Yeni Türk Ticaret Kanunu’nda Bölünmeye İlişkin Yenilikler – I

Kasım 2011

Yeni Türk Ticaret Kanunu (“Yeni TTK”), Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) kapsamında yer almayan ve 13.06.2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nda (“KVK”) ve Anonim ve Limited Şirketlerin Kısmi Bölünme İşlemlerinin Usul ve Esaslarının Düzenlemesi Hakkında Tebliğ’de düzenlenen bölünme kurumu için ayrıntılı hükümler getirdi. Bölünme, Yeni TTK kapsamında İsviçre Federal Birleşme, Bölünme, Tür Değiştirme ve Malvarlığı Devri Hakkında Kanun (“LFus”) esas alınarak düzenlendi. Yeni TTK’daki düzenlemelerde, tıpkı LFus’ta olduğu gibi, halka açık sınırlı sorumlu şirketlerin bölünmesi hakkında 82/891/AET sayı ve 17 Aralık 1982 tarihli 6. Yönerge esas alındı. Böylece bölünme, vergi mevzuatı dışında da, somut bir hukuki zemine oturtuldu. Yeni TTK’daki bölünme hükümleri, detaylı düzenlemeler içermeleri bakımından, iki ayrı makale halinde ele alınacaktır.

Bölünme Türleri ve Geçerli Bölünmeler

Yeni TTK m. 159/1, tam ve kısmi bölünme olmak üzere iki tür bölünme öngörür. Tam bölünmede, malvarlığının tümü bölünerek, mevcut veya kurulacak olan bir şirkete geçer. Bölünen şirket ortadan kalkar ve şirket ortakları, devralan şirketin ortağı haline gelirler.

Kısmi bölünme ise ikiye ayrılır: Kısmi bölünme ve yavru şirket kurma. Kısmi bölünmede, şirket malvarlığının bölümleri, diğer şirketlere devredilir. Bölünen şirket ortakları, devralan şirketin ortağı haline gelir. Kısmi bölünen şirket ortadan kalkmaz, elinde kalan malvarlığı değerleriyle varlığını sürdürür. Yavru şirket kurma yoluyla kısmi bölünmede ise, bölünen kısım ayni sermaye olarak konulur ve bölünen şirket yavru şirketin paylarına sahip olur. Bu şekilde bölünme, LFus’te düzenlenmemiş olup, KVK’da bölünmenin esas türü olarak öngörülmektedir.

Yeni TTK m. 160, geçerli olarak gerçekleştirilebilecek bölünmeleri düzenler. Bu madde uyarınca, sermaye şirketleri ve kooperatifler, yine sermaye şirketleri ve kooperatiflere bölünebilir. Geçerli olmayan bölünmelerin tür değiştirme yoluyla aşılması mümkündür.

Şirket Paylarının ve Haklarının Korunması

Yeni TTK, bölünmede şirket payları ve haklarının korunması hususunda, birleşmeye ilişkin m. 140’a atıf yapar. Bu madde uyarınca, şirket paylarının devamlılığı ilkesi gözetilir. Bölünen şirket ortaklarının, bölünmeden sonra ortaya çıkan şirket yapısı içinde de, mevcut pay sahipliği haklarının karşılanması gerekir. Bu kapsamda, bölünen şirketlerin malvarlıksal değeri ve oy haklarının dağılımı gibi önemli hususlar dikkate alınır.

Pay sahiplerinin paylarının değişim oranları saptanırken, pay sahiplerine denkleştirme akçesi ödenmesi öngörülebilir. Denkleştirme akçesi, malvarlıklarının değerlendirilmesinde oluşan küsuratların atılması amacını taşımakta olup, bölünmenin kolaylaştırılmasına hizmet eden bir araçtır. Yeni TTK m. 140/2 uyarınca, bölünen şirket ortaklarına tahsis edilecek payların gerçek değerinin onda birini aşamaz.

Simetrik ve Asimetrik Bölünme

Yeni TTK m. 161/2, simetrik (pay oranlarının korunduğu) ve asimetrik (pay oranlarının korunmadığı) bölünme türlerini düzenler. Simetrik bölünmede, ortaklar bölünen şirkette sahip oldukları pay oranını korur.

