İşe İade Davalarında İşletmesel Kararlar

Mayıs 2010

Bilindiği üzere, işveren tarafından iş aktinin 4857 sayılı İş Kanunu (“Kanun”) m.18doğrultusunda işletmenin, işyerinin veya işingereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebeple feshi mümkündür.Feshin işletme, işyeri ve işin gerekleri nedenleri ile yapıldığıileri sürüldüğünde, öncelikle bu konuda işverenin işletmesel kararı aranmalıdır.Maddede “işletmenin, işyerinin veya işin gerekleri” kavramına yer verilmiş, ancak “işletmesel karar” kavramına yer verilmemiştir. “İşletmesel karar” kavramına nelerin dahil olduğu ancak yargı kararlarından anlaşılmaktadır. Özellikle Yargıtay tarafından son yıllarda verilen kararlarda işletmesel karar kavramı ayrıntılı olarak ele alınmış ve ayrıca bu karar kapsamında işverenin ispat yükümlülüğü de düzenlenmiştir.

1.

İşletmesel Kararlar

İşçinin iş sözleşmesinin feshi dahil olmak üzere işletme, işyeri ile ilgili ve işin düzenlenmesi konusunda işveren tarafından yönetim hakkı kapsamında alınan ve işverenin amaç ve içeriğini belirlemekte serbest olduğu tüm kararlar işletmesel karardır. İşletmesel kararlar işveren tarafından işletme ve işyeri içinden kaynaklanan sebeplerle alınabileceği gibi, işyeri dışından kaynaklanan sebeplerle de alınabilmektedir.

  • İşletme dışı sebepler
    İşletmenin doğrudan etkisinin bulunmadığı, ancak dolaylı da olsa işveren tarafından feshe gerekçe olarak gösterilen sebepler işletme dışı sebepler olarak sayılmaktadır. Yargıtay tarafından işletme dışı sebeplere örnek olarak siparişlerdeki azalmalar, pazarlama güçlükleri, satış ve sürümde azalma, hammadde yokluğu, enerji sıkıntısı, kamu işyerlerinde devlet bütçesinden kaldırılması, meteorolojik sebepler gösterilmekle birlikte, bu sebeplerin işyerinde işgücü fazlasına sebep olması da fesih sebebi olarak göz önünde bulundurulmaktadır.
  • İşletme içi sebepler
    İşveren tarafından hedef işletme politikasını gerçekleştirmek amacıyla organizasyon yapısı ve üretimle ilgili olarak düzenleme yapma, yönetsel karar alma hakkı suretiyle alınan tedbirler işletme içi tedbirlerdir. İşletme içi sebepler doktrin ve Alman yargı içtihatlarında örneksenmiştir. Buna göre safi hasıla yaratmayan faaliyetlerin elimine edilmesi için sürekli iyileştirme süreci, üretimin durdurulması veya üretimde değişiklik yapmak, masrafların kısılması, yeni çalışma, imalat ve üretim metotlarının uygulamaya sokulması veya değiştirilmesi, yeni bir pazarlama sisteminin uygulamaya sokulması, yarım gün çalışmayı tam gün çalışmaya dönüştürme, işlerin işyerinin tam gün çalışılan yerlerinde mi yoksa kısmi süreli çalışılan yerlerde mi yapılacağının karara bağlanması, vardiya usulü çalışma sistemine geçme, çalışma sürelerinin azaltılması, çalışma sürecinde reorganizasyona giderek çalışma yoğunluğunun arttırılması, işyerinin verimsiz çalışması veya kazançta düşme, işyeri sahalarının veya bölümlerinin birleştirilmesi, üretiminin bir kısmının yurt dışına kaydırılması, belirli faaliyetlerin başka firmalara (outsourcing) veya alt işverene aktarılması, işletmenin üretim kapasitesini düşürmek, işletme veya işyerini kapatmak ya da işletmenin bir bölümünün veya servisini kapatmak, kazancı azami hadde çıkartma, lean-management’ın veya grup çalışma sisteminin uygulamaya sokulması gibi organizasyona yönelik değişiklikler, işverenin işçi mevcudunu süresiz azaltma kararı işletme içi kararlar olarak sayılmaktadır.

2.

İşverenin İspat Yükümlülüğü

İşçi tarafından açılan işe iade davalarında işçi tarafından işe iade isteminde bulunulmakla birlikte feshin geçersizliği de ileri sürülmüş olduğundan, bu davalarda feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükümlülüğü Kanun m.20/2 uyarınca işverene verilmiştir. Buna göre, işveren hem fesihte aranan şekil şartlarını yerine getirdiğini, hem de içerik olarak feshin geçerli sebeplere dayandığını ispat etmek zorundadır.

  • Şekil Yönünden İspat Yükümlülüğü
    Kanun m. 19 uyarınca işverenin fesihte uyması gereken şekil şartı, feshin yazılı bildirimle yapılması ve bu bildirimde fesih sebebinin çok açık ve kesin bir şekilde belirtilmesidir. Fesih bildiriminden sözleşmeyi sona erdirme iradesi ile birlikte sona erme zamanının da açıkça anlaşılır olması gerekmektedir. Ayrıca fesih bildirimiyle birlikte açıklanan fesih sebeplerinin altının da işveren tarafından imzalanması gerekmektedir.Yukarıda belirtilen şekil şartlarına uyulmaması, fesih bildirimin geçersiz olması sonucuna yol açar.
  • İçerik Yönünden İspat Yükümlülüğü
    İşveren, fesih bildiriminde gösterdiği sebeple bağlı olup, işe iade davasındaki savunmasında fesih bildiriminde gösterdiği sebepten başkaca bir sebep ileri sürememektedir.İşverenin içerik açısından feshin haklılığını ispat edebilmesi için ise, öncelikle bir işletmesel kararın varlığını ortaya koyması gerekmektedir. Ancak işveren aynı zamanda işletmesel kararının tutarlı olduğunu, Medeni Kanun m.2’de yer alan “dürüstlük kuralı” uyarınca keyfi olmadığını, ayrıca fesih kararının son çare olduğunu da ortaya koymalıdır. Bir diğer deyişle, işletmesel kararla varılmak istenen hedefe fesihten başka bir yolla ulaşmak mümkün ise feshin haklı ve geçerli olduğu savunması dinlenmemektedir. Örneğin, işten çıkarılacak işçinin işveren tarafından başka bir birimde görevlendirilmesi mümkün ise sözleşmenin feshi haklı kabul edilmemektedir.Nitekim gerek Mahkeme, gerekse Yargıtay kararlarında, dosya üzerinde bilirkişi incelemesi suretiyle işletmesel kararlar yanında, işyerinde çalışan diğer tüm işçilerin görev tanımları, işletme, işyeri organizasyon şeması, işçilere ilişkin şahsi sicil dosyası ve SSK bildirgeleri de incelenmektedir. Diğer yandan işyerinde de keşif yapılarak işverenin işletmesel kararının tutarlı uygulanıp uygulanmadığı, işverenin fesihte keyfi davranıp davranmadığı ve işletmesel karar sonucu feshin kaçınılmaz olup olmadığı incelenmektedir.

    Sonuç

    İşe iade davalarının çok sayıda olduğu ve yasal düzenlemelerin işçiyi koruyucu yönde olduğu göz önüne alındığında, söz konusu davalarda yukarıda açıklandığı şekilde işverene ciddi bir ispat yükümlülüğü getirilmiş olduğundan, işveren tarafından yukarıdaki kriterler dikkate alınarak fesih bildiriminin yapılması, ileride oluşacak ihtilafları önleyici nitelikte olacaktır.