İnternet Ortamındaki Yayınların Düzenlenmesi Hakkındaki Kanuna Getirilen Değişiklikler

Giriş

5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun (“5651 sayılı Kanun”), 19.02.2014 tarihli ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6518 sayılı Kanun ve 01.03.2014 tarihli ve 28928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6527 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun (“6527 sayılı Kanun”) ile değişikliğe uğramıştır.

5651 sayılı Kanun’a getirilen değişiklikler, internet ortamındaki içeriğin yayından kaldırılmasına ilişkin geniş düzenlemeler ve yeni kavramlar getirmiştir. Bu hukuk postası makalesinde 5651 sayılı Kanun’a getirilen değişiklikler kısaca ele alınacaktır.

5651 sayılı Kanun

5651 sayılı Kanun, internetin önemli aktörlerinden olan içerik sağlayıcı[1], yer sağlayıcı[2], erişim sağlayıcı[3] ve toplu kullanım sağlayıcıların[4] yükümlülük ve sorumlulukları ile internet ortamında işlenen belirli suçlarla içerik, yer ve erişim sağlayıcıları üzerinden mücadeleye ilişkin esas ve usulleri düzenler.

İnternet Ortamında Erişimi Engellenen Yayınlar

5651 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi uyarınca, internet ortamında yapılan ve içeriği; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda belirtilen; intihara yönlendirme, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, sağlık için tehlikeli madde temini, müstehcenlik, fuhuş, kumar oynanması için yer ve imkân sağlama suçları ile 5816 sayılı Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanunda yer alan suçları oluşturduğu hususunda yeterli şüphe sebebi bulunan yayınlarla ilgili olarak erişimin engellenmesine karar verilir.

Bununla birlikte, 5651 sayılı Kanun’un içeriğin yayından çıkarılmasını düzenleyen 9 uncu maddesine getirilen değişiklik öncesinde, içerik nedeniyle hakkının ihlal edildiğini iddia eden kişi, içeriğin kaldırılmasını içerik sağlayıcısından, buna ulaşamaması halinde ise yer sağlayıcısından talep ederdi. Eski uygulamada talebi reddedilen kişi, sulh ceza mahkemesinden içeriğin yayından çıkarılmasına karar verilmesini ister ve ardından sulh ceza mahkemesi bu talebi üç gün içinde duruşma yapmaksızın karara bağlardı.

Ancak, 5651 sayılı Kanun’un 9 uncu maddesine getirilen değişiklikler doğrultusunda, yukarıda belirtilen düzenleme tamamen değişikliğe uğramıştır. Söz konusu 9 uncu madde değişikliği ile ek olarak getirilen 9/A maddesi aşağıda incelenecektir.

Kişilik Haklarının İhlali Nedeniyle İçeriğin Yayından Çıkarılması

Yeni değişiklik ile 9 uncu madde uyarınca, internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle, gerçek ve tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlar, kişilik haklarının ihlal edildiği iddiasıyla içerik sağlayıcısına ve buna ulaşamamaları halinde yer sağlayıcısına başvurarak içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebilirler.

Bunun yanı sıra kişilik haklarının ihlali iddiasıyla doğrudan sulh ceza mahkemesine başvurularak, içeriğe erişimin engellenmesi talebinde bulunulabilir. Mahkeme, 9 uncu madde kapsamında yapılan başvuruyu en geç yirmi dört saat içinde duruşma yapmaksızın karara bağlar. Mahkemenin erişimin engellenmesi hakkında verdiği karar Erişim Sağlayıcıları Birliği’ne (“ESB”) gönderilir ve ESB tarafından erişim sağlayıcıya gönderilen mahkeme kararı derhal, en geç dört saat içinde erişim sağlayıcı tarafından yerine getirilir.

Mahkeme, 9 uncu madde kapsamında vereceği erişimin engellenmesi kararlarını yalnızca kişilik hakkının ihlalinin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL[5], vb. şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle verir. Ancak hâkim içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle ihlalin engellenemeyeceğine kanaat getirirse, gerekçesini belirtmek kaydıyla, internet sitesindeki tüm yayına yönelik olarak erişimin engellenmesine de karar verebilir.