Yeniden yapılandırma sırasında büyük kolaylık sağlayan asimetrik bölünmede ise, bölünen şirketin pay sahiplerine devralan veya yeni kurulan şirketlerde mevcut pay oranları değiştirilerek pay verilir. Devralan veya yeni kurulan şirkette payları azalan pay sahiplerinin, devreden şirketteki payları artar. Devralan veya yeni kurulan şirkette daha çok pay almak suretiyle devreden şirketten tamamen çıkılabileceği gibi, devreden şirketin pay sahiplerinin devralan veya yeni kurulan şirketlerin bazılarına veya tümüne katılmamaları da mümkündür.

Bölünmenin Uygulanması

Bölünmenin uygulanması esnasında sermayenin azaltılması, Yeni TTK m. 162’de düzenlenir. Sermayenin azaltılması, kısmi bölünmede devreden şirkette bölünen malvarlığının neden olacağı sermaye kaybının önüne geçilmesi ve sermayenin yeni duruma uygunluğunun sağlanması için gerekli olabilir. Hangi koşullarda sermayenin azaltılabileceği ve oranı hakkında, Yeni TTK’da herhangi bir açıklık bulunmaz. Sermayenin azaltılmasının gerekip gerekmediği, yönetim organı tarafından belirlenir ve işlem denetçisi tarafından denetlenir.

Yeni TTK m. 163 ise, bölünmedeki sermaye artırımını düzenler. Bu madde uyarınca devralan şirket, sermayesini bölünen şirketin pay sahiplerinin haklarını koruyacak ölçüde artırır. Sermaye artırımı kararının, esas sözleşme değişikliklerine ilişkin usule göre alınması gerekir. Burada ayni sermaye konulmasına ilişkin hükümler uygulanmayacak olup, kayıtlı sermaye sisteminde müsait olmasa bile, tavan değiştirmeden sermaye artırılabilir.

Bölünme kapsamında yeni bir şirketin kurulması durumunda, Yeni TTK’nın ilgili hükümleri, asgari ortak sayısı ve ayni sermaye konulmasına ilişkin hükümler hariç olmak üzere, uygulama alanı bulur. Ayrıca, Yeni TTK m. 165 uyarınca, bilanço günüyle bölünme sözleşmesinin imzası veya bölünme planının düzenlenmesi arasında altı aydan fazla bir zaman bulunması veya son bilançonun çıkarılmasından itibaren, bölünmeye katılan şirketlerin malvarlıklarında önemli değişiklikler meydana gelmesi durumunda, ara bilanço çıkarılır.

Bölünme Sözleşmesi, Bölünme Planı ve Bölünme Raporu

Yeni TTK m. 166/1 uyarınca, bölünme yoluyla şirket malvarlığının var olan bir şirkete devredilmesi durumunda, her iki şirketin yönetim organları tarafından bölünme sözleşmesi yapılır. Ayrıca, Yeni TTK m. 166/2 uyarınca, şirket malvarlığının bölümleri yeni kurulacak şirketlere devredilecekse, yönetim organının bir bölünme planı hazırlaması gerekir. Bu iki belgenin yazılı şekilde yapılması ve genel kurul (“GK”) tarafından onaylanması gerekir. Bu belgelerin zorunlu içeriği, Yeni TTK m. 167’de sayılmış olup, payların değişim oranı, denkleştirme tutarı, malvarlığı değerlerinin bölümlendirilmesi ve tahsisi gibi önemli hususları içerir. Bölünme sözleşmesi veya bölünme planında tahsisi yapılmayan malvarlığı, Yeni TTK m. 168 uyarınca, tam bölünme söz konusuysa devralan şirketlere paylı mülkiyet çerçevesinde tahsis edilir, kısmi bölünmede ise devreden şirkette kalır.

Yeni TTK m. 169, bölünme raporunu düzenler. Bölünme raporu, şirketlerin yönetim organları tarafından ayrı ayrı veya birlikte hazırlanabilir. Raporun zorunlu içeriği, maddenin 2. fıkrasında ayrıntılı şekilde açıklanır. Yeni kuruluş söz konusu ise, rapora yeni şirketin esas sözleşmesi de eklenir. Küçük ölçekli şirketlerde, tüm pay sahiplerinin onayı üzerine rapor düzenlenmeyebilir.

