Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun Menkul Kıymetlere İlişkin Düzenlemeleri

Ocak 2012

Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun (“Yeni TTK”) menkul kıymetlere ilişkin hükümleri, Türk Ticaret Kanunu’ndaki (“TTK”) temel ilkeleri benimsemekle beraber, sistemin daha rahat işlemesi bakımından önem taşıyan yeni düzenlemeler içerir. Yeni TTK, hamiline yazılı pay senetlerinin bastırılması zorunluluğu ve azlığın istemi üzerine nama yazılı pay senetlerin bastırılması zorunluluğu gibi, pay sahiplerinin haklarını daha etkin olarak ileri sürebilmelerine hizmet edecek hükümler getirir. Bunun yanı sıra, alma ve değiştirme hakkını içeren menkul kıymetlere ilişkin hükümlerle, TTK’da yer almayan bir menkul kıymet türü benimsenir.

Pay Senetleri

Yeni TTK m. 484, pay senetlerini düzenler. Bu madde, TTK’nın 409. maddesinde öngörülen pay senetlerinin nama veya hamiline yazılı olabileceğine ilişkin esas ilkeyi tekrar eder. Ancak Yeni TTK, “hisse senedi” ifadesi yerine “pay senedi” ifadesini benimser.

Yeni TTK m. 484/2 uyarınca, bedelleri tamamen ödenmemiş olan paylar için hamiline yazılı pay senetleri çıkarılamaz. Bu kurala aykırı olarak çıkarılan hamiline yazılı pay senetleri geçersiz olmakla birlikte, iyi niyet sahiplerinin tazminat hakları saklıdır.

Yeni TTK m. 485 uyarınca, esas sözleşmede aksi öngörülmediği sürece bir payın türü dönüştürme yolu ile değiştirilebilir. Bu madde, TTK’da yer almayan, dönüştürmenin ancak esas sözleşmenin değiştirilmesi yoluyla yapılabileceği konusunu açıklığa kavuşturur. Ayrıca Yeni TTK m. 485, dönüştürmenin kanunen yapılmasının gerekli olduğu haller­de işlemin yönetim kurulu kararı ile yapılmasını ve bunun esas sözleşmeye daha sonra yansıtılmasını hükme bağlar.

Pay senedi bastırılmasına ilişkin esasları düzenleyen Yeni TTK m. 486 uyarınca, TTK m. 412’ye paralel olarak, şirketin tescilinden önce bastırılan pay senetleri hükümsüz olmakla beraber, iştirak taahhüdünden doğan yükümlülükler geçerliliklerini sürdürür. Ayrıca, tescilden önce pay senedi çıkaran kimse, bundan doğan zararları tazmin etmekle yükümlüdür. Yeni TTK m. 486’nın 2. ve 3. fıkraları ise, TTK’da bulunmayan yeni hükümler içerir. Buna göre, paylar hamiline yazılı ise yönetim kurulu pay bedelinin tamamının ödenmesi tarihinden itibaren üç ay içinde pay senetlerini bastırıp pay sahiplerine dağıtır. Bu hüküm ile hamiline yazılı pay senetlerinin bastırılması zorunluluğu öngörülür. Yönetim kurulunun hamiline yazılı pay senetlerinin bastırılmasına ilişkin kararı tescil ve ilan edilir, ayrıca şirketin internet sitesine konulur. Ayrıca ilgili maddede, pay senetleri bastırılıncaya kadar ilmühaber çıkarılabileceği ve il­mühaberlere nama yazılı pay senetlerine ilişkin hükümlerin uygulanacağı düzenlenir.

Yeni TTK m. 486/3 uyarınca, azlığın istemde bulunması durumunda, nama yazılı pay senedi bastırılıp nama yazılı pay senedi sahiplerine dağıtılır. Bu düzenleme, TTK’da yer almayan yeni bir düzenlemedir. Nama yazılı pay senetlerinin bastırılması olana­ğı ile pay defterinin güncel pay sahipliği durumunu yansıtmadığı şirketlerde pay sahiplerinin karşı karşıya kalabileceği olumsuzluklar engellenir. Bilindiği üzere, özellikle kapalı anonim şirketlerde, pay senedinin bastırılmaması suretiyle pay sahiplerinin söz konusu sıfatlarını ispattan yoksun bırakılmaları gibi olumsuz uygulamalar söz konusu olabilir. Yeni TTK’nın Madde Gerekçeleri’nde, hükme aykırılık hâlinde pay sahiplerinin mahkemeye başvurabi­lecekleri düzenlenir. Böylece pay sahiplerine etkin bir koruma sağlanır.

Yeni TTK’nın pay senetlerinin şekli ve yıpranmış pay senetlerine ilişkin hükümleri, TTK’nın ilgili hükümlerinin tekrarıdır.

