Rekabetin Korunması Hakkında Kanun Tasarısı İle Rekabet Hukukunda Yeni Bir Dönem Hedefi

Mayıs 2009

13 Aralık 1994 tarih ve 22140 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’da (“Kanun”) değişiklik yapılmasını öngören Kanun Tasarısı (“Tasarı”) 23 Haziran 2008 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunuldu.

Tasarı ile hedeflenen nedir?
Tasarı ile hedeflenen daha etkili bir rekabet hukuku sisteminin ülkemizde yerleşmesini sağlamaktır. Bu amaçla mehaz Avrupa Birliği rekabet hukukundaki önemli gelişmeler ile OECD ve 9. Kalkınma Planı Çalışmaları bünyesinde önerilen kanun değişikliği teklifleri dikkate alınıyor ve Avrupa Birliği ve gelişmiş ülke uygulamalarına paralel bir düzenleme öngörülüyor.

Tasarı’nın getirdiği yenilikler nedir?
Tasarı Kanun’da önemli değişiklikler ve yenilikler getiriyor.

“De minimis” kuralı.

Kanun’un 4. maddesi kapsamında, Avrupa Birliği mevzuatındaki “de minimis” uygulamasına paralel bir düzenleme benimseniyor. Bu çerçevede, Rekabet Kurulu’nca (“Kurul”) önceden belirlenecek pazar payı ve ciro gibi eşiklerin aşılmaması durumunda, anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birliği kararları soruşturma konusu yapılamaz. Kurul bu konuda tebliğ çıkarabilir.

Muafiyetin genişletilmesi.

Kanun’un 5. maddesi genişletiliyor. Kanun’un çeşitli maddelerinde yer alan muafiyet hükümleri bir araya getiriliyor. Muafiyetin bozucu şarta bağlanabileceği kabul edilerek bu şartın gerçekleşmesiyle muafiyetin kendiliğinden ortadan kalkacağı ifade ediliyor. Ayrıca, grup muafiyeti kapsamındaki anlaşma, uyumlu eylem ve teşebbüs birliği kararlarının bireysel muafiyet koşullarıyla benzer etkilere sahip olduğu saptanırsa, Kurul bunları grup muafiyeti kapsamı dışına çıkarabilir.

Yoğunlaşma işlemleri. Kanun’un 7. madde başlığı bu kavram ile değiştiriliyor. Bağımsız bir iktisadi varlığın tüm işlevlerini kalıcı olarak yerine getirecek bir ortak girişimin oluşturulması da yoğunlaşma sayılıyor. Yoğunlaşmaların rekabeti bozucu etkilerinin saptanmasında “hâkim durum” testi yerine Avrupa Birliği mevzuatına uygun olarak “etkin rekabetin önemli ölçüde azalması” testi kabul ediliyor.

Teşebbüslerin yoğunlaşmanın yol açabileceği rekabet sorunlarının giderilmesi amacıyla Kurul’a taahhüt vermelerine olanak sağlanıyor. Kurul ancak taraflarca verilmiş olan taahhütlerin yerine getirilmesini sağlamaya yönelik şartlı izin verebilir. Kurul izin alınmaksızın gerçekleştirilmiş bir yoğunlaşma işlemini incelemeye alır ve işlemin Kanun kapsamında kalıp kalmadığına göre farklı para cezalarına hükmedebilir.

Dava açma yetkisi.

Menfi tespit kurumu kaldırılıyor ve yerine Kurum’a yeni bir dava hakkı tanınıyor. Kanun’da yasaklanan eylem ve işlemlerle benzer etkiye sahip sonuçlar doğurabilecek idari işlem ve düzenlemelerin iptali için, Kurum, Kurul kararı ile yargı yoluna başvurabilir.

İhlale son verme.

Kurul, ihlal halinde, ihlale son vermek için, yapısal tedbirler alabilir. Ayrıca, 4 ile 6. maddenin ihlaline ilişkin emarelerin varlığı halinde, taraflardan görüş isteyebilir.

İnceleme ile bilgi ve belge isteme.

Gerçek ve tüzel kişiler, teşebbüsler, teşebbüs birlikleri kamu kurum ve kuruluşları Kurum tarafından kendilerinden istenen tüm bilgi ve belgeleri, devlet sırrı niteliğinde olmadığı sürece, vermekle yükümlüdür. Kurul yerinde inceleme yetkisini de kullanabilir. Elektronik gelişmeleri de dikkate alarak, bilişim sistemlerinde tutulan bilgi ve verileri uzman kişilere incelettirebilir.

Kurul teşekkülü.

Başkan ile Başkan Yardımcısı üye adayları, Kurul tarafından, Kurum’da en az on yıl meslek personeli sıfatıyla çalışmış kişiler arasından seçilir.

Görevden uzaklaştırma.

Başkan ve üyeler, Kanun’da yer alan suçlarla ilgili olarak görülen bir ceza davasının varlığı halinde, Bakanlar Kurulu’nca görevden uzaklaştırılabilir.

Çalışma yasağı.

Kurul üyeleri, görevlerinin sona ermesinden itibaren iki yıl süre ile Kanun’un uygulanmasıyla ilgili olarak, teşebbüs ve teşebbüs birliklerini idari ve yargısal süreçlerde temsil edemez.