Bu üç belge ve bölünmeye esas bilanço, Yeni TTK m. 170’in birleşme hükümlerine yaptığı atıf uyarınca denetlenir. Denetleme, işlem denetçisi tarafından gerçekleştirilir; bölünen şirketlerin ilgili her türlü bilgi ve belgeyi sunmaları zorunludur. İşlem denetçisi, bir “denetleme raporu” hazırlar. Küçük ölçekli şirketler, tüm pay sahiplerinin onayı üzerine denetlemeden vazgeçebilir.
Pay sahiplerinin inceleme hakkını düzenleyen m. 170 uyarınca, bölünmeye ilişkin sözleşmeler, raporlar ve finansal tablolar, bölünmeye ilişkin GK toplantılarından iki ay önce, pay sahiplerinin incelemesine sunulur. Burada da kü
çük ölçekli şirketler, tüm pay sahiplerinin onayı üzerine inceleme hakkının kullanılmasından vazgeçebilir.

Bölünme Kararı, Alacaklıların Korunması ve Sorumluluk

Yeni TTK m. 173 uyarınca, şirket alacaklılarına teminat verilmesinden sonra bölünme sözleşmesi veya bölünme planı, GK’ya sunulur. Kararın alınabilmesi için, anonim şirketler bakımından, esas veya çıkarılmış sermayenin çoğunluğunun temsil edilmesi şartıyla, GK’da mevcut bulunan oyların dörtte üçüyle karar alınır. Bölünme ile şirketin işletme konusunda değişiklik öngörülmüşse, esas sözleşme değişiklikleri için öngörülen nisabın sağlanması zorunludur. Asimetrik bölünmelerde, devreden şirkette ortakların %90’ının olumlu oyu gerekir.

Yeni TTK m. 174 ve 175, alacaklıların korunmasına ilişkin düzenlemeler içerir. Şirket alacaklıları, yapılacak ilanlarla, bölünme işleminden önce olmak üzere, alacaklarını bildirmeye ve teminat verilmesi için istemde bulunmaya çağrılır. Teminat isteminde bulunan alacaklıların bu istemleri, ilanların yayımından itibaren üç ay içinde karşılanmalıdır. İşlem denetçisi raporu ile, teminat verme zorunluluğunun olmadığı saptanabilir.

Bölünme işlemine ilişkin sorumluluk hükümleri, Yeni TTK m. 176 ve 177’de düzenlenir. Buna göre, bölünme sözleşmesi veya bölünme planıyla kendisine borç tahsis edilen şirket birinci derecede sorumludur. Bu şirketin sorumluluklarını ifa etmemesi durumunda, bölünmeye katılan diğer şirketler, ikinci derecede ve müteselsilen sorumlu olurlar. İkinci derecede sorumlu şirketlerin takip edilebilmeleri, bazı şartlara bağlıdır. Bu şartlar arasında, birinci derecede sorumlu şirketlerin iflası ve şirket merkezinin yurt dışına taşınması yer alır. Pay sahiplerinin kişisel sorumlulukları konusunda, Yeni TTK m. 177’nin yaptığı atıf uyarınca, Yeni TTK m. 158 uygulanır. Ortakların, bölünme kararının ilanından önce doğan sorumlulukları, bölünmeden sonra da devam eder. Sorumluluklar, bölünme kararının ilanından itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Sonuç

Yeni TTK, bölünme bakımından güncel gereksinimlere cevap veren ayrıntılı bir düzenleme benimsedi. Bölünmenin gerçekleştirilmesi ile menfaat sahipleri arasındaki denge gözetildi. Geçerli bölünmeler konusunda sınırlı sayım ilkesi benimsenerek, simetrik ve asimetrik bölünme kavramları ile bölünmede oluşabilecek farklı durumlar için esnek bir yapı öngörüldü. Böylece bölünmenin yeniden yapılandırma yönü de vurgulandı. Ağırlaştırılmış nisaplarla, pay sahiplerinin hakları korundu ve küçük ölçekli şirketlerin korunması bakımından istisna hükümleri getirildi. Tüm bu değişikliklerle, Yeni TTK ile vergi mevzuatı dışında da düzenlenen bölünme kurumunun daha kolay ve etkin olarak işleyeceği tartışmasızdır.