Ercüment Erdem Av. Ecem Çetinyılmaz

Yeni Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği

Mart 2015

Giriş

6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun (“Kanun”) uyarınca Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği (“Yeni Yönetmelik”) 27 Kasım 2014 tarihli ve 29188 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandı. Yeni Yönetmelik’te öngörülen 3 aylık yürürlük süresi uyarınca, Yeni Yönetmelik 27 Şubat 2015 tarihinde yürürlüğe girdi ve 6 Mart 2011 tarihli ve 27866 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan eski Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği’ni (“Eski Yönetmelik”) yürürlükten kaldırdı.

Mesafeli sözleşme, “satıcı veya sağlayıcı ile tüketicinin eş zamanlı fiziksel varlığı olmaksızın, mal veya hizmetlerin uzaktan pazarlanmasına yönelik olarak oluşturulmuş bir sistem çerçevesinde, taraflar arasında sözleşmenin kurulduğu ana kadar ve kurulduğu an da dahil olmak üzere uzaktan iletişim araçlarının kullanılması suretiyle kurulan sözleşmeler” olarak tanımlanır.

Yeni Yönetmelik, tüketiciler ile e-ticaret şirketleri de dahil olmak üzere mesafeli sağlayıcılar ve telefon yoluyla hizmet sağlayan veya satış yapan şirketlerle ilgili yeni hükümler getirmektedir. Tüketicinin korunması mevzuatına paralel olarak, tüketicinin korunmasının kapsamı genişletilmiş ve mesafeli sağlayıcıya daha geniş sorumluluklar yüklenmiştir.

Yeni Yönetmelik’in Önemli Hükümleri

Yeni Yönetmelik, mesafeli sözleşmelerin ifa prensiplerini ve yollarını düzenlemiş ve teslim, tüketicinin ön bilgilendirilmesi, cayma hakkı ve tarafların yükümlülüklerine odaklanmıştır.

Ön Bilgilendirme

Sözleşme öncesi ön bilgilendirme yükümlülüğü Eski Yönetmelik’te de öngörülmüş olduğu halde Yeni Yönetmelik bunun kapsamını genişletmiş ve tüketiciye açıklanacak bilgileri detaylandırmıştır. Buna göre, hizmet veya mal sağlayıcısı tüketiciyi sözleşmenin kurulması veya teklifin internet, telefon vb. yollarla kurulan sözleşmelere uygun yöntemlerle tüketici tarafından kabul edilmesi aşamasından önce bilgilendirmelidir.

Bu bilgilendirme, hizmet veya malların temel niteliklerini, sağlayıcının kimlik ve iletişim bilgilerini, vergiler dahil olmak üzere hizmet veya malların toplam fiyatını, nakliye ve teslim giderlerini, ödeme teslimat ve ifaya ilişkin bilgiler ile sağlayıcının bunlara ilişkin taahhütlerini, olası şikayetlere ilişkin çözüm yollarını, cayma hakkının olması durumunda kullanım şartları ve kullanıma ilişkin detayları, varsa depozito veya diğer mali teminatların detaylarını, varsa dijital içeriklere ilişkin teknik koruma önlemlerini, dijital içeriğin hangi donanım ya da yazılımla birlikte çalışabileceğine ilişkin bilgileri ve tüketicinin uyuşmazlık durumunda sahip olduğu hakları içerir.

Sağlayıcı, tüketicinin uygun metotlarla bilgilendirildiğini teyit etmesini sağlamakla yükümlüdür, aksi takdirde sözleşme kurulmamış sayılır. Ön bilgilendirme yapıldığına ilişkin ispat yükü satıcı veya sağlayıcıya aittir. Eski Yönetmelik’in aksine Yeni Yönetmelik, bazı ihlal halleri için özel yaptırımlar öngörmüştür: Örneğin, teslimat, nakliye ve benzeri ek masraflar konusunda satıcı veya sağlayıcının tüketiciyi bilgilendirmemesi durumunda tüketici bu masrafların ödenmesinden sorumlu olmaz.

