Ercüment Erdem Prof. Dr. H. Ercüment Erdem

Samsung’un Sabit Disk Sürücüsü İşine İlişkin Kontrolün Seagate’e Devrine Koşulsuz İzin!

Temmuz 2012

Rekabet Kurulu (“Kurul”), 29.12.2011 tarih ve 11-64/1656-586 sayılı kararında[1], Samsung Electronics Co. Ltd.’nin (“Samsung”) Sabit Disk Sürücüsü (“SDS”) işine ilişkin kontrolünün Seagate Electronics PLC (“Seagate”, “Samsung” ve “Seagate” birlikte “Taraflar” olarak anılacaktır)tarafından devralınması işlemine, bu işlemin hâkim durum yaratması veya mevcut bir hâkim durumu güçlendirmesine rağmen, ilgili pazardaki rekabeti önemli ölçüde azaltmaması sebebiyle, koşulsuz izin verdi.

İşlemin Tarafları

Devralan taraf olan Seagate, halka açık bir şirket olup, dünya çapında, çoğunluğu SDS ve hibrid SDS’lerden oluşan bilgisayar sarf cihazları ile mobil, işletme, masa üstü bilgisayar ve tüketici elektroniklerinin tasarımı, üretimi ve pazarlaması alanlarında faaliyet gösterir. Seagate ayrıca, SDS’lerde kullanmak üzere, ince film kayıt medyası ile okuma ve yazma başı da üretir.

Devreden taraf olan Samsung ise, SDS işi kapsamında, dünya çapında bilgisayar sistemi, alt sistemler veya tüketici elektronik cihazlarının kullanımı için SDS tasarımını, üretimini, pazarlamasını ve bu ürünlerin Orijinal Ürün Üreticisi ve Orijinal Tasarım Üreticisi şirketlere satışını yapar.

İşlemin Konusu

Tarafların 19.04.2011 tarihinde imzaladıkları malvarlığı satış sözleşmesi kapsamında, Samsung, SDS işine yönelik kontrolü Seagate’e devreder ve işlemin tamamlanmasının ardından, tedavüldeki Seagate hisselerinin bir bölümünü devralır.

Devralmaya konu varlık, SDS’lerin araştırma, geliştirme, üretim ve satımında Samsung tarafından münhasır olarak kullanılan, Samsung’a ait veya Samsung tarafından kiralanmış bazı fabrikaları, ekipmanları ve diğer maddi ve gayri maddi malvarlığını kapsar.

İşlem, Seagate’in mevcut hissedarlık yapısında ve Samsung’un mülkiyet, kontrol ve yönetim yapısında herhangi bir değişiklik yaratmaz.

İşlemin Hukukî Niteliği

2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’in[2] (“2010/4 sayılı Tebliğ”) 5. maddesi, hangi işlemlerin birleşme veya devralma sayıldığını belirtir. Buna göre, “kontrolde kalıcı değişiklik meydana getirecek şekilde, bir veya daha fazla teşebbüsün tamamının ya da bir kısmının doğrudan veya dolaylı, kontrolünün, hisse ya da mal varlığının satın alınmasıyla, sözleşmeyle veya diğer bir yolla bir ya da daha fazla teşebbüs veya halihazırda en az bir teşebbüsü kontrol eden bir ya da daha fazla kişi tarafından devralınması” bir birleşme veya devralma işlemidir.

2010/4 sayılı Tebliğ uyarınca birleşme veya devralma sayılan işlemler ise, (1) işlem taraflarının Türkiye ciroları toplamının yüz milyon TL’yi ve işlem taraflarından en az ikisinin Türkiye cirolarının ayrı ayrı otuz milyon TL’yi veya (2) işlem taraflarından birinin dünya cirosunun beş yüz milyon TL’yi ve diğer işlem taraflarından en az birinin Türkiye cirosunun beş milyon TL’yi aşması halinde, Kurul’un iznine tâbi olur.

Mevcut olayda, Samsung, SDS işine ilişkin kontrolü sözleşme ile Seagate’e devreder. Bu sebeple, Taraflar arasındaki işlem, 2010/4 sayılı Tebliğ uyarınca, bir birleşme veya devralma işlemidir. Söz konusu bu işlem ayrıca, yukarıda belirtilen eşikleri aştığı için, Kurul iznine tâbidir.

İşlemin Kurul Tarafından İncelenmesi

Türk rekabet hukukunda, (1) bir hâkim durum yaratan veya mevcut bir hâkim durumu güçlendiren ve bunun sonucunda ilgili ürün pazarındaki etkin rekabeti önemli derecede azaltan birleşme veya devralma işlemleri hukuka aykırı ve yasaktır.

