HUKUKU-POSTASI-2017
290 HUKUK POSTASI 2017 de markanın internet alan adında kısmen ya da tamamen yer almasının tek başına tecavüzün varlığı için yeterli olmayacağına değinilir. Buna göre, somut olayda davalıya ait internet sayfasında, davacının marka tescil kapsamına giren hizmetler dışında hizmet sunulması halinde tecavüz söz konusu olmaz. Ancak söz konusu marka tanınmış marka niteliğinde ise 556 Sayılı KHK’nın 8/4. (Sinai Mülkiyet Kanunu Mad- de 6/5) maddesindeki yazılı hallerden birinin mevcut olması halinde (“ Marka, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir markanın aynı veya benzeri olmakla birlikte, farklı mallar veya hizmetlerde kullanılabilir. Ancak, tescil edilmiş veya tescil için baş- vurusu yapılmış markanın, toplumda ulaştığı tanınmışlık düzeyi ne- deniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği veya tescil için başvurusu yapılmış markanın ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumda, tescil edil- miş veya tescil için başvurusu daha önce yapılmış bir marka sahibinin itirazı üzerine, farklı mal veya hizmetlerde kullanılacak olsa bile, sonraki markanın tescil başvurusu red edilir .”) internetteki kullanım marka hakkının tecavüzü olarak değerlendirilir. Sonuç Marka hakkı ihlalleri, internetin ticari yaşamdaki belirleyici rolü ve elektronik ticaretin yaygınlaşması dolayısıyla kaçınılmaz olarak karşılaşılan sınai hak ihlallerinin bir çeşididir. 556 Sayılı KHK ile düzenlenen hususlar Sinai Mülkiyet Kanunu ile aynen korunmuş olup özel olarak internet ortamında marka hakkı ihlali oluşabilmesinin koşullarını numerus clausus olarak belirler. Buna göre kanun koyucu özel olarak düzenlediği marka hakkı ihlallerinin internet vasıtası ile gerçekleşmesine karşı özel düzenleyici metotlar öngörmeyi amaçlar.
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MjUzNjE=