Ercüment Erdem Av. Melisa Sevinç Atılganer

Yabancı Yatırım Kuruluşlarının Türkiye’deki Faaliyetleri

Eylül 2017

Giriş

6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu[1] ("SPK") madde 39 uyarınca; “Yatırım hizmetlerinin ve faaliyetlerinin düzenli uğraşı, ticari veya mesleki faaliyet olarak icra edilebilmesi için Kurul’dan izin alınması zorunludur… Özel kanunları ile yetkili kılınmış olsalar dahi bu Kanunda sayılan şartları taşımayan ve Kurulca izin verilmeyen kişi ve kuruluşlar yatırım hizmetleri ve faaliyetlerinde bulunamazlar.” Bu kapsamda yatırım hizmeti sunmak Sermaye Piyasası Kurulu’ndan (“Kurul”) ilgili yatırım hizmeti özelinde alınacak yetki belgesi gerektirir. Söz konusu yetki belgesi bir veya birden fazla yatırım hizmetini içerebilir. Yatırım hizmetleri SPK’da aşağıdaki şekilde sayılmaktadır:

  • Sermaye piyasası araçlarıyla ilgili emirlerin alınması ve iletilmesi,
  • Sermaye piyasası araçlarıyla ilgili emirlerin müşteri adına ve hesabına veya kendi adına ve müşteri hesabına gerçekleştirilmesi,
  • Sermaye piyasası araçlarının kendi hesabından alım ve satımı,
  • Portföy yöneticiliği,
  • Yatırım danışmanlığı,
  • Sermaye piyasası araçlarının halka arzında yüklenimde bulunularak satışa aracılık edilmesi,
  • Sermaye piyasası araçlarının halka arzında yüklenimde bulunmaksızın satışa aracılık edilmesi,
  • Çok taraflı alım satım sistemlerinin ve borsa dışı diğer teşkilatlanmış pazar yerlerinin işletilmesi,
  • Sermaye piyasası araçlarının müşteri namına saklanması ve yönetimi ile portföy saklanması ve
  • Kurulca belirlenecek diğer hizmet ve faaliyetlerde bulunulması.

Yatırım hizmetlerine ek olarak SPK’da sayılan yan hizmetleri sunacak yatırım kuruluşlarının ayrı bir yetki belgesi almaları aranmaz; Sermaye Piyasası Kurulu’na bildirimde bulunmak şartıyla yatırım kuruluşları sermaye piyasası kapsamında yan hizmetler de sunabilir. Bu kapsamda SPK’da sayılan yan hizmetleri sağlamak isteyen yatırım kuruluşlarının, söz konusu hizmeti sunmaya başlamadan yirmi iş günü önce bildirimde bulunması öngörülmektedir. Yan hizmetler, SPK’da aşağıdaki şekilde sayılmaktadır:

  • Sermaye piyasaları ile ilgili danışmanlık hizmetleri sunulması;
  • Yatırım hizmetleri ve faaliyetleri ile sınırlı olarak kredi ya da ödünç verilmesi ve döviz hizmetleri sunulması;
  • Sermaye piyasası araçlarına ilişkin işlemlerle ilgili yatırım araştırması ve finansal analiz yapılması veya genel tavsiyede bulunulması;
  • Aracılık yükleniminin yürütülmesi ile ilgili hizmetlerin sunulması;
  • Borçlanma veya başka yollardan finansman sağlanmasında aracılık hizmeti sunulması;
  • Servet yönetimi ve finansal planlama yapılması;
  • Kurulca belirlenecek diğer hizmet ve faaliyetlerde bulunulması.

Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere ilişkin Esaslar Hakkında III-37.1 sayılı Tebliğ[2] (“Yatırım Hizmetleri Tebliği”), yurt dışında yerleşik yatırım kuruluşlarının Sermaye Piyasası Kurulu’ndan yetki belgesi almaksızın, Türkiye’de yerleşik kişilere yatırım hizmetleri sunmasına imkan tanımaktadır. Yatırım Hizmetleri Tebliği madde 9 uyarınca; “Türkiye’deki yerleşik kişilere yönelik tanıtım, reklam ve pazarlama gibi faaliyetlerde bulunulmaması şartıyla, yatırım kuruluşları da dahil Türkiye’de yerleşik kişilerin tamamen kendi inisiyatifleri doğrultusunda, yurt dışında yerleşik finansal kuruluşlardan aldıkları her türlü yatırım hizmet ve faaliyeti ile bu kuruluşlar nezdinde açtıkları hesaplar, söz konusu hesaplara gönderilen nakit ve diğer kıymetler ile bu hesaplar üzerinden gerçekleştirdikleri işlemler bu Tebliğin kapsamı dışındadır.”

Bu kapsamda yabancı yatırım kuruluşları, gerek Türkiye’de yerleşik yetkilendirilmiş yatırım kuruluşları aracılığıyla gerekse doğrudan yatırımcılara sermaye piyasası hizmetleri sunabilir. Söz konusu istisna Türkiye’de tanıtım, reklam ve pazarlama faaliyetinde bulunulmaması şartına bağlanmıştır. Söz konusu madde SPK madde 39 ile birlikte yorumlandığında, kanun koyucunun tanıtım ve benzeri faaliyetlerde bulunmayan yabancı yatırım kuruluşlarının, Türkiye’de düzenli uğraşı olarak yatırım faaliyeti sunmayacakları anlayışını benimsediği değerlendirilebilir.

Yatırım Hizmetleri Tebliği’nin 9. maddesinin ikinci fıkrası ise tanıtım ve pazarlama faaliyetlerini örnekleme yoluyla saymaktadır. Buna gore; “Birinci fıkranın uygulanması kapsamında yurt dışında yerleşik kuruluşlar tarafından, Türkiye’de iş yeri açılması, Türkçe internet sitesi oluşturulması, sunulan yatırım hizmet ve faaliyetlerine ilişkin olarak Türkiye’de yerleşik kişi ya da kurumlar aracılığıyla ve/veya doğrudan tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinde bulunulması durumlarından herhangi birinin varlığı halinde faaliyetlerin Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik olduğu kabul edilir ve ilgili mevzuat hükümleri uygulanır. Faaliyetlerin Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik olduğunun tespitine ilişkin ilave kıstaslar Kurul tarafından belirlenir.” Bu kapsamda, yabancı yatırım kuruluşlarının Türkiye’de bizzat tanıtım yapmalarına ek olarak dolaylı tanıtım faaliyetleri de söz konusu istisnanın dışında tutulmuştur. Maddede sayılan tanıtım ve pazarlama faaliyetleri örnekseme olduğundan her bir somut olay kapsamında tanıtım faaliyetinin yöneldiği kişiler de dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerekir.

Kaldıraçlı İşlemler

Yabancı yatırım kuruluşlarının Türkiye’deki faaliyetlerine ilişkin üzerinde durulması gereken bir diğer husus ise kaldıraçlı işlem yasağıdır. SPK madde 99’a 17 Nisan 2017 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile kararlaştırılan 690 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (“KHK-690”) 67. maddesi ile yapılan eklemeye göre; Türkiye’de yerleşik kişilere yönelik olarak internet aracılığıyla yurtdışında kaldıraçlı işlem ve kaldıraçlı işlemlerle aynı hükümlere tabi olduğu belirlenen türev araç işlemleri yaptırıldığına ilişkin bilgi edinilmesi halinde, Kurul’un başvurusu üzerine Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ilgili internet sitesine erişimi engeller.

Yatırım Hizmetleri Tebliği madde 9’da öngörülen istisna, kaldıraçlı işlemler bakımından uygulama alanı bulmayacaktır. Şöyle ki; SPK kaldıraçlı işlemlerde tanıtım faaliyeti yürütülüp yürütülmemesinden bağımsız olarak Türkiye’de yerleşik kişilere ilişkin yurt dışında kaldıraçlı işlem veya kaldıraçlı işlemlerle aynı hükümlere tabi türev araç işlemleri yapılmasını yasaklamaktadır. Söz konusu yasak Yatırım Hizmetleri Tebliğ madde 11, 15, 16 ve 20’de de açıkça öngörülmüştür.

