Yeni Türk Ticaret Kanunu’nun Yürürlüğü

Aralık 2011

14 Şubat 2011 tarihli 27846 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (“Yeni TTK”) yürürlük tarihi 1534. maddesinde 1 Temmuz 2012 olarak belirlenmiştir. Ancak Yeni TTK’nın 1534. hükmü ile Yeni TTK’nın yürürlüğüne ilişkin 6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun (“Tatbikat Kanunu”) bazı müesseselerin yürürlüğe girişi ile ilgili farklı tarihler öngörmektedir. Bu ayki Hukuk Postası’nda gerek Yeni TTK’nın yürürlüğe girdiği tarih itibariyle hangi hukuki işlemlere uygulanacağının belirlenmesi, gerekse getirilen yeni müesseselere geçiş için uyum süresinin öngörülmüş olması açısından önemli olan yürürlük hususunu ele alacağız.
Yürürlüğe İlişkin Genel Hükümler

  1. Genel Kural

Tatbikat Kanunu, 2. maddesinde her kanunun kendi döneminde meydana gelen olaylara uygulanacağını düzenlemiştir. Bu madde uyarınca Yeni TTK’nın yürürlüğe girdiği tarihten önce meydana gelen olayların hukuki sonuçları ile hukuki fiillerin bağlayıcılıkları ve hukuki sonuçları gerçekleştikleri tarihte yürürlükte olan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na (“Mer’i TTK”) tabi olacaktır. Bu durumu açıklamak için gerekçede bir takım örnekler verilmiştir. Mer’i TTK döneminde tasfiye edilip kaydı silinmiş bir şirket için Yeni TTK’da 557. madde ile getirilen ek tasfiye imkânı bulunmamaktadır. Keza payın devredilmesi halinde pay sahipliğinin kazanılıp kazanılmadığı payın devredildiği tarihte yürürlükte olan kanuna göre belirlenir.

Yeni TTK’nın yürürlüğe girmesinden sonra meydana gelen veya yürürlük tarihinden önce meydana gelmeye başlamış ancak henüz hukuki sonuçlarını doğurmamış olaylara ve hukuki fiillere Yeni TTK hükümleri uygulanır. Bu düzenleme emredici niteliktedir, dolayısıyla bir ilişkinin taraflarının aralarındaki ilişkiye uygulanacak kanunu seçme, Mer’i TTK veya Yeni TTK hükümlerinden birini tayin etme imkânı tanınmamıştır.

Tatbikat Kanunu’nun 2/a/2 maddesi uyarınca bir hakimin Yeni TTK’nın yürürlüğe girmesinden sonra vereceği bir kararda Mer’i TTK hükümlerini uygulaması halinde, kararın gerekçesinde bu durumun sebebinin belirtilmesi gerekmektedir.

  1. Kazanılmış Haklar ve Kanunla Düzenlenen İlişkiler

Yeni TTK’nın yürürlüğü, özellikle kazanılmış haklar hususunda önem kazanmaktadır. Tatbikat Kanunu’nun 4 ve 5. maddeleri uyarınca Yeni TTK yürürlüğe girdiğinde henüz hak doğurmamış olaylara Yeni TTK hükümleri uygulanır. Dolayısıyla geciktirici şarta bağlı işlemlerden doğacak haklar veya beklenen haklar yürürlük tarihi itibariyle Yeni TTK’ya tabi olacaktır. Sözleşme ile kazanılmış olan haklar ise korunur.

Buna mukabil kanun gereği elde edilen statü ve haklar korunmamaktadır. Tatbikat Kanunu’nun 3. maddesinde, kazanılmış haklardan bağımsız bir müessese olan, kanunla düzenlenen hukuki ilişkilere, yürürlük tarihinden itibaren Yeni TTK hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. Bu maddenin kapsamına sorumluluk rejimi, statüler, dava hakları, azlık hakları gibi düzenlemeler girmektedir. Maddenin gerekçesinde, Yeni TTK ile limited şirketlerde özden yönetim kaldırıldığından ortakların yürürlük tarihi itibariyle artık müdür sıfatı taşımayacağı, keza limited şirket için bağımsız denetim öngörüldüğünden ortağın kişisel denetim hakkını kullanılamayacağı örnekleri verilmiştir.

