Ercüment Erdem Av. Ecem Çetinyılmaz

Nama Yazılı Anonim Şirket Payı Üzerinde İntifa Hakkı

Haziran 2018

Giriş

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda[1] (“TMK”) düzenlenen intifa hakkı, sahibine, konusu üzerinde tam yararlanma yetkisi sağlayan bir haktır. Taşınırlar, taşınmazlar, haklar veya bir malvarlığı üzerinde kurulabilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda[2] (“TTK”) pay üzerinde intifa hakkı kurulmasına ilişkin hükümler yer alsa da, özel olarak düzenlenmez. Bu makalede intifa hakkına ilişkin genel açıklamalar, anonim şirket nama yazılı payları üzerinde intifa hakkı kurulması, intifa hakkı kurulmasının anonim şirket tarafından sınırlandırılması ve hakkın kapsamı ele alınır.

Genel Olarak İntifa Hakkı

İntifa hakkı TMK m. 794 vd. hükümlerinde düzenlenir. Bu hak, aksine düzenleme olmadıkça sahibine, konusu üzerinde tam yararlanma yetkisi sağlar. İntifa hakkı, gerçek kişilerde hak sahibinin ölümü; tüzel kişilerde kararlaştırılan sürenin dolması, süre kararlaştırılmamışsa kişiliğin ortadan kalkmasıyla sona erer. Tüzel kişilerin intifa hakkı, en çok yüz yıl devam edebilir. İntifa hakkı sahibi, hakkın konusu olan malı zilyetliğinde bulundurma, yönetme, kullanma ve ondan yararlanma yetkilerine sahiptir ve bu yetkilerini kullanırken iyi bir yönetici gibi özen göstermek zorundadır. Malik de, hakkın konusu olan malın hukuka aykırı ya da niteliğine uygun düşmeyen kullanılış biçimine itiraz edebilir. Sözleşmede aksine hüküm yoksa veya durum ve koşullardan hak sahibince şahsen kullanılması gerektiği anlaşılmıyorsa, intifa hakkının kullanılması başkasına devredilebilir. Bu takdirde malik, haklarını, devralana karşı doğrudan doğruya ileri sürebilir.

Nama Yazılı Anonim Şirket Payı Üzerinde İntifa Hakkı Kurulması ve Pay Defterine Kayıt

TMK m. 795/1 uyarınca, intifa hakkı taşınırlarda zilyetliğin, alacaklar ise alacağın devri ile kurulur. Buna göre, nama yazılı pay üzerinde intifa hakkı, pay senedi basılmış olması halinde, intifa amaçlı ciro ve teslimle kurulur. Senet ciro edilmeksizin sadece intifa amaçlı yazılı bir temlik beyanı ve senedin zilyetliğinin devri ile de hakkın kurulması mümkündür[3]. İntifa hakkı kurulabilmesi için payın senede bağlanmış olması şart değildir; çıplak pay üzerinde de alacağın devri hükümleri izlenerek yazılı bir intifa hakkı sözleşmesi ile intifa hakkı kurulabilir.

TTK m. 499/1 uyarınca, intifa hakkı sahibi şirket pay defterine kaydedilir. Bu kural, hem paya bağlı kar payının ne oranda payın malikine ne oranda intifa hakkı sahibine ait olduğu açısından, hem de oy hakkı bakımından şeffaflık sağlar[4]. Kanunda açıkça belirtilmemiş olmasına rağmen, intifa hakkının kanundan mı yoksa sözleşmeden mi doğduğu ve intifa hakkı sahibinin pay üzerindeki hakkının oranı da pay defterine yazılır; bu gereklilik, TTK m. 499’un amacından ve açıklık ilkesinden kaynaklanır[5]. Aynı şekilde, oy hakkının kime ait olduğunun belirtilmesi de doğru olur[6]; zira aşağıda inceleneceği üzere, oy hakkı intifa hakkı sahibi tarafından kullanılabileceği gibi, payın sahibine de bırakılabilir.

TTK m. 499/4, şirketle ilişkilerde sadece pay defterinde kayıtlı bulunan kimsenin intifa hakkı sahibi olarak kabul edileceğini belirtir. Bu hüküm, intifa hakkı hukuken mevcut ve geçerli olsa bile, pay defterine kaydedilmediği sürece şirket tarafından tanınmayacağı anlamına gelir[7]. Bu kayıt açıklayıcıdır ve intifa hakkı sahibine kolaylık sağlar; şöyle ki, intifa hakkı sahibi bu kaydın varlığı halinde genel kurulda oy kullanırken ve kar payını tahsil ederken her defasında hakkını ispat etmek zorunda kalmaz[8].

