Ercüment Erdem Prof. Dr. H. Ercüment Erdem

Milletlerarası Tahkimde Belge İbrazı Talepleri ve Adil Yargılanma Hakkı

Eylül 2016

Milletlerarası tahkimde belge ibrazı talepleri, tarafların ellerinde bulunmayan belgelere ulaşmaları ve böylece iddialarını destekleyebilmeleri bakımından önemli bir rol oynar. Bu önemli role paralel olarak, belirli bir hususun belgelenmesinin tamamen belge ibrazı talebine bağlı olabilmesi bakımından, belge ibrazı talepleri adil yargılanma hakkı ile de yakından ilişkilidir.

Başarıya ulaşmamış bir belge ibrazı talebi, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine yönelik iddialara; hatta hakem kararının iptaline veya tanıma veya tenfiz talebinin reddedilmesine yol açabilir. Bu sebeple, ilgili konu, taraflar ve hakemler için oldukça önemli bir konu olarak karşımıza çıkar. Belge ibrazı talepleri ile adil yargılanma hakkı arasındaki ilişki, bu makalemizde incelenecektir.

Genel Olarak

Milletlerarası tahkimde belge ibrazı talepleri, çoğunlukla Milletlerarası Tahkimde Delil İkamesi Hakkında IBA Kuralları (“Kurallar” veya “IBA Kuralları”) uyarınca yürütülür. Kurallar’ın giriş kısmında, Kurallar’ın taraflara ve hakemlere, milletlerarası tahkimde delil ikamesi bakımından etkin, ekonomik ve adil bir prosedür için kaynak oluşturma amacı taşıdığının altı çizilir[1]. Buna göre, adil yargılanmanın IBA Kuralları için önemli bir husus olduğu görülür.

IBA Kuralları, belge ibrazı talebinde bulunmak için mevcut olması gereken temel şartları su şekilde belirler: İbrazı talep edilen belgeler belirli olmalı (Kurallar’ın 3/3(a) maddesi), dava ile ilgili ve davanın sonucuna etkili olmalı (Kurallar’ın 3/3(b) maddesi) ve belgeler, talep eden tarafın elinde, muhafazasında veya idaresinde olmamalı, veya belgelerin talep eden tarafça ibrazı kendisi için ölçüsüz bir şekilde külfetli olmalıdır (Kurallar’ın 3/3(c) maddesi). Buna göre, IBA Kuralları belge ibrazı için belirli sınırlar çizmekte olup, odak noktası bu kurallar çerçevesinde sınırlı bir belge ibrazına yöneliktir.

Belge İbrazı Talebine İtirazlar ve Adil Yargılanma Hakkı

IBA Kuralları’nın 9. maddesi, delillerin kabul edilebilirliği ve değerlendirilmesi konusunda özel düzenlemeler öngörür. Buna göre temel ilke; delillerin kabul edilebilirliği, davayla ilgisi, önemi ve ağırlığını hakem heyetinin takdir etmesidir. Eğer hakem heyeti Kurallar’ın 9/2. maddesindeki şartların mevcut olduğuna karar verirse, ilgili belgelerin tahkim yargılamasının dışında tutulmasına karar verebilir. Bu durumda belge ibrazı talepleri tahkim yargılamasının karşı tarafınca itiraz konusu edilebilir veya hakem heyeti bu belgelerin tahkim yargılaması dışında tutulmasına re’sen karar verebilir. Buna göre, belge ibrazı taleplerinin ilgili kategorilerden birine girmesi durumunda, ilgili talepler başarısız olacaktır.

Belge ibrazı taleplerine itirazlar bu makalemizde detaylı olarak incelenmeyecekse de[2], uygulamada hakemler şu sebepleri zorlayıcı sebep olarak kabul etmektedir: hukuki engel veya imtiyaz, ibrazı talep edilen belgenin ibrazının aşırı derecede külfetli olması ve ticari veya teknik gizlilik hükümleri. Buna göre IBA Kuralları, tarafların çıkarları arasında denge kurma amacı taşımakta olup, IBA Kuralları kapsamına giren belgelerin mevcut olmasına rağmen, örnekleri verilen sebepler nedeniyle dosya kapsamından çıkarılması mümkün olabilmektedir.

