HUKUKU-POSTASI-2017
297 FİKRİ MÜLKİYET HUKUKU İşverenlerin Fikri Mülkiyet Hakları* Av. Yeşim Tokgöz Teknoloji, korkutucu denilebilecek bir hızla gelişmektedir. Bu gelişim ile paralel olarak, işgücünden çok, beyin gücüne ihtiyaç du- yulmaya başlanacaktır. Günümüzde her şey daha dijital, daha görsel, daha mekanik bir boyut kazanmıştır. Bu değişimi yaratan, yöneten ve fark eden ülkeler çocuklarını yazılım, tasarım gibi alanlarda eğitmeye yönelmiştir. Bu durumun iş hayatındaki yansımaları, çalışma koşulları ve görev tanımlarında yaşanan değişimlerle olmuştur. İşverenler, çalı- şanlarının yaratıcılığını arttıracak ortam hazırlayarak ve onları teşvik ederek bu gücün bir parçası olmayı hedeflemektedir. Peki yaratılan ürünlerin mülkiyeti kimin olacaktır? Uygun ortamı, malzemeyi sağla- yan işverenin mi? Aklını, eğitimini, yaratıcılığı kullanan çalışanın mı? Bu ayki makalemizde meydana getirilen bu eserlerin, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (“FSEK”) ve Sınai Mülkiyet Kanunu (“SMK”) uya- rınca hak sahipliğine dair bilgi paylaşılacak olup kısaca Türk Borçlar Kanunu (“TBK”) uyarınca eser sözleşmelerindeki hak sahipliğine değinilecektir. Çalışan ve İşveren İlişkisi Çalışan, SMK m. 2.d uyarınca özel hukuk sözleşmesi veya ben- zeri bir hukuki ilişki gereğince, başkasının hizmetinde olan ve bu hizmet ilişkisini işverenin gösterdiği belli bir işle ilgili olarak kişisel bir bağımlılık içinde ona karşı yerine getirmekle yükümlü olan kişiler ile kamu görevlilerini ifade etmektedir. Makalemizin ilk bölümü, İş Kanunu çerçevesinde kurulmuş olan iş akitlerinin, TBK m. 393 vd hükümleri çerçevesinde kurulmuş hizmet sözleşmelerinin aktörleri için uygulama alanı bulmaktadır. Atölyede çalışan tasarımcı, reklam ajansında çalışan senarist, yazılım firmasında çalışan mühendis, labo- ratuarda çalışan kimyager bu bölümün sujeleridir. * Nisan 2017 tarihli Makale
Made with FlippingBook
RkJQdWJsaXNoZXIy MjUzNjE=