Yeni Birleşmeler Ve Devralmalar Tebliği 1 Ocak 2011 Tarihi İtibariyle Yürürlüğe Girecek

Aralık 2010

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun m. 7/1, bir ya da birden fazla teşebbüsün hâkim durum yaratmaya veya hâkim durumlarını daha da güçlendirmeye yönelik olarak, ülkenin bütünü yahut bir kısmında herhangi bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuracak şekilde birleşmeleri veya herhangi bir teşebbüsü devralmalarını yasaklamaktadır. Aynı maddenin 2. paragrafı uyarınca hangi tür birleşme ve devralmaların hukukî geçerlilik kazanabilmesi için Rekabet Kuruluna bildirilerek izin alınması gerektiğini Rekabet Kurulu, çıkaracağı tebliğlerle ilan eder.

Bu çerçevede, Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşmeler ve Devralmalar Tebliği No.1997/1 (“Önceki Tebliğ”) kabul edilmiştir. Tebliğ yaklaşık 13 yıldır yürürlüktedir. AB Birleşme ve Devralma mevzuatındaki gelişmeler ve Önceki Tebliğ’in uygulanmasından kaynaklanan gereklilikler nedeniyle 7 Ekim 2010 tarihinde Rekabet Kurumu’nu Rekabet Kurulu’ndan İzin Alınması Gereken Birleşmeler ve Devralmalar Tebliği No.2010/4’u (“Yeni Tebliğ”) çıkartmıştır. Yeni Tebliğ 1 Ocak 2011 tarihinde yürürlüğe girecektir.

Yeni Tebliğ ile getirilen bazı temel yeniliklerden bahsetmek isteriz.

  • Kontrol kavramı Yeni Tebliğ m.5 altında daha detaylı bir şekilde düzenlenmiştir. Bir birleşme veya devralmanın Rekabet Kurumu’nun iznine tabi bir işlem sayılabilmesi için öncelikle “kontrolde kalıcı değişiklik meydana getirmesi” gerekeceği düzenlenmiştir. Bu yeni düzenleme AB birleşme ve devralma mevzuatı altında ve Rekabet Kurulu kararlarında yer alan “sürekli kontrol” kavramını yansıtmaktadır.
  • Yeni Tebliğ m. 5/4 uyarınca şartla bağlanan ya da kısa bir zaman dilimi içerisinde menkul kıymetlerle seri bir şekilde gerçekleşen yakın ilişkili işlemler, bu madde kapsamında tek bir işlem olarak kabul edilir
  • Diğer bir önemli yenilik bildirime ilişkin eşikler hakkındadır. Önceki Tebliğ, Rekabet Kurulu’na yapılması gerekli bildirimlerin tespiti için hem pazar payı hem de ciroya ilişkin eşikler öngörmekteydi. Yeni Tebliğ, pazar payına ilişkin eşikleri ortadan kaldırmakta ve cirolara ilişkin eşik sistemini şöyle değiştirmektedir:

(a) İşlem taraflarının Türkiye ciroları toplamının yüz milyon TL’yi ve işlem taraflarından en az ikisinin Türkiye cirolarının ayrı ayrı otuz milyon TL’yi veya
(b) İşlem taraflarından birinin dünya cirosunun beş yüz milyon TL’yi ve diğer işlem taraflarından en az birinin Türkiye cirosunun beş milyon TL’yi,
aşması halinde söz konusu işlemin hukuki geçerlilik kazanabilmesi için Kuruldan izin alınması zorunludur.

  • Eşik sistemine ilişkin bir başka önemli değişiklik daha vardır. Ortak girişimler hariç olmak üzere, bu maddenin birinci fıkrasında yer alan eşikler aşılsa dahi, herhangi bir etkilenen pazarın bulunmadığı işlemler için Kuruldan izin alınması gerekmez.
  • B&D işlemlerini basitleştirecek ve tarafları Rekabet Kurulu’ndan alınması gereken izni taraflar arasındaki sözleşmelerde ön şart olarak düzenlemekten kurtaracak diğer bir yenilik ise önceden bildirim prosedürüdür. Bu prosedür, kesin ve bağlayıcı sözleşmenin yapılmasından önce taraflara işlemi bildirme imkanı tanımaktadır. Önden bildirilen istem, Önceki Tebliğ kapsamında düzenlenmemiş idi.
  • Yeni Tebliğ m. 12, Rekabet Kurumu’nun bildirilen birleşme ve devralmaları, ilgili teşebbüsler ile faaliyet alanlarını içerecek şekilde internet sayfasında duyurmasını öngörmektedir. Bu duyuru ilgili kişilere değerlendirme altındaki işlemle ilgili endişe ve itirazlarını Rekabet Kurumu’na bildirme imkânı sağlamaktadır.
  • Rekabet Kurumu, kararlarında nadir olarak, tarafların ilgili işlemden kaynaklanabilecek rekabet kısıtlamalarını gidermek için taahhütler vermesini kabul etmiştir. Ancak, “taahhüt“ kavramı Türk Rekabet Hukuku çevresinde doğrudan düzenlenmemekteydi.

Yeni Tebliğ m. 14 uyarınca ortaya çıkabilecek rekabet sorunlarının giderilmesi amacıyla, birleşme veya devralmaya ilişkin taahhüt verebilirler. Teşebbüsler tarafından verilen taahhütler, rekabetçi sorunları tamamen ortadan kaldırıcı nitelikte olmalıdır. Ayrıca Rekabet Kurulu, izin kararında, taahhütlerin yerine getirilmesini sağlamaya yönelik şart ve yükümlülük öngörebilir.

  • “Yan sınırlamalar” da Türk Rekabet mevzuatı çerçevesinde önceden doğrudan düzenlenmeyen konulardan biri olmasına rağmen, Rekabet Kurulu kararlarında ve AB Rekabet Mevzuatında kendine yer bulmuş bir kavram idi. Yeni Tebliğ bu kavramı m. 13/5 altında düzenlemiştir. Buna göre, birleşme veya devralmaya ilişkin olarak Kurul tarafından verilen izin, işlemin uygulanmasıyla doğrudan ilgili ve gerekli sınırlamaları da kapsar. Birleşme veya devralma ile getirilen sınırlamaların bu kapsamı aşıp aşmadığının tespitini işlem taraflarının yapması esastır.
  • En büyük değişikliklerden biri de Tebliğlerin ekinde yer alan Bildirim Formlarında yapılmıştır. Yeni tebliğ uzun ve kısa formlarda bildirimi içermektedir. İşlem taraflarından biri, ortak kontrole sahip olduğu bir teşebbüsün tam kontrolünü elde edecekse veya Türkiye ve ilgili coğrafi pazarlar açısından her hangi bir etkilenen pazarda; yatay ilişkiler için işlem taraflarının pazar payları toplamı yüzde yirmiden, dikey ilişkiler için işlem taraflarından birinin pazar payı yüzde yirmi beşten azsa, söz konusu etkilenen pazar için kısa formun doldurulması yeterlidir.
  • Son bir nokta olarak, “etkilenen pazar” tanımının Bildirim Formu altında yer aldığına değinmek gerekir.

Yeni Tebliğ kapsamında ilk bakışta yer alan önemli değişiklikler yukarıda özetlenmeye çalışılmıştır. Yeni Tebliğ ile getirilen başka değişiklikler de bulunmaktadır.