Akaryakıt Dağıtım Sektöründe Milat Doluyor: 18 Eylül 2010

Ağustos 2010

Hatırlanacağı üzere Rekabet Kurulu 5.3.2009 tarih ve 09-09/186-56 sayılı Kararında, Pol-Pet Petrol Ürünleri Tur. Konaklama ve Din Tesisleri Ltd. Şti. ile M-Oil arasında imzalanan bayilik sözleşmesi ve buna bağlıintifa hakkı sözleşmesini Rekabet Hukuku kapsamında değerlendirerek, 2002/2 Sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nde (“Tebliğ”) öngörülen grup muafiyetinden ancak 18.09.2010 tarihine kadar yararlanacaklarına bu tarihten sonra ise muafiyetten yararlanamayacaklarına karar verdi. Sektörde “intifa kararları” olarak adlandırılan Pol-Pet kararı ve aynı yöndeki 5.3.2009 tarih ve 09-09/187-57 sayılı Barbaros Akaryakıt kararı piyasada büyük yankı uyandırdı, hem olumlu hem de olumsuz eleştirilere hedef oldu. Pol-Pet kararı ve öncesindeki kararlar da Derginin Mayıs 2009 sayısında yayınlanan “Rekabet Kurulu Akaryakıt Sektörüne Yeni Düzen Getirdi” başlıklı makalemde incelendi.

Pol-Pet Kararı

Karara konu olayda da Pol-Pet ile M-Oil arasında bir bayilik sözleşmesi vardı ve bu sözleşmeye bağlı olarak, Pol-Pet’e ait taşınmaz üzerine bayilik karşılığı 15 yıl süre ile intifa hakkı kurulmuştu.
Bayilik sözleşmeleri açısından da uygulanan Tebliğ uyarınca, rekabet yasaklarının Tebliğ kapsamında kalması için en fazla 5 yıl için öngörülmesi gerekir. Tebliğ m. 5/a uyarınca “Alıcıya getirilen belirsiz süreli veya süresi beş yılı aşan rekabet etmeme yükümlülüğü” bu Tebliğ kapsamında değerlendirilmez ve muafiyetten yararlanmaz.

Rekabet Kurulu, bayilik sözleşmesi kapsamında düzenlenen rekabet yasağı için öngörülen 5 yıllık süre sınırının aşılıp aşılmadığını değerlendirirken bayilik sözleşmesi ile bağlantılı kredi sözleşmeleri, ekipman sözleşmeleri, uzun süreli kira sözleşmeleri ya da uzun süreli intifa hakkı tanınması gibi şahsî ya da aynî hakları da dikkate alır. Kurul’a göre bu sözleşmeler veya haklar rekabet yasağının süresini fiilen uzatacak şekilde kullanılamaz. Bu nedenle bu tür sözleşmelerin varlığı halinde beş yılı aşan süreler bakımından Tebliğ’de belirtilen muafiyet koşulları ortadan kalkar.

Kurul, dikey anlaşmalarda yer alan rekabet yasağına ilişkin hükümlerin Tebliğ’in 5. maddesiyle uyumlu hale getirilmesine ilişkin geçiş sürecinin 18.9.2003 tarihinde başlayıp 18.9.2005 tarihinde sona erdiğini belirtti. Ancak 18.9.2005 tarihinden önce yapılmış olan ve süresi 5 yılı aşan sözleşmelerin, Rekabet Kurulu tarafından uygulanan “azami hadde indirme” ilkesi gereğince 18.9.2010 tarihine kadar Tebliğ’de yer alan muafiyetten yararlanabileceklerine karar verdi.
Kurul, Karara konu somut olayda Pol-Pet ile M-Oil arasında imzalanan bayilik sözleşmesinin ve buna bağlı olarak intifa hakkı sözleşmesinin 18.09.2005 tarihinden önce yapılmış ve süreleri 5 yılı aşan sözleşmeler olmaları bakımından, 18.09.2010 tarihine kadar Tebliğ uyarınca grup muafiyetinden yararlanabilecekleri sonucuna vardı. Bununla birlikte Kurul, bu tarihten itibaren intifa hakkı çerçevesinde bayilerin yeniden sözleşme yapmaya zorlanması halinde RKHK m. 4 uyarınca işlem başlatılacağını belirtti.

