferrari ve Maserati marka otomobillerin satış sonrası yedek parça, bakım ve onarım hizmetleri pazarı” olarak belirlenmiştir.

İlgili coğrafi pazar “Türkiye” olarak tespit edilmiştir.

III. Değerlendirmeler

Tebliğ kapsamında
RK, Tebliğ’in yetkili servisler ile özel servisler arasındaki rekabetin kısıtlanmamasına özen gösterdiğini belirtmiştir. Ayrıca, Tebliğ’in temel amaçlarından birinin de bağımsız servislerin bakım onarım hizmetlerine ilişkin teknik bilgi ve teçhizata erişiminin kolaylaştırılması yoluyla tüketicilere alternatif oluşturmaları olduğu belirtilmiştir. Bu nedenle, yetkili servislerin bağımsız servislere yedek parça satışının kısıtlanması hükmünü içeren anlaşmalar Tebliğ’in 5. maddesi uyarınca getirilen grup muafiyetinden yararlanamamaktadır.

Yukarıdaki açıklamalara rağmen, RK başka bir noktanın daha altını çizmiştir. Buna göre, ilgili kısıtlamaların Tebliğ ile getirilen muafiyet kapsamında değerlendirilebilmesi için taraflar arasında bir dikey anlaşmanın varlığına ihtiyaç vardır. Bu olayda da, böyle bir dikey anlaşma bulunmamaktadır.

Rekabet Kanunu kapsamında
RK, başvurunun konusunun, hakim durumda bulunan bir teşebbüs tarafından mal vermeyi reddetme eylemi olduğunu belirtmiştir. RK, bu eylemin sözleşme yapmayı reddetme kavramı çerçevesinde de değerlendirilebileceği kanısındadır. RK, ayrıca, söz konusu iki kavramın tam bir ayrıma tabi tutulmaksızın birbiri yerine kullanılabileceğinden bahsetmiştir.
Şikâyete konu uygulamayı gerçekleştiren Fer Mas’ın hipotetik olarak hâkim durumda olduğu hususunun da bu noktada değinilmesi gereken bir başka konu olduğu RK tarafından belirtilmiştir.

RK aşağıdaki tespitlerde bulunmuştur:

  • Sözleşme özgürlüğü, Türk hukuk sisteminde anayasal düzeyde korunan temel haklardan biridir.
  • Sözleşme özgürlüğüne yapılacak herhangi bir müdahalenin dikkatli bir şekilde gerçekleştirilmesi ve gerekçelendirilmesi gerekmektedir.
  • Hâkim durumdaki teşebbüs ile rakip konumundaki başka bir teşebbüs arasındaki ticari bir ilişkiden kaynaklanan bir uygulamaya sözleşme özgürlüğünü kısıtlayacak şekilde bir müdahalenin kısa dönemde rekabeti artırırken, uzun dönemde rekabeti azaltabileceği dikkate alınmalıdır.

RK, hâkim durumdaki teşebbüslere ancak iki durumda satış yapma zorunluluğu getirilebileceğinden bahsetmiştir: (a) hâkim durumda olan teşebbüsten mal talebinde bulunan müşterinin, hâkim durumdaki teşebbüsün sürekli alıcısı durumunda bulunması veya (b) bir teşebbüsün belli bir faaliyette bulunabilmesinin zorunlu unsuru olan temel kaynak faaliyetine hâkim durumdaki bir teşebbüsün sahip bulunması.

RK ayrıca, mal vermeyi reddetme eyleminin ihlal olarak değerlendirilebilmesi için gerekli olan kümülatif şartları şöyle sıralamıştır:

  • İlgili malın gerekliliği: Diğer bir deyişle, teşebbüsün faaliyetleri için elzem olan bir malın alternatifinin olmaması.
  • Etkin rekabetin ortadan kalkması
  • Objektif haklı gerekçenin bulunmaması
  • Tüketici zararı

RK, şikayeti yukarıdaki tespitler ışığında değerlendirmiş ve ilk olarak, sağlamayı reddettiği yedek parçaların, şikayetçi özel servisin müşterilerine sağlıklı bir hizmet verebilmesi açısından gereklilik arz etmediğini belirtmiştir. Yapılan soruşturma ve mülakatlar ışığında, Fer Mas’ın belirtilen yedek parçaların sağlanması için yegane kaynak olmadığı anlaşılmıştır. Zira, diğer özel servislerin yedek parçaları başka kanallardan temin ettiği tespit edilmiştir. RK, ayrıca, yedek parçaları sağlamak için alternatif yollar bulunması sebebiyle Fer Mas’ın ilgili pazardaki etkin rekabeti kısıtlayamayacağına hükmetmiştir. Buna ilaveten, RK mal vermeyi reddetme eyleminin objektif bir nedene dayandığını belirtmiş, bu nedeni de taraflar arasında ticari açıdan fiyat anlaşmazlığı bulunması olarak ortaya koymuştur.

RK, son olarak, ortada tüketici zararını doğuracak herhangi eylem olmadığı kanaatinde olduğunu belirtmiştir.
Yukarıda belirtilen şartlar kümülatif nitelikte olduğundan, bir tanesinin bile bulunmaması, bir eylemin mal vermeyi reddetme bağlamında rekabet ihlali olarak değerlendirilmemesi için yeterlidir. Kaldı ki, RK anılan şartların hiçbirinin bulunmadığını ifade etmiştir. Bu nedenle, RK soruşturma açılmasına gerek görmemiş ve şikayeti reddetmiştir.