Ercüment Erdem Av. Ezgi Babur

Yabancı Hakem Kararlarının Kısmi Tenfizi

Temmuz 2012

Bilindiği üzere yabancı hakem kararlarının Türkiye’de icra edilebilmesi için tenfiz edilmesi gerekmektedir. Tenfiz davası sırasında, yabancı hakem kararı bakımından herhangi bir tenfiz engelinin bulunup bulunmadığı araştırılacak ve buna göre tenfiz kabul ya da reddolunacaktır.Hakem kararları bakımından tenfiz engellerinin hakem kararının yalnızca bir kısmını etkilemesi söz konusu olabilmektedir. Bu noktada, hakem kararlarında hükmedilen hususların bir kısmının tenfizinin talep edilip edilemeyeceği sorusu önem taşır.

Genel Olarak

Yabancı hakem kararlarının tenfizinde ret sebepleri, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un (“MÖHUK”) 62. maddesinde ve Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkındaki 10 Haziran 1958 tarihli New York Sözleşmesi’nde (“New York Sözleşmesi”) düzenlenir.

New York Sözleşmesi uyarınca gerçekleşecek tenfizler bakımından kısmi tenfiz taleplerinde, ilgili sözleşmenin V/1-(c) maddesi uygulanacaktır. Bu madde uyarınca, hakem kararının tahkim anlaşmasında belirlenmeyen bir uyuşmazlığa ilişkin olması veya tahkim anlaşmasının sınırlarını aşan hükümlerinin bulunması durumunda, bu hükümlerin hakem kararının diğer hükümlerinden ayrılabiliyor olması durumunda, bunların tanınması ve tenfizinin mümkün olduğu düzenlenir.

MÖHUK’un 62. maddesinin (g) bendi incelendiğinde, tenfiz mahkemesinin, hakem kararının hakem sözleşmesinde veya şartında yer almayan bir hususa ilişkin olması veya sözleşme veya hakem şartının sınırlarını aşması durumunda bu kısım hakkında yabancı hakem kararının tenfizi talebini reddedeceğinin düzenlendiği görülür.

Yargıtay söz konusu maddeye dayanarak, tahkim yargılamasının tarafları arasındaki üç sözleşmeden ikisinde tahkim şartının bulunduğu bir olayda, yabancı hakem kararlarının kısmen tenfiz edilmesinin mümkün olduğuna hükmetmiştir:
“… Bu durumda hakem kararının kısmen tenfizinin mümkün olup olmadığı sorunu ortaya çıkmaktadır. Kural olarak hakem kararının kısmen tenfizine yasal yönden bir engel bulunmamaktadır. Nitekim Dairemizin 3.6.2002 gün ve 9357/4209 sayılı kararında MÖHUK’nun 45/4. maddesi hükmüne göre mahkemenin hakem kararı hakem sözleşmesinde veya şartında yer almayan bir hususa ilişkin ise veya sözleşme veya şartın sınırlarını aşıyor ise ( bu kısım hakkında ) yabancı hakem kararının tenfizi istemi reddedeceği belirtilerek kısmi tenfizin mümkün olduğu kabul edilmiştir.” (Yargıtay 19. H.D.’nin 18.12.2003 tarihli, 2003/7270 E., 2003/12888 K. sayılı kararı. Kaynak: www.kazanci.com.tr)
Yukarıda atıf yaptığımız karar, Yargıtay’ın MÖHUK’tan önce yürürlükte bulunan 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun uyarınca verdiği bir karardır. Ancak, 2675 sayılı Kanun’un atıf yapılan 45/(h)[i] maddesinin içeriği, MÖHUK m. 62/(g)’nin içeriğiyle tamamen örtüşmektedir. Bu nedenle, söz konusu Yargıtay kararlarının MÖHUK döneminde de esas alınabileceği görülmektedir. Bu kararın yanı sıra, Yargıtay’ın kısmi tenfizin mümkün olacağına hükmettiği başka kararları da bulunmaktadır[ii].

Yabancı hakem kararlarının yanı sıra, yabancı mahkeme kararlarının tanınması bakımından da kararların kısmen tanınabileceğine dair Yargıtay kararları bulunmaktadır. Örnek vermek gerekirse; Yargıtay’ın çocuğun velayetinin her iki eşe de verilmesi hükmünü de içeren boşanma kararları bakımından, mahkeme kararının boşanmaya ilişkin kısmının tanınmasına karar verip velayetin anne ve babanın her ikisine de verilmesine ilişkin hükmün tanınmasını ise reddettiği kararlar bulunmaktadır[iii].

Kısmi Tenfiz ve Révision au Fond Yasağı

Tenfiz hâkiminin kısmi tenfiz kararı verirken, hakem kararlarının tenfizinde hâkim olan révision au fond (esasa ilişkin inceleme yapma) yasağını göz önünde bulundurmalıdır. Gerçekten de kısmi tenfiz istemi tenfiz hâkiminin, hakem kararının esasına girerek yargılama yapmasını gerektirmemelidir. Hakem kararının esasa ilişkin incelenmesinin gerekmesi durumunda, kısmi tenfiz istemi reddedilmelidir.

Bu doğrultuda, hakem kararının kısmi tenfizi istenen kısmının karardan ayrılabilir nitelikte olması gerekmektedir.Örneğin, bölünebilir para borçlarının kısmen tenfiz edilmesinin önünde herhangi bir engel yoktur[iv].

Sonuç

Yabancı hakem kararlarının tenfizi bakımından, kararın yalnızca bazı hükümlerini etkileyen tenfiz engellerinin bulunması durumunda, kısmi tenfiz istemi kabul edilmelidir. Böylece, aralarındaki uyuşmazlıkları tahkim yoluyla çözümleme iradesi gösteren ve bu amaçla önemli zaman harcayan ve masraflara katlanan tarafların iradelerine uygun bir sonuç elde edilmiş olur. Kaldı ki Yargıtay kararları da kısmi tenfizin mümkün olduğu yönündedir. Ancak kısmi tenfiz talep edilirken, tenfiz yargılamasına hâkim olan temel ilkelerden biri olan révision au fond yasağını ihlal etmeyecek şekilde karar verilmelidir. Bu bağlamda, hakem kararının hakkında tenfiz engeli oluşan kısmının karardan ayrılabilir olması önem taşır.


[i] İlgili kararda sehven 45/4. maddeye atıf yapılmış olmasına rağmen, atıf yapılan hükmün içeriğinden 45/(h) maddesine atıf yapıldığı anlaşılmaktadır.
[ii] Bu konuda örnek olarak Yargıtay 19. H.D.’nin, 3.6.2002 tarihli, 2001/9357 E., 2002/4209 K. sayılı kararı verilebilir.
[iii] Bu kararlardan bazıları için bkz. Yargıtay 2. H.D.’nin 27.12.2004 tarihli, 2004/13947 E., 2004/15854 K. sayılı kararı, Yargıtay 2. H.D.’nin 12.6.2006 tarihli, 2006/2773 E., 2006/9267 K. sayılı kararı.
[iv] EKŞİ, Nuray, Yargıtay Kararları Işığında ICC Hakem Kararlarının Türkiye’de Tanınması ve Tenfizi. Kaynak: http://www.ankarabarosu.org.tr/siteler/ankarabarosu/tekmakale/2009-1/5.pdf.