Türk Petrol Kanunu

6491 sayılı Türk Petrol Kanunu (“Türk Petrol Kanunu” veya “Kanun”), 11 Haziran 2013 tarihli ve 28674 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Bu kanundan önce, 6326 sayılı Petrol Kanunu 59 yıldır yürürlükteydi.

Bu makalemizde Türk Petrol Kanunu ile getirilen önemli değişiklikler ele alınacaktır.

Amaç ve Kapsam

Türk Petrol Kanunu’un amacı ve kapsamı, 1. maddede düzenlenir. Bu madde uyarınca kanunun amacı, Türkiye Cumhuriyeti petrol kaynaklarının millî menfaatlere uygun olarak hızlı, sürekli ve etkili bir şekilde aranmasını, geliştirilmesini ve üretilmesini sağlamaktır. Bu madde ile geçmişte de vetoya sebep olan ve eleştirilen “milli menfaatlere uygun olarak” ifadesi korundu. Eleştirilen bir diğer nokta da, ilgili ifadenin yalnızca amaç ve kapsam maddesinde değil, tüm kanuna yedirilmiş olarak yer alması gerektiği oldu.

Arama Ruhsatı, Başvuru ve Ruhsatlandırma

Kanun’un 6 ila 8. maddeleri, arama ruhsatı, başvuru ve ruhsatlandırma usulü ve işletme ruhsatına ilişkin hükümleri düzenler. 6326 sayılı Petrol Kanunu’nun 6. maddesinde, petrol ile ilgili izin, arama ve işletme ruhsatnamesi alma hakkının devlet adına Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’na (“TPAO”) ait olacağını düzenlemekteydi. Türk Petrol Kanunu ise, bu düzenlemeye yer vermez ve TPAO’nın kanundan doğan hakkını kaldırır. Böylece, herhangi bir saha için özel sektör şirketleri de TPAO ile eşit şartlar altında ruhsat başvurusunda bulunabilecektir.

Yine 6326 sayılı Petrol Kanunu m. 6, ilgili kanundaki esaslara uygun olmak şartıyla, sermayelerinde kamu payı bulunanlar da dâhil, sermaye şirketlerine ve yabancı devlet kanunlarına göre sermaye şirketi niteliğinde bulunan özel hukuk tüzel kişilerine izin, arama ruhsatnamesi ve işletme ruhsatnamesi verilebileceğini düzenlerdi. Söz konusu tüzel kişilere, ülke ekonomisine yararlı olması halinde, Bakanlar Kurulu tarafından belge verilebilirdi. Bir başka ifadeyle, özel sektör şirketleri TPAO’dan farklı olarak ancak Bakanlar Kurulu kararıyla ruhsat alabilirdi. Türk Petrol Kanunu’nda ise, Bakanlar Kurulu’nun onayı koşulu kaldırılır.

Türk Petrol Kanunu m. 18 uyarınca, hak talep eden kişiler, Türkiye’de adres göstermek zorundadır. Adres göstermeyenlere araştırma izni, arama ve işletme ruhsatı verilmez.

Türk Petrol Kanunu m. 19 kayıtlara ilişkin düzenleme içerir: Petrol hakkı sahibi tarafından petrol işlemi ile ilgili her türlü kayıt, hesap, bilgi, belge ve numunelerin Petrol İşleri Genel Müdürlüğü’ne verilmesi zorunludur.

Arama Ruhsatı

Türk Petrol Kanunu m. 6/5 uyarınca, arama ruhsatı süresi karalarda beş, denizlerde ise sekiz yıl olarak düzenlenir. Ruhsat süresi, ruhsat sahibinin en az bir sondaj yapılmasını da içeren iş ve yatırım programı ile buna karşılık gelen yüzde iki teminatı vermesi şartıyla, karalarda iki ve denizlerde üç yıla kadar uzatılabilir. Ayrıca, birinci uzatım süresi içinde sondaj programını yerine getirmiş bir petrol hakkı sahibinin arama ruhsatının süresi, yeni bir sondaj ve yatırım programı ile buna karşılık gelen yüzde 2 teminatı vermesi hâlinde karalarda iki, denizlerde üç yıla kadar yeniden uzatılabilir.

