Ercüment Erdem Av. Ali Sami Er

Endüstri 4.0 ve Hukuki Etkileri

Haziran 2017

İnternetin keşfinin insan yaşamı üzerindeki etkisi büyüktür. İnsanlar bu büyük güçle baş etmeyi öğrenince internetin nesneleri de etkisi altına alması kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu nedenle, günümüzde internetin en büyük faydası, insanlar arasındaki iletişimi sağlamaktan ziyade, nesnelerin birbirleri ve insanlar ile iletişim kurmasını sağlamaktır. Bu makalede, işte bu yeni gelişmeleri, hukuktaki yansımasıyla inceleyeceğiz.

Gelişim

Almanya Eğitim ve Araştırma Bakanlığının 2011 yılında duyurduğu 10 ana projeden biri olan Endüstri 4.0, 2011 Hannover Fuarı’nda konuşulmaya başlamış ve Federal Almanya Ulusal Bilişim ve Araştırma Akademisi liderliğinde hazırlanan “Endüstri 4.0 Strateji Belgesi” de 2013 yılında aynı fuarda duyurulmuştur. Endüstri 4.0 vizyonu için temel standartları belirlemek üzere ayrıca “Endüstri 4.0 Platformu” (www.plattform-i40.de) kurulmuştur.

Birinci Endüstri Devrimi üretimin makineleşmesi, İkinci Endüstri Devrimi üretimin serileşmesi, Üçüncü Endüstri Devrimi üretimin otomasyonu olarak tanımlanmaktadır[1]. Dördüncü Endüstri Devrimine giden yolda ise nesnelerin interneti kullanması ve ürünün pazara çıkarılma süresinin kısaltılması amaçlanmıştır. Çünkü yüksek kar oranına ulaşmakta kilit nokta, ürünün tasarım ve Ar-Ge aşamasından sonra en kısa sürede pazara sürülmesidir.

Doğu’nun ucuz işgücü ve seri üretimine karşı Batı’nın ayakta kalmasını sağlayacak Endüstri 4.0; sürekli artarak bireyselleşen müşteri isteklerine odaklanır ve fikir, ürün geliştirme, üretim, son kullanıcıya dağıtım ve geri dönüşümü de kapsayacak şekilde tüm zinciri içine alır. Her biri tek bir işe odaklanan makinelerle üretim yapmak yerine kişiselleştirilmiş ve esnek üretim yapabilen, üretim sürecinde farklı modlar arasında geçiş sağlayabilen makine ve robotlar bu devrimin en büyük aktörleri olacaktır.

Nesnelerin İnterneti, Öğrenen Robotlar, Akıllı Fabrikalar

Endüstri 4.0 ile sağlanacak esnek üretim süreçlerinde, akıllı telefonlar ve internet sayesinde çeşitli platformlar üzerinden kurduğumuz iletişime benzer olarak, üretim sürecindeki makine ve robotlar da birbirleriyle ve insanlarla iletişim kuracaktır. Akıllı buzdolabının eksik malzemeleri telefonunuza mesaj göndermesi gibi, bu makineler de sisteminde yaşanan her türlü eksiği iletişim kurarak giderebilecektir.

Birbirleriyle haberleşen ve analizler yapan makinelerin yer aldığı bu fabrikalar akıllı fabrika olarak adlandırılır. Akıllı fabrikalarda nihai hedef ise; ileri düzeyde otomasyon sayesinde insan gücünü farklı alanlara taşıyarak üretimin tamamen robotlar tarafından yürütüldüğü ve aydınlatmaya ihtiyaç duymayan karanlık fabrikalara ulaşmaktır. Akıllı fabrikaya örnek olarak dünyanın en büyük spor eşyası üreticilerinden olan Adidas’ın Speed Factory’si verilebilir. Bu fabrikada üretim ileri teknoloji makineler ve üç boyutlu yazıcılarla yapılmaktadır ve emsal fabrikalarda binlerce işçi çalışırken bu fabrikanın sadece 160 işçisi bulunuyor[2].

Nesnelerin interneti, sadece üretim sürecini değil, tedarik zincirinin de her basamağını etkiler. Örneğin, blockchain isimli dijital para birimi sistemi, şifrelenmiş veri bloklarını kullanarak iki taraf arasında bir aracıya ihtiyaç duyulmadan ödeme yapılmasını sağlar. Bu yeni sistem sayesinde çevrimiçi akıllı sözleşmeler düzenlenebilmektedir. Dahası; Endüstri 4.0, internet üzerinden bağlantı kuran akıllı makineler ile birbirlerini bilgilendirmek üzere veri toplama yeteneğine sahip dijital tedarik ağları oluşturur ve tedarik zincirinde de bir gelişime neden olur.

