HUKUK-POSTASI-2021

10 HUKUK POSTASI 2021 lantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmelik (“Genel Kurul Yönetmeliği”) m. 9/2’de de mevcuttur. Buna göre; “Yönetim kurulunun mevcut olmaması veya devamlı olarak toplanamaması yahut toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması halinde, Kanunun 410’uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre, mahkemeden izin alan pay sahibi genel kurulu toplantıya çağırabilir.” Anılan hükümlerin amacı, şirket işleyişinin devamını sağlamak ve şirkette TTK m. 530 anlamında organ yokluğunu engellemektir.3 Bu hüküm genel kurulun bazı olağanüstü durumlarda toplantıya çağrılabilmesini sağlamak amacıyla Adalet Komisyonu’nda Tasarıya eklenmiştir.4 Hüküm özellikle farklı gruplar arasındaki uyuşmazlık ve çekişme dolayısıyla yönetim kurulunun toplanamaması, nisapların gerçekleşmemesi gibi hallerde kitlenmeye giren şirketin çıkar yol bulabilmesi itibariyle önem arz eder. 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu döneminde, Bakanlığın bir uygulaması olarak, tüm pay sahipleri noterde beyanda bulunarak genel kurulu toplantıya çağırabiliyordu. Fakat bu sistem özellikle şirket içi menfaat çatışmalarının bulunması halinde düzgün işleyemiyordu.5 TTK uyarınca m. 410/2 anlamında dava hakkının kullanılabilmesi için tek bir paya sahip olmak yeterlidir. Kanunun (ve yönetmeliğin) lafzında açıkça ifade edildiği üzere, mahkemenin pay sahibine genel kurulu toplantıya çağırabilmesi için izin vermesi için yönetim kurulunun i) devamlı olarak toplanamaması, ii) toplantı nisabının oluşmasına imkân bulunmaması veya iii) mevcut olmaması6 şarttır. Bununla birlikte, pay sahibinin hakkı kullanabilmesi için ek olarak mahkemenin izin kararı gerekir. Bu kapsamda kanun koyucunun, kötü uygulamalara 3 Karahan, Sami: Şirketler Hukuku, 2012, Aralık, s. 503. 4 Pulaşlı, Hasan: 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanun’una Göre Şirketler Hukuku Şerhi, Cilt 1, 2011, Ankara, s. 714. 5 Karahan, s. 503. 6 Üçışık, Güzin / Çelik, Aydın: Anonim Ortaklıklar Hukuku, C. 1, 2013, Ankara, s. 245. Yazar uygulamada, çeşitli sebeplerle özellikle gruplar arasındaki uyuşmazlık ve çekişme dolayısıyla yönetim kurulunun toplanamaması, üye eksikliğinden veya bazı azlık haklarının kötüye kullanılması dolayısıyla toplantı nisabının gerçekleşememesi, toptan istifa veya kaza gibi nedenlerle yönetim kurulunun mevcut olmaması hallerine sıkça rastlandığını ifade eder.

RkJQdWJsaXNoZXIy MjUzNjE=