Ercüment Erdem Av. Mert Karamustafaoğlu

Rekabet Kurumu’nun Televizyon Yayıncılığı Sektör İncelemesi Raporu

Eylül 2017

Giriş

Televizyon yayıncılığı sektöründe önemli teknolojik değişimler yaşanmaktadır. Bu değişimler neticesinde sektördeki bazı kısımlar daha rekabetçi hale gelirken, bazı kesimlerinde ise rekabet sorunları ortaya çıkıyor. Sektörde yaşanan değişimlerin etkilerinin tespiti, karşılaşılan rekabet problemlerinin belirlenmesi ve bunlara yönelik çözüm önerilerinin tespiti için Rekabet Kurumu tarafından bir sektör incelemesi yürütülmesine karar verildi.

Rekabet Kurumu, televizyon yayıncılığındaki değişimin kaynağı olarak sayısal teknolojiye geçişi görür. Bu yolla herhangi bir yapım, internet ve geleneksel yayıncılık gibi farklı şebekeler üzerinden sunulabilir. Tüketiciler beğendikleri bir yapımı internet veya geleneksel yayıncılık kanalı üzerinden izleme şansı bulurlar. Tüketicilerin seçeneklerini artıran bu teknolojik gelişme aynı zamanda geniş bant internet hizmetleri ile televizyon yayınlarının birlikte sunulmasının, yani yakınsamanın yolunu açtı. Rekabet Kurumu anılan Sektör İncelemesi Raporu’nda (“Rapor”) televizyon yayıncılığı konusunda iletim kapasitesinin bir sorun olmaktan çıktığını ve içeriğin öneminin de buna paralel olarak artmaya başladığını ifade eder. Şebekeler arasındaki bu rekabet sonucunda iletim kısıtlarının öneminin azalması ve tüketicilerin diledikleri yapımları geleneksel yayıncılık veya geniş bant internet hizmetleri gibi çeşitli şebekelerden elde etme şansının ortaya çıkması, Rekabet Kurumu’nun sektörde olumlu olarak nitelendirdiği değişimlerdir.

Ancak söz konusu Rapor’da; anılan şebekelerde uygulanan koşullu erişim sistemleri ve elektronik program rehberleri gibi yüksek maliyetler sonucunda üretilebilen bazı varlıklar üzerinde kontrole sahip olan teşebbüslerin, bu güçlerini rakiplerini dışlamak yönünde kullanmalarına yönelik endişelerin bulunduğu ifade edilir. Başka bir ifadeyle televizyon yayıncılığı açısından kullanılan iletim şebekelerinin kapasiteleri ve çeşitliliği artmış olsa da, koşullu erişim sistemleri ve elektronik program rehberleri gibi varlıkların önemi, bunların rakipleri dışlamak için kullanılması ihtimalini doğurur.

Türkiye’de Televizyon Yayıncılığı

Rapor, Türkiye’deki televizyon yayınlarında yer alan içeriğin karasal analog, uydu, kablolu yayıncılık ve geniş bant internet altyapısı olmak üzere dört farklı yoldan yapıldığını, ancak uydu yayınlarının bunlar içinde açık ara en yüksek erişim oranına (% 81) sahip olduğunu ortaya koyar. Rekabet Kurumu, kablolu yayıncılığa yeterince yatırım yapılmadığını, geniş bant internet üzerinden yapılan yayıncılığın yeni olduğunu, internet hızına ve fiber altyapıya bağlı olarak sağlanabildiğini ifade eder. Rekabet Kurumu kablolu yayıncılık ve geniş bant altyapısı üzerinden yapılan yayıncılığın yavaş bir gelişim içerisinde olduğunu belirtir. Ayrıca Kurum, televizyon kanalları ve ödemeli platformların iletim altyapılarına erişimleri konusunda herhangi bir düzenlemenin bulunmadığını fakat altyapıya erişim konusunda da bir soruna rastlanılmadığını vurgular.

Ödemeli platformlara erişim bakımından Türkiye’de önemli bir gelişim yaşanmaktadır. Rekabet Kurumu da gitgide önemi artan bu ödemeli platformlar konusunda birtakım düzenlemelerin yapılmasını önerdi. Özellikle medya hizmetlerini sağlayan teşebbüslerin ödemeli platformlara erişimi konusunda düzenleyici otoritelerin regülasyon yapması talep edildi. Rapor’da ödemeli platform hizmetleri pazarının abone sayısı bakımından son yıllarda, istikrarlı bir şekilde büyüdüğü ancak abone artışı hızının her yıl düştüğü ifade edilmektedir. Ödemeli platform hizmetlerinin yaygınlığının düşük olması ve bunun; Türk izleyicilerinin izleme eğilimleri, uydu aracılığı ile çok sayıda kanala erişilebiliyor olması, sosyo-ekonomik şartlar ve korsan içerikle ilgili olması da yine Rapor kapsamında yapılan tespitlerdendir. Dolayısıyla Rekabet Kurumu ödeme platform hizmetleri açısından en önemli alternatif ürünün uydu aracılığı ile sunulan açık televizyon yayıncılığı olduğunu belirtir. Böylelikle her iki iletim sisteminin tüketiciler açısından ikame olduğu anlaşılır.

