Ercüment Erdem Av. Mehveş Erdem

Viyana Satım Anlaşması (CISG) Çerçevesinde Sözleşmenin Kurulması

Kasım 2015

Giriş

Milletlerarası Mal Satımına İlişkin Sözleşmeler Hakkında Birleşmiş Milletler Anlaşması veya uygulamadaki diğer adıyla Viyana Satım Anlaşması (“CISG”), sözleşmenin kurulmasını, Bölüm II Madde 14 ile Madde 24 arasında düzenler. Madde 11, 13 ve 29 da sözleşmelerin kurulması kapsamında düzenlemeler içerir. Genel anlamda CISG, Türk ve İsviçre Borçlar Hukuku kurallarına benzer şekilde, sözleşmesel yükümlülükler için “geleneksel” yaklaşımı benimser. Hem Türk hem de İsviçre kurallarına göre sözleşme, iki irade beyanı, icap ve kabul ile kurulur.

Doktrinde, karmaşık müzakereler barındıran ve icap ile kabulün birbirinden ayrılmasının kolay olmadığı durumlarda, karşılıklı iradelerin esaslı biçimde uyuşması ilkesinin uygun çözümler ortaya koyabileceği ve CISG’nin uygulama alanı bulabileceği kabul edilir[1].

İcap

İcap hukuki bir işlem olduğundan, CISG’nin yanı sıra tabi olduğu milli hukuka da uygun olması gerekir. CISG Madde 14 uyarınca, “bir veya birden çok belirli kişiye sözleşmenin kurulması için yöneltilen bir teklif, yeterince kesin olması ve icapta bulunan kimsenin karşı tarafın kabulüyle bağlanma niyetine işaret etmesi halinde icap sayılır”. Bu tanımdan, icabın yapılabilmesi için gereken iki koşulun, yeterince kesin bir teklif ve icapta bulunanın bağlanma niyeti olduğu çıkarımı yapılabilir.

İcabın Yeterince Kesin Olması

Madde 14’e göre, “malların saptandığı ve açık veya örtülü olarak miktar ve bedelin belirlendiği veya belirlenmesi için gerekli düzenlemenin yapıldığı teklifler yeterince kesin sayılır”. İcabın bir diğer unsuru ise icapta bulunanın malı satma yönündeki iradesidir. İcap, her zaman bir teklif gibi görünmeyebilir; bir fatura veya teyit mektubu niteliğinde de olabilir.

Madde 8 ve Madde 9 da sözleşmenin kurulması ile ilgili ilkeleri düzenler. Genel anlamda, Madde 8, tarafın beyanının onun niyeti çerçevesinde yorumlanması gerektiğini düzenler. Madde 9 ise tarafların, uygulanmasını kabul ettikleri teamüller ve aralarında yerleşmiş olan alışkanlıklarla bağlı olduklarını belirtir.

CISG’nin diğer hükümlerinin de Madde 14 ile alakalı olduğu söylenebilir. Doktrinde, Madde 14 ve Madde 55 arasındaki bağ, geniş ölçüde tartışılmıştır. Madde 14, bedelin belirli olmadığı icapların kabul edilmeyeceği şeklinde yorumlanabilir. Bununla beraber, Madde 55’e göre, sözleşme, açıkça veya örtülü olarak bedel belirlenmeksizin geçerli olarak kurulmuşsa, bedel benzer koşullarda satılan aynı türden mallar için uygulanan fiyatlar göz önünde bulundurularak belirlenir. Doktrinde ise bedel, hal ve şartların tümü hesaba katıldığında belirlenebiliyorsa icabın geçersizliğinden bahsetmenin mümkün olmayacağı kabul edilmektedir.

İcapta Bulunanın Bağlanma Niyeti

Bir veya birden çok belirli kişiye yöneltilmemiş teklifler, icaba davet olarak kabul edilir. Katalogların ve broşürlerin toplu olarak dağıtılması ve internet siteleri, icap teşkil etmeyecek ve fakat aksi açıkça belirtilmediği takdirde icaba davet olarak kabul edilecektir.

İcapta bulunanın niyetinin tespit edilmesinin güç olduğu durumlarda Madde 8 dikkate alınmalıdır. Madde 8’in üçüncü fıkrası uyarınca, “taraflardan birinin iradesini veya makul bir kişinin anlayışını tespit edebilmek için özellikle taraflar arasındaki sözleşme görüşmeleri, aralarında oluşmuş alışkanlıklar, teamüller ve tarafların sonraki davranışları da dâhil olmak üzere olayın ilgili tüm koşulları dikkate alınır”.

İcabın Etkisi

İcap muhataba varmasıyla hüküm ifade etmektedir. Madde 24’e göre icap, sözlü olarak muhataba yöneltildiğinde veya başka bir şekilde muhatabın şahsına, işyerine ya da posta adresine tevdi edildiğinde, muhataba varmış olur. Sözleşmenin elektronik ortamda kurulduğu durumlarda, Milletlerarası Ticaret Odası eTerms 2004 Madde 2 uyarınca, icap muhatabın iletişim sistemine girmesi ile muhataba varmış sayılır. Bu hükmün uygulanması için muhatabın bir iletişim sistemi bulunması gerekir. Elektronik mesajın, muhatapça belirlenen başka bir iletişim sistemine gönderilmesi halinde, söz konusu elektronik mesaj muhatabın mesajdan haberdar olmasıyla muhataba varmış sayılır[2].