Kurul ile Başkanlığın görev ve yetkileri.

Kurul’un idari nitelikteki bazı görevleri Başkanlığa devrediliyor.

Önaraştırma ve Soruşturma.

“Önaraştırma ve Soruşturmalarda Usul” başlıklı yeni bir bölüm eklendi. Bu bölümde, önaraştırma ve soruşturma süreleri ve usulü düzenleniyor.
İlk olarak, madde gerekçelerinde vurgulandığı üzere, sağlıklı sonuçlar verecek ayrıntılı araştırmalar yapılması amacı ile önaraştırma süresi otuz günden iki aya uzatılıyor. Soruşturma süresi ise altı aydan dört aya indirilerek, soruşturmaların daha kısa sürede sonuçlanması hedefleniyor.

Kanun çerçevesinde “şikâyetçi” olarak adlandırılan yeni bir ilgili taraf yaratılıyor. Şikâyetçi, Kanun’un 4 veya 6. maddesinin ihlali iddiası ile başvuranlardan meşru bir menfaati olanlar olarak tanımlanıyor. Şikâyetçi, şikâyeti kısmen veya tamamen reddedilirse Kanun’un tanıdığı bilgilendirilme ve dosyaya giriş haklarından yararlanır. Şu halde, meşru menfaati olmayanların yaptığı başvurular Kurul tarafından incelense dahi, bu kişiler şikâyetçilerin sahip olduğu haklardan yararlanamaz.

Tasarı uyarınca, Kurul, raportörlerin Kanun’un ihlal edilmediği yönündeki önerisi doğrultusunda, taraflar ya da iddialara ilişkin olarak soruşturmaya son verebilir.

Hakkında soruşturma yürütülenler, tamamlanan soruşturma raporu tebliğ edildikten sonra iki ay içerisinde yazılı savunmalarını sunar. Tasarı, ayrıca bu sürenin sonuna kadar, hakkında soruşturma yürütülenlere sağladığı “dosyaya giriş hakkı”nın çerçevesini ayrıntılı olarak belirliyor.

Tasarıda, sözlü savunma toplantılarına dair düzenlemeler tek bir maddede toplanıyor. Mevcut Kanun’daki toplantı usulüne dair esaslar kaldırılıyor, usul ve esasların bir yönetmelikle belirleneceği vurgulanıyor.

Taahhüt.

Avrupa Topluluğu düzenlemelerine paralel olarak “Taahhüt” kurumu kanunlaştırılıyor. Teşebbüs veya teşebbüs birlikleri, mevcut bir önaraştırma veya soruşturma çerçevesinde, 4 veya 6. madde kapsamında ortaya çıkan rekabet sorunlarının giderilmesine yönelik taahhütler verebilir. Bu taahhütlerin Kurul’ca kabul görmesi halinde, taahhütte bulunanlar hakkında soruşturma açılmayabilir veya yürütülen soruşturma sona erdirilebilir. Gerekçe uyarınca, bu madde, teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin anlaşma, karar veya davranışlarının piyasadaki etkileri göz önüne alındığında soruşturmanın yürütülmesine gerek görülmezse uygulanır. Soruşturma süreci, karara esas unsurlarda değişiklik olması, tarafların taahhütlerini ihlal etmesi veya kararın yanlış veya eksik bilgiye dayanılarak verilmiş olması halinde yeniden işler.

Kanun’a aykırı işlemler.

Tasarı, 4. maddenin yanı sıra 6 ve 7. maddelerdeki yasakların kapsamındaki işlemleri de geçersiz olarak nitelendirir. Kanun’un 4, 6 veya 7. maddelerini ihlal eden teşebbüs veya teşebbüs birlikleri, zarar görenlerin uğradıkları her türlü zararı tazminle yükümlüdür. Tasarı ile tazminatın hesaplanmasındaki mevcut kıstaslar kanun metninde
n çıkarılarak, yalnızca ortaya çıkan zararın ağır ihmal veya kasttan kaynaklanması halinde maddi zararın 3 katına kadar tazminata hükmedilebileceği belirtildi.

Bilirkişilik ve Bekletici Mesele.

Kanun’un özel hukuka ilişkin hükümlerini uygulayacak olan adli mahkemeler, rekabet ihlalinin saptanması amacıyla ekonomik olgularla ilgili olarak Kurum’un bilirkişiliğine başvurabilir. Ayrıca, adli mahkemede görülen davanın konusuna ilişkin olarak Kurum bünyesinde bir işlem yapılıyorsa, doğabilecek bir karar çatışmasını önlemek amacıyla hâkim, Kurul kararını bekletici mesele yapabilir.

Sonuç

Rekabetin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı ile Türk Rekabet Hukukunda daha etkili bir sistemin kurulması hedefleniyor. Bu bağlamda, yoğunlaşmaların etkileri, önaraştırma ve soruşturma süreleri konusunda oldukça önemli değişiklikler getiriliyor. Taahhüt ve şartlı iznin kabul edilmesi ve sürelerin makul hale getirilmesiyle, rekabetin daha etkin işlemesi amaçlanıyor.