Son olarak, TTK m. 499/2 uyarınca, payın üzerinde intifa hakkı kurulduğu ispat edilmediği sürece, intifa hakkı sahibin pay defterine yazılamaz. Senede bağlı paylarda, pay defterine kaydın yapıldığı şirket tarafından pay senedinin arkasında belirtilir; çıplak paylarda ise, intifa hakkı sahibinin, şirketten, kendisine kaydın yapıldığını gösteren bir belge verilmesini istemesi mümkündür[9].

İntifa Hakkı Kurulmasının Sınırlandırılması

Oy hakkının kural olarak intifa hakkı sahibine ait olması, bağlam hükümlerinin intifa hakkına uygulanmaması halinde, bağlamdan beklenen yararı etkisiz hale getirir[10]. Bu nedenle, TTK m. 492/2 ile, esas sözleşmede, nama yazılı paylar üzerinde ancak şirketin onayıyla intifa hakkı kurulabileceğinin düzenlenmesi mümkün kılınır. İntifa hakkının kurulmasında böyle bir sınırlamanın geçerli olacağı hükmü ile şirketin, payın mülkiyetinin geçmesine hangi sebeplerle karşı koyabiliyorsa, aynı sebeplere dayanarak payın üzerinde intifa hakkı kurulmasını da reddedebileceği kastedilir[11].

TTK m. 491’de yer alan ve bedeli tamamen ödenmemiş nama yazılı payların ancak şirketin onayı ile devrolunabileceğini ve şirketi devralanın ödeme yeterliliği şüpheli ise ve şirketçe istenen teminat verilmemişse onay vermeyi reddedebileceğini öngören kanuni bağlam hükümlerini intifa hakkı kurulurken ileri sürmek ve bu hükümlere dayanarak işleme onay vermemek doğru olmaz[12]. Bunun nedeni, TTK m. 492/2’nin, yalnızca TTK m. 491/1’de düzenlenen esas sözleşmesel bağlama atıf yapıyor olması ve kanuni bağlamı kapsamamasıdır. Payların bedelinin tamamen ödenmemiş olması veya intifa hakkı kazananın ödeme yeterliliğinden şüphe edilmesi, intifa hakkı sahibi olacak kişiye onay verilmemesini haklı göstermez[13].

Hakkın Kapsamı

İntifa hakkı sahibi kural olarak, kar payı hakkı, genel kurul toplantılarına katılma hakkı, oy hakkı, genel kurul toplantılarına karşı iptal davası açma hakkı, bilgi alma ve inceleme hakkı gibi malvarlıksal ve yönetimsel haklara sahip olur. Bunlardan oy hakkı, genel kurul toplantılarına katılma ve bunlara karşı iptal davası açma hakkı aşağıda ayrıca incelenir.

Oy Hakkı

TTK m. 432/2 uyarınca bir payın üzerinde intifa hakkı bulunması halinde, aksi kararlaştırılmamışsa, oy hakkı, intifa hakkı sahibi tarafından kullanılır. Ancak, intifa hakkı sahibi, pay sahibinin menfaatlerini hakkaniyete uygun bir şekilde göz önünde tutarak hareket etmemiş olması dolayısıyla pay sahibine karşı sorumludur. Bu kural, aksine düzenleme olmadıkça intifa hakkının, sahibine, konusu üzerinde tam yararlanma yetkisi sağlayacağını öngören TMK m. 794/2 ve intifa hakkı sahibinin yetkilerini kullanırken iyi bir yönetici gibi özen göstermek zorunda olduğunu öngören TMK m. 803/2 hükmüyle paralellik gösterir.

Genel Kurul Toplantılarına Katılma Hakkı

İntifa hakkı sahibi, oy hakkına sahip olmasının tabi bir sonucu olarak, genel kurul toplantılarına katılma hakkına da sahiptir. Öğretide, intifa hakkı sahibinin yanı sıra pay sahibinin de, oy hakkına sahip olmamak koşulu ile genel kurul toplantısına katılabileceği savunulur[14]. İntifa hakkı sahibinin genel kurula katılma ve oy hakkına sahip olması, pay sahibinin de genel kurula katılma ve alınan kararlara muhalefetini toplantı tutanağına geçirtmesine engel değildir[15].