  1. Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süreler

Yeni TTK’nın yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış süreler Mer’i TTK’ya tabidir. Bununla beraber bu sürelere ilişkin sürenin durması, kesilmesi gibi hususlar, yürürlük tarihinden itibaren Yeni TTK’ya tabidir.

  1. Mer’i TTK Hükümlerine Atıflar

Diğer mevzuatta ve sair sözleşmede Mer’i TTK hükümlerine yapılan atıfların bulunması halinde, yapılan atıflar, Yeni TTK’da o maddeleri karşılayan hükümlerin bulunması halinde bu hükümlere yapılmış sayılır. Ancak Yeni TTK’da karşılık hükümler yoksa, hakim örf ve adet hukukuna, onun da yokluğunda kendisi kanun koyucu olsa idi nasıl bir hüküm koyacak idiyse ona göre hareket etmek durumundadır.

Özel Düzenlemeler

Bu başlık altında Tatbikat Kanunu uyarınca özellikle sermaye şirketleri bakımından önem arz eden müesseselerin yürürlüğe girişi incelenecektir.

  1. Türkiye Muhasebe Standartları ve Denetim

Yeni TTK 1534. maddesi uyarınca Yeni TTK’nın büyük ölçekli şirketler, konsolidasyon kapsamına giren bağlı şirketleri, iştirakleri ve şirketler toplulukları; borsada veya teşkilatlanmış diğer bir piyasada işlem gören şirketler, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri ve konsolidasyon kapsamına alınan diğer işletmeler, bankalar, sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketleri bakımından uygulanacak Türkiye Muhasebe Standartları ile ilgili hükümleri ile diğer şirketler ve tacirler için özel Türkiye Muhasebe Standartları 1 Temmuz 2013 tarihinde yürürlüğe girer.
Anonim şirketlerin denetlenmesine ilişkin hükümler 1 Temmuz 2013 tarihinde yürürlüğe girecektir.

  1. Ultra Vires

Yeni TTK, 125. maddesi ile şirketin ehliyetini sınırlandıran ultra vires kuralını kaldırmıştır. Dolayısıyla şirketin iştigal konusu dışında olan diğer işlemler de şirketi bağlar. Söz konusu işlemler ancak işlemin tarafı olan üçüncü kişi yapılan işlemin şirketin iştigal konusu dışında olduğunu biliyor veya bilebilecek durumda ise, şirketi bağlamaz. Tatbikat Kanunu’nun 15. maddesi uyarınca ultra vires’e ilişkin hüküm yürürlük tarihi itibariyle derhal uygulanır, dolayısıyla şirket esas sözleşmelerinde bulunan ve şirketlerin hak ehliyetinin işletme konusu ile sınırlı olduğunu belirten hükümler Yeni TTK’nın yürürlüğe girmesi ile yazılmamış sayılacaktır.

  1. Şirketler Topluluğu

Şirketler topluluğu, ilk defa Yeni TTK’da düzenlenmektedir. Yeni TTK’nın 202. maddesi uyarınca hakim şirket, bağlı şirketi üzerindeki hakimiyetini, bağlı şirkette meydana gelecek zararı denkleştirmeden kullanamaz. Hakimiyetin kullanılması dolayısıyla bağlı şirketin bir kaybı olması halinde bu kaybın iki yıl içinde denkleştirilmesi gerekmektedir.
Bu düzenleme sonucunda Mer’i TTK döneminde hakimiyetini kullanan şirketin bağlı şirketi zarara uğratması nedeniyle denkleştirme yükümlülüğü doğacak mıdır? Tatbikat Kanunu’nun 18. maddesi uyarınca hakimiyetin kullanılması sonucunda 1 Temmuz 2012’den önce doğan zararların 1 Temmuz 2014 tarihine kadar denkleştirilmesi gerekmektedir. Denkleştirmenin yapılmaması halinde Yeni TTK’da şirketler topluluğuna ilişkin tanınan dava hakları 1 Temmuz 2014 itibariyle kullanılabilir.