Endüstri 4.0’ın yakın gelecekte hem işgücü hem de organizasyon yapısı üzerinde büyük etkileri olacağı ve üretimde insanın yerini makine ve robotlarla değiştireceği kabul edilmektedir. Bu durum yalnızca mavi yakalı işçileri değil, aynı zamanda yüksek vasıflı beyaz yakaları da etkileyecektir[3]. Yeni meslek ve görev tanımları ortaya çıkmaya devam ederken hiyerarşik kademelerde azalma olacak. Duke Üniversitesi’nden Profesör Cathy N. Davidson’ın tahminine göre günümüz ilkokul çocuklarının %65’inin mesleği henüz belli değil, gelecek bilimci Thomas Frey ise; 2030 yılına kadar iki milyar işin yok olacağını ve insanların yeni iş alanlarına kaydırılacağını düşünüyor[4]. Nitekim, nesnelerin interneti sayesinde ortaya çıkacak büyük miktarda verinin güvenli şekilde işlenmesi, makinelerden toplanan verilerin analiz edilerek bu verilerin bilgiye dönüştürülmesi gerektiğinden, şirketler, “Büyük Veri Analisti”, “Siber Güvenlik Analisti” başlıklı iş ilanları vermeye başladılar.

Hukuka Etkileri

Endüstri 4.0'ın etkisini göstereceği üretim şirketlerinde, şirket-işçi, şirket-tedarikçi ve şirket-müşteri ilişkileri yakından incelenmelidir. Yeni devirde, hukuk kendini geliştirmeli ve bu üç ilişki açısından hukuki korunmanın sağlanabilmesi için çeşitli düzenlemeler yapılmalıdır.

Önce Endüstri 4.0'ın istihdam konusundaki etkilerini inceleyelim. Örneğin; akıllı fabrikalar, öğrenen robotlar, karanlık fabrikalar sebep gösterilerek alınan işletmesel kararlar doğrultusunda iş sözleşmelerinin feshedilmesi mümkün olabilir mi? Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2010/9-272 E. 2010/276 K. 02.06.2010 tarihli kararına göre; “Feshin işletme, işyeri ve işin gerekleri nedenleri ile yapıldığını ileri sürdüğünde, öncelikle bu konuda işverenin işletmesel kararı aranmalı, bağlı işveren kararında iş görme ediminde ifayı engelleyen, bir başka anlatımla istihdamı engelleyen durum araştırılmalı, işletmesel karar ile istihdam fazlalığının meydana gelip gelmediği, işverenin bu kararı tutarlı şekilde uygulayıp uygulamadığı (tutarlılık denetimi), işverenin fesihte keyfi davranıp davranmadığı (keyfilik denetimi) ve işletmesel karar sonucu feshin kaçınılmaz olup olmadığı (ölçülülük denetimi - feshin son çare olması ilkesi) açıklığa kavuşturulmalıdır.”[5]. Kanaatimce, ülkemizde mahkemeler tarafından daha çok işçi lehine yapılan yorumlar dikkate alındığında, Endüstri 4.0 sürecindeki fesihlerde, feshin son çare olması ilkesi dikkate alınarak insan değil, insanın kas gücünün üretimden çekilmesi ve robotlarla ikame edilen işçilere gerekli eğitimler verilerek uygun iş imkanları sağlanması gerektiği sonucuna varılabilir.

Bununla birlikte, şirket-tedarikçi ilişkisinde, blockchain, işlem hızını artırır, işlem maliyetlerini düşürür ve siber güvenlik açısından devrim yaratma potansiyeline sahiptir[6]. Bir blokchain üzerindeki akıllı sözleşme, sözleşme üzerinden doğan tüm verileri toplar ve söz konusu sözleşme üzerinden gerçekleşen her eylemi izlemeye yardımcı olur. Esasen, veriler blockchain üzerinde göründükten sonra değiştirilemez ve bu tedarik zincirindeki dolandırıcılıkların azaltılmasını sağlar. İşlevsellik ve kullanışlılık önemli bir özellik olmasına rağmen, blockchain üzerindeki verilerin değiştirilememesi akıllı sözleşmelerin sanayi seviyesinde uygulanması ve benimsenmesi için en önemli zorluğu yaratır[7]. Akıllı sözleşmelerin artı ve eksileri tartışmalıdır; çünkü konuya ilişkin yeterli standart ve hukuki düzenleme bulunmamaktadır ve mahkemeler tarafından blokchainin nitelik tasnifi dahi yapılmamıştır. Örneğin taraflar, kendileri dışında gelişen öngörülemez ve kontrol edilemez mücbir sebepler nedeniyle sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ifa edemeyeceklerine ilişkin şartları geleneksel yazılı sözleşmelere ekleyebilir, ancak akıllı sözleşmeler bu tür düzenlemelere alan sağlayamamaktadır. Avukatlar ayrıca, geleneksel sözleşmelere, dijital tedarik ağında işlem gerçekleştirilirken meydana gelen hatada kusurun kime yükleneceğini belirlemek için de çeşitli hükümler ekleyecektir. Mahkemeler, etkili bir uyuşmazlık çözümü sağlamak ve kusuru belirlemek için bilgi teknolojileri alanında daha fazla bilirkişiye ihtiyaç duyacaktır. Belki de gelecekte, büyük siber saldırılar ve internetin çöküşü mücbir sebep olarak görülmeye başlanacaktır.