Özel Hayatın Gizliliğini İhlal Nedeniyle İçeriğe Erişimin Engellenmesi

9 uncu maddeden sonra gelmek üzere, 5651 sayılı Kanun’a ‘Özel hayatın gizliliği nedeniyle içeriğe erişimin engellenmesi’ başlıklı 9/A maddesi eklenmiştir. İlgili madde uyarınca, internet ortamındaki yayının içeriğinin özel hayatın gizliliğini ihlal ettiğini iddia eden kişiler, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’na (“TİB”) başvurarak içeriğe erişimin engellenmesi tedbirinin uygulanmasını isteyebilir. TİB, gelen talebi uygulanmak üzere derhal ESB’ye bildirir, erişim sağlayıcılar bu tedbir talebini derhal, en geç dört saat içinde yerine getirir.

Özel hayatın gizliliğini ihlal etmesi nedeniyle erişimi engellenecek olan içerik; ilgili yayın, kısım, bölüm, resim, videodur (URL şeklinde).

Erişimin engellenmesini talep eden kişiler, internet ortamında yapılan yayın içeriğinin özel hayatın gizliliğini ihlal ettiği gerekçesiyle erişimin engellenmesi talebini talepte bulunduğu saatten itibaren yirmi dört saat içinde sulh ceza mahkemesine sunarlar. Mahkeme, kararını en geç kırk sekiz saat içinde açıklar ve doğrudan TİB’e gönderir. Mahkeme kararına karşı itiraz yolu açıktır.

Ancak özel hayatın gizliliğinin ihlaline bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde doğrudan Telekominikasyon İletişim Başkanı’nın emri üzerinde erişimin engellenmesi kararı verilebilir. Bu karar TİB tarafından, yirmi dört saat içinde sulh ceza hâkiminin onayına sunulur ve mahkeme kararının kırk sekiz saat içinde açıklar. Ancak söz konusu gecikmesinde sakınca bulunan hallerin de ne olduğu kanunda açık bir şekilde belirtilmemiştir.

Erişim Sağlayıcıları Birliği

İnternet ortamında yapılan ve içeriği 5651 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi kapsamı dışındaki erişimin engellenmesi kararlarının erişim sağlayıcılar tarafından uygulanmasını sağlamak üzere ESB kurulmuştur. ESB, yetkili tüm internet servis sağlayıcıları ile internet erişim hizmeti veren diğer işletmecilerin katılmasıyla oluşur ve koordinasyon sağlanması amacını taşır. ESB gelirleri, üyeleri tarafından ödenecek ücretlerden oluşur. Ayrıca, internet sağlayıcılarının faaliyette bulunabilmeleri için ESB’ye üyelik şart koşulmuştur.

Sonuç

5651 sayılı Kanun’a getirilen değişiklikler doğrultusunda, kişilik haklarının ve özel hayatın gizliliğini ihlal eden içeriklerin internet ortamından kaldırılmasına ilişkin yeni usuller, yeni kavramlar getirilmiş, içeriğin internet ortamından kaldırılması için mahkeme süreci değişiklik öncesine göre daha kısa tutulmuştur.



[1] İnternet ortamı üzerinden kullanıcılara sunulan her türlü bilgi veya veriyi üreten, değiştiren ve sağlayan gerçek veya tüzel kişilerdir.

[2] Hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten gerçek veya tüzel kişileridir.

[3] Kullanıcılarına internet ortamına erişim olanağı sağlayan her türlü gerçek veya tüzel kişilerdir.

[4] Kişilere belli bir yerde ve belli bir süre internet ortamı kullanım olanağı sağlar (Ör. kafe veya otellerin müşterilerine internet erişimi sağlaması gibi).

[5] İlgili içeriğin internette bulunduğu tam internet adresidir.