Ercüment Erdem Av. Duygu Öner

Taşıyanın Hapis Hakkı

Haziran 2021

Giriş

Taşıyanın taşıma sözleşmesinden doğan alacaklarının teminat altına alınabilmesi için, kanun koyucu yük üzerinde taşıyan lehine hapis hakkı öngörür. Taşıyanın hapis hakkı, kara yoluyla taşıma ve deniz yolu ile yapılan taşımalar bakımından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) kapsamında ayrı düzenlemelere tabi olmakla birlikte, hem kara yoluyla yapılan taşımalar hem de deniz yoluyla yapılan taşımalar bakımından taşıyanın eşya üzerinde hapis hakkı mevcuttur. Bu Hukuk Postası makalesinde deniz yoluyla yapılan taşımalarda deniz taşıyanının yük üzerinde haiz olduğu hapis hakkı incelenir.

Hapis Hakkının Kapsamı ve Taşıtan ile Gönderilene Karşı Kullanılması

Taşıyan, denizde taşıma (navlun) sözleşmesinden doğan alacakları için, 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (“TMK”) m. 950-953 uyarınca yük üzerinde hapis hakkına sahiptir. TMK m. 950 uyarınca alacaklı, borçluya ait olup onun rızasıyla zilyedi bulunduğu taşınırı veya kıymetli evrakı, borcun muaccel olması ve niteliği itibarıyla bu eşyanın alacak ile bağlantısı bulunması halinde, borç ödeninceye kadar hapsedebilir. Kanun koyucu TTK m. 1201 ile hapis hakkına ilişkin TMK’da yer alan genel hükümlere atıf yapmakla birlikte, taşıma ilişkisinin tarafları ve taşıma sözleşmesinin ayrışan yönlerini de dikkate alarak, taşıyanının hapis hakkına ilişkin olarak TMK’dan bağımsız ve ayrı düzenlemeler kaleme almıştır.

Taşıyan, navlun sözleşmesinden doğan bütün alacakları için, navlun sözleşmesinin tarafı olan taşıtana karşı hapis hakkı kullanabilir. Söz konusu alacaklar kapsamına, navlun ücreti, mesafe navlunu, ölü navlun, sürastarya parası, konteynerin beklemesinden kaynaklanan alacaklar, talimatın yerine getirilmesi için yapılan masraflar ve navlun sözleşmesinin müspet ihlâlinden doğan tazminat alacakları dahildir.[1] Kural olarak hapis hakkı, sadece üzerinde hapis hakkı kullanılan eşyanın taşındığı yolculuktan doğan alacakları teminat altına alır.

TTK m.1200 uyarınca, gönderilen tarafından eşyanın teslimi talep edilene kadar, taşıyanın navlun sözleşmesinden doğan alacaklarının borçlusu taşıtandır. Üçüncü kişi konumunda olan gönderilen, ancak teslimi talep ettiğinde navlun sözleşmesinden doğan borç ilişkisine dahil olur. Bu kapsamda, üçüncü kişi konumunda olan gönderilene karşı hapis hakkının kullanılabilmesi için, gönderilenin eşyanın teslimini talep etmesi şarttır.

Hapis hakkının ortaya çıkması için taşıyanın alacağının muaccel olması gerekir. Muaccel olmayan alacaklar bakımından taşıyanın yük üzerinde hapis hakkı yoktur. Bunun istisnası, TMK m. 952 uyarınca borçlunun aciz halinde bulunmasıdır. Borçlunun aciz halinde olması durumunda, taşıyanın alacağı henüz muaccel olmasa bile, taşıyan yük üzerinde hapis hakkını kullanabilir.

Hapis Hakkının Kullanılması

Öğretide, hapis hakkının eşya üzerinde sadece alacağı temin etmeye yetecek şekilde, ölçülü (orantılı) olarak kullanılması gerektiği kabul edilir. Bu genel kabul, taşıyanın hapis hakkı bakımından TTK’da ayrıca hüküm altına alınmıştır. TTK m. 1201 (3) uyarınca, hapis hakkı ancak alacağı teminata alacak miktardaki eşya üzerinde kullanılabilir. Bununla birlikte, bu hakkın ölçülü olarak kullanılabilmesi için eşyanın bölünebilir nitelikte olması gerekir.

Hapis hakkının icrası bakımından, taşıyan hapis hakkını kullanarak eşyayı sahibine teslim etmekten kaçınabilir. Eşyanın teslimi talep edildiğinde, taşıyan teslimi talep edene karşı bu hakkını kullandığını bildirecektir.

Eşya üzerinde doğan hapis hakkı, teminat altına alınan alacaktan ayrı ve bağımsız olarak yargılama veya icra konusu yapılamaz. Hapis hakkının paraya çevrilmesinde, “defter tutularak paraya çevirme” usulü benimsenmiştir. Bu kapsamda taşıyan, hapis hakkının muhafazası için icra dairesinin yardımını isteyebilir. Bunun üzerine icra müdürlüğü, üzerlerinde hapis hakkı bulunan eşyanın bir defterini yapar ve rehinleri paraya çevirme yoluyla takip talebinde bulunması için taşıyana on beş gün süre verir. Taşıyanın bu süre içerisinde hapis hakkının paraya çevrilmesi için taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılması gerekecektir.

Sonuç

Alacaklı ile borçlu arasındaki ilişkide borçlunun borcunu ifa edememesi halinde alacaklıya bir güvence sağlamak amacıyla öngörülen hapis hakkı, deniz taşımasından kaynaklanan alacaklar bakımından TTK’da ayrıca düzenlenir. Bu hakkın kime karşı yöneltileceği gönderilenin eşyanın teslimini talep edip etmemesine göre değişkenlik gösterir. Hapis hakkının kullanılabilmesi için alacağın muaccel olması gerekir. Hapis hakkının icra edilmesi bakımından kanunda özel düzenlemelere yer verilmiş olup, taşıyan eşyanın icra yolu ile paraya çevrilmesi neticesinde alacağına kavuşma imkanına sahiptir.


[1] Ülgener, Fehmi: Çarter Sözleşmeleri I, Genel Hükümler ve Sefer Çarteri Sözleşmesi, 2. Bası, İstanbul 2017, s. 405.