Türk Rekabet Kurulu, Arçelik’in Bayilerine Karşı Dayatmacı Ve Ayrımcı Davranışlarının 4054 Sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 6. Maddesini İhlal Etmediğine Karar Verdi

Mart 2009

Türk Rekabet Kurulu, 8 Ocak 2009, Rekabet Kurulu/Arçelik A.Ş., Karar no. 09-01/4-4.http://www.rekabet.gov.tr/dosyalar/kararlar/karar2779.pdf

Türk Rekabet Kurulu (“Rekabet Kurulu” veya “Kurul”), 8 Ocak 2009 tarih ve 09–01/4–4 sayılı kararında, Arçelik A.Ş.’nin ( “Arçelik”) bayilerine depo bulundurma zorunluluğu getirme, sipariş vermemelerine rağmen mal
gönderme ve bu koşullara uymamaları halinde bayilik sözleşmelerini feshetmekle tehdit etmekten ibaret davranışlarına karşı 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (“RKHK”) çerçevesinde herhangi bir işlem yapılmasına gerek bulunmadığına karar verdi.

Dayatmacı Davranışlar

Şikâyetçi bayiler, Arçelik’in kendilerine karşı dayatmacı davranışlar içerisinde olduğunu ileri sürmüşlerdir. Burada bahsi geçen dayatmacı davranışlar, Arçelik’in bayilere satış miktarları dikkate alınmaksızın sürekli ürün gönderilmesi, bayilerin ürün depolamayı reddetmesi halinde siparişlerinin karşılanmaması, bayilere bu uygulamaları tenkit etme imkânı verilmemesi ve bu koşullara uyulmaması halinde bayilik sözleşmelerinin feshi ile tehdit olarak özetlenebilir.

Kurul, Arçelik’in bayilik anlaşmalarının temel hedefinin piyasada devamlı ürün bulunması ve tüketicinin istediği ürüne kolaylıkla ulaşabilmesinin sağlanması olduğunun altını çizmiş ve bu tip dikey ilişkilerde bayiler için, belirli bir stok bulundurma gibi yükümlülükler öngörülmesine sıkça rastlandığını da eklemiştir. Kurul’a göre, Arçelik’in bayilerine depo bulundurma zorunluluğu getirmesi ve bayiden ürün stoklamasını istemesi de bu çerçevede değerlendirilmelidir.

Rekabet Kurulu, Arçelik’in sözleşme şartlarına uymayan bayilerle olan sözleşmelerini feshetmesinin ise özel hukuk hükümleri kapsamında tarafların aralarındaki sözleşmeden kaynaklandığını ve bu nedenle konunun özel hukuk hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Ayrımcı Davranışlar

Şikâyetçi bayilerin bir diğer iddiası ise, fazla mal depolamak istemediklerini Arçelik’e bildirmeleri nedeniyle Arçelik’in yeni çıkan ürünlerini öncelikle diğer bayilere göndermesi ve kendilerine diğer bayilerden 15–20 gün daha geç göndermesidir. Şikâyetçi bayiler, Arçelik’in yine aynı nedenle kendilerine ürün tedarikini bir süre için tamamen kestiğini de ileri sürmüşlerdir.

RKHK m. 6 (b) , ilgili pazarda hâkim durumda bulunan teşebbüsün, eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak, yükümlülük ve edimler için farklı şartlar ileri sürerek, doğrudan veya dolaylı olarak ayrımcılık yapmasını hâkim durumun kötüye kullanılması hallerinden biri olarak tanımlamıştır. Bu tanımdan da anlaşıldığı üzere, bir teşebbüsün ayrımcılık teşkil eden davranışlarının RKHK m. 6 çerçevesinde cezalandırılabilmesi için, söz konusu teşebbüsün ilgili pazarda hâkim durumda bulunması ve bu hâkim durumunu eşit durumdaki teşebbüslere ayrımcılık yapmak suretiyle kötüye kullanması gerekmektedir.

Rekabet Kurulu, Arçelik’e ilişkin hâkim durum analizi yaparken önceki tarihli bir kararına atıf yapmakla yetinmiş ve Arçelik’in hâkim durumda olmadığına karar vermiştir.

Kurul, Arçelik’in bayilerinin RKHK m. 6 (b) anlamında eşit durumda sayılıp sayılamayacaklarını da ayrıca incelemiş ve bayilerin bulundukları coğrafî pazar, sahip oldukları müşteri potansiyeli ve satış kapasitesi gibi yönlerden farklı özelliklere sahip olabileceklerini de dikkate alarak, eşit durumda sayılmayacakları sonucuna ulaşmıştır. Kurul ayrıca Arçelik’in yeni çıkan bir ürünü öncelikle satış potansiyeli daha yüksek olan bayilere göndermesini de, ticarî açıdan rasyonel bir davranış olarak değerlendirmiş ve satış potansiyelleri farklı olan iki bayinin eşit durumda kabul edilemeyebileceğini ifade etmiştir.

RKHK m. 6/b: “Eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak, yükümlülük ve edimler için farklı şartlar ileri sürerek, doğrudan veya dolaylı olarak ayrımcılık yapılması” […] hukuka aykırı ve yasaktır”. Arçelik A.Ş.’nin yetkili satıcılara ve yetkili servisleri ile ayrı ayrı imzaladığı anlaşmalara bireysel muafiyet tanınması talebi hakkındaki 25.09.2008 tarih ve 08-56/892-353 sayılı Kurul Kararı. Kurul anılan kararda, Arçelik’in buzdolabı, mikrodalga, fırın, tüplü televizyon, çamaşır ve bulaşık makinesi pazarında oldukça güçlü bir konumda olduğunu, ancak rakiplerinin de Arçelik üzerinde rekabetçi baskı yaratabilecek güçte olduklarını ifade ederek, Arçelik’in ilgili pazarda hâkim durumda olduğuna dair bir tespitte bulunulamayacağını ifade etmiştir. Ayrıntılı bilgi için bkz.http://www.rekabet.gov.tr/dosyalar/kararlar/karar2677.pdf

Sonuç

Rekabet Kurulu, Arçelik’in bayilerine uyguladığı dayatmacı ve ayrımcı davranışların RKHK kapsamında hâkim durumun kötüye kullanılması olarak değerlendirilemeyeceğine karar vermiştir.

Rekabet Kurulu kararda, ilgili pazar (ilgili ürün pazarı ve coğrafi pazar) tespitinde bulunmamıştır. Oysaki ilgili pazar tespiti RKHK’nun 6. maddesi kapsamında sonuca ulaşılabilmesi için yapılması gerekli bir tespittir.