Ne yazık ki, büyük veriye ilişkin iki büyük hukuki sorun bulunmaktadır. Bunlar; büyük verinin fikri mülkiyet hukuku kapsamında korunması ve verilerin veri koruma/veri gizliliği hukuku kapsamında adil ve yasal olarak toplanması, işlenmesi ve kullanılmasıdır[8]. Endüstri 4.0 fidye yazılım ve veri hırsızlığı için yeni yollar sunduğundan, siber güvenlik riski artar. Günümüzde şirketler, sanal ortam, bulut bilişim, büyük veri gibi kavramlarla bağlantılı olarak fidye yazılımlardan etkilenmektedir[9]. Bu yazılımlardan korunmak amacıyla büyük önem kazanan siber güvenlik alanında yeni iş imkanları doğacak ve siber güvenliğe ilişkin yeni çözümler ve düzenlemeler Endüstri 4.0 ile aynı hızda sunulacaktır. Siber güvenliğin her ölçekte işletme için sağlamasının mümkün olup olmayacağı da tartışmalıdır. Günümüzde küçük ölçekli işletmelerin tedarikçisi oldukları büyük şirketlerin siber güvenlik sistemlerinden faydalandıkları bilinmektedir ancak uzun vadede siber güvenliğe ilişkin çözümlerin üretimin her aşamasına ve her şirkete ulaşması sağlanmalıdır[10].

Fikri mülkiyet hukuku kapsamında tartışılması gereken başka bir husus ise; bir makinenin icat ettiği şeyin patentinin alınıp alınamayacağı ve makinelerin fikri mülkiyet hakkına sahip olup olmadığıdır. Robotları mucit olarak ele almak ve yaratıcı makinelerin ve akıllı robotların gelişimini desteklemek, fikri mülkiyete konu icatları da teşvik edecektir. Yürürlükteki 6769 sayılı yeni Sınai Mülkiyet Kanunu’na göre; robotlar patent koruması kapsamında değildir, fakat bu durum değişebilir. Mevcut durumda; fikri mülkiyet hükümlerine uygunluk ve icatları teşvik etmesi nedeniyle, bir makinenin sahibinin, robotun herhangi bir icadına ilişkin fikri mülkiyet hakkı sahibi varsayılması doğru olacaktır. Fakat bu robotun sahibi, geliştiricisi ve kullanıcısı farklı kurumlar olduğunda; taraflar hak sahibini sözleşme üzerinde belirleyebilir[11].

Eğer bu makineler ve robotlar kendilerini dezavantajlı bir durumda bulurlarsa ne olacaktır? Endüstri 4.0 ile hukuk gündemine düşen sorulardan bir diğeri ise robotların neden olduğu iş kazalarından kimin nasıl sorumlu tutulacağıdır. 2015 yılında ABD’de bir otomotiv fabrikasında kontrolden çıkan robotun işçiyi ezdiği iş kazası ölümle sonuçlanmıştır[12]. Kocası, eşinin ölümünü müteakip robot tasarımcısı, üreticisi, ve robotu test eden beş şirkete karşı bu kazadan sorumlu oldukları iddiasıyla dava açmıştır. Bu durum, gelecekte, dava arkadaşlığının artacağını gösterir. Muhtemelen davacılar, zamanaşımı süresi dolmadan önce süreçte yer alan herkese karşı dava açacaktır. Peki, ya bu robot kendi kararlarını alma yeteneğine sahipse? Bu durumda, tasarımcının veya üreticinin sorumluluğunu iddia edilebilir mi? Türk Borçlar Kanunu'nun 66. maddesi uyarınca işverenin kusursuz sorumluluğuna gidebilmek için hukuka aykırı bir eylem, zarar ve eylem ile zarar arasında nedensel bir bağa ihtiyaç vardır. Adam çalıştıran, çalışanın, kendisine verilen işin yapılması sırasında başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür[13]. Bu durumda, üretici ve test eden müteselsil sorumlu kabul edilebilir mi? Davacının üretici ve test edenin kusurlu ve yasadışı davranışını kanıtlaması mı gerekir? Peki cezai sorumluluk? Medeni hukukta, sözleşmenin ihlalinden veya haksız fiilden sorumluluk için kastın kanıtlanması aranmaz. Fakat kasıt, sorumluluğun kapsamını genişletebilir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 20. maddesinin birinci fıkrasına göre; ceza sorumluluğu şahsidir ve kimse başkasının fiilinden sorumlu tutulamaz. Kusursuz sorumluluk ilkesi Türk Ceza Kanunu’nda yer almadığından; sahibin, tasarımcının veya üreticinin cezai sorumluluğuna gitmek nasıl mümkün olabilir? Bu yeni devirde, işçinin kusuru nedeniyle gerçekleşen iş kazalarında azalma yaşanırken, robot kaynaklı iş kazalarında sorumluluk paylaşımı bizleri meşgul edecektir.