Aracı Kurumların Yurt Dışındaki Kuruluşlarla Yürüttükleri Faaliyetlere ilişkin Esaslar

Yukarıda açıklandığı şekilde, yurt dışında yerleşik yatırım kuruluşlarının Türkiye’deki sermaye piyasası faaliyetleri herhangi bir tanıtım ve pazarlama faaliyeti yürütülmediği takdirde izne bağlı değildir. Fakat Türkiye’de yerleşik aracı kurumların yurt dışında yerleşik kuruluşlarla gerçekleştirecekleri faaliyetler ile yurt dışı piyasalarda gerçekleştirecekleri faaliyetler bildirime tabidir. Bu kapsamda yurt dışında faaliyet gösterecek yatırım kuruluşlarının bildirimini takiben yirmi iş günü içinde Sermaye Piyasası Kurulu’nca aksi görüş bildirilmediği halde bildirim konusu faaliyet gerçekleştirilebilir.

Yaptırımlar

SPK madde 99 uyarınca, “Sermaye Piyasası Kurulu izinsiz sermaye piyasası faaliyetlerinin durdurulması için her türlü tedbiri almaya, her türlü hukuki ve cezai sorumluluk saklı kalmak kaydıyla, izinsiz sermaye piyasası faaliyet ve işlemlerinin doğurduğu sonuçların iptali ve nakit ya da sermaye piyasası araçlarının hak sahiplerine iadesi için tespit tarihlerinden itibaren bir yıl ve her hâlde vukuu tarihlerinden itibaren beş yıl içinde dava açmaya yetkilidir.”

Bu kapsamda yurt dışında yerleşik yatırım kuruluşlarının reklam ve tanıtım faaliyetlerinde de bulunarak yatırım hizmetlerini Türkiye’de düzenli uğraşı, ticari veya mesleki faaliyet edinmeleri halinde Sermaye Piyasası Kurulu her türlü tedbiri almaya yetkilidir.

Türkiye’de yerleşik kişilere ilişkin yurt dışında gerçekleştirilen kaldıraçlı işlemler için ise KHK-690 ile getirilen özel nitelikli hüküm; Semaye Piyasası Kurulu’nun, kaldıraçlı işlemin gerçekleştirildiği internet sitesine erişimin engellenmesi için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na başvuracağını öngörmektedir. Her ne kadar madde 99’un birinci fıkrası kapsamında Sermaye Piyasası Kurulu’na en geniş şekilde tedbir alma yetkisi ve üçüncü fıkra kapsamında izinsiz faaliyetlerin internet aracılığı ile yürütülmesi halinde internet sitesine erişimin engellenmesi düzenlenmişse de söz konusu dördüncü fıkrada kaldıraçlı işlemler bakımından uygulanacak tedbir yinelenmiştir.

Sonuç

Yabancı yatırım kuruluşlarının Türkiye’deki faaliyetleri SPK’ya ek olarak Yatırım Hizmetleri Tebliği’nde de düzenlenmektedir. Bu kapsamda kaldıraçlı işlemler hariç olmak üzere, tanıtım faaliyetleri yürütülmemesi halinde yabancı yatırım kuruluşları yetki belgesi alınmaksızın söz konusu sermaye piyasası faaliyetlerini yürütebilir.

[1] 6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun tam metnine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:

http://www.mevzuat.gov.tr/Metin1.Aspx?MevzuatKod=1.5.6362&MevzuatIliski=0&sourceXmlSearch=sermaye%20piyasas%C4%B1&Tur=1&Tertip=5&No=6362

[2] Yatırım Hizmetleri ve Faaliyetleri ile Yan Hizmetlere ilişkin Esaslar Hakkında III-37.1 sayılı Tebliğ’in tam metnine aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz:

http://www.mevzuat.gov.tr/Metin.Aspx?MevzuatKod=9.5.18576&MevzuatIliski=0&sourceXmlSearch=yat%C4%B1r%C4%B1m%20hizmetleri