  1. Karşılıklı İştirak

Yeni TTK 197. maddesinde şirketlerin karşılıklı iştirakine ilişkin özel bir düzenleme getirerek, iki şirketin karşılıklı birbirinin asgari %25 hissesini haiz olması halinde karşılıklı iştirak durumunu yaratan (sermayesinin %25’ini elinde bulunduran kendi hissedarı olan şirketin %25 hissesini iktisap eden) şirketin diğer şirkette sahip olduğu hisselerden doğan hakları ¼ oranına indirilir. Tatbikat Kanunu, 19. maddesinde oy hakkının sınırlamasına ilişkin hükmün 1 Temmuz 2014’te, karşılıklı iştirake ilişkin diğer tüm hükümlerin ise yürürlük tarihinde derhal uygulanacağını düzenlemektedir. Ancak, hakimiyet durumunun olması halinde Yeni TTK’nın karşılıklı iştirake ilişkin hükmü uygulanmaz.

  1. Asgari Sermaye ve Esas Sözleşme

Anonim ve limited şirketler, Yeni TTK’nın asgari sermayeye ilişkin hükümlerine kanunun yayımlandığı tarihten itibaren 3 yıl içinde (14 Şubat 2014’e kadar) uyum sağlamak zorundadır. Aksi halde şirket münfesih olur. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı (eski adı ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı) uyum için tanınan bu süreyi iki defaya mahsus olmak üzere birer yıl uzatabilir.

Anonim şirketler esas sözleşmelerini, limited şirketler şirket sözleşmelerini Yeni TTK’nın yayımlandığı tarihten itibaren 18 ay içerisinde (14 Temmuz 2012’ye kadar) kanunun ilgili hükümlerine uygun hale getirmelidir. Gerekli uyarlamanın yapılmaması durumunda sözleşmedeki düzenlemelerin yerine Yeni TTK hükümleri uygulanır. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bu süreyi yalnızca bir kez 1 yıl uzatabilir.

Tatbikat Kanunu’nun 20 ve 22. maddeleri uyarınca bu uyum sürecinde esas sözleşmenin değişikliği için aranan nisaplar uygulanmaz.

  1. Tek Kişilik Şirket

Yeni TTK’nın yürürlük tarihinden itibaren 15 gün içerisinde herhangi bir sebepten ötürü ortak sayısı bire inmiş tüm şirketler Tatbikat Kanunu 23. maddesi uyarınca tek ortağa ilişkin bilgileri noter aracılığıyla anonim şirketlerde yönetim kuruluna, limited şirketlerde ise müdürlere bildirir. Bu kişi, Yeni TTK’nın 338 ve 574. maddeleri uyarınca tescil edilir. Aksi takdirde ilgili maddelerde belirtilen sorumluluk doğar.

  1. Hissedarın Şirkete Karşı Borçlanma Yasağı

Yeni TTK uyarınca şirket hissedarları, tacir olmadıkları ve şirketle yaptıkları işlemler emsal işlemlere uygun olmadığı sürece, şirkete karşı borçlanamaz. Bu düzenlemeye aykırı olarak Mer’i TTK döneminde hissedarın şirkete borçlanmış olması halinde, 1 Temmuz 2015’e kadar söz konusu borçların nakit olarak ödenmesi zorunludur. Tatbikat Kanunu’nun ilgili 24. maddesine uyulmaması halinde, şirket alacaklıları kendi alacakları için borçlu hissedarı takip edebilir.

  1. Yönetim Kurulu ve Müdürler

Yeni TTK’nın yürürlüğe girdiği tarih itibariyle görevde bulunan yönetim kurulu üyeleri ve müdürler, seçildikleri sürenin sonuna dek görevlerine devam ederler. Tüzel kişi temsilcisi olarak bulunan gerçek kişi yönetim kurulu üyesi ise 1 Ekim 2012 tarihine kadar istifa etmelidir. Bu durumda boşalan üyeliğe ya tüzel kişi kendisi aday olabilir ya da başka bir kişi üye olarak seçilir.