Arama ruhsatının süresi, ilk yürürlük tarihinden itibaren yapılan uzatmalar dâhil, karalarda dokuz, karasuları içi denizlerde on dört yıldan fazla olamaz. Ancak arama ruhsatının süresi sonunda petrol keşfi yapılan alanlarda bu petrol keşfinin ticari değerlendirmelerinin yapılabilmesi için iki yıla kadar ilave süre verilebilir.

6326 sayılı Petrol Kanunu’nda arama ruhsatnamesi süresi dört yıl olarak düzenlenirdi. İlgili kanun hükümlerine uygun olarak ve iyiniyetle arama faaliyetlerine devam edilmesi durumunda, bölgedeki arama ruhsatnameleri süresi iki yılı aşmamak üzere uzatılabilirdi. İkinci yılın sonunda arayıcının çalışmaları keşif ihtimalini doğuracak durumda ise uygun bir programla uzatma talebinde bulunulması halinde, Bakanlar Kurulu teminat karşılığında süreyi iki yıla kadar daha uzatabilirdi. Ancak arama ruhsatname süresi ilk yürürlük tarihinden itibaren sekiz yıldan fazla olamaz ve deniz aramalarında yüzde elli oranında arttırılabilirdi. Türk Petrol Kanunu’nda bu sürelerin hem ilk arama ruhsatı süresi hem de toplam süreler açısından arttırıldığı görülür.

Dikkat edilmesi gereken bir nokta, 6326 sayılı Petrol Kanunu çerçevesinde ruhsatname süresinin uzatılması sırasında herhangi bir yatırım zorunluluğu aranmamasıdır. Böylece, yatırım yapılmadan da bir ruhsat sekiz sene boyunca kullanılabilmekteydi. Türk Petrol Kanunu, bu olumsuzluğu yatırım programı sunulması zorunluluğu ile ortadan kaldırır.

İşletme Ruhsatı

Türk Petrol Kanunu m. 8 uyarınca, arama faaliyetleri kapsamında keşif yapılması halinde ruhsat süresince arama ve üretim yapılması ve üretilen petrolün satılması amacıyla işletme ruhsatı düzenlenir. İşletme ruhsatı, iş ve mali yatırım programı da dikkate alınarak yürürlüğe girdiği tarihten itibaren başvuru sahibinin talebine göre yirmi yıl için verilir.

İşletme hakkı süresi sona eren sahalar, işletme ruhsatı verilmek üzere, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı onayıyla müzayedeye çıkarılabilir. Ancak müzayedeye çıkılmadan önce Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bu sahayı işletme ruhsatı konusu olarak isteyip istemediğini TPAO’ya sorar. TPAO’nun talebi hâlinde saha müzayedeye çıkarılmaz. Böylece, TPAO’nun sahip olduğu ayrıcalığın korunduğu söylenebilir.

Yüzey ve Su Hakları

Türk Petrol Kanunu m. 10/1 uyarınca petrol hakkı sahibi, arama veya işletme ruhsatında veya civarında petrol işlemi için gerekli arazinin kullanma hakkını, arazi özel mülkiyet konusu ise anlaşma, anlaşmazlık durumunda kamulaştırma yoluyla elde edebilir. Ayrıca, arazi Hazine’ye ait ise araziyi bedeli karşılığında kiralamak, irtifak hakkı tesis etmek veya kullanma izni almak ve ruhsatına kaydetmek hakkına sahiptir. Anlaşmaya dayanan kullanma hakkı üç yıldan fazla sürdüğü takdirde özel mülkiyet konusu arazinin kamulaştırılması, arazi sahibi veya petrol hakkı sahibi tarafından talep edilebilir. Söz konusu kamulaştırma, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümleri çerçevesinde yapılır. Kamulaştırma Kanunu m. 27 hükümlerine göre acele kamulaştırma yapılması da mümkündür. Kamulaştırılan arazinin mülkiyeti Hazine’ye, kullanma hakkı kamulaştırma bedelini ödeyen petrol hakkı sahibine ait olur. Bu durumda, Maliye Bakanlığı tarafından petrol hakkı sahibi lehine bedelsiz olarak ve ruhsat süresi kadar irtifak hakkı tesis edilir.

Türk Petrol Kanunu m. 10/5 uyarınca, 6831 sayılı Orman Kanununa göre orman sayılan yerlerdeki ruhsat ve izin alanlarında, ilgili mevzuata göre izin almak ve bedelleri ödenmek suretiyle petrol arama ve işletme faaliyetleri yapılabilir. Türk Petrol Kanunu’nun hazırlık çalışmaları sırasında, milli parkların da petrol arama faaliyetlerine açılabileceği düzenlenmekteyse de, ilgili hüküm kanun metninden çıkarıldı.

