Yabancı Mahkeme Ve Hakem Kararlarının Tanınması Ve Tenfizi

Mart 2010

Hakem kararlarının tanınması ve tenfizi

Uluslararası ticarî tahkimde haklı bulunan taraf, kararın zaman geçmeksizin uygulanmasını bekler. Tahkimin amacı, arabuluculuk veya diğer alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının aksine, uyuşmazlık hakkında bağlayıcı bir karara ulaşmaktır. Kararın gereğinin haksız çıkan tarafça yerine getirilmemesinin yaptırımı, ulusal icra takip usulleri sonucunda kararın icra edilmesidir.

Farklı kıtalarda bulunan 144 ülkede uygulanan 1958 tarihli Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizine İlişkin Birleşmiş Milletler Sözleşmesi ( “New York Sözleşmesi” veya “Sözleşme”) yabancı hakem kararlarının tenfizini düzenlemektedir. Türkiye de New York Sözleşmesi’ne taraftır.

Türkiye’de yabancı hakem kararlarının tenfizine ilişkin ana mevzuat 5718 sayılı ve 12 Aralık 2007 tarihli Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (“MÖHUK”) ve 2 Temmuz 1992 tarihinde Türkiye tarafından onaylanan ve 30 Eylül 1992 tarihinde yürürlüğe giren New York Sözleşmesidir.

New York Sözleşmesi

New York Sözleşmesi çerçevesinde, yabancı bir hakem kararı Sözleşme’yi imzalayan bir Devlette tenfiz edilir; meğer ki davalı New York Sözleşmesi Madde V’de belirlenen şartların varlığını ispatlasın. Bu şartlar şöyledir:

  1. Tahkim sözleşmesinin taraflarının sözleşme akdetmeye ehliyeti olmaması veya sözleşmenin herhangi bir şekilde geçersiz olması;
  2. Aleyhine karar verilen tarafın usulüne uygun olarak tahkim bildirimini almaması veya davada hazır bulunamaması;
  3. Kararın tahkim sözleşmesinin kapsamını aşması;
  4. Tahkim heyetinin oluşumun veya tahkim prosedürünün tarafların sözleşmesine veya tahkim yeri hukukuna aykırı olması;
  5. Kararın tahkim yeri hukuku çerçevesinde iptal edilmiş olması;
  6. Uyuşmazlık konusunun tahkime elverişli olmaması veya
  7. Kararın uygulanmasının kamu düzenine aykırı olması.

Öncelikle New York Sözleşmesi, Sözleşme’nin uygulandığı kararlarda esastan inceleme yapılmasına izin vermez. Esastan inceleme (“revision au fond”) yasağına dayanan bu prensip, kararı uygulayan ulusal hâkimlerin uyuşmazlık konusu olayı yeniden değerlendirmelerini yasaklar.

İkinci olarak, New York Sözleşmesi’nde kararların tanınması ve tenfizinin reddine sebep olacak haller sınırlı sayıdadır. Ancak bunlara dayanılarak kararın tanınması ve tenfizi reddedilebilir.

Üçüncü olarak, New York Sözleşmesi, aleyhine karar verilmiş olan tarafın talebi üzerine, kararının tanınmasının veya tenfizinin reddedilebileceği beş ayrı hal belirtir. Sözleşme kapsamında ispat yükünün tanıma ve tenfizi talep eden tarafa düşmesi önemlidir. Tenfiz ülkesinin kamu düzenine ilişkin diğer iki red sebebi re’sen ulusal mahkeme tarafından dikkate alınabilir.

Dördüncü olarak, bir kararın tanınması ve tenfizinin reddine ilişkin hukukî temellerin varlığı ispatlansa bile, mahkeme tenfizi reddetmeye mecbur değildir. Zira Sözleşmede kararın tenfizinin “reddedileceğinden” söz edilmemektedir.

Beşinci olarak, New York Sözleşmesi’nin amacı, bir kararın tanınması ve tenfizine dair red sebeplerinin sınırlı şekilde uygulanmasıdır.

Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (“MÖHUK”)

MÖHUK’da yer alan tenfiz kuralları ile New York Sözleşmesi hükümleri arasında önemli farklılıklar yoktur.

Yukarıda belirtilen hususlar çerçevesinde, Türkiye’de yabancı hakem kararlarının tenfizine ilişkin olarak, MÖHUK hükümlerinin ancak kararın New York Sözleşmesi’ne taraf olmayan (imzalamayan) bir Devlet tarafından verilmiş olması durumunda uygulanacağını belirtmekle yetineceğiz.

Yabancı Mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi

MÖHUK kanunlar ihtilafı kuralları, milletlerarası usul hukuku ve yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizini düzenler.

Türkiye, yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizinde karşılıklılık hakkında aşağıdaki ülkelerle iki taraflı anlaşmalar imzalamış ve onaylamıştır:

İtalya, Romanya, Türkiye Cumhuriyeti Tunus, Kuzey Kıbrıs, Polonya, Avusturya, Irak, Azerbaycan, Çin, Gürcistan, Arnavutluk, Kazakistan, Makedonya, Mısır, Moldova, Hırvatistan, Kuveyt, Tacikistan.