Pay Senetlerinin Devri

Yeni TTK’da payın devrine ilişkin yenilikler, Temmuz 2011’de yayımlanan “Yeni Türk Ticaret Kanunu’nda Payın Devrine İlişkin Yenilikler” başlıklı makalemizde ele alınmıştı. Bu nedenle, bu makalede yalnızca payın devrine ilişkin temel ilkelere değinilecektir.

Yeni TTK m. 489 uyarınca, hamiline yazılı pay senetlerinin devri, şirket ve üçüncü kişiler hakkında, ancak zilyetliğin geçirilmesiyle hüküm ifade eder. Hamiline yazılı pay senetlerinin devrine ilişkin bu hüküm, TTK’nın 415. maddesinin tekrarıdır. İlgili maddede “teslim” ifadesinin kullanılmasına rağmen, Yeni TTK’da kavramı daha iyi anlatan “zilyetliğin geçirilmesi” ifadesi tercih edilir.

Yeni TTK’nın nama yazılı pay senetlerinin devrine ilişkin 490. maddesi uyarınca nama yazılı pay senetleri, ciro edilmiş nama yazılı pay senedinin zilyetliğinin devralana geçirilmesiyle devredilir. Bu madde ile ciro edilmiş pay senedinin zilyetliğinin devralana geçirilmesi zorunluluğunun, hukuki işlemle devir halinde söz konusu olduğu açıklığa kavuşturulur. Böylece, kanuni devirlerde ciro ve zilyetliğin devrinin gerektiği yönünde ortaya çıkabilecek karışıklıklar engellenir.

İntifa Senetleri

İntifa senetlerine ilişkin düzenlemeler, Yeni TTK m. 502 ve m. 503’te yer alır. Yeni TTK m. 502 uyarınca şirket genel kurulu, esas sözleşme uyarınca veya esas sözleşmeyi değiştirerek, bedeli kanuna uygun olarak yok edilen payların sahipleri, alacaklılar veya bunlara benzer bir sebeple şirketle ilgili olanlar lehine intifa senetleri çıkarılmasına karar verebilir. Bu maddede, TTK m. 402’de yer alan temel ilke tekrar edilir. Ancak, Yeni TTK m. 502/2, TTK’dan farklı olarak intifa senetlerinin emre veya hamiline yazılı olabileceğini düzenler.

Yeni TTK m. 503 ise, TTK m. 403’e paralel hükümler içerir. Bu maddeye göre, intifa senedi sahiplerine pay sahipliği hakları verilememekle beraber, net kâra, tasfiye sonucunda kalan tutara katılma veya yeni çıkarılacak payları alma hakları tanınabilir.

Borçlanma Senetleriyle Alma ve Değiştirme Hakkını İçeren Menkul Kıymetler

Yeni TTK’nın 504 ve devamı maddeleri, borçlanma senetleri ve TTK’da düzenlenmeyen alma ve değiştirme hakkını içeren menkul kıymetleri düzenler.

Alma ve değiştirme hakkını içeren menkul kıymetlerin hamillerinin alma ve değiştirme haklarını kullanmalarıyla beraber, şirketin esas sermayesi bu haklar oranında artar. Hak sahiplerinin bu haklarını kullanmaları üzerine esas sermaye artışı, herhangi bir işleme gerek kalmaksızın kendiliğinden gerçekleşir. Değiştirme ve alım haklarının kullanılması, yenilik doğurucu bir hak niteliği taşır. Bu nedenle söz konusu beyan, karşı tarafa ulaşmasıyla hüküm doğurur, geri alınamaz ve şarta bağlanamaz.

Yeni TTK m. 504 uyarınca, tahviller ve finansman bonoları gibi borçlanma senetleri, alma ve değiştirme hakkını içeren senetler ve her çeşit menkul kıymetler, aksi kanunlarda öngörülmedikçe, ancak genel kurul kararıyla çıkarılabilir. Yeni TTK m. 504, alınacak genel kurul kararı konusunda, Yeni TTK’nın 421/3 ve 421/4 maddelerine atıf yapar. Bu hükümlere göre bu konudaki kararlar, sermayenin en az yüzde yetmiş beşini oluşturan payların sahiplerinin veya temsilcilerinin olumlu oylarıyla alınır. Bu nisaba ilk toplantıda ulaşılamaması halinde izleyen toplantılarda da aynı nisap aranır. Ancak, esas sözleşme ile kanundakinden farklı bir nisap öngörülmesi mümkündür (Yeni TTK m. 504). Yeni TTK’nın Madde Gerekçeleri’nde, kanunda öngörülen nisabın artırılması veya azaltılmasının mümkün olacağı belirtilir.