Genel Kurul Toplantılarına Karşı İptal Davası Açma Hakkı

İntifa hakkı sahibinin genel kurul toplantılarına karşı iptal davası açma hakkına sahip olduğu öğretide çoğunluk tarafından kabul edilir. TTK m. 446’da iptal davası açma hakkının pay sahibine ait olduğu belirtilse de, kuru mülkiyet hakkı sahibinin yanı sıra intifa hakkı sahibinin de tek başına iptal davası açmaya yetkili olduğunu ve kuru mülkiyet hakkı sahibi ile intifa hakkı sahibi arasında ihtiyari bir dava arkadaşlığı bulunduğunu kabul etmek gerekir[16]. İntifa hakkı sahibine oy hakkı verip bu hakkı koruyacak iptal davası açma hakkını tanımamak oy hakkının içeriğini daraltır[17]. Üzerinde intifa hakkı bulunan payda hem pay sahibinin hem de intifa hakkı sahibinin çıkarları söz konusudur. Örneğin, genel kurulun kar dağıtmama kararına karşı iptal davası açmakta intifa hakkı sahibinin menfaati varken, sermaye azaltılmasına ve bazı payların itfasına yönelik bir karara karşı dava açmakta ise pay sahibinin menfaati bulunur[18].

Çamoğlu ise, iptal davası açma hakkının kural olarak pay sahibine ait olduğunu, toplantıya katılmış ve muhalefetini zapta geçirmiş olmak koşulu ile iptal davası açabileceğini, pay sahibinin toplantıya katılmadığı hallerde ise bu hakkın intifa hakkı sahibine ait olduğunu belirtir[19].

Sonuç

İntifa hakkı, aksine düzenleme olmadıkça, sahibine, konusu üzerinde tam yararlanma yetkisi sağlar. Nama yazılı anonim şirket payı üzerinde intifa hakkı, pay senedi basılmış olması halinde, intifa amaçlı ciro ve teslimle veya senet ciro edilmeksizin sadece intifa amaçlı yazılı bir temlik beyanı ve senedin zilyetliğinin devri ile kurulur. Çıplak pay üzerinde ise alacağın devri hükümleri izlenerek yazılı bir intifa hakkı sözleşmesi ile intifa hakkı kurulabilir. İntifa hakkı şirket pay defterine kaydedilir; şirketle ilişkilerde sadece pay defterinde kayıtlı bulunan kişi intifa hakkı sahibi olarak kabul edilir. Şirket esas sözleşmesinde, nama yazılı paylar üzerinde ancak şirketin onayıyla intifa hakkı kurulabileceği düzenlenebilir. İntifa hakkı, sahibine, kural olarak, kar payı hakkı, genel kurul toplantılarına katılma hakkı, oy hakkı, genel kurul toplantılarına karşı iptal davası açma hakkı, bilgi alma ve inceleme hakkı gibi malvarlıksal ve yönetimsel haklar sağlar.

[1] TMK (RG, 08.12.2001, S. 24607) 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe girdi.

[2] TTK (RG, 14.02.2011, S. 27846) 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girdi.

[3] Pulaşlı, Hasan: 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanuna Göre Şirketler Hukuku Şerhi, Cilt I, Ankara 2011, s. 740.

[4] Tekinalp, Ünal: Anonim Ortaklıkta Yeni Bağlam Sisteminin Esasları – Pay Defteri Hukuku İle, İstanbul 2012, s. 93.

[5] Tekinalp, s. 92.

[6] Tekinalp, s. 94.

[7] Tekinalp, s. 100.

[8] Tekinalp, s. 100.

[9] Tekinalp, s. 23.

[10] Tekinalp, s. 22.

[11] TTK m. 492 Gerekçesi.

[12] Tekinalp, s. 23.

[13] Tekinalp, s. 23.

[14] Çamoğlu (Poroy/Tekinalp), Ortaklıklar Hukuku I, Yeniden Yazılmış 13. Bası, İstanbul 2014, s. 486.

[15] Moroğlu, Erdoğan: 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’na Göre Anonim Ortaklıkta Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, 6. Bası, İstanbul 2012, s. 233.

[16] Moroğlu, s. 231.

[17] Pulaşlı, s. 847, Moroğlu, s. 232.

[18] Moroğlu, s. 233.

[19] Çamoğlu (Poroy/Tekinalp), s. 540.