Bu sebeple, Kurul, Taraflar arasındaki işlemin Türk rekabet hukuku kapsamında yasak olup olmadığını değerlendirebilmek için, sırayla aşağıdaki incelemeleri gerçekleştirir:
(i) İşlemin ilgilendirdiği ilgili pazarı tespit eder;
(ii) İşlemin ilgili pazarda bir hâkim durum yaratıp veya mevcut bir hâkim durumu güçlendirip güçlendirmediğini inceler (ilk test);
(iii) İşlemin, bir hâkim durum yaratması veya mevcut bir hâkim durumu güçlendirmesi sonucunda, ilgili pazardaki rekabeti önemli derecede azaltıp azaltmadığını değerlendirir (ikinci test).

Dolayısıyla Kurul, söz konusu bu olay kapsamında, rekabet hukukunda öngörülen bu iki testi ayrı ayrı uygular. Oysa Kurul, normalde bu iki testi düzgün bir şekilde uygulamaz. Nitekim Kurul kararlarında çoğu kez bu iki teste ilişkin somut verilere rastlanmaz. Hatta bazı kararlarda hâkim durum yaratılması veya mevcut hâkim durumun güçlendirilmesi herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin “rekabetin önemli ölçüde azaltılması” olarak kabul edilir. Örneğin, Kurul, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından satışa sunulan Burgaz Alkollü İçecekler Ticari ve İktisadi Bütünlüğü’nün Mey İçki Sanayi ve Ticaret A.Ş. (“Mey İçki”) tarafından devralınması işlemine ilişkin 08.07.2010 tarih ve 10-49/900-314 sayılı kararında, Mey İçki’nin rakı ve cin pazarlarında hâkim durumda olduğuna ve ilgili devralma işlemi sonucunda, Mey İçki’nin hâkim durumunu güçlendirerek pazardaki rekabeti önemli ölçüde kısıtlayacağına karar verdi[3].

İlgili Pazarın Tespiti

İlgili Ürün Pazarı
İlgili ürün pazarı tüketicinin gözünde fiyatları, kullanım amaçları ve nitelikleri bakımından birbiriyle değiştirilebilir veya ikame edilebilir bütün mal ve / veya hizmetlerden oluşan pazarı ifade eder. Dolayısıyla, ilgili ürün pazarı belirlenirken, mal ve / veya hizmetlerin tüketicinin gözünde ikame edilebilir olup olmadığı değerlendirilir.

Bu kapsamda, Kurul, öncelikle SDS’lerin “masaüstü uygulamalar”, “mobil uygulamalar” ve “tüketici elektroniği kapsamında üretilen ürünler” gibi değişik kullanım alanlarında uygulandığını saptar. Ancak, SDS’ler bir bütün olarak işlemin konusunu oluşturduğundan, Kurul, bu ayrımları dikkate almayıp, SDS’leri bir bütün olarak değerlendirir ve ilgili ürün pazarını “tüm SDS ürünleri” olarak belirler.

İlgili Coğrafi Pazar
İlgili coğrafi pazar, teşebbüslerin ürettikleri mal ve hizmetlerin arz ve talebi konusunda faaliyet gösterdikleri, rekabet koşullarının yeterli derecede homojen ve özellikle rekabet koşulları komşu bölgelerden hissedilir derecede farklı oluğu için bu bölgelerden kolayca ayrılabilen bölgeleri ifade eder.

Bu kapsamda, Kurul, her ne kadar ilgili coğrafi pazarın – fiyat veya arza talep yapıları gibi – unsurlardan dolayı küresel olarak değerlendirilmesi gerektiği kanısına varsa da, Türkiye pazarının, dünyadaki diğer pazarlardan ayrışan bir yapıya sahip olması nedeniyle, ilgili coğrafi pazarı “Türkiye” olarak belirler.

Hâkim Durum Testi

Kurul, %50 ve üzeri pazar payının, istisnai durumlar dışında, hâkim durumu gösterebilecek bir nitelik arz ettiğini b
elirtir ve tarafların 2007 – 2010 yılları arasında, SDS genel pazarındaki pazar payları ile mobil uygulamalar, masa üstü ve kurumsal çözümlere yönelik pazar paylarını inceler. Yaptığı inceleme sonucunda, Kurul, Seagate’in Türkiye pazarında önemli bir pazar gücüne ulaşacağı sonucuna varır.

Görüldüğü üzere, Kurul, bu devralma işlemi sonucunda Seagate’in ilgili ürün pazarında hâkim duruma mı geleceğini yoksa mevcut hâkim durumunu mu güçlendireceğini açıkça belirtmez. Kurul’un bu tutumunun, bu iki durumun sonucunun aynı olmasından kaynaklandığı muhtemeldir. Nitekim Seagate, işlem sonrasında ilgili ürün pazarında hâkim duruma gelse veya mevcut hâkim durumunu güçlendirse de, herhangi bir fark gözetilmeksizin ikinci test aşamasına geçilir. Ancak, her ne kadar bu iki durumun sonuçları aynı da olsa, bu konuda açıklık getirilmesi, hukuki belirlilik açısından daha uygun olurdu.