Son olarak, tüketicinin siparişi onaylamasından hemen önce sağlayıcı, tüketiciyi siparişin onaylanmasının ödeme yükümlülüğü anlamına geleceği konusunda açıkça bilgilendirmelidir. Aksi takdirde tüketici sipariş ile bağlı olmaz.

Cayma Hakkı

Yeni Yönetmelik ile cayma hakkının kullanılmasına ilişkin süreler genişletilmiştir. Tüketici, on dört (14) gün (bu süre daha önce yedi (7) gün idi) içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptir. Cayma hakkı süresi, hizmet ifasına ilişkin sözleşmelerde sözleşmenin kurulduğu gün; mal teslimine ilişkin sözleşmelerde ise malın teslim alındığı gün başlar. Ayrıca tüketicinin sözleşmenin kurulmasından malın teslimine kadar olan süre içinde cayma hakkını kullanması bakidir. Tüketici, cayma hakkı konusunda bilgilendirilmediği durumlarda bu süreyle bağlı değildir, ancak bu süre her halde cayma hakkı süresinin sona ermesinden itibaren bir (1) yılı aşamaz (bu süre daha önce üç (3) ay idi).

Tüketicilere kolaylık sağlamak açısından, Yeni Yönetmelik’in ekinde cayma formuna yer verilmiştir. Böyle bir forma sağlayıcının internet sitesinde de yer verilebilir. Tüketici bu formları kullanabileceği gibi açık bir yazılı beyanda da bulunabilir. Ön bilgilendirme yükümlülüğüne ilişkin hükümlerin aksine burada cayma hakkının kullanımına ilişkin ispat yükü tüketiciye aittir.

Tüketici, cayma hakkını kullandığına ilişkin bildirimi yönelttiği tarihten itibaren on (10) gün içinde malı satıcı veya sağlayıcıya iade etmekle yükümlüdür. Sağlayıcı ise söz konusu bildirimin yöneltildiği tarihten itibaren on dört (14) gün içinde ödemeyi iade etmelidir. Tüketici, malları satıcı tarafından belirlenen taşıyıcı yoluyla iade ettiği sürece iade masraflarından sorumlu tutulmayacaktır.

Tüketici, cayma süresi içinde malı, işleyişine, teknik özelliklerine ve kullanım talimatlarına uygun bir şekilde kullandığı takdirde meydana gelen değişiklik ve bozulmalardan sorumlu değildir.

Sağlayıcının lehine getirilen değişikliklere örnek olarak ödemenin on dört (14) gün içinde iade edilecek olması verilebilir; bu süre Eski Yönetmelik döneminde on (10) gün olarak belirlenmişti. Bunun yanında, malı tüketicinin geri göndermesi yerine sağlayıcının yirmi (20) gün içinde malı geri alması öngörülmüştü. Ayrıca, cayma hakkının kullanılamayacağı sözleşmeler daha sınırlı sayıdaydı.

Sözleşmenin İfası ve Teslimat

Eski Yönetmelik satıcı veya sağlayıcının siparişi yerine getirmesi için, satıcı veya sağlayıcının yazılı bildirimi ile on (10) güne kadar uzatılabilen, otuz (30) günlük bir süre öngörmekteydi; Yeni Yönetmelik ise satıcı veya sağlayıcının otuz (30) günü aşmamak üzere, taahhüt edilen süre içinde ifayı gerçekleştirmesini öngörmektedir. Yeni Yönetmelik sağlayıcının bu yükümlülüğü yerine getirmemesi durumunda tüketiciye aynı zamanda sözleşmeyi feshetme imkânı tanımaktadır. Böyle bir durumda satıcı veya sağlayıcı, ödemeyi işlemiş faiz ve varsa teslimat masrafları ile birlikte fesih bildiriminin kendisine ulaştığı tarihten itibaren on dört (14) gün içinde geri ödemeli ve varsa tüketiciyi borç altına sokan tüm belgeleri iade etmelidir.

İfa imkânsızlığı durumunda iade ve bildirim sürelerini düzenleyen hükümler de değişikliğe uğramıştır. Yeni Yönetmelik uyarınca satıcı veya sağlayıcının imkânsızlığı öğrenmesinden itibaren üç (3) gün içinde tüketiciye durumu bildirmesi ve bildirimden itibaren on dört (14) gün içinde ödemeyi iade etmesi gerekirken Eski Yönetmelik bildirime ilişkin bir süre içermiyor ve iade süresini de on (10) gün olarak belirliyordu.