  1. Nisaplar

Tatbikat Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca, şirket sözleşmelerinde nisaplar ile ilgili Mer’i TTK’ya yapılan atıflar yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde değiştirilmez ise, Yeni TTK’nın ilgili hükümlerine yapılmış kabul edilir. Nisapları düzenlemek için bu 6 aylık sürede yapılacak genel kurullara Mer’i TTK’daki nisaplar uygulanır. Nisapların Mer’i TTK’ya atıfta bulunulmaksızın düzenlenmiş olması halinde, Yeni TTK’dan daha ağır öngörülmüş nisaplar geçerli olmaya devam eder. Ancak Yeni TTK’ya nazaran daha hafif nisapların düzenlenmesi halinde Yeni TTK’nın emredici olan 421. maddesi uygulanır.

  1. Paylara Tanınan Oy Hakkı, İmtiyaz ve Bağlam

Yeni TTK’nın oy hakkının itibari değere göre belirlenmesi, oy hakkının payın asgari bedelinin ödenmesi ile doğması ve oy hakkına getirilen üst sınıra ilişkin 434 ve 435. maddeleri, 14 Temmuz 2012 tarihinde yürürlüğe girer.

Yeni TTK’nın oyda imtiyazın uygulanmayacağı halleri düzenleyen 479/3 maddesi, 14 Şubat 2012 tarihinde yürürlüğe girer. Esas sözleşmede tanınan imtiyaz haklarının bu süre içerisinde Yeni TTK’ya uyarlanmaması halinde ilgili hükümler kendiliğinden geçersiz hale gelir ve oya ilişkin imtiyazların tümü kanunen sona erer.

Yeni TTK’nın kabul edilmesinden 1 yıl öncesine kadar bazı hissedarlara yönetim kurulunda temsil hakkını tanıyan imtiyazlar, Yeni TTK’daki sınırları aşsa dahi müktesep hak sayılır.

Yeni TTK’nın 493. maddesi, nama yazılı payların devrinin serbest olduğunu düzenlemektedir. Esas sözleşmede nama yazılı payların ancak şirketin onayıyla devredilebileceği veya yönetim kurulunun ancak önemli sebep bulunması halinde pay devrinin pay defterine kaydından kaçınabileceği düzenlenebilir. Pay defterine kayıttan imtina edebilmek için kaçınmanın şirketin iştigal konusu veya ekonomik bağımsızlığı bakımından gerekli olması aranır. Tatbikat Kanunu’nun 28. maddesi uyarınca ilgili esas sözleşme hükümlerinin Yeni TTK’ya uyumlu hale getirilmeleri için 1 Temmuz 2013 tarihine kadar değiştirilmesi gerekmektedir. Aksi halde Yeni TTK’nın 409. maddesine aykırı hükümler kendiliğinden geçersiz hale gelir.

Sonuç

Yeni TTK, halihazırda bulunan müesseseleri değiştirmiş ve birçok yeni müesseseyi düzenlemiştir. Bu nedenle tacirlerin ve şirketlerin bu müesseselerin uygulanmasına uyum sağlayabilmeleri için bazı geçiş dönemleri öngörülmüş ve hangi hususların Mer’i TTK hangi hususların Yeni TTK’ya tabi olacağı düzenlenmiştir. Her kanunun kendi döneminde gerçekleşen olay ve hukuki fiillere uygulanacağı kuralı benimsenmiştir.

Türkiye Muhasebe Standartları ile denetim Yeni TTK’nın yürürlük tarihinden bir yıl sonra yürürlüğe girer. Şirketler topluluğu hükümlerinde düzenlendiği üzere, 1 Temmuz 2012’den önce hakimiyetin kullanılmasından doğan zararın 1 Temmuz 2014 tarihine dek denkleştirilmesi gerekmektedir. Şirketlerin ana sözleşmelerini 14 Temmuz 2012 itibariyle kanuna uygun hale getirmeleri ve sermayelerini 14 Şubat 2014’e kadar asgari sermayeye tamamlamaları gerekmektedir. Keza bağlam hükümlerinin 1 Temmuz 2013 tarihine kadar değiştirilmesi gerekmektedir. Bu hükümlere aykırı davranmak, ilgili esas sermaye hükmünün geçersiz sayılmasından, şirketin sorumluluk altına girmesinden, şirketin infisahına kadar ağır sonuçlar doğurabilir.