Rekabetin Önemli Ölçüde Azalması Testi

Kurul, söz konusu birleşme işleminin ilgili ürün pazarında rekabeti önemli ölçüde azaltıp azaltmayacağı değerlendirmesini birçok kriter üzerinden gerçekleştirir.

İşlemin İlgili Ürün Pazarında Yaratacağı Olumlu Etkiler
Kurul, teşebbüslerle yaptığı görüşmeler neticesinde, yerel bilgisayar üreticileri dışında, çoğu teşebbüsün bu işlemden olumsuz şekilde etkilenmeyeceği sonucuna varır. Nitekim işlem sonrasında bile, Western Digital ve Toshiba ilgili ürün pazarında önemli aktörler olmaya devam edeceklerdir. Ayrıca, SDS’lerin nihai ürünlerin maliyet içerisindeki oranının düşük olması ve SDS üreticileri arasındaki fiyat farklarının çok düşük miktarlarda gerçekleşmesi, işlemin rekabet üzerindeki olumsuz etkilerini azaltır.

İşlemin İlgili Ürün Pazarında Yaratacağı Olumsuz Etkiler
Kurul, teşebbüslerle yaptığı görüşmeler neticesinde, SDS ürünlerini ara malı olarak kullanan özellikle yerel bilgisayar üreticileri açısından, hem fiyat konusunda hem de tedarik konusunda pazarlık güçlerinde zayıflama olabileceğini tespit eder.

İşlemin Potansiyel Rekabet Üzerindeki Etkileri
Kurul, önümüzdeki yıllarda, birkaç ürünün SDS’lere alternatif olabileceğini tespit eder. Nitekim Kurul, SDS’lere göre hız, dayanıklılık, pil ömrü gibi üstün özelliklerinden dolayı, Katı Hal Sürücülerinin (“KHS”) yeni teknoloji olarak piyasaya güçlü bir şekilde giriş yapabileceğini tespit eder.

KHS teknolojilerinin yanı sıra, Kurul ayrıca, önümüzdeki yıllarda, verinin kullanıcının fiziki sunucularında değil, bir bilişim şirketinin sunucusunda depolandığı hizmetleri sağlayan “bulut bilişim” teknolojisinin de SDS’lere başka bir alternatif olacağı sonucuna varır.

Kurul, sonuç olarak, önümüzdeki yıllarda SDS’lerin piyasadaki etkisinin azalacağını ve KHS’lerin SDS’lere önemli bir alternatif olacağını belirler.

Dış Pazarın İç Pazar Üzerindeki Etkileri
Kurul, anılan devralma işleminin taraflarının yurtdışında üretim yaptığı, Türkiye’ye satışların distribütörler veya aracılar yoluyla ulaştığı, işlemin dünya ölçeğinde gerçekleştiği ve ABD, AB, Güney Kore ve Japonya başta olmak üzere, on bir rekabet otoritesinden şartsız izin aldığını dikkate alarak, mevcut durumda Türkiye pazarında farklılıklar bulunmasına rağmen dünyadaki değişen piyasa şartlarına bağlı olarak Türkiye’de de daha rekabetçi bir pazar yapısının oluşmaya başlayacağı sonucuna varır.

Sonuç

Kurul, gerçekleştirdiği inceleme neticesinde, söz konusu işlemin her ne kadar rekabet üzerinde olumsuz etkileri olsa da, bu etkilerin “rekabeti önemli derecede azaltacak” boyutta olmadığına karar vererek işleme şartsız izin verir.

Söz konusu bu karar Türkiye açısından önem arz eder. Nitekim Kurul, 2010/4 sayılı Tebliğ’de yer alan iki aşamalı testi ayrı ayrı uygulayarak bir sonuca varır ve işlem sonrasında rekabetin önemli derecede azalıp azalmayacağının tespitinde (ikinci test) kullanılacak kriterleri açıkça ortaya koyar.


[1] Karara ulaşmak için bkz. http://www.rekabet.gov.tr/dosyalar/kararlar/karar4587.pdf (erişim tarihi: 31.05.2012).
[2] 2010/4 sayılı Tebliğ’e ulaşmak için bkz. http://www.rekabet.gov.tr/dosyalar/teblig/teblig83.pdf (erişim tarihi: 31.05.2012).
[3] Karara ulaşmak için bkz. http://www.rekabet.gov.tr/dosyalar/kararlar/karar3574.pdf (erişim tarihi: 31.05.2012).