Sözleşmedeki Haksız Şartlar

Kasım 2011

4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da Yer Alan Sözleşmedeki Haksız Şartlara İlişkin Hüküm

4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (“4077 sayılı Kanun”) 8 Mart 1995 tarih ve 22221 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, yürürlüğe girmiştir.

4077 sayılı Kanun’un amacı kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici, zararlarını tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemleri almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmeleri teşvik etmektir.

Avrupa Birliği mevzuatı ile Türk mevzuatının uyumlulaştırılması çalışmaları kapsamında 4077 sayılı Kanun, 4822 sayılı Kanun ile değiştirilmiştir.

Bu bağlamda, 4077 sayılı Kanun’a sözleşmedeki haksız şartları düzenleyen bir hüküm eklenmiştir.

İlgili hüküm satıcı veya sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşullarının haksız şart sayılacağını ifade etmektedir.
Anılan hüküm uyarınca;

  • Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı değildir.
  • Bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir.
  • Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden, standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez.
  • Bir satıcı veya sağlayıcı, bir standart şartın münferiden tartışıldığını ileri sürüyorsa, bunu ispat yükü ona aittir.

Ayrıca anılan madde gereği 6/A, 6/B, 6/C, 7, 9, 9/A, 10, 10/A ve 11/A maddelerinde yazılı olarak düzenlenmesi öngörülen tüketici sözleşmeleri en az 12 punto ve koyu siyah harflerle düzenlenmelidir. Sözleşmede bulunması gereken şartlardan bir veya birkaçının bulunmaması durumunda eksiklik sözleşmenin geçerliliğini etkilemeyecektir. Ancak, bu eksikliğin satıcı veya sağlayıcı tarafından derhal giderilmesi gerekir.

Yukarıda yazılı maddeler sırasıyla taksitle satış, devre tatil, paket tur, kampanyalı satış, kapıdan satış, mesafeli sözleşme, tüketici kredisi, kredi kartları ve abonelik sözleşmesine ilişkindir.

Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmelik

Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmelik (“Yönetmelik”) tüketici sözleşmelerinde yer alan, tüketici aleyhine haksız şartların tespitini ve bu şartların tüketiciyi korumaya yönelik olarak denetlenmesini sağlamak amacıyla Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından düzenlenerek, yürürlüğe konulmuştur.

Yönetmeliğin “Sözleşme Şartlarının Haksızlığının Değerlendirilmesi” başlıklı 6. maddesi uyarınca;

  • Sözleşme şartlarının tüketicinin anlayabileceği şekilde açık ve anlaşılır dille yazılmış olması gerekir.
  • Bir sözleşme şartının haksızlığı değerlendirilirken, sözleşme konusu olan mal veya hizmetin niteliği, sözleşmenin yapılmasını sağlayan şartlar ve/veya onun bağlı olduğu sözleşmelerin tüm şartları dikkate alınır.
  • Şartların haksızlığının takdirinde, bu şartlar açık ve anlaşılır bir dille kaleme alınmış olmak koşuluyla, gerek sözleşmeden doğan asli edim yükümlülükleri arasındaki, gerek mal veya hizmetin gerçek değeri ile sözleşmede belirlenen fiyatı arasındaki dengeye ilişkin bir değerlendirme yapılamaz.
  • Sözleşmede yer alan bir şartın ne anlama geldiği belirlenemiyorsa, tüketici lehine olan yorum tercih edilir.

Yönetmeliğin 7. maddesi uyarınca satıcı, sağlayıcı veya kredi veren tarafından tüketici ile akdedilen sözleşmede kullanılan haksız şartlar batıldır. Diğer yandan, yok sayılan bu hükümler olmadan da sözleşme ayakta tutulabiliyorsa sözleşmenin geri kalanı geçerliliğini koruyacaktır.

Yönetmeliğin 8. maddesi “yargısal denetim” başlığını taşımakta olup, meşru menfaati olan gerçek veya tüzel kişilerin, standart sözleşmelerde yer alan haksız şartların uygulanmasının önlenmesi için dava açabileceklerini düzenlemiştir. Bu hallerde mahkeme, önleme için gerekli tedbirlere hükmedecektir.

Yönetmeliğin ekinde yol gösterici mahiyette ve sınırlayıcı olmamak üzere haksız olarak kabul edilebilecek şartlar listesi yer almaktadır.

Sonuç

Avrupa Birliği mevzuatı ile Türk mevzuatının uyumlulaştırılması çalışmaları kapsamında 4077 sayılı Kanun’a, 4822 sayılı Kanun ile getirilen değişiklikler sonucu anılan Kanun’a sözleşmedeki haksız şartları düzenleyen bir hüküm eklenmiştir.

Bu hüküm uyarınca, (i) satıcı veya sağlayıcının tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, (ii) tüketiciyle müzakere etmediği, (iii) iyi niyet kuralına aykırı ve (iv) tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme şartları haksız şart olarak belirlenmiştir.

Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartların tüketici için bağlayıcı olmayacağı belirtilmiştir.

Tüketici sözleşmelerinde yer alan, tüketici aleyhine haksız şartların tespitini ve bu şartların tüketiciyi korumaya yönelik olarak denetlenmesini sağlamak amacıyla Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tarafından Yönetmelik hazırlanarak, yürürlüğe konulmuştur.

Yönetmelik ile gerçek veya tüzel kişilere, standart sözleşmelerde yer alan haksız şartların uygulanmasının önlenmesi için dava açma hakkı tanınmıştır.

Ayrıca, Yönetmeliğin ekinde haksız olarak kabul edilebilecek şartlar yol gösterici mahiyette ve sınırlayıcı olmamak üzere listelenmiştir.

Yukarıdaki bilgiler çerçevesinde, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmedeki hükümlerin 4077 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile Yönetmeliğe uygun düzenlenmeleri gerekmektedir. Aksi halde aykırı hükümlerin tüketici açısından bağlayıcı olmadığı iddiasıyla karşılaşılması mümkündür.