Rapor’da pazardaki rekabetçi şartlar açısından en iyi durumda bulunan pazar açık televizyon yayıncılığıdır. Rekabet Kurumu yüksek izlenme oranlarına sahip içeriklerin kanallar tarafından temin edilmesinde ve kanallar ile yapım şirketleri arasındaki ilişkiler açısından herhangi bir rekabet problemi bulunmadığını ifade eder. Anılan pazara ilişkin tespit edilen en önemli sorun korsan içerik olarak belirlenmiştir. Ödemeli platform hizmetleri pazarında faaliyet gösteren Digitürk’ün pazar gücünün de Rapor’da ele alındığı görülür. Anılan teşebbüsün gerek ödemeli platform işletmeciliği gerek uydu platform işletmeciliği açısından güçlü bir konumda olduğu ve Türkiye Süper Lig yayın haklarına sahip olmasının diğer ödemeli platform işletmecileri karşısında önemli bir pazar gücü unsuru ve rekabet avantajı oluşturduğu görülür.

Rekabet Kurumu’nun yaptığı en önemli ve ilginç tespitlerden biri birlikte ürün sunumuna ilişkindir. Rapor’da internet, sabit telefon ve televizyon hizmetlerinin tek bir paket halinde sunulması hususunun ayrıntılı olarak ele alındığı görülür. Rekabet Kurumu telekomünikasyon ve yayıncılık sektörlerinin birbirlerine yaklaştığını ancak bu durumda telekomünikasyon sektöründeki herhangi bir aksaklığın televizyon yayıncılığı sektörünü etkileme tehlikesinin de bulunduğunu vurgular. Buna örnek olarak da geniş bant internet altyapısına bağlı olarak sunulan IPTV hizmetleri verilebilir. Türkiye’de IPTV’nin gelişiminin önündeki başlıca engel olarak fiber internet altyapısının yeterince yaygın olmaması gösterilir. Rekabet Kurumu, telekomünikasyon hizmetlerinin daha rekabetçi olması halinde IPTV hizmetleri ve ödemeli platform işletmeciliği gibi pazarlardaki rekabetin artacağını ifade eder.

Raporda öne çıkan son unsur birincil içerik konusundaki gelişmelerdir. Rekabet Kurumu yayıncılık alanındaki gelişmeler sonucunda birincil içerik talebinin arttığını, kıt nitelikteki birincil içeriğin münhasır haklarla elde edildiğini, dolayısıyla birincil içerik açısından pazar için rekabet yapısının söz konusu olduğunu belirtir. Birincil içerik film ve spor içeriğinden oluşmakta ve özellikle spor içerik, başta futbol olmak üzere önemli karşılaşmalardan oluşur. Rekabet Kurumu, ödemeli platform işletmecilerinin birincil film içeriğine erişim konusunda önemli bir sorun yaşamadığını, ancak futbol müsabakalarına erişim konusunda durumun rekabetçi endişeler doğurduğunu ifade eder. Rapor’da futbol müsabakalarına ilişkin naklen yayın haklarının tek paket olarak satılması eleştirilmektedir. Rekabet Kurumu, Avrupa’nın birçok ülkesinde canlı yayın haklarının birden fazla paket şeklinde pazarlandığını belirterek, daha rekabetçi ihale yapısının sağlanması gerektiğini ifade eder.

Sonuç

Rekabet Kurumu’nun televizyon yayıncılığı incelemesi sektör incelemesi raporu genel olarak televizyon yayıncılığı alanında teknolojik gelişmeler ışığında yaşanan gelişmeleri ortaya koyar. Rekabet Kurumu karasal sayısal yayıncılığa geçişin bir an önce sağlanmasının önemli bir aşama olduğunu ifade eder. Kablo TV ve geniş bant internet altyapısının geliştirilmesinin ise başka bir rekabetçi unsur olarak anılan raporda önerildiği görülür. Özellikle geniş bant internet altyapısı kurulmasının önündeki engellerin kaldırılması, elektrik-gaz şirketlerinin fiber optik kablo döşemesinin ve kullanılmayan kapasitelerinin 3. kişilere kullandırılmasının önünün açılması oldukça radikal bir öneridir. Bu husus etraflı regülasyonlar yapılmasını gerektirdiği gibi, başka rekabet problemlerinin de yolunu açabilecek niteliktedir. Zira elektrik ve doğalgaz dağıtım şirketleri oldukça yüksek pazar gücüne sahip, hakim durumdaki şirketlerdir.

Rekabet Kurumu’nun ilgili raporun sonuç bölümünde yer verdiği bir diğer önemli öneri de televizyon yayıncılığı sektörü açısından düzenleyici kurumlar arasındaki işbirliğinin sağlanmasıdır. Kurum özellikle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Radyo Televizyon Üst Kurumu arasındaki işbirliğinin artırılmasını önermektedir.

Rekabet Kurumu’nun getirdiği en sert eleştiri ise futbol karşılaşmalarına ilişkin ihale yapısı hakkındadır. İhale süresi ve naklen yayın haklarının daha rekabetçi şekilde birden çok pakete bölünerek pazarlanmasının daha rekabetçi olacağı açıktır. Türkiye’deki futbol müsabakalarına ilişkin naklen yayın konusunda Rekabet Kurumu’nun çok eski tarihli kararları dikkate alındığında, daha rekabetçi bir ihale yapısının sağlanıp, sağlanamayacağını zaman gösterecektir.