Ercüment Erdem Av. Sezi Demirçark

Türkiye’de Elektronik Sözleşmeler

Temmuz 2017

Giriş

Türkiye’de Elektronik Ticaret (“E-ticaret”) teknoloji ve internet kullanımındaki artış ile doğru orantılı olarak hızla yaygınlaşmaktadır. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu istatistiklerine göre Türkiye’de 2016 yılında internet erişimi 62.2 milyona ulaşmış olup, bu da beş yıl içinde %179’luk bir yükselişe denk gelmektedir. Bir diğer istatistiğe göreyse, 2016’daki E-ticaret hacmi yaklaşık olarak 8 milyar Avro değerindedir[1]. E-Ticaretin yaygınlaşması ve dolayısı ile elektronik sözleşmelerin kurulması kapsamında güvenlik, yasal geçerlilik, uyumluluk, veri korunması vb. hakkındaki sorulardan hareketle, teknik ve yasak düzenlemeler için önemli bir ihtiyaç doğmasına sebep olmuştur. Bu gereksinimin neticesinde, söz konusu ihtiyaçlara yanıt vermek ve Avrupa Birliği mevzuatına[2] uyum sağlamak amacıyla, 6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun (“E-Ticaret Kanunu”) yürürlüğe girmiştir.

Bu hukuk postası, yürürlükteki E-Ticaret Kanunu ve bu kanuna ilişkin düzenlemelerin taslakları ışığında, elektronik sözleşmeleri incelemektedir.

Ticari Haberleşme ve Prosedüre İlişkin Bilgilendirme

Elektronik vasıta ile gerçekleştirilen sözleşme ilişkilerinde sözleşmenin taraflarının belirlenmesi, sözleşmenin geçerliliği ve yasal sonuçlarını doğurması gibi hususlar özel düzenlemeler gerektirmektedir. Bu minvalde, E-Ticaret Kanunu, sözleşme taraflarının belirlenebilir olmasını hedef alarak, sözleşme tarafı olan hizmet sağlayıcılara ilişkin bilgi verme yükümlülükleri getirmektedir.[3] İlgili hükümler uyarınca hizmet sağlayıcılar, sözleşmenin elektronik yolla kurulumu öncesinde, aşağıda sayılı hususlarda bilgi verme yükümlülüğü altındadır:

  • Ticari haberleşmeye ilişkin olarak güncel, tanıtıcı ve erişilebilir bilgi;
  • Sözleşme kurulurken izlenecek teknik adımlar hakkında bilgi;
  • Sipariş verilmesinden önceki veri girişine ilişkin hatalarının belirlenmesi ve düzeltilmesi için gerekli teknik araçlar hakkında bilgi;
  • Kurulacak sözleşmenin hizmet sağlayıcı tarafından saklanıp saklanmayacağına ve bu sözleşmeye erişime ilişkin bilgi; ve
  • Uygulanan gizlilik kuralları ve varsa alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmalarına ilişkin bilgi.

E-Ticaret Kanunu ile öngörülen bilgi verme yükümlülüklerine ek olarak, Elektronik Ticarette Sözleşme ve Siparişler Hakkında Yönetmelik Taslağı (“Yönetmelik Taslağı”), hizmet sağlayıcının hizmet alıcılarına kolay, doğrudan ve devamlı olarak erişim sağlamasını güvence altına almak amacıyla, sözleşme ilişkisine girilmesi için kapsamlı ön bilgilendirme yükümlülükleri öngörmektedir. Söz konusu ön bilgilendirme yükümlülükleri, hizmet sağlayıcı tarafından, hizmet alıcısına siparişini vermeden önce sağlanması gereken bilgileri ifade etmektedir.

  • Hizmet sağlayıcının, elektronik posta adresi dâhil olmak üzere, iletişim bilgileri;
  • Hizmet sağlayıcının ticaret sicili veya diğer resmi sicillerden hangisinde kayıtlı olduğuna ilişkin bilgiler (meslek odası);
  • Ticaret sicil numarası veya bu sicildeki eşdeğer tanımlama araçları (MERSIS veya vergi numaralarından uygun düşen herhangi biri gibi) vb.

Böylece yürürlükteki E-Ticaret Kanunu’nun yansıra Yönetmelik Taslağı da sözleşme öncesi dönemdeki ticari haberleşmeye ilişkin olarak şeffaflık şartları getirmeyi amaçlamaktadır.

Yukarıda bahsi geçen yükümlülüklere ek olarak, Yönetmelik Taslağı, hizmet sağlayıcının sunduğu hizmetlerin fiyatın açık ve belirli şekilde ve doğabilecek tüm masraf ve giderler dâhil olmak üzere bildirilmesine ilişkin ek bildirim yükümlülükleri getirmiştir.

Sözleşmenin Kurulması

Türk Borçlar Kanunu uyarınca sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamaları vasıtası ile icap ve kabul beyanlarının buluşması ile kurulur. E-Ticaret Kanunu özel olarak sözleşmenin ne zaman kurulmuş kabul edileceğini ya da bir hizmet sağlayıcının ne zaman internet üzerinden teklif yapmış sayılacağını özel olarak düzenlememektedir. Yönetmelik Taslağı ise siparişin ve siparişin alındığının teyidinin, tarafların söz konusu beyanlara erişiminin mümkün olduğu zamanda gerçekleşmiş sayılacağını düzenler. Bu durum, sözleşmenin kurulması için, siparişin alınması gibi üçüncü bir aşama ekler.

Yönetmelik Taslağı aynı zamanda, şikâyet politikasını da ele almaktadır. Buna göre tüketici şikâyetlerini, sözleşmenin kurulmasından itibaren 6 (altı) ay içinde, hizmet sağlayıcının kayıtlı olduğu il müdürlüğüne bildirmelidir.

Sonuç

E-Ticaret Kanunu ve Yönetmelik Taslağını temel olarak, elektronik sözleşmelerin hukuken bağlayıcılığını sağlamayı hedef edinmektedir. Ek olarak, Yönetmelik Taslağı, sözleşmenin kurulmasından önceki döneme ilişkin geniş bilgilendirme yükümlülüklerine ve sözleşmenin kurulması için bir teyit prosedürüne yer vermektedir. Türkiye’de e-ticaret hacminin genişlemesi neticesinde, tüketicinin koruması ve hukuki güvenliğin sağlanması için, mevcut olanlara ek olarak yeni yasal düzenlemelere de ihtiyaç duyulmaktadır.

[1] https://ecommercenews.eu/ecommerce-turkey-worth-7-95-billion-euros-2016/

[2] 2000/31Avrupa Topluluğu Bilgi Toplumu Hizmetlerinin Özellikle Elektronik Ticaretin Ortak Pazardaki Bazı Yönleri Hakkında Direkrif, 8 Temmuz 2000.

[3] https://ecommercenews.eu/ecommerce-turkey-worth-7-95-billion-euros-2016/.