Örnek olarak, şu senaryo düşünülebilir: Bir tahkim yargılamasının tarafları, bir hissedarlar sözleşmesine ilişkin uyuşmazlık içindedirler. Belge ibrazı talebi aşamasında davalı taraf davacıdan, davacının talimatları üzerine üçüncü kişi tarafından hazırlanmış bir raporun dosyaya sunulmasını talep etmiştir. İlgili rapor, hisse bedelinin hesaplanması konusunda detaylar içerdiğinden, dava ile ilişkili ve davanın sonucuna da etkilidir. Davacı bu talebe, raporun ticari sır niteliğindeki bilgiler içerdiği argümanı ile itiraz etmiştir. Hakem heyetinin bu itiraz hakkında verdiği kararda, raporun ibrazına karar verilmiş; ancak, raporun sunulacağı çevrenin sınırlandırılması ve raporun ticari sır niteliğinde olabilecek bazı kısımlarının gözden geçirilmesi ve çıkarılması gibi önlemler alınmasına karar vermiştir. Daha sonra hakem heyeti, zararın hesaplanması sırasında bu raporu dikkate almıştır.

Bu sınırlı ibraz daha sonra, özellikle de davalının kaybeden taraf olması durumunda, davalının yargılama için büyük öneme sahip olan bir rapor konusunda bilgi sahibi olamadığı ve bu nedenle de adil yargılanma hakkının söz konusu tahkim yargılaması sırasında ihlal edildiği gibi iddialara sebebiyet verebilir.

Sınırlı Belge İbrazı ve Tenfiz Yargılaması

Belge ibrazı taleplerine itirazların başarılı olması durumunda hakem heyeti, sınırlı bir belge ibrazını emredecek veya ibraz talebi tamamen reddedilecektir. Yukarıda da açıklandığı üzere, IBA Kuralları bu sınırlı belge ibrazına izin veriyorsa da, bu durum hakem kararının iptali ve tenfiz yargılaması sırasında bazı itirazlara konu olabilir. Buna göre, belge ibrazı talebi kabul görmeyen taraf bu durumu hakem kararının iptali taleplerinde veya tenfiz yargılaması sırasında ileri sürebilir[3].

Tenfiz yargılaması konusunda, Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve Tenfizi Hakkındaki New York Konvansiyonu (New York, 1958) (“New York Konvansiyonu”), 157 üye ülkenin katılımı ile tüm dünyada uygulanmaktadır[4]. Oldukça başarılı bir milletlerarası belge olarak, bir hakem kararının tenfizinin New York Konvansiyonu uyarınca gerçekleştirilmesi oldukça olasıdır.

New York Konvansiyonu uyarınca, hakem kararlarının tanıma ve tenfizinin reddi sebepleri, 5. maddede düzenlenir. Sınırlı bir belge ibrazı sonucunda ortaya çıkabilecek tenfiz engelleri her olayın niteliğine göre değişebilir; ancak, bu sebeplerden ikisi, sebepler arasında öne çıkmaktadır: Madde 5/1(b)’de düzenlenen, aleyhine tenfiz talep edilen tarafın iddia ve savunma araçlarını kullanma imkânını elde edememiş olması, ve madde 5/2(b)’de düzenlenen, hakem kararının tenfizinin, tenfiz talep edilen ülkenin kamu düzenine aykırı olması durumu.