İcaptan Cayma ve İcabın Geri Alınması

Madde 15 uyarınca, geri alma beyanının muhataba, icaptan önce veya icapla aynı anda varması halinde icap geri alınabilir. İcabın geri alınması ve icaptan cayma terimlerinin CISG bağlamında farklı anlamları olduğuna dikkat edilmelidir.

İcaptan cayma CISG Madde 16 hükmünde düzenlenir. Muhatap, kabul beyanı göndermeden önce icaptan cayılabilir. İcapta kesin süre öngörülmesi veya icabın geri dönülemez olduğunun belirtilmesi veya icabın cayılamaz olduğuna güvenmenin muhatap açısından makul sayılması gibi durumlarda icaptan cayılamaz.

İcabın Reddi

İcabın reddi Madde 17’de düzenlenir. Buna göre, icap geri alınamaz olsa bile, bir ret beyanının geçerli olabilmesi için icapta bulunana varması gerekmektedir.

Kabul

Kabul, Türk ve İsviçre Borçlar Hukuku düzenlemelerine paralel olarak, Madde 18 ila Madde 22’de düzenlenir. Kabul bir beyan ile veya herhangi başka bir davranışla gerçekleştirilebilir. Madde 18 kapsamında, susma ya da eylemsizlik kabul anlamı taşımaz. Yukarıda da belirtildiği gibi, icap ve kabulün yorumlanmasında Madde 8 ve Madde 9 önemli rol oynamaktadır. Taraflar arasındaki uygulamalar veya teamüller çerçevesinde susma veya eylemsizlik farklı olarak da yorumlanabilir.

Kabulün Etkisi

Kabul, icapta bulunana varması ile hüküm doğurur. Sözlü icabın söz konusu olduğu durumlarda kabul, hal ve şartlardan aksi anlaşılmadığı sürece, derhal gerçekleştirilmelidir. Bazı hallerde icabın kabul edilmesi için belirli bir süre bulunmaktadır. Madde 20 uyarınca, bir telgraf veya mektupta belirlenmiş olan kabul süresi, telgrafın gönderilmek üzere verildiği tarihten veya mektupta gösterilen tarihten veya bu yoksa zarf üzerindeki tarihten itibaren işlemeye başlar. Resmi tatil veya iş günü dışındaki günler bu sürenin hesabına dâhil edilir. Ancak, kabul bildirim süresinin son gününün resmi tatil veya işgünü dışındaki günlerden birine rastlaması halinde süre, takip eden ilk iş gününe uzar. Böyle bir kabul süresinin öngörülmemesi halinde kabul, makul bir süre içinde yapılacaktır. Geç kalmış bir kabul, muhataba aksi yönde bir sözlü beyan yapılmadıkça hüküm doğurmaz.

CISG Madde 23 çerçevesinde bir sözleşmenin kurulabilmesi için bir kabul beyanının geçerli olması gerekir. Sözleşme kurulduktan sonra yapılan her türlü iletişim, sözleşmeyi değiştirme amaçlı yapılan teklifler olarak yorumlanır.

Karşı İcap

Eklemeler sınırlamalar veya değişiklikler içerir bir cevap icabın reddi olarak kabul edilir ve karşı icap olarak adlandırılır. Fakat kabul beyanı oluşturması düşünülen, icabın şartlarını esaslı olarak değiştirmeyen eklemeler, sapmalar veya sınırlamalar içeren icaba yönelik cevap olup, kabul sayılır; meğerki icapta bulunan, haklı bir gecikme olmaksızın bu uyumsuzluklara sözlü olarak itiraz etmiş veya bu yönde bir bildirim göndermiş olsun. Madde 19’un üçüncü fıkrasında esaslı değişiklik sayılabilecek durumlar, semene, ödemeye, malların kalite ve miktarına, teslimin yeri ve zamanına, taraflardan birinin diğerine karşı sorumluluğunun kapsamında ya da uyuşmazlıkların çözümüne ilişkin değişiklikler olarak sıralanmıştır.

Sonuç

CISG çerçevesinde geçerli bir sözleşme kurabilmek için karşılıklı iki adet irade beyanı gerekir; icap ve kabul. Bu geleneksel yaklaşım İsviçre ve Türk borçlar hukuku hükümlerine paralellik göstermektedir. İcapta bulunan, kesin bir teklifte bulunmalı ve bu teklife bağlanmaya ilişkin bir niyete sahip olmalıdır. Buna karşılık, muhatap, söz konusu icabı bir beyan veya davranışla kabul edebilir. İcap ve kabulün yorumlanmasında Madde 8 ve Madde 9 önemli rol oynar. Belirtilmelidir ki, sözleşmenin kurulması hususunda yorumlama yapılırken CISG bir bütün halinde değerlendirilmelidir.



[1] Schwenzer, Mohs, Sözleşmenin Kurulması in Yeşim M., Atamer (eds), Milletlerarası Satım Hukuku, I. Bası, 2008, s. 85.

[2] Lütfen ayrıca bkz. Elektronik İletişim Hakkında Birleşmiş Milletler Konvansiyonu Madde 10.