Tebligat Kanunu’ndaki Önemli Değişiklikler

Ocak 2011

“Tebligat Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” (“Kanun”)
19.01.2011 tarih ve 27820 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak, yürürlüğe girdi. Söz konusu Kanun ile Tebligat Kanunu’na önemli değişiklikler getirildi.
Tebligat Kanunu’nun değişen 1. maddesinde; (i) kazaî merciler, (ii) genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri, (iii) özel bütçeli idareler, (iv) düzenleyici ve denetleyici kurumlar, (v) sosyal güvenlik kurumları, (vi) il özel idareleri, (vii) belediyeler, (viii) köy hükmî şahsiyetleri, (ix) barolar ve (x) noterler tarafından yapılacak elektronik ortam da dâhil tüm tebligatların PTT Genel Müdürlüğü veya memur vasıtasıyla yapılacağı belirtildi.

Tebligat Kanunu’na yeni getirilen bir düzenleme ile elektronik yolla tebligata imkan verildi. Zira madde 7/a; tebligata elverişli bir elektronik adres vererek bu adrese tebligat yapılmasını isteyen kişiye, elektronik yolla tebligat yapılabileceğini düzenledi. Diğer yandan, anonim, limited ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlere elektronik yolla tebligat yapılması zorunlu kılındı. Aynı maddede elektronik yolla tebligatın muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağı hükme bağlandı. Ayrıca, elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde diğer usullerle tebligat yapılacağı da hüküm altına alındı.

“Bilinen adreste tebligat” başlığını taşıyan Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine yeni bir fıkra eklenerek; bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin, bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı belirtildi. “Tebliğ imkânsızlığı ve tebellüğden imtina” başlığını taşıyan 21. maddede ise gösterilen adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatabın o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olması durumu düzenlendi. Bu durumda dahi tebliğ memurunun tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim edeceği ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştıracağı, ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihin, tebliğ tarihi sayılacağı ifade edildi.

Vekile ve kanuni mümessile tebligat hususunu düzenleyen 11. maddeye; “Avukat tarafından takip edilen işlerde, avukatın bürosunda yapılacak tebligatlar, resmî çalışma gün ve saatleri içinde yapılır.” şeklinde bir cümle eklendi.
Yurtdışında bulunan Türk vatandaşlarına yapılacak tebligatlar konusu da yeniden düzenlendi. Buna göre, kazaî merciler tarafından çıkarılacak tebligatta, tebliğ evrakının doğrudan o yerdeki Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğuna gönderilebileceği belirtildi.

Tebligat Kanunu’nun 29. maddesinde ilanen tebligatın gazetenin yanı sıra elektronik ortamda da yapılacağı ifade edildi.
“Adres değiştirmenin bildirilmesi mecburiyeti” başlığını taşıyan 35. maddeye, adresini değiştiren kimsenin yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshasının eski adrese ait binanın kapısına asılacağı ve asılma tarihinin tebliğ tarihi sayılacağı hususu ilave edildi. Yine aynı maddeye daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adreslerin esas alınacağı hükmü getirildi. Ayrıca, daha önce yurt dışındaki adresine tebligat yapılmış Türk vatandaşının, yurt dışı adresini değiştirmesi ve bunu tebliğ çıkaran merciye bildirmemesi, adres kayıt sisteminden de yerleşim yeri adresinin tespit edilememesi durumunda, tebligatın bu kişiye Türkiye Büyükelçiliği veya Konsolosluğunca gönderilen bildirimin yurt dışında daha önce tebligat yapılan adresine ulaştığının belgelendiği tarihten itibaren otuz gün sonra yapılmış sayılacağı ifade edildi.

Daha önce yalnızca celse esnasında tebligatı düzenleyen 36. madde “celse esnasında veya kalemde, soruşturmaya, davaya ya da takibe ait evrakın, taraflara, ilgili üçüncü kişilere, katılana veya vekillerine tutanağa geçirilmek suretiyle veya imza karşılığında, tebliğ konusu belirtilerek tevdii, tebliğ hükmündedir. Bu durumda ayrıca tebliğ mazbatası düzenlenmesi gerekmez ve masraf da alınmaz.” şeklinde yeniden düzenlendi.

Tapu idarelerince yapılacak tebligata ilişkin bir düzenleme olan 49. madde; tapuda kayıtlı taşınmazların veya miras, istimlâk, cebrî icra veya mahkeme ilâmı ile iktisapta bulunan hak sahiplerinin, adreslerini ve değiştirdikleri takdirde yenisini, bulundukları yerin tapu idaresine bildirmeye mecbur olduğu, davetiye veya tebliğ evrakının, bu suretle bilinen son adrese gönderileceği, hak sahiplerinin adres bildirmemeleri hâlinde adres kayıt sistemindeki adreslerinin tebligat adresleri olarak kabul edileceği hususunu hüküm altına aldı.

Tebligat Kanunu’nun uygulanmasına ilişkin usul ve esasların yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle belirleneceği, Tebligat Tüzüğüne yapılan atıfların bu yönetmeliğe yapılmış sayılacağı, ancak yönetmelik yürürlüğe girene kadar Tebligat Tüzüğünün Tebligat Kanunu’na aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam edileceği belirtildi. Ayrıca, PTT Genel Müdürlüğü’nün, elektronik ortamda yapılacak tebligatla ilgili her türlü teknik altyapıyı yürürlük tarihten itibaren en geç bir yıl içinde kurarak faaliyete geçirmesi öngörüldü.