İşletmesel Karar İle İş Akdinin Feshi

Ağustos 2011

İş Kanunu’nun 18. maddesinde “feshin geçerli bir sebebe dayandırılması” başlığı altında düzenlenen sebeplerden biri de “işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli sebepler”dir. Buna göre, iş akdini fesheden işveren, geçerli bir sebebe dayanmalıdır.

İşletmesel Karar

İş Kanunu’nda her ne kadar işyerine ilişkin geçerli fesih sebepleri ortaya konulmuşsa da işyerinin gereklerinden ne anlaşılması gerektiği açıklanmamış ve işletmesel karardan bahsedilmemiştir. Bu anlamda, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 01.11.2010 tarihli ve E. 2010/33259 K. 2010/30959 sayılı kararı önem arz eder. Söz konusu kararda işletmesel karar şu şekilde tanımlanmaktadır:
“Geniş anlamda, işletme, işyeri ile ilgili ve işin düzenlenmesi konusunda, bu kapsamda işçinin iş sözleşmesinin feshi dahil olmak üzere işverenin aldığı her türlü kararlar işletmesel karardır.”

İşletme İçi Sebepler ve İşletme Dışı Sebepler

İşletmenin, işin ve işyerinin gereklerinden kaynaklanan fesihte işletmesel kararın bulunması mahkemenin feshin geçerli olup olmadığının denetimini yapabilmesi açısından zorunludur. İşletmesel kararların işletme içi ve işletme dışı olarak sınıflandırılması mümkündür. Kararda işletme dışı sebepler “işletmenin doğrudan doğruya etkisinin olmadığı bütün sebepler” olarak tanımlanmakta ve “siparişlerdeki azalma, pazarlama güçlükleri, enerji sıkıntısı, hammadde yokluğu” işletme dışı sebeplere örnek olarak sayılmaktadır. Ayrıca kararda, işletme dışı sebeplerin işletme gereklerine dayalı geçerli sebeple fesih oluşturabilmesi için bu sebeplerin işyerinde iş gücü fazlasına neden olması gerektiği de belirtilmektedir. Bu anlamda işe iade davasında işveren söz konusu durumu ve etkilerini ispatla yükümlüdür.
İşletme içi sebepler ise kararda, “işverenin, işletme yönetiminin esasını teşkil eden işletme politikasını gerçekleştirmek için, teknik, organizasyon ve teknik sahada aldığı bütün tedbirler” olarak tanımlanmaktadır. Bu anlamda işverenin yönetsel karar alma hakkının bulunduğu açıktır ve işveren bu hakkını kullanmaktadır. Karara göre;
İşletme içi sebeplerden kaynaklanan fesihlerde, işveren hangi tedbirleri aldığını ve bu tedbirlerin iş sözleşmesi feshedilen işçinin işine nasıl etki ettiğini ortaya koymak zorundadır. İşveren, işletme içi tedbirlerin amaca uygunluğunu ve gerekliliğini gerekçelendirmek zorunda değildir. İşletme içi sebeplere dayanılarak yapılan fesihlerde mahkemeler tarafından dikkate alınacak husus, işletmesel kararın fiilen uygulamaya geçirilip geçirilmediği ve feshi ihbar süresinin geçmesiyle birlikte, işçinin işyerinde çalışma imkanının ortadan kalkıp kalkmadığıdır.”

Feshin Son Çare Olması İlkesi

Bu çerçevede, işletmesel kararların mahkemece yerindelik denetimine tabi tutulmadığı anlaşılır. Zira İş Kanunu’nun 20/2 maddesinde, feshin geçerli sebebe dayandırılması halinde ispat yükünün işverende olduğu belirtilmiştir. Kısacası işveren, feshin keyfilikten uzak, kaçınılmaz ve son çare olduğunu ispatlar. Kararda feshin kaçınılmazlığı denetiminin “ekonomik açıdan değil, teknik denetim kapsamında, bu kararın hukuka uygun olup olmadığı ve işçinin çalışma olanağını ortadan kaldırıp kaldırmadığı yönünde, kısaca feshin son çare olması ilkesi çerçevesinde yapılması gerektiği” vurgulanmıştır.

Keyfilik

Kararda söz konusu işletmesel kararın keyfilikten uzak olması gerektiği şu şekilde ortaya konulmuştur:
“İş ilişkisinde işletmesel kararla iş sözleşmesini fesheden işveren, Medeni Kanun’un 2. maddesi uyarınca, yönetim yetkisi kapsamındaki bu hakkını kullanırken keyfi davranmamalı, işletmesel kararı alırken dürüst olmalıdır. Keyfilik denetiminde işverenin keyfi davrandığını işçi iddia ettiğinden, genel ispat kuralı gereği işçi bu durumu kanıtlamalıdır.”

Sonuç

İşletmesel bir karara dayalı olarak iş akdinin feshinin incelenmesi önem arz eder. Bu anlamda İş Kanunu’nun lafzı açık olmadığından, doktrin ve Yargıtay kararlarında işletmesel karar nedeniyle geçerli sebebe dayanılarak iş akdinin feshi kavramı açıklanmaktadır. Sonuç olarak, işletmesel karar işletme içi sebeplere dayanılarak alınabileceği gibi, işletme dışı sebepler nedeniyle de alınmış olabilir. Ancak işverence işletmesel karar nedeniyle iş akdinin feshinde dikkat edilmesi gereken husus, kararın eşitlik ilkesine uygun, zaruri ve keyfiyetten uzak olması ile feshe son çare olarak başvurulması gerektiğidir.