Vergilendirme

Kanun’un 12. maddesi uyarınca, petrol hakkı sahiplerinin, safi kazançları üzerinden ödemekle yükümlü bulundukları vergiler ve hissedarları adına yapmaları gereken gelir vergileri kesintisi toplamı yüzde elli beş oranını geçemez. Bu oranın, Kanun’un hazırlık çalışmaları sırasında yüzde kırk olarak belirlenmesi vergi kaybı doğuracağı gerekçesiyle tepkiye neden olmuştu. Tepkiler üzerine eski oran korundu. Halbuki halen uygulanan vergi oranları zaten yüzde kırktan daha düşük olduğundan, oranın yüzde kırk olarak belirlenmesi vergi kaybına yol açmazdı, aksine yatırımcılara belli bir güvence verilmesi açısından yaralı olurdu.

Yabancı Personel Çalıştırılması

Petrol hakkı sahibi, petrol işlemi için gereken yabancı personeli, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın uygun görüşüne dayanarak İçişleri Bakanlığı tarafından düzenlenecek çalışma amaçlı ikamet tezkeresi ile en fazla altı ay süre ile çalıştırabilir. Özel kanunlarda belirlenen hükümlere uyulması ve yabancı ile işverenin diğer kanunlardan doğan yükümlülüklerini yerine getirmeleri şartları da aranır. Bu noktada, 4817 sayılı Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun hükümleri uygulanmaz. Çalışma süresinin altı aydan fazla olması hâlinde ise, ilgili kanun hükümlerine göre izin alınması gerekir.

Yasaklar ve Özel Hükümler

Türk Petrol Kanunu m. 22/12 uyarınca, petrol hakkı sahipleri, 1 Ocak 1980 tarihinden sonra keşfettikleri petrol sahalarında ürettikleri ham petrol ve doğal gazın tamamı üzerinden, kara sahalarında yüzde 35’ini ve deniz sahalarında yüzde 45’ini ham veya mahsul olarak ihraç etmek hakkına sahiptirler. Geri kalan kısım ile 1 Ocak 1980 tarihinden önce bulunmuş sahalardan üretilen ham petrol ve doğal gazın tamamı ve bunlardan elde edilen petrol mahsullerinin ülke ihtiyacına ayrılacağı düzenlenir. Bakanlar Kurulu, bu oranları yeniden belirleme ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları düzenleme konusunda yetkilidir.

Teşvikler

Türk Petrol Kanunu m. 26 uyarınca, petrol hakkı sahipleri tarafından gerçekleştirilecek yatırımlara verilecek teşvikler Bakanlar Kurulu tarafından belirlenir. Bu hüküm, 6326 sayılı Petrol Kanunu’nda yer almayan yeni bir hükümdür. Böylece, petrol hakkı sahiplerine diğer yaptıkları tüm yatırımlardaki teşviklerden faydalanma hakkı verilmiştir.

Sonuç

Türk Petrol Kanunu ile milli menfaat ifadesi kanunun amaç ve kapsam maddesinde korundu. 6326 sayılı Petrol Kanunu’nda yer alan petrol ile ilgili izin, arama ve işletme ruhsatnamesi alma hakkının devlet adına TPAO’ya ait olacağı yönündeki düzenlemenin kaldırılarak ilgili alana özel şirketlerin girmesinin önü açıldı. Arama ruhsatının verilebileceği süre konusunda yeni düzenlemeler getirildi. Ruhsatname sürelerinin uzatılması sırasında yatırım planı sunma zorunluluğu ile yatırım yapılmadan ruhsat sürelerinin uzatılmasının önüne geçildi. İşletme hakkı sona eren sahaların müzayedeye çıkmadan önce ilgili konunun TPAO’ya sorulma zorunluluğu getirildi, böylece TPAO’ya bir öncelik tanındı. Yüzde kırk olarak belirlenmesi tartışma konusu olan gelir vergileri kesintisi oranı, yüzde elli beş olarak korundu. Tüm bu düzenlemelerle, ilgili alanda arama ve üretim faaliyetlerinin düşük maliyetle teşviki, işlemlerde sadeleşme ve rekabet ortamı sağlanması amaçlandı.