Müşteri-satıcı ilişkisinde ise, Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği önem kazanacaktır. Bu yönetmelik; web sitesi, e-posta, faks, telefon ya da benzeri yollarla tüketiciyle uzaktan satış sözleşmesi kuran satıcı ve servis sağlayıcıya karşı tüketicinin korunmasını sağlar ve bu kişilere çeşitli yükümlülükler getirir. Akıllı fabrikalar sayesinde, müşteriler çevrimiçi tasarım yaparak üç boyutlu yazıcılarla üretilen ayakkabılar sipariş edebilirler, ancak bu sözleşmeler Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği hükümlerine tabi tutabilir mi? Kanaatimce bu mümkündür; ancak ayıbın müşterinin kendi tasarımından kaynaklanması durumunda, satıcıyı korumak adına bazı düzenlemeler yapılmalıdır.

Sonuç

Siber güvenlik, fikri mülkiyet, ve iş kayıpları gibi büyük kaygılar bulunsa da, Endüstri 4.0 sayesinde yaşanacak ekonomik büyümenin, maliyetleri azaltacağı, verimlilik sağlayacağı, yeni iş alanları ve meslekler ortaya çıkaracağı su götürmez bir gerçektir. Burada kilit nokta ise, teknolojik gelişmeleri biz avukatların yakından takip etmesi ve hukukun bu değişimlere en hızlı biçimde uyum sağlaması gerektiğidir.

[1] Lütfen bkz. http://cdn.endustri40.com/file/ab05aaa7695b45c5a6477b6fc06f3645/End%C3%BCstri_4.0_Yolunda.pdf (erişim tarihi 29.06.2017).

[2] Lütfen bkz. http://www.economist.com/news/business/21714394-making-trainers-robots-and-3d-printers-adidass-high-tech-factory-brings-production-back (erişim tarihi 29.06.2017).

[3] Lütfen bkz. http://journal-bmp.de/2015/12/auswirkungen-von-industrie-4-0-auf-menschliche-arbeit-und-arbeitsorganisation/?lang=en (erişim tarihi 29.06.2017).

[4] Lütfen bkz. http://www.futuristspeaker.com/business-trends/2-billion-jobs-to-disappear-by-2030/ (erişim tarihi 29.06.2017).

[5] İşletmesel karara dair ayrıntılı bilgi için bkz. http://www.erdem-erdem.av.tr/yayinlar/hukuk-postasi/isletmesel-karar-ile-is-akdinin-feshi/ (erişim tarihi 29.06.2017).

[6] Lütfen bkz. http://cyberlaw.stanford.edu/publications/opinion-tech-behind-bitcoin-could-reinvent-cybersecurity (erişim tarihi 29.06.2017).

[7] Lütfen bkz. http://www.mondaq.com/uk/x/601904/Smart+Contracts+The+Next+Big+Battleground (erişim tarihi 29.06.2017).

[8] Lütfen bkz. http://www.taglaw.com/ipit/4772-big-data-and-the-law-how-to-successfully-navigate-the-data-minefield.html (erişim tarihi 29.06.2017).

[9] Lütfen bkz. http://www.bbc.com/news/technology-40416611 (erişim tarihi 29.06.2017).

[10] Lütfen bkz. http://library.fes.de/pdf-files/wiso/12683.pdf (erişim tarihi 29.06.2017).

[11] Lütfen bkz. http://bclawreview.org/files/2016/09/01_abbott.pdf (erişim tarihi: 29.06.2017).

[12] Lütfen bkz. http://www.independent.co.uk/news/world/americas/robot-killed-woman-wanda-holbrook-car-parts-factory-michigan-ventra-ionia-mains-federal-lawsuit-100-a7630591.html (erişim tarihi 29.06.2017).

[13] Lütfen bkz. http://www.erdem-erdem.av.tr/publications/law-journal/organizational-liability-added-to-art-66-of-the-turkish-code-of-obligations-regarding-employers-liability/ (erişim tarihi: 29.06.2017).