Ercüment Erdem Av. Duygu Öner

Türk Hukukunda Gemi Rehni

Mayıs 2020

Giriş

Taşıdığı ekonomik değer nedeniyle gemiler, teminata konu edilmek için oldukça elverişlidir. Özellikle gemi inşa ve satımlarında, gerekli finansmanın sağlanması amacıyla kredi alacağının teminatı olarak geminin rehnedilmesi gündeme gelir. Türk hukukunda, taşınır ve taşınmaz eşyaların rehnine ilişkin genel düzenlemeler Türk Medeni Kanunu’nda (“TMK”) yer almakla birlikte, geminin niteliği de dikkate alınarak, rehnine ilişkin özel düzenlemelere Türk Ticaret Kanunu’nda yer verilir. Bu makalede, gemi rehnine ilişkin TTK’da yer alan düzenlenmeler incelenir.

Teslimsiz Taşınır Rehni Olarak Gemi İpoteği

TTK m. 936 uyarınca, sicile kayıtlı olup olmadıklarına bakılmaksızın, tüm gemiler taşınır niteliğindedir. Bu kapsamda, TTK’da özel hüküm bulunmayan hallerde, bütün gemilere, bayrağı ve sicili ne olursa olsun, taşınır eşyaya ait hükümler uygulanır[1].

Bununla birlikte, kanun koyucu bazı istisnai hallerde taşınmazlara ilişkin hükümlerin gemilere de uygulanmasını öngörmüştür. TTK m. 937’de, TTK’da İcra ve İflas Kanunu’nun (“İİK”) taşınmazlara ilişkin hükümlerine tabi olacağı açıkça belirtilen hallerde ilgili hükümlerin gemilere de uygulanacağı belirtilmiştir. Aynı maddede TMK’nın ilgili maddelerine de atıf yapılmıştır.

TMK uyarınca taşınırların rehnine ilişkin temel prensip, taşınırın zilyetliğinin alacaklıya devri olmakla birlikte, TMK m. 940’da teslim şartına ilişkin bir istisna tanınmış, kanun gereği bir sicile tescili zorunlu olan taşınırlar üzerinde zilyetlik devredilmeden rehin kurulabileceği belirtilmiştir. Buna paralel olarak, TTK m. 1014 (1)’de bir alacağı teminat altına almak için gemi ve payı üzerinde ipotek kurulabileceği ve sicile kayıtlı gemilerin sözleşmeye dayalı rehninin sadece gemi ipoteği yolu ile sağlanacağı hüküm altına alınmıştır. Bu kapsamda kanun koyucu sicile kayıtlı gemiler için rehin türlerinden sadece ipoteğe izin vermiştir.  Doktrinde sicile kayıtlı gemiler öngörülen gemi ipoteğinin, geminin alacaklıya teslimini gerektirmeyen, tescilli ve teslimsiz taşınır rehni olduğu kabul edilir[2]. Sicile kayıtlı gemi ifadesinden anlaşılması gereken, ilgili mevzuatı uyarınca kurulmuş ve faaliyet gösteren Milli Gemi Sicili, Türk Uluslarası Gemi Sicili ve Yapı Halindeki Gemilere Özgü Sicil’den birinde kayıtlı olan gemidir.  TTK yapı halindeki gemiler üzerinde de ipotek tesis edilebilmesine imkân tanımıştır.

Niteliği

TTK m. 1015 kapsamında gemi ipoteği, sicile kayıtlı bir gemi ya da gemi payı üzerinde tesis olunan ve borcun ödenmemesi halinde alacaklıya gemiyi cebri icra yolu ile sattırma ve satış bedeli üzerinden alacağını öncelikle alma yetkisi veren aynî bir hak olarak tanımlanabilir. Bu kapsamda, alacaklı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yoluna başvurarak alacağını tahsil edebilir. TTK m. 1014 uyarınca, muaccel olmuş veya ileride doğabilecek veya şarta ya da kıymetli evraka bağlı bir alacak için de ipotek kurulabilir. Geminin tamamı üzerinde ipotek kurulabileceği gibi, TTK m. 1014 (3) uyarınca paylı mülkiyete konu bir geminin payı üzerinde de ipotek tesis edilmesi mümkündür.