Kamu düzeni ele alındığında, bu kavramın “milletlerarası kamu düzeni” olarak yorumlandığı görülmekte ve hakem kararının yalnızca basit yerel bir kurala aykırı olması durumundaki itirazların başarılı olamayacağı savunulmaktadır. Buna göre, ilgili kavram yalnızca söz konusu ülkedeki hukuk düzeninin temel prensiplerinin ihlali ile sınırlandırılmıştır[5]. Bu zorunluluk ile paralel olarak, adil yargılanma hakkının milletlerarası kamu düzeni kapsamında değerlendirileceğini söylemek uygun olur.

İptal süreçleri incelendiğinde, birçok hukuk düzeninin hakem kararlarının tahkim yerinde iptal sürecine tabi olabileceğini düzenlediği görülür. Belge ibrazı taleplerinin sınırlandırılması, tahkim yerinde iptal davalarına sebebiyet verebilir. Bilindiği üzere iptal davalarına ilişkin düzenlemeler, tahkim yeri hukukuna tabidir. Türk hukuku incelendiğinde, hakem kararlarının iptal sebepleri 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu’nda düzenlenir. İptal sebeplerinin, New York Konvansiyonu kapsamında düzenlenen hakem kararlarının tanıma ve tenfiz engelleri ile oldukça benzerlik gösterdiğinin altının çizilmesi gerekir. Bu nedenle, New York Konvansiyonu çerçevesindeki açıklamalarımız, Türkiye’de başlatılacak iptal davaları bakımından da geçerlidir. Genel bir yorum olarak, çoğu ülkenin iptal sebeplerini, bu sebeplerin temelindeki hukuk politikasına uygun olarak hakemlerin yetkisini aşması ve adil yargılanma hakkının ihlali ile sınırladığı sonucuna varılabilir[6].

Sonuç

Belge ibrazı taleplerinin sınırlandırılması, tarafların hakları ve dikkate alınması gereken birçok farklı husus arasındaki doğru dengeyi bulma amacını taşır. Bu doğrultuda IBA Kuralları, belge ibrazı taleplerine karşı ileri sürülebilecek itirazları düzenlemekte olup, bu itirazlar bir belgenin sınırlı olarak ibraz edilmesine veya hiç ibraz edilmemesine sebebiyet verebilir. Bu sınırlamalar, tahkim yargılaması sırasında istediği sonucu elde edemeyen taraf bakımından iptal davası veya tenfiz davası sırasında ileri sürülebilir ve hakem kararının kazanan taraf için amaçsız kalmasına sebep olabilir. Bu itirazlar, adil yargılanma hakkının kötüye kullanılmaması bakımından, mahkemeler tarafından dikkatli bir şekilde gözden geçirilmeli ve incelenmelidir.

[1] IBA Kuralları’nın giriş kısmı. Kaynak: http://www.ibanet.org/Document/Default.aspx?DocumentUid=68336C49-4106-46BF-A1C6-A8F0880444DC.
[2] IBA Kuralları uyarınca belge ibrazı taleplerine itiraz sebepleri, “Milletlerarası Tahkimde Delil İkamesi Hakkında IBA Kuralları Uyarınca Belge İbraz İstemi-II” başlıklı Hukuk Postası makalemizde incelenmiştir. Kaynak: http://www.erdem-erdem.av.tr/yayinlar/hukuk-postasi/milletlerarasi-tahkimde-delil-ikamesi-hakkinda-iba-kurallari-uyarinca-belge-ibraz-istemi--ii/.
[3] İptal sebepleri, tahkim yeri hukuku kapsamında düzenlenmekte olduğundan, bu makalemizde yalnızca Türk hukuku incelenecektir.
[4] Güncel olarak, Angola’nın New York Konvansiyonu’nu onaylama aşamasında olduğu bildirilmektedir. Kaynak: http://www.newyorkconvention.org/news/angola+accedes+to+the+new+york+convention.
[5]  Nigel Blackaby, Constantine Partasides, et al., Redfern and Hunter on International Arbitration, 6th edition (Kluwer Law International; Oxford University Press 2015), §10.85, §10.87. (“Redfern and Hunter on International Arbitration”).
[6]  Redfern and Hunter on International Arbitration, §10.88.