Kurul’un bu yönde karar almasında Danıştay’ın 2008 yılında verdiği Total-Akdağ kararındaki tespitleri etkili oldu. Danıştay bu kararında işletme sözleşmesi birer yıl süreli yapılsa dahi, kira sözleşmesinin işletme sözleşmesine olan etkisi nedeniyle işletme sözleşmesi de kira sözleşmesiyle birlikte sona ereceğinden, işletme sözleşmesinin süresinin belirsiz hale geleceğini belirtti. Bu durumda, Tebliğ hükümleri uyarınca, belirsiz bir süre için veya beş yıldan daha uzun bir süre için anlaşma yapılarak bayiye rekabet etmeme yükümlülüğünün getirilmesi, anlaşmayı Tebliğ dışına çıkarabileceğinden, işletme sözleşmesinin RKHK m. 4 açısından denetlenmesi gerektiğine hükmetti.

Yasal Süreç

Petrol Ofisi A.Ş. Rekabet Kurulu’nun Pol-Pet ve bu yöndeki 09-09/187-57 sayılı kararının, bu kararlar çerçevesinde Rekabet Kurulu tarafından yapılan duyurunun ve RKHK m.5/II hükmünün Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasıyla Danıştay’da iptal davası açtı. Danıştay 13. Dairesi bu davada yürütmenin durdurulması talebini reddetti. Yürütmeyi durdurma talebinin reddine ilişkin itiraz da Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından kabul edilmedi. Danıştay 13. Dairesi 28.6.2010 tarih ve 2009/3044 E., 2010/5458 K. sayılı kararında Petrol Ofisi’nin Anayasaya aykırılık iddiasını ciddi bulmadı ve Total-Akdağ kararındaki tespitlerini tekrar ederek iptal istemini reddetti.

Opet Petrolcülük A.Ş tarafından Petrol Ofisi A.Ş.’ye benzer gerekçelerle açılan iptal davası da Danıştay 13. Dairesinin 28.6.2010 tarih ve 2009/5164 E., 2010/5457 K. sayılı kararıyla ve aynı gerekçelerle reddedildi. Böylece Rekabet Kurulu’nun Pol-Pet kararında ortaya koyduğu ilkeler yargı denetiminden de geçti.

Shell & Turcas Petrol A.Ş. tarafından açılan davalarda ise Danıştay 13. Dairesi yürütmeyi durdurma taleplerini reddetti. Bu ret kararlarına karşı Danıştay İdari Dava Daireleri Genel kurulunda yapılan itirazlar da kabul edilmedi.

Bundan Sonra Ne Olacak?

Rekabet Kurulu’nun Pol-Pet kararında belirttiği gibi 18.09.2005 tarihinden önce imzalanan akaryakıt bayilik sözleşmeleri ile bunlarla bağlantılı intifa veya tapuya şerh edilmiş kira sözleşmelerinden oluşan dikey anlaşmaların, 5 yıldan uzun süreli rekabet yasağı, intifa hakkı veya kira sözleşmesi içermeleri halinde en geç 18.09.2010 tarihi itibarıyla sona erdirilmesi veya sözleşmelerde Tebliğ hükümlerine uygun değişikliklerin yapılması gereklidir.

Rekabet Kurumu Başkanı, Rekabet Kurumu sitesinde yayımlanan açıklamasında, Tebliğ’in kısmen veya tamamen değiştirilmesi yahut uygulamasının ertelenmesi yönünde bir çalışma bulunmadığını belirtmiştir. Bu nedenle 18.09.2010 tarihiyle ilgili bir erteleme de söz konusu değildir.

RKHK m. 56 uyarınca, muafiyet koşullarını taşımayan bir anlaşma geçersizdir. Buradaki geçersizlik sadece rekabet hukuku açısından sorun yaratan hükme değil, anlaşmanın tamamına ilişkindir. Bu nedenle 18.09.2010 tarihine kadar, 5 yıldan uzun süreli intifa veya kira sözleşmeleri içeren bayilik sözleşmeleri Tebliğ hükümlerine uygun hale getirilmezse, sadece bu intifa ve kira hükümleri değil bayilik sözleşmesinin tamamı geçersiz olur. Ancak, bu geçersizlik özellikle petrol piyasası mevzuatı hükümleri uyarınca geçerli bir bayilik sözleşmesi olmaksızın bayilik faaliyeti yapılamayacağı hususu da dikkate alındığında, bayilerin bayilik faaliyetlerini sürdürememeleri anlamına gelir. Bu nedenle dağıtım şirketlerinin ve bayilerin gerek rekabet hukuku mevzuatı gerekse petrol piyasası mevzuatı bakımından mağdur olmamaları için, en geç 18.09.2010 tarihine kadar gerekli tedbirleri almaları gerekir.