Türkiye ayrıca aşağıda yer alan Sözleşmelere de taraftır:

  • 1975 tarihli Evlilik Bağına İlişkin Kararların Tanınması ve Tenfizi Hakkında Sözleşme
  • 1958 tarihli Çocuklara Karşı Nafaka Yükümlülüğü Konusundaki Kararların Tanınması ve Tenfizine İlişkin Sözleşme
  • 1973 tarihli Nafaka Yükümlülüğü Konusundaki Kararların Tanınması ve Tenfizi Hakkında Sözleşme
  • 1980 tarihli Çocukların Velayetine İlişkin Kararların Tanınması ve Tenfizi İle Çocukların Velayetinin Yeniden Tesisine İlişkin Avrupa Sözleşmesi

Yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de tenfizi

Basit Yargılama Usulü”nün uygulanması. Verildiği ülke kanunları uyarınca kesin olan yabancı bir mahkeme kararı duruşma yapılmaksızın Türk hâkim tarafından tenfiz edilemez. Duruşma esnasında, uyuşmazlığa konu olaylar yeniden incelenmez, hâkim sadece tenfiz için gerekli tüm kanunî önkoşulların var olup olmadığını inceler.

Tanıma ve tenfize ilişkin davalar basit yargılama usulü kuralları uyarınca ele alınır. Davalı taraf ancak ilgili MÖHUK hükümleri çerçevesinde kararın tenfizine dair koşulların gerçekleşmediğine veya yabancı mahkeme kararının kısmen veya tamamen yerine getirildiğine veya kararın tenfizine engel olan bir olayın gerçekleştiğine dair itirazda bulunabilir.

Türk Mahkemesi kararın tamamen veya kısmen tenfizine karar verebileceği gibi, kararın tenfizini reddedebilir.

Cautio Judicatum Solvi. Türk Mahkemelerinde dava açan, görülmekte olan bir davaya katılan veya bir kararın tenfizini talep eden yabancı gerçek veya tüzel kişiler, karşı tarafın mahkeme, icra masrafları ve zararlarının karşılanabilmesi için, mahkeme tarafından belirlenecek teminat miktarını yatırmalıdır.

Karşılıklılık temelinde, mahkeme yabancı kişiyi teminat yatırma yükümlülüğünden muaf tutabilir.

Tanıma ve tenfiz şartları  

Hukuk davalarına ilişkin yabancı mahkeme kararları (istisnaî olarak, ödeme kararı içeren ceza ilamları da dâhildir) tanıma ve tenfize tâbi olur.

Karşılıklılık

MÖHUK, yetkili ve görevli mahkemenin kararların tenfizine Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması halinde karar verileceğini düzenler.

Türkiye bazı ülkelerle karşılıklılık esasına dayanan anlaşmalar imzalamıştır. Ancak uluslararası bir anlaşmayla kurulan karşılıklılık yabancı mahkeme kararlarının tenfizi için bir önşart değildir. Fiilî (de facto) karşılıklılık da yeterlidir. Fiili (de facto) karşılıklılık, Almanya, Hollanda, İngiltere ve İsviçre gibi bazı Batı Avrupa Ülkelerinde verilmiş olan mahkeme kararları ile de kabul edilmiştir.

Münhasır yetki

Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisi bulunan konulardaki yabancı mahkeme kararları Türkiye’de tenfiz edilemez. Türk hukuku çerçevesinde, bazı yetki kuralları kamu düzenine ilişkindir ve Türk Mahkemelerinin münhasır yetkisi içinde kabul edilir. Bunlar özellikle gayrimenkullerin aynına ilişkin talepler, İcra ve İflas Kanunu çerçevesinde yöneltilen talepler, Türkiye’de fikrî haklar veya endüstriyel tasarımların tescili, tescilinin terkini veya iptaline ilişkin taleplerdir.

Türk kamu düzeni

Türk kamu düzenine açıkça aykırı olan yabancı bir mahkeme kararı tenfiz edilmez. Türk hukukunun temel değerlerinin zarar görüp görmediğinin belirlenmesi Türk hâkiminin takdir yetkisindedir. Kamu düzenine aykırılığa ilişin örnekler hukuki dinlenilme hakkının ihlâli, gerekçesiz kararlar, ahlâk ve adaba aykırı kararlar, yabancı sermaye mevzuatını, gümrük mevzuatını veya vergi mevzuatını ihlal eden kararlardır.

Davalının savunma hakkına ilişkin olarak

Yabancı bir mahkeme kararı, o yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş olması hallerinde tenfiz edilmez. Bu hallerde kişinin tenfiz istemine karşı Türk Mahkemesinde itiraz etmesi halinde tenfiz reddedilir.

Tenfiz kararının sonuçları

Türk mahkemesi kararıyla tenfiz edilen yabancı mahkeme kararı Türk mahkemesi tarafından karar verilmiş gibi işlem görür ve Türk mahkemesi kararları gibi icra edilir.

Sonuç

Türkiye, New York Sözleşmesi’ne taraf olduğundan, yabancı hakem kararlarının tenfizi çoğunlukla bu Sözleşme’ye tâbidir.

Yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi MÖHUK’da düzenlenmiştir. Bununla beraber, Türkiye bu konuya ilişkin çeşitli uluslararası antlaşmalar ile iki taraflı antlaşmalara taraftır. Türk mahkemelerinin olayın esasına dair yeni bir inceleme yapmaya yetkisi yoktur ve tenfizin reddi sebepleri MÖHUK’da sınırlı sayıda sayılmıştır.