Gemi İpoteği Sözleşmesi

TTK m. 1015 uyarınca,  gemi ipoteğinin kurulması için geminin maliki ile alacaklının gemi üzerinde ipotek kurulması hususunda anlaşmaları ve ipoteğin gemi siciline tescil edilmesi şarttır. İpoteğin kurulmasına ilişkin sözleşme yazılı şekilde yapılmalı ve imzaların noterce onaylanması gerekir. Alternatif olarak, bu anlaşma gemi sicil müdürlüğünde de yapılabilir. Bu şekillerden birine uygun olarak yapılmayan ipotek sözleşmesi geçersizdir. Her halükarda, ipoteğin tesis edilebilmesi için sicile tescil edilmesi gerekir. Bu nedenle TTK m. 1015’te öngörülen tescil kurucu etkiyi haizdir.

Yabancı ülkede iktisap edilen gemiler üzerinde kurulan ipotekler açısından,  TTK m. 1015’te özel bir düzenleme öngörülmüştür.  TTK m. 1015 (5) uyarınca, yabancı bir ülkede iktisap edilen ve henüz Türk Gemi Sicili veya Türk Uluslararası Siciline tescil edilmemiş olan gemilerde bayrak şehadetnamesine şerh tescil hükmündedir. Bu kapsamda, ipoteğin bayrak şahadetnamesine şerhi ile ipotek kurulur. Geminin tescilinde ise bu ipotek sicile geçirilecek olup, sicile yapılacak olan tescil açıklayıcı niteliktedir.

Gemi ipoteği sözleşmesinin alacaklısı, teminata esas teşkil eden asıl borç ilişkisindeki alacaklıdır. İpotek borçlusu ise, gemi üzerinde alacaklı lehine ipotek tesis etme borcu altına giren gemi malikidir. Bununla birlikte, geminin malikinin asıl borç ilişkisinin borçlusu olması zorunlu değildir.

İpoteğin Kapsamı

İpoteğin teminat altına aldığı alacakların kapsamına ilişkin olarak, TTK’da TMK hükümlerine atıfta bulunulmuştur. Bu kapsamda, TTK m. 1018 uyarınca, gemi TMK m. 875 ve m. 876’da öngörülen alacaklar için teminat sağlar. İlgili maddeler uyarınca gemi ipoteğinin sağladığı teminat kapsamına anapara, takip giderleri ve gecikme faizi, sözleşme faizi ve sigorta primi dâhil olmak üzere geminin korunması için yapılan zorunlu masraflar girer.

Gemi ipoteği, yine TMK’ya yapılan atıf uyarınca, geminin kendisi ile birlikte, eklentileri ve bütünleyici parçalarını da kapsar.

İpoteğin derecesine ilişkin olarak da, TTK m. 1017 uyarınca TMK’nın taşınmaz rehni hakkındaki hükümleri uygulama alanı bulacaktır. Bu kapsamda, TMK’da öngörülen sabit dereceler sistemi, gemi ipoteği için de geçerlidir.

TTK m. 1016 (4) uyarınca, yabancı para üzerinden gemi ipoteği kurulabilir. Bununla birlikte, aynı derecede birden fazla para türü kullanılarak gemi ipoteği kurulamaz.

İpoteğin Paraya Çevrilmesi

Türk hukukunda taşınır ve taşınmazların cebri icraya konu edilmesi ve alacağın tahsiline ilişkin hususlar İİK’da düzenlenir. Bununla birlikte, geminin niteliği gereği, cebri icrasına ilişkin olarak bazı özel düzenlemelerin yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur. Bu nedenle gemilerin cebri icrası, bazı hallerde İİK’ya atıf yapılmak sureti ile, TTK’da ayrıca düzenlenmiştir. Bu kapsamda, TTK m. 1381’de asıl borç ilişkisinde alacağın ödenmemesi halinde, ipotek alacaklısının geminin haczi ve satış işlemlerinin gerçekleştirilmesi için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabileceği açıkça hüküm altına alınmıştır.  Benzer şekilde, takip sonrası yapılacak haciz, paraya çevirme ve cebri satış vb. tüm cebri icra işlemler TTK m. 1382 ile 1397 arasında ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.

Sonuç

Bir alacağı teminat altına almak için bir gemi ve payı üzerinde ipotek kurulabilir. Gemiler, TTK kapsamında taşınır olarak kabul edilmekle birlikte, gemiler üzerinde bir tür taşınmaz rehni olan ipotek kurulmasına imkân tanınmıştır. Bu kapsamda, gemi üzerinde ipotek kurulması, tescili, kapsamı, teminat altına aldığı alacaklar ve borcun ödenmemesi durumunda ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin ayrıntılı düzenlemelere TTK’da yer verilmiştir.

[1] TTK m. 936 gerekçesi.

[2] OĞUZMAN, Kemal / SELİCİ, Özer / OKTAY-ÖZDEMİR, Saibe, Eşya Hukuku, 19. Baskı, Filiz Kitabevi, İstanbul, s. 1000.