Bunun yanı sıra Yeni Yönetmelik uyarınca malların taşıyıcının elinde olduğu süre de dahil olmak üzere malların tüketiciye teslimine kadar olan dönemde oluşan hasar ve kayıptan satıcı sorumludur. Tüketicinin malların satıcı tarafından belirlenen dışında bir taşıyıcı tarafından teslimini talep etmesi halinde ise satıcının sorumluluğu malların söz konusu taşçıya teslim edilmesine kadardır.

İlave Ödemeler

Yeni Yönetmelik, sözleşme kurulmadan önce, sözleşme yükümlülüğünden kaynaklanan ve üzerinde anlaşılmış esas bedel dışında herhangi bir ilave bedel talep edilebilmesi için tüketicinin açık onayının ayrıca alınmasını zorunlu tutmuştur. Tüketicinin açık onayı alınmadan ilave ödeme yükümlülüğü doğuran seçeneklerin kendiliğinden seçili olarak sunulmuş olmasından dolayı tüketici bir ödemede bulunmuş ise, satıcı veya sağlayıcı bu ödemelerin iadesini derhal yapmak zorundadır. Bu hüküm uyarınca seçenekler tüketiciye boş olarak sunulmalı ve seçim sadece tüketici tarafından yapılmalıdır.

Belgelerin Saklanması

Yeni Yönetmelik mesafeli sözleşmenin esaslarına ilişkin her türlü bilgi ve belgeyi üç (3) yıl boyunca saklama yükümlülüğünde bir değişiklik yapmamıştır. Ancak artık mesafeli sözleşmelerin kurulmasına aracılık edenler de, satıcı veya sağlayıcı ile yapılan işlemlere ilişkin belgeleri saklama yükümlülüğüne tabidir.

Sipariş Edilmeyen Mal ve Hizmetler ile Kart Yoluyla Ödeme

Eski Yönetmelik’ten farklı olarak Yeni Yönetmelik’te sipariş edilmeden gönderilen mal ve hizmetler ile kart yoluyla ödeme hakkında bir düzenleme bulunmamaktadır. Sipariş edilmeyen mal ve hizmetler Kanun’un 7. maddesinde geniş bir şekilde düzenlenmiş ve bütün tüketici işlemlerini kapsar hale getirilmiştir. İlgili madde uyarınca tüketici sipariş edilmemiş mal ve hizmetlerin gönderilmesi halinde her türlü ödeme yükümlülüğünden muaf tutulmuş ve ayrıca sessiz kalma veya gönderilen malı ya da hizmeti kullanma sözleşmenin kurulmasına yönelik kabul beyanı olarak değerlendirilmemiştir. Fakat Eski Yönetmelik döneminde mal veya hizmetin tüketici tarafından kullanılması kabul olarak yorumlanıyordu.

Kart yoluyla ödeme konusunda herhangi bir hüküm olmaması ise Kanun’da kart yoluyla ödemelere ilişkin özel bir yönetmelik çıkarılmasının öngörülmesidir.

Değerlendirme

E-ticaret tüketicilerin gündelik hayatında giderek daha fazla yer edinirken, Yeni Yönetmelik tüketicilerin mesafeli sözleşmeler kurulmadan önce özellikle cayma hakkı olmak üzere tüm haklarının tamamen bilincinde olmasını hedeflemektedir. Yeni Yönetmelik, sağlayıcıları ön bilgilendirme yükümlülüğüne ve bu yükümlülüğün ihlali halinde belirli yaptırımlara tabi tutarak tüketicilerin konumunu güçlendirmiştir. Aynı zamanda, cayma hakkının kullanılmasına ilişkin süreleri uzatmış ve sözleşmenin ifasına yönelik süreleri kısaltmıştır. Yeni Yönetmelik’in tüketicinin korunması hakkındaki Avrupa Birliği mevzuatıyla büyük ölçüde uyumlu olduğunu da belirtmek gerekir.